Çek İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11630 E. 2013/22745 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat çeki↗ limited şirket hisse devri↗ bedelsizlik↗ hisse devri↗ kötü niyet tazminatı↗ olumsuz oy↗ protokol↗ kötü niyet↗ limited şirket↗ çek↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin 4. maddesinde davacının imzasının bulunduğu protokolde senedin teminat çeki olduğu, hususu ve bedelsiz kaldığının kararlaştırılmış olduğu, dava dışı ... ile davalı arasında daha sonra davacının imzasının bulunmadığı 15/01/2007 tarihli sözleşmeyi tadil eden protokolün davacı yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı, söz
konusu protokol ile davacının kabulünde olan teminat çekinin bedelsiz kaldığı da kabul edildiğinden, davacının icra takibine konu olan senet sebebiyle borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ...'ın takibe konu edilen Küçükçekmece 1 İcra Müdürlüğü 2010/6933 Esas Sayılı dosyası sebebi ile toplam 149.874,79 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, A.Ş. ve limited şirket hisse devrinin teminatı için alınan ve bedelsiz kaldığı iddia edilen çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı vekili dava dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7820 E. 2016/1340 K.
Ortak:kötü niyet tazminatı · kötü niyet
İncelediğiniz karardaAncak davacı vekili dava dilekçesinde «kötü niyet tazminatı» talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece bu talep hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davacının borçlu olmadığı 149.874,79 TL üzerinden %40 «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11636 E. 2014/18955 K.
Ortak:teminat çeki · bedelsizlik · kötü niyet tazminatı · protokol · kötü niyet · çek · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin 4. maddesinde davacının imzasının bulunduğu «protokolde» senedin «teminat çeki» olduğu, hususu ve «bedelsiz» kaldığının kararlaştırılmış olduğu, dava dışı ... ile davalı arasında daha sonra davacının imzasının bulunmadığı 15/01/2007 tarihli sözleşmeyi tadil eden protokolün davacı yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı, söz konusu protokol ile davacının kabulünde olan teminat çekinin bedelsiz kaldığı da kabul edildiğinden, davacının icra takibine konu olan senet sebebiyle borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ...'ın takibe konu edilen Küçükçekmece 1 İcra Müdürlüğü 2010/6933 Esas Sayılı dosyası «sebebi» ile toplam 149.874,79 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, A.Ş. ve «limited şirket hisse devrinin» «teminatı» için alınan ve «bedelsiz» kaldığı iddia edilen «çek» nedeniyle «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davacı vekili dava dilekçesinde «kötü niyet tazminatı» talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece bu talep hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, sözleşmenin 4. maddesinde davacının imzasının bulunduğu «protokolde» senedin «teminat çeki» olduğu hususu ve «bedelsiz» kaldığının kararlaştırıldığı, dava dışı Murat Tamam ile davalı arasında düzenlenen 15/01/2007 tarihli sözleşmeyi tadil eden protokolün davacı yönünden bağlayıcılığ …
Her ne kadar davacı, söz konusu tadil «protokolüne» taraf olmamakla, söz konusu çeke dayalı icra takibinin davacı açısından haksız olduğu açık ve kesinleşen hususlar çerçevesinde sabit ise de, söz konusu tadil protokolü ile çekin geçerli kılınmasından ötürü davalının şeklen davacı ve/veya diğer «çek» borçlularına yönelik olarak icra takibine girişmiş olmasında kötü niyetli kabulünün yerinde bulunmaması nedeniyle, davalı vekilinin «kötü niyet tazminatının» tahsiline yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
T..'ın takibe konu edilen toplam 149.874,79 TL borçlu olmadığının tespitine ve davalının «bedelsiz» kaldığını bildiği çeki icraya koyması sebebiyle İİK 72/5 maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiği gerekçesi ile davacının borçlu olmadığı 149.874,79 TL üzerinden %40 «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciranta · kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu kararda2-İİK 72/V maddesi gereğince «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekmektedir.
Davalı, 15.01.2007 tarihli tadil «protokolü» ile «teminat» vasfı kaldırılan çeki dayanak kılarak «ciranta» olan davacıya karşı takip yapmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7096 E. 2017/6043 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11630 E. , 2013/22745 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.12.2012 tarih ve 2011/245-2012/573 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/6933 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığını, takibe konu çekin teminat çeki olarak verildiğini ve müvekkilinin cirosununda teminat amacını taşıdığını, taraflar arasında daha sonra düzenlenen 29/11/2006 tarihli protokol ile icra takibine konu edilen çekin teminat amaçlı verildiğini, üzerinde her hangi bir keşide tarihi ihtiva etmediğini ve iade edilmesi gerektiğini belirtilmiş olduğunu, çekin numarasını protokolde yazılmadığını, çekte sahtecilik yapıldığı çeki üzerine yeni bir tarih atılması ile sabit olduğunu, müvekkilinin dava dışı Akgün ... A.Ş. ile ya da takip alacaklısı ile her hangi bir ticari ilişkisinin olmadığını ileri sürerek, Küçükçekmece 1.
İcra Müdürlüğü’nün 2010/6933 Esas sayılı dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespitini ve davalının takip konusu miktarın %40'ından aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın çekin hükümsüz olduğu iddiasını 29 11/2006 tarihli protokole dayandırdığını, söz konusu protokolün hisse devrine ilişkin olduğunu ve dava dışı ... ile müvekkili arasındaki para alışverişinin tasfiyesine ilişkin olduğunu ek protokolün 4 maddesi ile düzenlenerek hükümsüz hale getirilmesi ile dava konusu çekin geçerli ve muteber olduğunu, davacı tarafın çekin eski tarihli olarak verildiği ve sahte olduğu iddia edilse de söz konusu çek dava dışı ...’ın ticari ilişki çerçevesinde ve protokol dahilinde verilen çek olduğunu çek üzerindeki tarih değişikliğinin çekin keşidecisi tarafından yapıldığını dolaysıyla muteber bir çek olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin 4. maddesinde davacının imzasının bulunduğu protokolde senedin teminat çeki olduğu, hususu ve bedelsiz kaldığının kararlaştırılmış olduğu, dava dışı ... ile davalı arasında daha sonra davacının imzasının bulunmadığı 15/01/2007 tarihli sözleşmeyi tadil eden protokolün davacı yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı, söz
konusu protokol ile davacının kabulünde olan teminat çekinin bedelsiz kaldığı da kabul edildiğinden, davacının icra takibine konu olan senet sebebiyle borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ...'ın takibe konu edilen Küçükçekmece 1 İcra Müdürlüğü 2010/6933 Esas Sayılı dosyası sebebi ile toplam 149.874,79 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, A.Ş. ve limited şirket hisse devrinin teminatı için alınan ve bedelsiz kaldığı iddia edilen çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı vekili dava dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 8.012,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571592300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz