6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çek İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11630 E. 2013/22745 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat çeki limited şirket hisse devri bedelsizlik hisse devri kötü niyet tazminatı olumsuz oy protokol kötü niyet limited şirket çek menfi tespit dava sebebi teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin 4. maddesinde davacının imzasının bulunduğu protokolde senedin teminat çeki olduğu, hususu ve bedelsiz kaldığının kararlaştırılmış olduğu, dava dışı ... ile davalı arasında daha sonra davacının imzasının bulunmadığı 15/01/2007 tarihli sözleşmeyi tadil eden protokolün davacı yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı, söz

konusu protokol ile davacının kabulünde olan teminat çekinin bedelsiz kaldığı da kabul edildiğinden, davacının icra takibine konu olan senet sebebiyle borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ...'ın takibe konu edilen Küçükçekmece 1 İcra Müdürlüğü 2010/6933 Esas Sayılı dosyası sebebi ile toplam 149.874,79 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, A.Ş. ve limited şirket hisse devrinin teminatı için alınan ve bedelsiz kaldığı iddia edilen çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı vekili dava dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Borçlu Olmadığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7820 E. 2016/1340 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11636 E. 2014/18955 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7096 E. 2017/6043 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/11630 E.  ,  2013/22745 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.12.2012 tarih ve 2011/245-2012/573 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/6933 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığını, takibe konu çekin teminat çeki olarak verildiğini ve müvekkilinin cirosununda teminat amacını taşıdığını, taraflar arasında daha sonra düzenlenen 29/11/2006 tarihli protokol ile icra takibine konu edilen çekin teminat amaçlı verildiğini, üzerinde her hangi bir keşide tarihi ihtiva etmediğini ve iade edilmesi gerektiğini belirtilmiş olduğunu, çekin numarasını protokolde yazılmadığını, çekte sahtecilik yapıldığı çeki üzerine yeni bir tarih atılması ile sabit olduğunu, müvekkilinin dava dışı Akgün ... A.Ş. ile ya da takip alacaklısı ile her hangi bir ticari ilişkisinin olmadığını ileri sürerek, Küçükçekmece 1.

İcra Müdürlüğü’nün 2010/6933 Esas sayılı dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespitini ve davalının takip konusu miktarın %40'ından aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafın çekin hükümsüz olduğu iddiasını 29 11/2006 tarihli protokole dayandırdığını, söz konusu protokolün hisse devrine ilişkin olduğunu ve dava dışı ... ile müvekkili arasındaki para alışverişinin tasfiyesine ilişkin olduğunu ek protokolün 4 maddesi ile düzenlenerek hükümsüz hale getirilmesi ile dava konusu çekin geçerli ve muteber olduğunu, davacı tarafın çekin eski tarihli olarak verildiği ve sahte olduğu iddia edilse de söz konusu çek dava dışı ...’ın ticari ilişki çerçevesinde ve protokol dahilinde verilen çek olduğunu çek üzerindeki tarih değişikliğinin çekin keşidecisi tarafından yapıldığını dolaysıyla muteber bir çek olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin 4. maddesinde davacının imzasının bulunduğu protokolde senedin teminat çeki olduğu, hususu ve bedelsiz kaldığının kararlaştırılmış olduğu, dava dışı ... ile davalı arasında daha sonra davacının imzasının bulunmadığı 15/01/2007 tarihli sözleşmeyi tadil eden protokolün davacı yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı, söz

konusu protokol ile davacının kabulünde olan teminat çekinin bedelsiz kaldığı da kabul edildiğinden, davacının icra takibine konu olan senet sebebiyle borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacı ...'ın takibe konu edilen Küçükçekmece 1 İcra Müdürlüğü 2010/6933 Esas Sayılı dosyası sebebi ile toplam 149.874,79 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, A.Ş. ve limited şirket hisse devrinin teminatı için alınan ve bedelsiz kaldığı iddia edilen çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı vekili dava dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 8.012,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571592300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.