Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6660 E. 2013/23060 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme↗ ilan↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... ile ...'in davacının İzmir Şubesinde bir süre çalıştıkları, alım-satım faaliyetlerini yürüttükleri, daha sonra ...'in davacı şirketten ayrıldığı, divalı ...'ın vekilliklerine son verildiği, bu davalının dava dışı eşiyle birlikte davalı şirketi kurdukları, davacı şirketin adresini davalı şirketin kendi adresiymiş gibi gösterdikleri, davalı ...'in de burada çalışmaya başladığı, davacı şirket ile davalı şirketin aynı alanda faaliyet gösterdikleri, bir kısım müşterilere telefonla ve yüz yüze davacı şirketin ekonomik durumunun iyi olmadığı, batması halinde alacaklarını tahsil edemeyecekleri, kendi kurdukları şirketle çalışmaları gerektiğini söyledikleri, bu şekilde haksız rekabette bulundukları gerekçesiyle haksız rekabetin tespit ile önlenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... ve davalı İzba Ltd. Şti. vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi durumun ortadan kaldırılması ve hükmün ilanı istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davalı ... hakkında da davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, anılan davalının, davacıyla aynı alanda faaliyette bulunan davalı şirkette çalışmaya başlaması başlı başına haksız rekabet teşkil etmemektedir. Ayrıca, kötüleme dahil olmak üzere, davalı ...'in davacı şirkete karşı haksız rekabette bulunduğuna dair eylemlerinin varlığı kanıtlanmış değildir.
Bu durum karşısında, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve üstelik bu davalı yönünden hiçbir gerekçe gösterilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13511 E. 2010/5079 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… davacının İzmir Şubesinde bir süre çalıştıkları, alım-satım faaliyetlerini yürüttükleri, daha sonra ...'in davacı şirketten ayrıldığı, divalı ...'ın vekilliklerine «son» verildiği, bu davalının dava dışı eşiyle birlikte davalı şirketi kurdukları, davacı şirketin adresini davalı şirketin kendi adresiymiş gibi gösterdikleri, davalı ...'in de burada çalışmaya başladığı, davacı şirket ile davalı şirketin aynı alanda faaliyet gösterdikleri, bir kısım müşterilere telefonla ve yüz yüze davacı şirketin ekonomik durumunun iyi olmadığı, batması halinde alacaklarını tahsil edemeyecekleri, kendi kurdukları şirketle çalışmaları gerektiğini söyledikleri, bu şekilde «haksız rekabette» bulundukları gerekçesiyle haksız rekabetin tespit ile önlenmesine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi durumun ortadan kaldırılması ve hükmün «ilanı» istemine ilişkindir.
Ancak, anılan davalının, davacıyla aynı alanda faaliyette bulunan davalı şirkette çalışmaya başlaması başlı başına «haksız rekabet» teşkil etmemektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların «haksız rekabette» bulunduklarının, maddi ve manevi zarara neden olduklarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» men’i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasındaki rekabet yapma «sözleşmesinin ihlal» edilerek davalıların «haksız rekabette» bulunduklarını ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acenteliği · sözleşmenin ihlali · rekabet yasağı · acentelik · oy yasağı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaDavalı gerçek kişilerin, davacı şirkete çalıştıkları, «rekabet yasağına» ilişkin «ibraz» edilen sözleşmeleri imzaladıkları ve işten ayrıldıktan hemen sonra davalı şirketi kurdukları, bu şirketin de «sigorta acenteliği» yaptığı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, davalı gerçek kişilerin müvekkili şirkette önceden çalıştıklarını, «rekabet yasağı» ve portföy muhafaza etme sözleşmesini imzaladıklarını, işten hemen ayrılmaları sonrası aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduklarını, müvekkilinin müşteri çevresinin ele geçirildiğini, ticari sırlarının kullanıldığını ileri sürmüştür.
Dosyaya davalı gerçek kişiler ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme örneklerini «ibraz» etmiştir.
Davacı vekili, taraflar arasındaki rekabet yapma «sözleşmesinin ihlal» edilerek davalıların «haksız rekabette» bulunduklarını ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12358 E. 2013/14391 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… davacının İzmir Şubesinde bir süre çalıştıkları, alım-satım faaliyetlerini yürüttükleri, daha sonra ...'in davacı şirketten ayrıldığı, divalı ...'ın vekilliklerine «son» verildiği, bu davalının dava dışı eşiyle birlikte davalı şirketi kurdukları, davacı şirketin adresini davalı şirketin kendi adresiymiş gibi gösterdikleri, davalı ...'in de burada çalışmaya başladığı, davacı şirket ile davalı şirketin aynı alanda faaliyet gösterdikleri, bir kısım müşterilere telefonla ve yüz yüze davacı şirketin ekonomik durumunun iyi olmadığı, batması halinde alacaklarını tahsil edemeyecekleri, kendi kurdukları şirketle çalışmaları gerektiğini söyledikleri, bu şekilde «haksız rekabette» bulundukları gerekçesiyle haksız rekabetin tespit ile önlenmesine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2.2.1. maddede yüz yüze satışlarda «acentenin» sorumlu olmayacağına ilişkin düzenleme yapıldığı halde, 2.2.2.a maddesinde yüz yüze olmayan satışlarda acentenin sorumlu olacagı belirtilmiş, yine 2.4. maddede yüz yüze satışlarda acentenin kartın sahibinin ismini, kartın «son» kullanma tarihini, müşterinin imzası ile kredi kartı arkasındaki imzaları kontrol edeceğine ilişkin kurallara yer verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · acentelik · ispat yükü · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «ibraz» ettiği belgelerin asıllarının ibraz edilmediği, kredi kartıyla yapılan bilet satış işleminin yüz yüze yapılıp yapılmadığı konusunda «ispat yükünün» davalıda olduğu, Emniyet Müdürlüğü yazısına göre kredi kartı sahibinin ülkeye giriş çıkış yapmadığı, satışın yüz yüze yapıldığının ispatlanamadığı, yüz yüze yapılmayan satışlardan dolayı davalı «acentenin» sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 19.314,59 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı taraf satışın yüz yüze olmadığını iddia ederken, davalı taraf ise müşterinin pasaport, kredi kartı, kredi kartı satış «formu» fotokopilerini «ibraz» ederek işlemin yüz yüze yapıldığını savunmuştur.
Davacı taraf, davalı seyahat «acentesinin» sahte kredi kartıyla uçak bileti sattığını, kartların sahte olması nedeniyle bedelinin kendilerinden tahsil edildiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
IATA (Uluslarası Hava Taşımacılığı Birliği) kart satış kurallarında «acentenin» yüz yüze ve yüz yüze olmayan kredi kartıyla uçak bileti satışlarında ayrı düzenleme yapılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6660 E. , 2013/23060 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2011 tarih ve 2008/411-2011/543 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/12/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı asil ..., davalı asil ... ve davalı ... ile davalı İzba Gıda Sakatat ve Et Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin merkezi Ereğli'de bulunan şirketin İzmir Şubesi olarak faaliyette bulunmak üzere kurulduğunu, dava dışı ...tarafından temsil ve ilzam edildiğini, bu kişi ile davalı ...ve dava dışı başka bir kişinin toptan sakatat alım-satımı konusunda adi ortaklık kurduklarını, anılan davalının pazarlama sorumlusu olarak çalıştığını, üçüncü ortağın ayrılması sonrası adi ortaklığın son bulduğunu, piyasayı ve müşterileri bildiği için müvekkilinin pazarlama sorumlusu olarak işe başlatıldığını ve kendisine bir takım işlerin takibi için vekaletname verildiğini, vekaleti kötüye kullanarak eşi adına açtığı işyeriyle ilgili Anadolu'dan temin ettiği mala müvekkili adını kullanarak pazarlama yaptığını, eşi adına çekler keşide ettiğini, müvekkilini SSK ve vergi idaresi nezdinde zora soktuğunu, görevinden azledildiğini, bazı müşterilerin müvekkili ile ilişkilerini kestiğini, davalı ...'ın davalı şirketi kurduğunu, adresini müvekkili adresi olarak bildirdiğini, müvekkilinin mal temin ettiği yerlere şirketi kötülediğini, işlerinin bozulduğunu bildirdiğini, muhasebede çalışan davalı ...'le birlikte kendisine haksız kazanç elde edecek şekilde ödeme yaptığının ortaya çıktığını, kendisine verilen cep telefonunu şirket adına iptal ettirip kendisi adına aldığını, müvekkili arayan müşterilere karşı müvekkili şirketi devreden çıkardığını, şirketin kapandığını, bundan sonra davalı şirket adına faaliyet gösterdiğini söylediğini, mallarını kötülemeye başladığını, davalıların haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek, fiilin haksızlığı ile haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının ortağı ile davalı ...'ın önceye dayalı ortaklıkları bulunduğunu, bu ortaklığın sona erdiğini, davacının kıskançlık nedeniyle dava açtığını, müvekkili ...'in davacı şirkette muhasebeci olmadığını, büro elemanı olarak görev yaptığını, davacının ibraname imzalamasıyla işten ayrıldığını, tüm iddiaların dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... ile ...'in davacının İzmir Şubesinde bir süre çalıştıkları, alım-satım faaliyetlerini yürüttükleri, daha sonra ...'in davacı şirketten ayrıldığı, divalı ...'ın vekilliklerine son verildiği, bu davalının dava dışı eşiyle birlikte davalı şirketi kurdukları, davacı şirketin adresini davalı şirketin kendi adresiymiş gibi gösterdikleri, davalı ...'in de burada çalışmaya başladığı, davacı şirket ile davalı şirketin aynı alanda faaliyet gösterdikleri, bir kısım müşterilere telefonla ve yüz yüze davacı şirketin ekonomik durumunun iyi olmadığı, batması halinde alacaklarını tahsil edemeyecekleri, kendi kurdukları şirketle çalışmaları gerektiğini söyledikleri, bu şekilde haksız rekabette bulundukları gerekçesiyle haksız rekabetin tespit ile önlenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... ve davalı İzba Ltd. Şti. vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi durumun ortadan kaldırılması ve hükmün ilanı istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davalı ... hakkında da davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, anılan davalının, davacıyla aynı alanda faaliyette bulunan davalı şirkette çalışmaya başlaması başlı başına haksız rekabet teşkil etmemektedir. Ayrıca, kötüleme dahil olmak üzere, davalı ...'in davacı şirkete karşı haksız rekabette bulunduğuna dair eylemlerinin varlığı kanıtlanmış değildir.
Bu durum karşısında, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve üstelik bu davalı yönünden hiçbir gerekçe gösterilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ile davalı İzba Ltd. Şti. vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar ... ve İzba Gıda Sakatat ve Et Ürün. San. Tic. Ltd. Şti.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 17/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571535300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz