Haksız rekabet | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13511 E. 2010/5079 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acenteliği↗ sözleşmenin ihlali↗ rekabet yasağı↗ acentelik↗ oy yasağı↗ maddi ve manevi tazminat↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların haksız rekabette bulunduklarının, maddi ve manevi zarara neden olduklarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin men’i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, davalı gerçek kişilerin müvekkili şirkette önceden çalıştıklarını, rekabet yasağı ve portföy muhafaza etme sözleşmesini imzaladıklarını, işten hemen ayrılmaları sonrası aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduklarını, müvekkilinin müşteri çevresinin ele geçirildiğini, ticari sırlarının kullanıldığını ileri sürmüştür. Dosyaya davalı gerçek kişiler ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme örneklerini ibraz etmiştir. Davalı gerçek kişilerin, davacı şirkete çalıştıkları, rekabet yasağına ilişkin ibraz edilen sözleşmeleri imzaladıkları ve işten ayrıldıktan hemen sonra davalı şirketi kurdukları, bu şirketin de sigorta acenteliği yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, taraflar arasındaki rekabet yapma sözleşmesinin ihlal edilerek davalıların haksız rekabette bulunduklarını ileri sürmüştür. Ancak, mahkemece anılan sözleşmeler üzerinde hiç durulmamıştır. Bu durum karşısında, davacı ile davalı gerçek kişiler arasında yapılan sözleşmeler dikkate alınıp, bu sözleşmelerin BK.nun 48 nci maddesi uyarınca geçerli olup olmadığı değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5315 E. 2013/4157 K.
Ortak:rekabet yasağı · acentelik · oy yasağı · eksik inceleme · haksız rekabet · ibraz
İncelediğiniz karardaDavalı gerçek kişilerin, davacı şirkete çalıştıkları, «rekabet yasağına» ilişkin «ibraz» edilen sözleşmeleri imzaladıkları ve işten ayrıldıktan hemen sonra davalı şirketi kurdukları, bu şirketin de «sigorta acenteliği» yaptığı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, davalı gerçek kişilerin müvekkili şirkette önceden çalıştıklarını, «rekabet yasağı» ve portföy muhafaza etme sözleşmesini imzaladıklarını, işten hemen ayrılmaları sonrası aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduklarını, müvekkilinin müşteri çevresinin ele geçirildiğini, ticari sırlarının kullanıldığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların «haksız rekabette» bulunduklarının, maddi ve manevi zarara neden olduklarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davacı şirkette 12.01.2005 tarihinde ortak olarak yer aldığı, 11.05.2007 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile müdür olarak atandığı, TTK'nun 547. maddesi anlamında «rekabet yasağına» ilişkin delil bulunmadığı, yine davalı ... bir dönem davacı şirkette işçi olarak çalışmakla birlikte BK'nun 348. maddesi uyarınca rekabet etmeme borcuna ilişkin taraflar arasında bir sözleşmenin «ibraz» edilmediği, ayrıca TTK'un 56. maddesi gereğince «haksız rekabete» ilişkin olarak kanıt olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının «ibraz» ettiği poliçeler incelenerek, daha önceden davacı portföyünde bulunup ta davalı ...’ın işten ayrılması sonrası davalı diğer «acente» tarafından tanzim edilen poliçeler belirlenerek, bu durumun 6762 Sayılı TTK’nun 56 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabete» neden olup olmayacağı üzerinde durularak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «haksız rekabetten» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, ...’ın 25 yıldır yanlarında çalıştığını, işten 2008 yılında ayrıldıktan sonra diğer davalı ...’ın «acentesinde» çalışmaya başladığını, bu tarihten sonra ise portföylerinde bulunan 1000‘e yakın müşterinin davalılardan poliçe tanzim ettirdiğini ileri sürmüş, mahkemece haksız rekabete ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acente · ortaklar kurulu kararı · yenileme
Benzer bu karardaOysa, davacı daha önceden kendisi tarafından tanzim edilipte, davalı ...’ın işten ayrılmasından sonra «acente» ... tarafından «yenilenen» poliçeler bulunduğunu delil listesinde belirtmiş ve buna ilişkin olarak bir klasör halinde kanıtlarını sunduğu, bilirkişi raporlarına itirazında da anılan poliçelerin incelenmesini talep ettiği halde, davacının bu ciddi itirazları üzerinde durulmadan hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davacı şirkette 12.01.2005 tarihinde ortak olarak yer aldığı, 11.05.2007 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile müdür olarak atandığı, TTK'nun 547. maddesi anlamında «rekabet yasağına» ilişkin delil bulunmadığı, yine davalı ... bir dönem davacı şirkette işçi olarak çalışmakla birlikte BK'nun 348. maddesi uyarınca rekabet etmeme borcuna ilişkin taraflar arasında bir sözleşmenin «ibraz» edilmediği, ayrıca TTK'un 56. maddesi gereğince «haksız rekabete» ilişkin olarak kanıt olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının «ibraz» ettiği poliçeler incelenerek, daha önceden davacı portföyünde bulunup ta davalı ...’ın işten ayrılması sonrası davalı diğer «acente» tarafından tanzim edilen poliçeler belirlenerek, bu durumun 6762 Sayılı TTK’nun 56 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabete» neden olup olmayacağı üzerinde durularak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13511 E. , 2010/5079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.04.2008 tarih ve 2007/212-2008/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı gerçek kişilerin sigortacılık alanında faaliyet gösteren müvekkillinin çalışanları olduklarını, rekabet yasağı ve portföy mülkiyetini muhafaza etme sözleşmesi imzaladıklarını, davalıların 24.01.2007 tarihinde işten ayrılarak hemen diğer davalı şirketi kurduklarını, sigortacılık yapmaya başladıklarını, müvekkilinin müşterilerini ele geçirdiklerini, ticari sırları kullandıklarını ileri sürerek, haksız rekabetin men’ine, 500.00 YTL maddi ve 10.000.00 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili gerçek kişilerin davacının müşterileri ile bir ilgisinin olmadığını, diğer müvekkili nezdinde poliçe satan ve müşteri ile direkt ilişki kuran konumda bulunmadıklarını, farklı sigorta şirketinin acenteleri olduklarını, sırları ifşa etmediklerini ve haksız rekabette bulunmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların haksız rekabette bulunduklarının, maddi ve manevi zarara neden olduklarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin men’i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, davalı gerçek kişilerin müvekkili şirkette önceden çalıştıklarını, rekabet yasağı ve portföy muhafaza etme sözleşmesini imzaladıklarını, işten hemen ayrılmaları sonrası aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduklarını, müvekkilinin müşteri çevresinin ele geçirildiğini, ticari sırlarının kullanıldığını ileri sürmüştür. Dosyaya davalı gerçek kişiler ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme örneklerini ibraz etmiştir. Davalı gerçek kişilerin, davacı şirkete çalıştıkları, rekabet yasağına ilişkin ibraz edilen sözleşmeleri imzaladıkları ve işten ayrıldıktan hemen sonra davalı şirketi kurdukları, bu şirketin de sigorta acenteliği yaptığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili, taraflar arasındaki rekabet yapma sözleşmesinin ihlal edilerek davalıların haksız rekabette bulunduklarını ileri sürmüştür. Ancak, mahkemece anılan sözleşmeler üzerinde hiç durulmamıştır. Bu durum karşısında, davacı ile davalı gerçek kişiler arasında yapılan sözleşmeler dikkate alınıp, bu sözleşmelerin BK.nun 48 nci maddesi uyarınca geçerli olup olmadığı değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenler davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020649500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz