Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12358 E. 2013/14391 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava taşıması↗ ba formu↗ acentelik↗ ispat yükü↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının ibraz ettiği belgelerin asıllarının ibraz edilmediği, kredi kartıyla yapılan bilet satış işleminin yüz yüze yapılıp yapılmadığı konusunda ispat yükünün davalıda olduğu, Emniyet Müdürlüğü yazısına göre kredi kartı sahibinin ülkeye giriş çıkış yapmadığı, satışın yüz yüze yapıldığının ispatlanamadığı, yüz yüze yapılmayan satışlardan dolayı davalı acentenin sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 19.314,59 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, davalı seyahat acentesinin sahte kredi kartıyla uçak bileti sattığını, kartların sahte olması nedeniyle bedelinin kendilerinden tahsil edildiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Taraflar arasında sahte kredi kartıyla uçak biletinin satıldığı, aralarındaki uyuşmazlığa IATA kurallarının uygulanacağı hususunda çekişme bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kredi kartıyla yapılan satışın yüz yüzemi,
yoksa yüz yüze olmayan şekilde mi yapıldığı noktasında toplanmaktadır. IATA (Uluslarası Hava Taşımacılığı Birliği) kart satış kurallarında acentenin yüz yüze ve yüz yüze olmayan kredi kartıyla uçak bileti satışlarında ayrı düzenleme yapılmıştır. 2.2.1. maddede yüz yüze satışlarda acentenin sorumlu olmayacağına ilişkin düzenleme yapıldığı halde, 2.2.2.a maddesinde yüz yüze olmayan satışlarda acentenin sorumlu olacagı belirtilmiş, yine 2.4. maddede yüz yüze satışlarda acentenin kartın sahibinin ismini, kartın son kullanma tarihini, müşterinin imzası ile kredi kartı arkasındaki imzaları kontrol edeceğine ilişkin kurallara yer verilmiştir. Somut olayda, davacı taraf satışın yüz yüze olmadığını iddia ederken, davalı taraf ise müşterinin pasaport, kredi kartı, kredi kartı satış formu fotokopilerini ibraz ederek işlemin yüz yüze yapıldığını savunmuştur.
Mahkemece, davalının ibraz ettiği belgelerin asıllarının ibraz edilmediği, müşterinin Türkiye'ye giriş yapmadığı, işlemin yüz yüze yapılmadığı, zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, kredi kartıyla yapılan işlem sahte olduğuna göre, kart sahibinin Ülkeye giriş yapıp yapmadığı hususu davayı kabule gerekçe yapılamaz. Nitekim bilirkişi raporunda da davalının yüz yüze satışa ilişkin gerekli belgeleri kart sahibinden aldığı, işlemin yüz yüze yapıldığı, davalı acentenin zarardan sorumlu olmadığı belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece kredi kartıyla satış işleminin davalı tarafın ibraz ettiği belgeler karşısında yüz yüze olduğu kabul edilerek, davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5161 E. 2024/1634 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · ayırt edicilik · tacir · haksız rekabet · husumet
Benzer bu kararda… e markalarına davalı yanca Eylül 2016 tarihinde 14 bölümlük YÜZ YÜZE isimli televizyon programı yoluyla tecavüzde bulunulduğunu ileri sürülerek davalı yanca yapılan «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesine, üç kat tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep …
… ş ve toplum belleğinde önemli yer tutan, herhangi bir kişinin tekeline verilmesinin mümkün görülemeyeceği bir ibare olan ibarenin karşı davalı yanca kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığı da ispat edilmediği, karşı davanın tescilden sonra 5 yıl geçmeden süresi içinde açıldığı, asıl davalının hükümsüzlüğünün talep edildiği Yüz Yüze ibaresi 38 ve 41. sınıflar yönünden ... kişinin tekeline verildiğinde «olumsuz» sonuçlara yol açacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, davalı adına 2012/88726 no ile tescilli Yüz Yüze markasının hükümsüzlüğüne karar v …
İşbu karşı davada «dava konusu» markanın maliki olmayan şirkete «husumet» düşmeyeceğinden anılan davalı bakımından husumetten reddine karar verilmesi gerekirken her iki karşı davalıyı da kapsar biçimde kabul hükmü verilmesi doğru olmamıştır.
2.Karşı davacı vekili dava dilekçesinde; ibarenin müvekkili şirket tarafından ilk olarak 2008 yılında kullanıldığını, davacının markasını tescil tarihinin ise 2012 yılı olduğunu, bu ibareye müvekkilinin «ayırt edicilik» kazandırdığını ileri sürerek 2012/88726 no.lu davacı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12140 E. 2013/15663 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi ticari dava · taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davada «görevli» mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davanın ticaret kanununda düzenlenen mutlak veya «nispi ticari» davalardan olmadığı, davacının uçak biletlerini bir ticari faaliyet sonucu almadığı, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici-satıcı ilişkisi olduğu, henüz yapılan b …
Ancak uçak biletleri satın alınmakla taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» kurulmuştur.
Bu sözleşmeden vazgeçilme nedeniyle bilet ücretinin iade istemi «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12358 E. , 2013/14391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2011 tarih ve 2008/344-2011/134 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.07.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin havayolları taşımacılığı biletlerini satan seyahat acentesi olduğunu, 15.11.2006-26.11.2006 arası 10 adet uçak bileti sattığını, ancak kredi kartı sahiplerinin itirazı sonrası bilet bedelerinin hesaplarından kesildiğini, IATA kurallarına göre acentenin yüz yüze olmayan bu şekildeki satışlardan dolayı sorumlu olduğunu, biletlerin Türkiye ile ilgisi olmayan yerlere satışının yapıldığını ileri sürerek, 19.798,31 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, biletlerin IATA kuralları çerçevesinde satışlarının gerçekleştirildiğini, bilet satışı sırasında kimlik kontrolü, imza işlemleri yerine getirilerek verilen onayla birlikte işlemin tamamlandığını, olayda kusurları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının ibraz ettiği belgelerin asıllarının ibraz edilmediği, kredi kartıyla yapılan bilet satış işleminin yüz yüze yapılıp yapılmadığı konusunda ispat yükünün davalıda olduğu, Emniyet Müdürlüğü yazısına göre kredi kartı sahibinin ülkeye giriş çıkış yapmadığı, satışın yüz yüze yapıldığının ispatlanamadığı, yüz yüze yapılmayan satışlardan dolayı davalı acentenin sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 19.314,59 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, davalı seyahat acentesinin sahte kredi kartıyla uçak bileti sattığını, kartların sahte olması nedeniyle bedelinin kendilerinden tahsil edildiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Taraflar arasında sahte kredi kartıyla uçak biletinin satıldığı, aralarındaki uyuşmazlığa IATA kurallarının uygulanacağı hususunda çekişme bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kredi kartıyla yapılan satışın yüz yüzemi,
yoksa yüz yüze olmayan şekilde mi yapıldığı noktasında toplanmaktadır. IATA (Uluslarası Hava Taşımacılığı Birliği) kart satış kurallarında acentenin yüz yüze ve yüz yüze olmayan kredi kartıyla uçak bileti satışlarında ayrı düzenleme yapılmıştır.
2. 2.1. maddede yüz yüze satışlarda acentenin sorumlu olmayacağına ilişkin düzenleme yapıldığı halde, 2.2.2.a maddesinde yüz yüze olmayan satışlarda acentenin sorumlu olacagı belirtilmiş, yine 2.4. maddede yüz yüze satışlarda acentenin kartın sahibinin ismini, kartın son kullanma tarihini, müşterinin imzası ile kredi kartı arkasındaki imzaları kontrol edeceğine ilişkin kurallara yer verilmiştir. Somut olayda, davacı taraf satışın yüz yüze olmadığını iddia ederken, davalı taraf ise müşterinin pasaport, kredi kartı, kredi kartı satış formu fotokopilerini ibraz ederek işlemin yüz yüze yapıldığını savunmuştur.
Mahkemece, davalının ibraz ettiği belgelerin asıllarının ibraz edilmediği, müşterinin Türkiye'ye giriş yapmadığı, işlemin yüz yüze yapılmadığı, zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, kredi kartıyla yapılan işlem sahte olduğuna göre, kart sahibinin Ülkeye giriş yapıp yapmadığı hususu davayı kabule gerekçe yapılamaz. Nitekim bilirkişi raporunda da davalının yüz yüze satışa ilişkin gerekli belgeleri kart sahibinden aldığı, işlemin yüz yüze yapıldığı, davalı acentenin zarardan sorumlu olmadığı belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece kredi kartıyla satış işleminin davalı tarafın ibraz ettiği belgeler karşısında yüz yüze olduğu kabul edilerek, davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042114500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz