Teminattan muafiyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18228 E. 2013/22772 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminattan muafiyet↗ lütuf (hatır) ödemesi↗ bilgilendirme yükümlülüğü↗ müşterek temsilci↗ sigorta teminatı kapsamı↗ özel dava şartı↗ sigorta teminatı↗ muafiyet↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ hamil↗ protokol↗ fatura↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ teminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/18228 E. , 2013/22772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.07.2012 tarih ve 2012/5-2012/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; eşi ...'un bankacı olması nedeniyle 2006 yılından bu yana kendisinin evlilik münasebeti ile 2010 yılında Koç Allianz Sigorta A.Ş.'de özel sağlık sigortası kapsamına alındığını, tarafına 7350643 sayılı sağlık kartı gönderildiğini, başkaca herhangi bir evrak gönderilmediğini, kartın gönderilmesinden bir süre sonra hamile kaldığını, bu dönemde davalı ... şirketini aradığını ve doğum teminatlı olarak girilmiş olan bir poliçenin mevcut olduğunu,herhangi bir doktora muayene olabileceğini, faturaların gönderilmesi halinde fatura tutarının %70'nin tarafına ödeneceğinin söylendiğini, doğumunun yaklaştığında davalı şirkete anlaşmalı hastanelerin sorulduğunu, kendisine Ege Sağlık Hastanesi ve Egepol hastaneleri ile anlaşmalı olduğunun söylendiğini, doğumdan sonra 23/07/2011 tarihinde hastaneden çıkarken eşi tarafından hastanenin muhasebe servisine gidildiğinde sigortasının doğum teminatını kapsamadığı dolayısıyla tüm ücreti peşin almak istediklerini söyleyen yetkililer karşısında şok olduğunu, bunun üzerine defalarca davalı şirketi aradıklarını kendilerine olumsuz cevap verdiklerini ileri sürerek tüm bu nedenlerle davalı şirket işlemleri ile beyanlarına itibar edilerek ödemek zorunda kaldığı 3.895,00 TL'nin tarafına beyan edilen %70'lik kısmı olan 2.726,50 TL'nin şirketten ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte ve tüm bu sıkıntıları yaşamalarına sebebiyet vererek kendilerini yaklaşık 6 aydır oyalamaları nedeniyle manevi üzüntüsünün telafisi için 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının eşi ...'un HSBC Bank A.Ş. çalışanı olması sebebi ile müvekkili şirket tarafından ilgili banka ile akdedilen Grup Sağlık Sigortası Poliçesi kapsamında sigortalandığını, anılan şahsın sigorta giriş tarihinin 20/06/2010 olup gebelik için bekleme süresi olan 12 ayın 20/06/2011 tarihinde bittiğini, bekleme süresinin gelmesine rağmen sehven tetkiklerin faturalarının %70 oranında müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bundan sonra doğuma ilişkin olarak müvekkili şirkete başvuru yapıldığında ise gebelik döneminin 12 aylık bekleme süresi içerisinde gerçekleştiği fark edilerek ilgili hastaneye ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın ilk olarak 20/06/2010 tarihinde sigorta teminatları kapsamına alındığını, Grup Özel Sağlık Sigortası özel şartları ve protokolü gereği hamileliliğin başlangıcının da 21/06/2011 tarihi ve sonrası olmasının gerektiğini, davacı yanın hamileliğinin başlangıç tarihinin 21/06/2011'den önce olduğunu, davacı yanın yaptırmış olduğu 2 adet tahlilin bedelinin de 21/06/2011 tarihinden önce olması nedeniyle teminat dışında kalmakla birlikte bu bedellerin davalı ... şirketi tarafından ödenmesinin sigorta hukukunda "lütuf ödemesi" olarak kabul edileceğini, akdedilmiş sigorta sözleşmesi ve ayrılmaz eki olan özel şartlar ile protokol gereği gebelik teminatının sigortalandıktan 12 ay sonra başlamasının kararlaştırılmış olması nedeni ile davacı yanın hamilelik ve doğumuna dair masrafların ilk yıl için teminat dışında kaldığını, teminat dışında olan hamilelik ve doğum masraflarının, bu teminat dışı hale dair daha önce ödenen tahlil bedellerini yada tek başına müşteri temsilcisinin hatalı bilgi vermesi nedeni ile teminat içine alınmasının kabul edilemeyeceği, bununla beraber davalı şirket personelinin yanlış yönlendirmesi sonucu davacının edindiği "güven" hissinin sarsıldığı varsayılsa da davacının zaten doğmamış bir hakka güvenerek hareket ettiği, doğmamış bir hakkın yasal sonuçlarının da olamayacağı, bu nedenle Eski Borçlar Kanunu Madde 49 ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde düzenlenen "manevi tazminat" şartlarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı; kararı temyiz etmiştir.
28/10/2007 tarih ve 26684 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca anılan yönetmeliğin 1 ve 7. maddelerinde düzenlenen bilgilendirme yükümlülüğünün somut uyuşmazlık bakımından mahkemece tartışılmaksızın davacının hamileliğinin sigorta sözleşmesinde yazılı teminat muafiyeti döneminde meydana gelmesi nedeniyle hamilelik ve doğum masraflarının poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8277 E. 2012/14063 K.
Ortak:özel dava şartı · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · dosya masrafı · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın ilk olarak 20/06/2010 tarihinde «sigorta teminatları kapsamına» alındığını, Grup Özel Sağlık Sigortası özel şartları ve «protokolü» gereği hamileliliğin başlangıcının da 21/06/2011 tarihi ve sonrası olmasının gerektiğini, davacı yanın hamileliğinin başlangıç tarihinin 21/06/2011'den önce olduğunu, davacı yanın yaptırmış olduğu 2 adet tahlilin bedelinin de 21/06/2011 tarihinden önce olması nedeniyle teminat dışında kalmakla birlikte bu bedellerin davalı ... şirketi tarafından ödenmesinin sigorta hukukunda "lütuf ödemesi" olarak kabul edileceğini, akdedilmiş «sigorta sözleşmesi» ve ayrılmaz eki olan «özel şartlar» ile protokol gereği gebelik teminatının sigortalandıktan 12 ay sonra başlamasının kararlaştırılmış olması nedeni ile davacı yanın hamilelik ve doğumuna dair «masrafların» ilk yıl için teminat dışında kaldığını, teminat dışında olan hamilelik ve doğum masraflarının, bu teminat dışı hale dair daha önce ödenen tahlil bedellerini yada tek başına «müşteri temsilcisinin» hatalı bilgi vermesi nedeni ile teminat içine alınmasının kabul edilemeyeceği, bununla beraber davalı şirket personelinin yanlış yönlendirmesi sonucu davacının edi …
… a Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca anılan yönetmeliğin 1 ve 7. maddelerinde düzenlenen «bilgilendirme yükümlülüğünün» somut uyuşmazlık bakımından mahkemece tartışılmaksızın davacının hamileliğinin «sigorta sözleşmesinde» yazılı «teminat muafiyeti» döneminde meydana gelmesi nedeniyle hamilelik ve doğum «masraflarının» poliçe «teminatı kapsamı» dışında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… rtası kapsamına alındığını, tarafına 7350643 sayılı sağlık kartı gönderildiğini, başkaca herhangi bir evrak gönderilmediğini, kartın gönderilmesinden bir süre sonra «hamile» kaldığını, bu dönemde davalı ... şirketini aradığını ve doğum «teminatlı» olarak girilmiş olan bir poliçenin mevcut olduğunu,herhangi bir doktora muayene olabileceğini, faturaların gönderilmesi halinde «fatura» tutarının %70'nin tarafına ödeneceğinin söylendiğini, doğumunun yaklaştığında davalı şirkete anlaşmalı hastanelerin sorulduğunu, kendisine Ege Sağlık Hastanesi ve Egepol hastaneleri ile anlaşmalı olduğunun söylendiğini, doğumdan sonra 23/07/2011 tarihinde hastaneden çıkarken eşi tarafından hastanenin muhasebe servisine gidildiğinde sigortasının doğum «teminatını kapsamadığı» dolayısıyla tüm ücreti peşin almak istediklerini söyleyen yetkililer karşısında şok olduğunu, bunun üzerine defalarca davalı şirketi aradıklarını kendilerine «olumsuz» cevap verdiklerini ileri sürerek tüm bu nedenlerle davalı şirket işlemleri ile beyanlarına itibar edilerek ödemek zorunda kaldığı 3.895,00 TL'nin tarafına beyan ed …
Benzer bu kararda… - 27.12.2008 tarihli poliçede Amerikan Hastanesi'nin anlaşmalı kurum statüsünden çıkarıldığına dair bilgilendirme yapıldığı, 27.12.2008-27.12.2009 tarihli poliçenin «özel şartlar» kısmının Hamilelik ve Doğum Teminatı başlıklı 2.3. maddesinde “Normal doğum,…tüm doğum «masrafları» sadece poliçe ekinde listesi verilen ve poliçe için geçerli olduğu belirtilen anlaşmalı sağlık kurumlarında gerçekleştirilmesi koşulu ile…«teminat kapsamında» karşılanır”, Sağlık Giderlerinin Tazmini başlıklı 11. maddede ise “…teminatlar için anlaşma harici sağlık kurumu olarak tanımlanmış kişi ve kurumlarca gerçekleştirilen sağlık gideri (sigortalının kendi isteği ve acil durum nedeni ile de olsa) bu poliçe kapsamında karşılanmaz” hükümleri ve diğer poliçe hükümlerine göre, poliçe ekindeki çizelgede iki yıldızlı sağlık kurumlarında hamilelik ve doğum yatışının «geçersiz» olduğunun bildirildiği, özel doktor ücretinin teminat kapsamında olmasının şartlarının gerçekleşmediği, acil durumda dahi anlaşma dışı kurumların teminat dahilinde …
… lanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında ilk olarak düzenlenen 27.12.2002 başlangıç tarihli poliçeden bu yana davalıdan doğum «teminatı» için «prim» alındığı, doğumun gerçekleştiği 27.12.2008-27.12.2009 tarihlerini kapsayan poliçede anlaşmalı olmayan kurumlar ile ilgili olarak ''«geçersiz»'' ibaresi yazılıp, teminat dışı kaldığından bahsedilmediğinden doğum «masraflarının» istenebileceği, davalı taraf 27.12.2007 başlangıç ve 27.12.2008 bitiş tarihli poliçede Amerikan Hastanesinin anlaşmalı kurum statüsünden çıkartıldığı hususunun yer aldığını belirtse de, taraflar arasındaki ilk ve «son» poliçede bu hususun yazılı olmadığı, öte yandan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğe göre belirlenen «forma» dayalı olarak sigortalıya «bildirim yükümlüğünün» de usulünce yerine getirilmediği, kaldı ki davacının acil durum gereği ilgili hastaneye müracaat etmesi nedeniyle poliçedeki acil duruma ilişkin hükümlerin işletilerek faturalandırılmış hastane masrafları ile doktor ücretinden sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı ... şirketi yönünden davanın kabulüne, diğer davalı bakımından ise «feragat» nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bildirim yükümlülüğü · ba formu · ek prim · feragat · geçersizlik · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında ilk olarak düzenlenen 27.12.2002 başlangıç tarihli poliçeden bu yana davalıdan doğum «teminatı» için «prim» alındığı, doğumun gerçekleştiği 27.12.2008-27.12.2009 tarihlerini kapsayan poliçede anlaşmalı olmayan kurumlar ile ilgili olarak ''«geçersiz»'' ibaresi yazılıp, teminat dışı kaldığından bahsedilmediğinden doğum «masraflarının» istenebileceği, davalı taraf 27.12.2007 başlangıç ve 27.12.2008 bitiş tarihli poliçede Amerikan Hastanesinin anlaşmalı kurum statüsünden çıkartıldığı hususunun yer aldığını belirtse de, taraflar arasındaki ilk ve «son» poliçede bu hususun yazılı olmadığı, öte yandan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğe göre belirlenen «forma» dayalı olarak sigortalıya «bildirim yükümlüğünün» de usulünce yerine getirilmediği, kaldı ki davacının acil durum gereği ilgili hastaneye müracaat etmesi nedeniyle poliçedeki acil duruma ilişkin hükümlerin işletilerek faturalandırılmış hastane masrafları ile doktor ücretinden sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı ... şirketi yönünden davanın kabulüne, diğer davalı bakımından ise «feragat» nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
… - 27.12.2008 tarihli poliçede Amerikan Hastanesi'nin anlaşmalı kurum statüsünden çıkarıldığına dair bilgilendirme yapıldığı, 27.12.2008-27.12.2009 tarihli poliçenin «özel şartlar» kısmının Hamilelik ve Doğum Teminatı başlıklı 2.3. maddesinde “Normal doğum,…tüm doğum «masrafları» sadece poliçe ekinde listesi verilen ve poliçe için geçerli olduğu belirtilen anlaşmalı sağlık kurumlarında gerçekleştirilmesi koşulu ile…«teminat kapsamında» karşılanır”, Sağlık Giderlerinin Tazmini başlıklı 11. maddede ise “…teminatlar için anlaşma harici sağlık kurumu olarak tanımlanmış kişi ve kurumlarca gerçekleştirilen sağlık gideri (sigortalının kendi isteği ve acil durum nedeni ile de olsa) bu poliçe kapsamında karşılanmaz” hükümleri ve diğer poliçe hükümlerine göre, poliçe ekindeki çizelgede iki yıldızlı sağlık kurumlarında hamilelik ve doğum yatışının «geçersiz» olduğunun bildirildiği, özel doktor ücretinin teminat kapsamında olmasının şartlarının gerçekleşmediği, acil durumda dahi anlaşma dışı kurumların teminat dahilinde …
Bu durumda, mahkemece davalının bilirkişi raporuna karşı verdiği itiraz dilekçesindeki tüm itirazların ayrı ayrı karşılanması için ek rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, karar yerinde de bu hususlarda tartışma ve değerlendirme yapılmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5470 E. 2024/1868 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz kararda… rtası kapsamına alındığını, tarafına 7350643 sayılı sağlık kartı gönderildiğini, başkaca herhangi bir evrak gönderilmediğini, kartın gönderilmesinden bir süre sonra «hamile» kaldığını, bu dönemde davalı ... şirketini aradığını ve doğum «teminatlı» olarak girilmiş olan bir poliçenin mevcut olduğunu,herhangi bir doktora muayene olabileceğini, faturaların gönderilmesi halinde «fatura» tutarının %70'nin tarafına ödeneceğinin söylendiğini, doğumunun yaklaştığında davalı şirkete anlaşmalı hastanelerin sorulduğunu, kendisine Ege Sağlık Hastanesi ve Egepol hastaneleri ile anlaşmalı olduğunun söylendiğini, doğumdan sonra 23/07/2011 tarihinde hastaneden çıkarken eşi tarafından hastanenin muhasebe servisine gidildiğinde sigortasının doğum «teminatını kapsamadığı» dolayısıyla tüm ücreti peşin almak istediklerini söyleyen yetkililer karşısında şok olduğunu, bunun üzerine defalarca davalı şirketi aradıklarını kendilerine «olumsuz» cevap verdiklerini ileri sürerek tüm bu nedenlerle davalı şirket işlemleri ile beyanlarına itibar edilerek ödemek zorunda kaldığı 3.895,00 TL'nin tarafına beyan ed …
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın ilk olarak 20/06/2010 tarihinde «sigorta teminatları kapsamına» alındığını, Grup Özel Sağlık Sigortası özel şartları ve «protokolü» gereği hamileliliğin başlangıcının da 21/06/2011 tarihi ve sonrası olmasının gerektiğini, davacı yanın hamileliğinin başlangıç tarihinin 21/06/2011'den önce olduğunu, davacı yanın yaptırmış olduğu 2 adet tahlilin bedelinin de 21/06/2011 tarihinden önce olması nedeniyle teminat dışında kalmakla birlikte bu bedellerin davalı ... şirketi tarafından ödenmesinin sigorta hukukunda "lütuf ödemesi" olarak kabul edileceğini, akdedilmiş «sigorta sözleşmesi» ve ayrılmaz eki olan «özel şartlar» ile protokol gereği gebelik teminatının sigortalandıktan 12 ay sonra başlamasının kararlaştırılmış olması nedeni ile davacı yanın hamilelik ve doğumuna dair «masrafların» ilk yıl için teminat dışında kaldığını, teminat dışında olan hamilelik ve doğum masraflarının, bu teminat dışı hale dair daha önce ödenen tahlil bedellerini yada tek başına «müşteri temsilcisinin» hatalı bilgi vermesi nedeni ile teminat içine alınmasının kabul edilemeyeceği, bununla beraber davalı şirket personelinin yanlış yönlendirmesi sonucu davacının edi …
… a Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca anılan yönetmeliğin 1 ve 7. maddelerinde düzenlenen «bilgilendirme yükümlülüğünün» somut uyuşmazlık bakımından mahkemece tartışılmaksızın davacının hamileliğinin «sigorta sözleşmesinde» yazılı «teminat muafiyeti» döneminde meydana gelmesi nedeniyle hamilelik ve doğum «masraflarının» poliçe «teminatı kapsamı» dışında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, poliçenin azami «teminat» limitinin olay başına 400.000,00 TL olduğunu, 01.01.2014 tarihinde meydana gelen doğum için 10.08.2015 tarihinden önce sigortalıya bir bildirimde bulunulmuş ise, iddia edilen «rizikonun» poliçe vadesinden önce gerçekleşmiş sayılacağını, ayrıca önceki dönem poliçelerinde 1 aydan fazla boşluk bulunmaması gerektiğini, davacının iddialarını, illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, «down sendromunun» tüm testler yapılsa dahi tam olarak tespitinin mümkün olmadığını, tespit edilmiş olması halinde de tedavisinin anne karnında mümkün olmadığını, hastalığın kötü tıbbi müdahale nedeniyle oluşan bir hastalık olmadığını, önlenmesi ve tedavisinin mümkün olmadığını, hastalığın kalıtsal ve doğuştan olduğunu, çalışma gücünde daha önce bir eksikliğin bulunmaması, başkasının kusurlu hareketi ile var olan çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi gerektiğini, dolayısıyla down sendromlu kişinin çalışma gücü kaybından bahsedilemeyeceğini belirterek, davanın sigortalıya «ihbarına» ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
" dendiğini, bu durumda okur yazar olmayan bir hastaya yapılacak bilgilendirme daha da önemli hale gelirken mahkemenin 8 hamilelikten yola çıkıp nasılsa öğrenmiştir varsayımının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, «teminat» dışında kalan hallerin de Genel Şartlar'ın A.3 hükmünde gösterildiğini, davalının bu hallerden herhangi birine dayanmadığını, emsal kararların dikkate alınmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:down sendromu · aydınlatma yükümlülüğü · delil değerlendirmesi · ihbar olunan · riziko · ihbar · taşıyan · avans faizi
Benzer bu karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, ...'in, diğer davacıların çocuğu olduğunu, «ihbar olunan» Doktor ...'nın Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davalı ...'in hamileliği boyunca sigortalı doktor tarafından takip edildiğini, doktorun kötü tıbbi uygulamaları neticesinde davacı çocuğun «down sendromlu» olarak doğduğunu, hamilelik süresince doktor tarafından eksik yapılan uygulamalar ile çocuğun down sendromlu olduğunun tespitinin yapılmadığını, Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Özürlü Raporu ile özrün %82 olarak tespit edildiğini, doktorun tam kusuruna dayanılmadığını, müteselsilen talepte bulunulduğunu, ... için 10.000,00 TL iş göremezlik ve 20.000,00 TL manevi tazminat, anne ... için 10.000,00 TL manevi tazminat, baba ... için 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 50.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, poliçenin azami «teminat» limitinin olay başına 400.000,00 TL olduğunu, 01.01.2014 tarihinde meydana gelen doğum için 10.08.2015 tarihinden önce sigortalıya bir bildirimde bulunulmuş ise, iddia edilen «rizikonun» poliçe vadesinden önce gerçekleşmiş sayılacağını, ayrıca önceki dönem poliçelerinde 1 aydan fazla boşluk bulunmaması gerektiğini, davacının iddialarını, illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, «down sendromunun» tüm testler yapılsa dahi tam olarak tespitinin mümkün olmadığını, tespit edilmiş olması halinde de tedavisinin anne karnında mümkün olmadığını, hastalığın kötü tıbbi müdahale nedeniyle oluşan bir hastalık olmadığını, önlenmesi ve tedavisinin mümkün olmadığını, hastalığın kalıtsal ve doğuştan olduğunu, çalışma gücünde daha önce bir eksikliğin bulunmaması, başkasının kusurlu hareketi ile var olan çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi gerektiğini, dolayısıyla down sendromlu kişinin çalışma gücü kaybından bahsedilemeyeceğini belirterek, davanın sigortalıya «ihbarına» ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ...’in hamileliği boyunca 8 farklı kadın doğum hekimi tarafından muayene edildiği, bu muayenelerden sadece birinin, gebeliğinin 24. haftasında 23.08.2013 tarihinde «ihbar olunan» sigortalı Dr. ... tarafından yapıldığı, ek rapora göre «down sendromu» tarama testi olan üçlü tarama testinin sigortalı hekim tarafından istenmediği, üçlü tarama testi istem tarihi 09.07.2013 olup, davacı annenin sigortalı hekime yapt …
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; varsayım üzerine karar verildiğini, davacı müvekkilleri ... ve ...'in okur yazar olmadıklarının dosyaya «ibraz» edilen 17.03.2016 tarihli vekaletnameden açıkça anlaşıldığını, Hasta Hakları Yönetmeliği'nin Bilgi Vermenin Usulü başlığını «taşıyan» 18. maddesinde " ...
-
Tıbbi malpractice tazminatı | Sigorta alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/342 E. 2021/6946 K.
Ortak:teminat kapsamı · olumsuz oy · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz kararda… rtası kapsamına alındığını, tarafına 7350643 sayılı sağlık kartı gönderildiğini, başkaca herhangi bir evrak gönderilmediğini, kartın gönderilmesinden bir süre sonra «hamile» kaldığını, bu dönemde davalı ... şirketini aradığını ve doğum «teminatlı» olarak girilmiş olan bir poliçenin mevcut olduğunu,herhangi bir doktora muayene olabileceğini, faturaların gönderilmesi halinde «fatura» tutarının %70'nin tarafına ödeneceğinin söylendiğini, doğumunun yaklaştığında davalı şirkete anlaşmalı hastanelerin sorulduğunu, kendisine Ege Sağlık Hastanesi ve Egepol hastaneleri ile anlaşmalı olduğunun söylendiğini, doğumdan sonra 23/07/2011 tarihinde hastaneden çıkarken eşi tarafından hastanenin muhasebe servisine gidildiğinde sigortasının doğum «teminatını kapsamadığı» dolayısıyla tüm ücreti peşin almak istediklerini söyleyen yetkililer karşısında şok olduğunu, bunun üzerine defalarca davalı şirketi aradıklarını kendilerine «olumsuz» cevap verdiklerini ileri sürerek tüm bu nedenlerle davalı şirket işlemleri ile beyanlarına itibar edilerek ödemek zorunda kaldığı 3.895,00 TL'nin tarafına beyan ed …
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın ilk olarak 20/06/2010 tarihinde «sigorta teminatları kapsamına» alındığını, Grup Özel Sağlık Sigortası özel şartları ve «protokolü» gereği hamileliliğin başlangıcının da 21/06/2011 tarihi ve sonrası olmasının gerektiğini, davacı yanın hamileliğinin başlangıç tarihinin 21/06/2011'den önce olduğunu, davacı yanın yaptırmış olduğu 2 adet tahlilin bedelinin de 21/06/2011 tarihinden önce olması nedeniyle teminat dışında kalmakla birlikte bu bedellerin davalı ... şirketi tarafından ödenmesinin sigorta hukukunda "lütuf ödemesi" olarak kabul edileceğini, akdedilmiş «sigorta sözleşmesi» ve ayrılmaz eki olan «özel şartlar» ile protokol gereği gebelik teminatının sigortalandıktan 12 ay sonra başlamasının kararlaştırılmış olması nedeni ile davacı yanın hamilelik ve doğumuna dair «masrafların» ilk yıl için teminat dışında kaldığını, teminat dışında olan hamilelik ve doğum masraflarının, bu teminat dışı hale dair daha önce ödenen tahlil bedellerini yada tek başına «müşteri temsilcisinin» hatalı bilgi vermesi nedeni ile teminat içine alınmasının kabul edilemeyeceği, bununla beraber davalı şirket personelinin yanlış yönlendirmesi sonucu davacının edi …
… a Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca anılan yönetmeliğin 1 ve 7. maddelerinde düzenlenen «bilgilendirme yükümlülüğünün» somut uyuşmazlık bakımından mahkemece tartışılmaksızın davacının hamileliğinin «sigorta sözleşmesinde» yazılı «teminat muafiyeti» döneminde meydana gelmesi nedeniyle hamilelik ve doğum «masraflarının» poliçe «teminatı kapsamı» dışında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı’nın A.3. numaralı bendinde, «teminat» tutarının manevi tazminat için de geçerli olduğuna dair düzenlemeye yer verilmiş ise de; poliçenin «teminat kapsamına» manevi tazminat klozunun da ayrıca ve açıkça «dahil» edilip edilmediğinin ve sigortalı tarafından ödenen «primler» hesaplanırken manevi tazminat klozunun gözetilip gözetilmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
… ı ve kombine testin dosyada görülmediği; 16-20 haftalar arasında yapılması önerilen materyal serum AFB testine dosyada rastlanılmadığı; yapılması önerilen testlerde «olumsuz» sonuç olması halinde ve anne adayı yaşının 35 yaş ve üzerinde olması halinde amniyosentez önerisi gerektiği; davacı-anne ve/veya babanın gebelik esnasında yapılması istenen bu testlere itiraz ettiğine dair herhangi bir tutanağa da dosyada rastlanılmadığı, dolayısıyla, gebeliğin takibinde hekim ve hastane ihmalinin olduğu, bu sürecin sonunda davacı ...'nın «down sendromlu» olarak doğduğu; 12/01/2013 doğumlu ...'nın down sendromuna bağlı olarak gelişen fonksiyon «kısıtlıkları» ve arazları kapsamında, meslekte kazanma gücündeki azalma oranını %100 olarak bulunduğu, bakıcıya ihtiyacı olduğu gerekçesiyle davacı ... tarafından, davalı aleyhine açılan «maddi tazminat» davasının kabulü ile, 280.000,00 TL maddi tazminatın 16/01/2015 dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 60.000,0 …
… alı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları cevap dilekçesinde belirtmediği, istinaf dilekçesi ekinde sunduğu delillere cevap dilekçesinde dayanmadığı, «mazeret» beyan etmeksizin hiç bir duruşmaya katılmadığı gibi alınan bilirkişi raporlarına da itiraz etmediği, yasal süresi içinde «ıslah» dilekçesine karşı da cevap vermediği, bu nedenle davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği delillerin incelenemeyeceği, dava dışı sigortalı doktorun hamileliğin takibinde «down sendromunun» teşhisi için gerekli olan tarama testlerinin yapılmasını talep ettiğine ilişkin hasta dosyasında kayıt bulunmadığı, bunların yapılmasının, yapılmaması halinde oluşacak risklerin hastaya bildirildiği ve bu hususların takibinin yapıldığı ispatlanamadığından kusurlu olduğu, «sigorta poliçesi» kapsamında «rizikonun» gerçekleştiği, doktor hakkında idari veya cezai soruşturma açılmadığı ve bu doktor hakkında ayrı bir dava açılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:down sendromu · tıbbi kötü uygulama · poliçe limiti · mazeret · kısıtlılık · riziko · ek prim · iş bölümü
Benzer bu kararda… alı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları cevap dilekçesinde belirtmediği, istinaf dilekçesi ekinde sunduğu delillere cevap dilekçesinde dayanmadığı, «mazeret» beyan etmeksizin hiç bir duruşmaya katılmadığı gibi alınan bilirkişi raporlarına da itiraz etmediği, yasal süresi içinde «ıslah» dilekçesine karşı da cevap vermediği, bu nedenle davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği delillerin incelenemeyeceği, dava dışı sigortalı doktorun hamileliğin takibinde «down sendromunun» teşhisi için gerekli olan tarama testlerinin yapılmasını talep ettiğine ilişkin hasta dosyasında kayıt bulunmadığı, bunların yapılmasının, yapılmaması halinde oluşacak risklerin hastaya bildirildiği ve bu hususların takibinin yapıldığı ispatlanamadığından kusurlu olduğu, «sigorta poliçesi» kapsamında «rizikonun» gerçekleştiği, doktor hakkında idari veya cezai soruşturma açılmadığı ve bu doktor hakkında ayrı bir dava açılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf …
… ı ve kombine testin dosyada görülmediği; 16-20 haftalar arasında yapılması önerilen materyal serum AFB testine dosyada rastlanılmadığı; yapılması önerilen testlerde «olumsuz» sonuç olması halinde ve anne adayı yaşının 35 yaş ve üzerinde olması halinde amniyosentez önerisi gerektiği; davacı-anne ve/veya babanın gebelik esnasında yapılması istenen bu testlere itiraz ettiğine dair herhangi bir tutanağa da dosyada rastlanılmadığı, dolayısıyla, gebeliğin takibinde hekim ve hastane ihmalinin olduğu, bu sürecin sonunda davacı ...'nın «down sendromlu» olarak doğduğu; 12/01/2013 doğumlu ...'nın down sendromuna bağlı olarak gelişen fonksiyon «kısıtlıkları» ve arazları kapsamında, meslekte kazanma gücündeki azalma oranını %100 olarak bulunduğu, bakıcıya ihtiyacı olduğu gerekçesiyle davacı ... tarafından, davalı aleyhine açılan «maddi tazminat» davasının kabulü ile, 280.000,00 TL maddi tazminatın 16/01/2015 dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 60.000,0 …
Dosya kapsamında bulunan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi incelendiğinde, ilk sayfasında «poliçe limitlerine» dair açıklamaya ve «prim» tutarına, devamında ise Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına yer verildiği görülmüştür.
2- Dava, «tıbbi kötü uygulama» nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18228 E. , 2013/22772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.07.2012 tarih ve 2012/5-2012/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; eşi ...'un bankacı olması nedeniyle 2006 yılından bu yana kendisinin evlilik münasebeti ile 2010 yılında Koç Allianz Sigorta A.Ş.'de özel sağlık sigortası kapsamına alındığını, tarafına 7350643 sayılı sağlık kartı gönderildiğini, başkaca herhangi bir evrak gönderilmediğini, kartın gönderilmesinden bir süre sonra hamile kaldığını, bu dönemde davalı ... şirketini aradığını ve doğum teminatlı olarak girilmiş olan bir poliçenin mevcut olduğunu,herhangi bir doktora muayene olabileceğini, faturaların gönderilmesi halinde fatura tutarının %70'nin tarafına ödeneceğinin söylendiğini, doğumunun yaklaştığında davalı şirkete anlaşmalı hastanelerin sorulduğunu, kendisine Ege Sağlık Hastanesi ve Egepol hastaneleri ile anlaşmalı olduğunun söylendiğini, doğumdan sonra 23/07/2011 tarihinde hastaneden çıkarken eşi tarafından hastanenin muhasebe servisine gidildiğinde sigortasının doğum teminatını kapsamadığı dolayısıyla tüm ücreti peşin almak istediklerini söyleyen yetkililer karşısında şok olduğunu, bunun üzerine defalarca davalı şirketi aradıklarını kendilerine olumsuz cevap verdiklerini ileri sürerek tüm bu nedenlerle davalı şirket işlemleri ile beyanlarına itibar edilerek ödemek zorunda kaldığı 3.895,00 TL'nin tarafına beyan edilen %70'lik kısmı olan 2.726,50 TL'nin şirketten ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte ve tüm bu sıkıntıları yaşamalarına sebebiyet vererek kendilerini yaklaşık 6 aydır oyalamaları nedeniyle manevi üzüntüsünün telafisi için 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının eşi ...'un HSBC Bank A.Ş. çalışanı olması sebebi ile müvekkili şirket tarafından ilgili banka ile akdedilen Grup Sağlık Sigortası Poliçesi kapsamında sigortalandığını, anılan şahsın sigorta giriş tarihinin 20/06/2010 olup gebelik için bekleme süresi olan 12 ayın 20/06/2011 tarihinde bittiğini, bekleme süresinin gelmesine rağmen sehven tetkiklerin faturalarının %70 oranında müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bundan sonra doğuma ilişkin olarak müvekkili şirkete başvuru yapıldığında ise gebelik döneminin 12 aylık bekleme süresi içerisinde gerçekleştiği fark edilerek ilgili hastaneye ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın ilk olarak 20/06/2010 tarihinde sigorta teminatları kapsamına alındığını, Grup Özel Sağlık Sigortası özel şartları ve protokolü gereği hamileliliğin başlangıcının da 21/06/2011 tarihi ve sonrası olmasının gerektiğini, davacı yanın hamileliğinin başlangıç tarihinin 21/06/2011'den önce olduğunu, davacı yanın yaptırmış olduğu 2 adet tahlilin bedelinin de 21/06/2011 tarihinden önce olması nedeniyle teminat dışında kalmakla birlikte bu bedellerin davalı ... şirketi tarafından ödenmesinin sigorta hukukunda "lütuf ödemesi" olarak kabul edileceğini, akdedilmiş sigorta sözleşmesi ve ayrılmaz eki olan özel şartlar ile protokol gereği gebelik teminatının sigortalandıktan 12 ay sonra başlamasının kararlaştırılmış olması nedeni ile davacı yanın hamilelik ve doğumuna dair masrafların ilk yıl için teminat dışında kaldığını, teminat dışında olan hamilelik ve doğum masraflarının, bu teminat dışı hale dair daha önce ödenen tahlil bedellerini yada tek başına müşteri temsilcisinin hatalı bilgi vermesi nedeni ile teminat içine alınmasının kabul edilemeyeceği, bununla beraber davalı şirket personelinin yanlış yönlendirmesi sonucu davacının edindiği "güven" hissinin sarsıldığı varsayılsa da davacının zaten doğmamış bir hakka güvenerek hareket ettiği, doğmamış bir hakkın yasal sonuçlarının da olamayacağı, bu nedenle Eski Borçlar Kanunu Madde 49 ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58.
maddesinde düzenlenen "manevi tazminat" şartlarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı; kararı temyiz etmiştir.
28/10/2007 tarih ve 26684 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca anılan yönetmeliğin 1 ve 7. maddelerinde düzenlenen bilgilendirme yükümlülüğünün somut uyuşmazlık bakımından mahkemece tartışılmaksızın davacının hamileliğinin sigorta sözleşmesinde yazılı teminat muafiyeti döneminde meydana gelmesi nedeniyle hamilelik ve doğum masraflarının poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571036500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz