Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15989 E. 2013/22520 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makul süre↗ ticaret sicili tescili↗ ticaret unvanı↗ ticaret sicili↗ terkin↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, her iki şirketin iştigal alanlarının farklı olduğu, davalının ticaret sicilinde tescilli şekliyle ticaret unvanını aynen kullandığı gibi, internet sitesindeki adının da Dizayn Vida olarak kullanıldığı, bu nedenle davacı şirket ile karışıklığa sebep olamayacağı, unvanlardaki baştaki ilk kelime ortak olsa dahi iştigal alanlarının farklı olması sebebiyle karıştırılmanın söz konusu olmayacağı, kaldı ki her iki şirketin de İstanbul'da faaliyet gösterdikleri, davalı şirketin 06.01.2006 tarihinde ticaret siciline tescilinin yapıldığı, 18.01.2006 tarihli ticaret sicil gazetesinde de tescil ilanının bulunduğu, davacının 4 yıl gibi bir süreyle dava açmayarak davalının dizayn ibaresini unvanında kullanmasına ses çıkarmadığı, sessiz kalmak suretiyle dava açma süresini geçirdiği, unvan terkini talepli dava açılmasının tescil ve ilan tarihinden itibaren makul süre olan 3 yıl içerisinde açılması gerektiği, davadaki tazminat talebinin ve haksız rekabet talebinin de yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15228 E. 2013/13014 K.
Ortak:makul süre · ticaret sicili tescili · ticaret unvanı · ticaret sicili · terkin · ilan · haksız rekabet · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, her iki şirketin iştigal alanlarının farklı olduğu, davalının ticaret sicilinde tescilli şekliyle «ticaret unvanını» aynen kullandığı gibi, internet sitesindeki adının da Dizayn Vida olarak kullanıldığı, bu nedenle davacı şirket ile karışıklığa sebep olamayacağı, unvanlardaki baştaki ilk kelime ortak olsa dahi iştigal alanlarının farklı olması sebebiyle karıştırılmanın söz konusu olmayacağı, kaldı ki her iki şirketin de İstanbul'da faaliyet gösterdikleri, davalı şirketin 06.01.2006 tarihinde «ticaret siciline tescilinin» yapıldığı, 18.01.2006 tarihli ticaret sicil gazetesinde de tescil «ilanının» bulunduğu, davacının 4 yıl gibi bir süreyle dava açmayarak davalının dizayn ibaresini unvanında kullanmasına ses çıkarmadığı, sessiz kalmak suretiyle dava açma süresini geçirdiği, unvan «terkini» talepli dava açılmasının tescil ve ilan tarihinden itibaren «makul süre» olan 3 yıl içerisinde açılması gerektiği, davadaki tazminat talebinin ve «haksız rekabet» talebinin de yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen ned …
Benzer bu karardaMahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her iki şirketin iştigal alanlarının farklı olduğu, davalının ticaret sicilinde tescilli şekliyle «ticaret unvanını» aynen kullandığı gibi, internet sitesindeki adının da Dizayn Vida olarak kullanıldığı, bu nedenle davacı şirket ile karışıklığa sebep olamayacağı, unvanlardaki baştaki ilk kelime ortak olsa dahi iştigal alanlarının farklı olması sebebiyle karıştırılmanın söz konusu olmayacağı, kaldı ki her iki şirketin de İstanbul'da faaliyet gösterdikleri, davalı şirketin 06.01.2006 tarihinde «ticaret siciline tescilinin» yapıldığı, 18.01.2006 tarihli ticaret sicil gazetesinde de tescil «ilanının» bulunduğu, davacının 4 yıl gibi bir süreyle dava açmayarak davalının dizayn ibaresini unvanında kullanmasına ses çıkarmadığı, sesiz kalmak suretiyle dava açma süresini geçirdiği, unvan «terkini» talepli dava açılmasının tescil ve ilan tarihinden itibaren «makul süre» olan 3 yıl içerisinde açılması gerektiği, davadaki tazminat talebinin ve «haksız rekabet» talebinin de yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… aya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar "DİZAYN" ibaresinin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. maddesine dayalı olarak davalıya ait ticaret unvanından «terkini» davasında, dava konusu unvanın «ticaret siciline tescili» tarihiyle davanın açıldığı tarih arasındaki 3 yıllık sürenin, 4721 sayılı Medeni Kanun’un 2. maddesi anlamında uzunca bir süre sessiz kalınması sonucu dava «hakkının kötüye kullanılması» olarak nitelendirilmesi mümkün olamayacağından mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesi isabetli olmamakla birlikte, tarafların ana sözleşmelerinde belirtilen iştigal …
… z kazanç elde ettiğini, tüketicilerin davalı şirketi müvekkili şirket ile bağlantılı olarak karıştırdığını ileri sürerek, marka tecavüzü suretiyle meydana getirilen «haksız rekabetin» önlenmesini, markaya tecavüz eylemlerinin durdurulmasını, tecavüze konu katalog, broşür vb. evraklara el konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın, «reeskont faizi» ile davalıdan tahsilini, davalının şirket adı olarak kullandığı "DİZAYN" adının ticaret sicilinden terkinini ve silinmesini, hükmün «ilanını» talep ve dava etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · reeskont faizi
Benzer bu kararda… z kazanç elde ettiğini, tüketicilerin davalı şirketi müvekkili şirket ile bağlantılı olarak karıştırdığını ileri sürerek, marka tecavüzü suretiyle meydana getirilen «haksız rekabetin» önlenmesini, markaya tecavüz eylemlerinin durdurulmasını, tecavüze konu katalog, broşür vb. evraklara el konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın, «reeskont faizi» ile davalıdan tahsilini, davalının şirket adı olarak kullandığı "DİZAYN" adının ticaret sicilinden terkinini ve silinmesini, hükmün «ilanını» talep ve dava etmiştir.
… aya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar "DİZAYN" ibaresinin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. maddesine dayalı olarak davalıya ait ticaret unvanından «terkini» davasında, dava konusu unvanın «ticaret siciline tescili» tarihiyle davanın açıldığı tarih arasındaki 3 yıllık sürenin, 4721 sayılı Medeni Kanun’un 2. maddesi anlamında uzunca bir süre sessiz kalınması sonucu dava «hakkının kötüye kullanılması» olarak nitelendirilmesi mümkün olamayacağından mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesi isabetli olmamakla birlikte, tarafların ana sözleşmelerinde belirtilen iştigal …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7914 E. 2011/7383 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, her iki şirketin iştigal alanlarının farklı olduğu, davalının ticaret sicilinde tescilli şekliyle «ticaret unvanını» aynen kullandığı gibi, internet sitesindeki adının da Dizayn Vida olarak kullanıldığı, bu nedenle davacı şirket ile karışıklığa sebep olamayacağı, unvanlardaki baştaki ilk kelime ortak olsa dahi iştigal alanlarının farklı olması sebebiyle karıştırılmanın söz konusu olmayacağı, kaldı ki her iki şirketin de İstanbul'da faaliyet gösterdikleri, davalı şirketin 06.01.2006 tarihinde «ticaret siciline tescilinin» yapıldığı, 18.01.2006 tarihli ticaret sicil gazetesinde de tescil «ilanının» bulunduğu, davacının 4 yıl gibi bir süreyle dava açmayarak davalının dizayn ibaresini unvanında kullanmasına ses çıkarmadığı, sessiz kalmak suretiyle dava açma süresini geçirdiği, unvan «terkini» talepli dava açılmasının tescil ve ilan tarihinden itibaren «makul süre» olan 3 yıl içerisinde açılması gerektiği, davadaki tazminat talebinin ve «haksız rekabet» talebinin de yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen ned …
Benzer bu kararda1- Dava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan İLKE YAPI ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, her ne kadar davacı unvan üzerinde üstün hak sahibi ise de davalı Irvey İnş.
TTK’nun 43/2. maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekir ise de dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalınması halinde sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» olacağından MK.
… ibaresinin aynı olduğu, davacı şirketin Ankara’da, davalı şirketin İstanbul’da faaliyet göstermesi nedeniyle davacı tarafın davalının unvanından haberdar olduğu ve «rıza» gösterdiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tescilli unvanın kullanılması «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğinden, haksız rekabetin men'i ve manevi tazminat isteklerinin reddine, davalı şirketin ticaret unvanından İLKE kelimesinin çıkarılmasına karar veri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · eş rızası · kâr kaybı · taşıyan · iltibas
Benzer bu karardaTTK’nun 43/2. maddesi uyarınca davalının «iltibası» önleyici ibareler «taşıyan» «ticaret unvanı» alması gerekir ise de dava konusu olayda olduğu gibi davacının «ilan» nedeniyle bilmek durumda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalınması halinde sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» olacağından MK.
… ibaresinin aynı olduğu, davacı şirketin Ankara’da, davalı şirketin İstanbul’da faaliyet göstermesi nedeniyle davacı tarafın davalının unvanından haberdar olduğu ve «rıza» gösterdiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tescilli unvanın kullanılması «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğinden, haksız rekabetin men'i ve manevi tazminat isteklerinin reddine, davalı şirketin ticaret unvanından İLKE kelimesinin çıkarılmasına karar veri …
1- Dava, davalının «ticaret unvanının» esas unsuru olan İLKE YAPI ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» istemine ilişkin olup, her ne kadar davacı unvan üzerinde üstün hak sahibi ise de davalı Irvey İnş.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15989 E. , 2013/22520 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2012 gün ve 2010/11-2012/116 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/06/2013 gün ve 2012/15228-2013/13014 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 1987 yılında kurulan müvekkili şirketin "DİZAYN" adıyla onlarca tescilli markasının bulunduğunu, müvekkili markasının aynı zamanda TPE nezdinde tanınmış marka statüsünde olduğunu, davalı tarafın faaliyet olarak gösterdiği, makine, vida ve kovan emtialarında, müvekkili şirketin markalarının tescilli bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin tanınmışlığından istifade ederek, haksız kazanç elde ettiğini, tüketicilerin davalı şirketi müvekkili şirket ile bağlantılı olarak karıştırdığını ileri sürerek, marka tecavüzü suretiyle meydana getirilen haksız rekabetin önlenmesini, markaya tecavüz eylemlerinin durdurulmasını, tecavüze konu katalog, broşür vb. evraklara el konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın, reeskont faizi ile davalıdan tahsilini, davalının şirket adı olarak kullandığı "DİZAYN" adının ticaret sicilinden terkinini ve silinmesini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, her iki şirketin iştigal alanlarının farklı olduğu, davalının ticaret sicilinde tescilli şekliyle ticaret unvanını aynen kullandığı gibi, internet sitesindeki adının da Dizayn Vida olarak kullanıldığı, bu nedenle davacı şirket ile karışıklığa sebep olamayacağı, unvanlardaki baştaki ilk kelime ortak olsa dahi iştigal alanlarının farklı olması sebebiyle karıştırılmanın söz konusu olmayacağı, kaldı ki her iki şirketin de İstanbul'da faaliyet gösterdikleri, davalı şirketin 06.01.2006 tarihinde ticaret siciline tescilinin yapıldığı, 18.01.2006 tarihli ticaret sicil gazetesinde de tescil ilanının bulunduğu, davacının 4 yıl gibi bir süreyle dava açmayarak davalının dizayn ibaresini unvanında kullanmasına ses çıkarmadığı, sessiz kalmak suretiyle dava açma süresini geçirdiği, unvan terkini talepli dava açılmasının tescil ve ilan tarihinden itibaren makul süre olan 3 yıl içerisinde açılması gerektiği, davadaki tazminat talebinin ve haksız rekabet talebinin de yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570990500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz