Fon bankası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7604 E. 2013/22667 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fon bankası↗ borcun üstlenilmesi↗ 3095 sayılı kanun↗ ihbar olunan↗ ara karar↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ kâr payı↗ havale↗ harç↗ dahili dava↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu işbu ceza hükmünün Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357
sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen karara göre, ... ve Yurtbank A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, Yurtbank A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.822,00 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince avans faizi ile birlikte davalı ...den alınıp davacı ...'ya ödenmesine, 6.800,00 TL'nin 17.09.1999 tarihinden, 3.050,00 TL'nin 25.11.1999 tarihinden, 2.274,00 TL'nin 30.11.1999 tarihinden ve 6.220,00 TL'nin ise 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca avans faizi ile birlikte davalı ...den alınıp davacılar ... ve ...'ye ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. ve ihbar olunan TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava dosyasının incelenmesinden; davacının 26.04.2012 havale tarihli dava dilekçesinde davacı olarak ... görülmekte, dava ...ye yöneltilmekte ve dilekçesinin netice ve talep kısmında 24.166 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmektedir. Hal böyle iken 27.11.2012 tarihli bilirkişi heyeti raporu dosyaya ibraz edildikten sonra bu rapordakiler tespitler ışığında 26.12.2012 tarihli duruşmaya katılan ... hakim huzurunda alınan imzalı beyanıyla dava konusu yapılan hesaplardan 4 adedinin müşterek hesap olduğunu ve davaya katılmak istediğini bildirmiş ve bu celsede tesis edilen ara kararla “davacı vekiline ve davaya katılmak isteyen ...'ye ait vekaletnamesini sunmak ve dahili davacı dilekçesini davalı tarafa sunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine” karar verilmiştir. Bu doğrultuda 03.01.2013 tarihli dilekçeyle Av. ... katılma dilekçesini ve müvekkili ...'ye ait vekaletnamesini dosyaya sunmuş ve katılma dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir.Ancak dilekçe ekinde sadece vekalet harcına ilişkin bir makbuz bulunmakta olup, başkaca bir makbuza da rastlanmamıştır. Öte yandan; hukukumuzda “dahili davacı” biçiminde tarif edilebilecek bir kurum bulunmamakta olup, açılan bir davada davacının yanında dahili davacı olarak davaya dahil olmak mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ... Yüce müşterek hesaplarla ilgili olarak sadece kendi payı için dava açabilir ve dava kendi payı için açılmış bir dava olarak neticelendirilmelidir. Dava açıldıktan sonra müşterek hesap sahibi olduğundan bahisle ... yönünden de dahili davacı sıfatı yüklenerek bu dava dosyası üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiş, fer'i müdahil vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3- Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Yurbank A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son ING Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Yurt Bank A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek borcu üstlenen TMSF, gerekse bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6917 E. 2012/13422 K.
Ortak:dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu işbu ceza hükmünün Yargıtay 7.
… arara göre, ... ve Yurtbank A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, Yurtbank A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.822,00 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince «avans faizi» ile birlikte davalı ...den alınıp davacı ...'ya ödenmesine, 6.800,00 TL'nin 17.09.1999 tarihinden, 3.050,00 TL'nin 25.11.1999 tarihinden, 2.274,00 TL'nin 30.11.199 …
3- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Yurbank A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Yurt Bank A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek «borcu üstlenen» TMSF, gerekse bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde …
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ...
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacıların alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacıların alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çe …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11250 E. 2012/3059 K.
Ortak:dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu işbu ceza hükmünün Yargıtay 7.
… arara göre, ... ve Yurtbank A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, Yurtbank A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.822,00 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince «avans faizi» ile birlikte davalı ...den alınıp davacı ...'ya ödenmesine, 6.800,00 TL'nin 17.09.1999 tarihinden, 3.050,00 TL'nin 25.11.1999 tarihinden, 2.274,00 TL'nin 30.11.199 …
3- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Yurbank A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Yurt Bank A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek «borcu üstlenen» TMSF, gerekse bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde …
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan ...hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, ...ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak ...tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
3- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12361 E. 2010/12420 K.
Ortak:dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu işbu ceza hükmünün Yargıtay 7.
… arara göre, ... ve Yurtbank A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, Yurtbank A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.822,00 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince «avans faizi» ile birlikte davalı ...den alınıp davacı ...'ya ödenmesine, 6.800,00 TL'nin 17.09.1999 tarihinden, 3.050,00 TL'nin 25.11.1999 tarihinden, 2.274,00 TL'nin 30.11.199 …
3- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Yurbank A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Yurt Bank A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek «borcu üstlenen» TMSF, gerekse bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde …
Benzer bu karardaA.Ş’nin külli halefi Yurtbank A.Ş’nin yöneticisi olan ve bu davada davalı gösterilen ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza kararı Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen karar gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılarak «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bu durum karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK'nun 53 ncü maddesi çerçevesinde dikkate alınmak suretiyle, aynı yasanın 41 ve TTK'nun 321/«son» maddeleri uyarınca Yurtbank A.Ş’nin külli halefi olan davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu kararda1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve hesabın açıldığı bankanın dava açılmadan önce TMSF tarafından davalı ...'a devredilmiş olması nedeniyle TMSF'na «husumet» yöneltilemeyecek olmasına göre davacı vekilinin TMSF'na yönelik karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2783 E. 2012/9074 K.
Ortak:dolandırıcılık · havale · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu işbu ceza hükmünün Yargıtay 7.
… arara göre, ... ve Yurtbank A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, Yurtbank A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.822,00 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince «avans faizi» ile birlikte davalı ...den alınıp davacı ...'ya ödenmesine, 6.800,00 TL'nin 17.09.1999 tarihinden, 3.050,00 TL'nin 25.11.1999 tarihinden, 2.274,00 TL'nin 30.11.199 …
2- Ancak, dava dosyasının incelenmesinden; davacının 26.04.2012 «havale» tarihli dava dilekçesinde davacı olarak ... görülmekte, dava ...ye yöneltilmekte ve dilekçesinin netice ve talep kısmında 24.166 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmektedir.
Benzer bu kararda… cının, dava tarihine kadar kendisine verilen hesap cüzdanına karşı bir itirazda bulunmadığı, davacının istek ve iradesiyle davalı bankaca dava dışı Off Shore Bank'a «havale» çıkartılmış bulunduğu, dayanak talimattaki imzanın davacının eli ürünü olduğu, davalı nezdinde açılmış vadeli bir hesap ya da davacıya karşı yapılmış bir «taahhüt» bulunmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… de, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · pasif husumet yokluğu · eş rızası · pasif husumet · husumet yokluğu · taahhütname · husumet
Benzer bu kararda… cının, dava tarihine kadar kendisine verilen hesap cüzdanına karşı bir itirazda bulunmadığı, davacının istek ve iradesiyle davalı bankaca dava dışı Off Shore Bank'a «havale» çıkartılmış bulunduğu, dayanak talimattaki imzanın davacının eli ürünü olduğu, davalı nezdinde açılmış vadeli bir hesap ya da davacıya karşı yapılmış bir «taahhüt» bulunmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının «rızası» dışında Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, davacının kendi iradesi ile dava dışı Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına parayı yatırdığı kabul edilerek, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılardan Ali Balkaner hakkındaki davanın ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve Balkaner Holding A.Ş.'nin gerekse Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş.'nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7673 E. 2011/8740 K.
Ortak:dolandırıcılık · havale · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu işbu ceza hükmünün Yargıtay 7.
… arara göre, ... ve Yurtbank A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, Yurtbank A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.822,00 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince «avans faizi» ile birlikte davalı ...den alınıp davacı ...'ya ödenmesine, 6.800,00 TL'nin 17.09.1999 tarihinden, 3.050,00 TL'nin 25.11.1999 tarihinden, 2.274,00 TL'nin 30.11.199 …
2- Ancak, dava dosyasının incelenmesinden; davacının 26.04.2012 «havale» tarihli dava dilekçesinde davacı olarak ... görülmekte, dava ...ye yöneltilmekte ve dilekçesinin netice ve talep kısmında 24.166 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı Holding’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… de, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı . …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · aciz vesikası · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5615 E. 2012/14874 K.
Ortak:dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu işbu ceza hükmünün Yargıtay 7.
… arara göre, ... ve Yurtbank A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, Yurtbank A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.822,00 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince «avans faizi» ile birlikte davalı ...den alınıp davacı ...'ya ödenmesine, 6.800,00 TL'nin 17.09.1999 tarihinden, 3.050,00 TL'nin 25.11.1999 tarihinden, 2.274,00 TL'nin 30.11.199 …
3- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Yurbank A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Yurt Bank A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek «borcu üstlenen» TMSF, gerekse bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde …
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · yargı yolu · aciz vesikası · tüzel kişilik · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… a yanıltıldığını iddia ettiği, davacının yüksek faiz oranı nedeniyle off shore hesabını tercih ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının, davalı bankadan ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan Yurt Security Ltd'den alacağını tahsil etmesinin gerektiği, bu şirkete başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulunmasının mümkün olmadığı, davanın «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Bankası hakkında açılan dava atiye «terk» edildiğinden bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı Yurt Security Offshore hakkında açılan davanın atiye «terk» ettiğinden karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
… re, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı TMSF hakkındaki davanın «yargı yolu» nedeniyle reddi gerekirken erken açılması nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru olmakla davalı TMSF ve davalı …
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7290 E. 2012/14988 K.
Ortak:dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu işbu ceza hükmünün Yargıtay 7.
… arara göre, ... ve Yurtbank A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, Yurtbank A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.822,00 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince «avans faizi» ile birlikte davalı ...den alınıp davacı ...'ya ödenmesine, 6.800,00 TL'nin 17.09.1999 tarihinden, 3.050,00 TL'nin 25.11.1999 tarihinden, 2.274,00 TL'nin 30.11.199 …
3- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Yurbank A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Yurt Bank A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek «borcu üstlenen» TMSF, gerekse bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde …
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · aciz vesikası
Benzer bu kararda… ı bir yön bulunmamasına ve davalı TMSF hakkındaki davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine dair verilen karar doğru değil ise de; davalı TMSF yönünden davanın «yargı yolu» nedeniyle reddi gerekip, verilen kararın sonucu itibariyle doğru olmasına göre davalı TMSF ve davalı ING BANK AŞ vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmişt …
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7604 E. , 2013/22667 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.03.2013 tarih ve 2012/115-2013/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. ve ihbar olunan TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29.11.1999 tarihinde 5.822 TL parasını %83 faizle 35 gün vadeli, 17.09.1999 tarihinde 6.800 TL parasını %90 faiz ile 97 gün vadeli, 25.11.1999 tarihinde 3.050 TL parasını %85 faiz ile 62 gün vadeli, 30.11.1999 tarihinde 2.274 TL parasını %86 faiz ile 62 gün vadeli ve 23.11.1999 tarihinde 6.220 TL parasını %85 faiz ile 63 gün vadeli olarak Yurtbank hesabına yatırdığını, bu bankanın söz konusu parayı Yurt Security Off Shore Bank hesabına aktardığını, bu şekilde Balkaner grubu şirketlerine usulsüz şekilde para aktarımı yapıldığını, Yurtbank yönetimine BDDK tarafından el konularak yönetiminin TMSF’ye devredildiğini, bu bankanın daha sonra davalı ...Ş. tarafından devralındığını ileri sürerek, 5 ayrı hesaptan dolayı yatırılan toplam 24.166 TL tutarındaki mevduatın bankaya yatırıldığı tarihlerden vade sonlarına kadar akdi faizle, vade sonlarından fiili ödeme tarihine kadar ise 3095 sayılı yasanın 2.
madde hükmü uyarınca akdi faizden az olmamak temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili ve ihbar olunan TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu işbu ceza hükmünün Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357
sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen karara göre, ... ve Yurtbank A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, Yurtbank A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.822,00 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince avans faizi ile birlikte davalı ...den alınıp davacı ...'ya ödenmesine, 6.800,00 TL'nin 17.09.1999 tarihinden, 3.050,00 TL'nin 25.11.1999 tarihinden, 2.274,00 TL'nin 30.11.1999 tarihinden ve 6.220,00 TL'nin ise 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca avans faizi ile birlikte davalı ...den alınıp davacılar ...
ve ...'ye ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. ve ihbar olunan TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava dosyasının incelenmesinden; davacının 26.04.2012 havale tarihli dava dilekçesinde davacı olarak ... görülmekte, dava ...ye yöneltilmekte ve dilekçesinin netice ve talep kısmında 24.166 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmektedir. Hal böyle iken 27.11.2012 tarihli bilirkişi heyeti raporu dosyaya ibraz edildikten sonra bu rapordakiler tespitler ışığında 26.12.2012 tarihli duruşmaya katılan ... hakim huzurunda alınan imzalı beyanıyla dava konusu yapılan hesaplardan 4 adedinin müşterek hesap olduğunu ve davaya katılmak istediğini bildirmiş ve bu celsede tesis edilen ara kararla “davacı vekiline ve davaya katılmak isteyen ...'ye ait vekaletnamesini sunmak ve dahili davacı dilekçesini davalı tarafa sunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine” karar verilmiştir.
Bu doğrultuda 03.01.2013 tarihli dilekçeyle Av. ... katılma dilekçesini ve müvekkili ...'ye ait vekaletnamesini dosyaya sunmuş ve katılma dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir.Ancak dilekçe ekinde sadece vekalet harcına ilişkin bir makbuz bulunmakta olup, başkaca bir makbuza da rastlanmamıştır. Öte yandan; hukukumuzda “dahili davacı” biçiminde tarif edilebilecek bir kurum bulunmamakta olup, açılan bir davada davacının yanında dahili davacı olarak davaya dahil olmak mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ... Yüce müşterek hesaplarla ilgili olarak sadece kendi payı için dava açabilir ve dava kendi payı için açılmış bir dava olarak neticelendirilmelidir. Dava açıldıktan sonra müşterek hesap sahibi olduğundan bahisle ...
yönünden de dahili davacı sıfatı yüklenerek bu dava dosyası üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiş, fer'i müdahil vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3- Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Yurbank A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son ING Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Yurt Bank A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek borcu üstlenen TMSF, gerekse bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka ve fer'i müdahil yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...ye iadesine, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570840900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz