Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8977 E. 2013/22547 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
varşova konvansiyonu↗ taşıyıcı↗ kusur↗ dava sebebi↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı yolcuların somut olayda herhangi bir kusurlarının olmadığı, içinde bulundukları özel durum itibariyle daha çok özel ve ilgiye muhtaç oldukları, konvansiyonun 19 maddesinin gecikmeden kaynaklanan manevi zararı da kapsayacağı, manevi zarar için belirlenecek bir miktarın taraflardan biri açısından ceza oluşturmayacağı gibi diğer taraf içinde zenginleşmeye sebep olmayacağı, manevi huzuru sağlayacak miktarda olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile her bir davacı yönünden 1.750,00'şer TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.03.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava yoluyla yolcu taşımadan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda, davalının Varşova Konvansiyonu hükümleri ve bilet satışları muvacehesinde, dava konusu olaydaki aksaklıktan sorumlu olmayacağı, seferin geç icra edilmesinin sebebinin ağır kış şartları olduğu, mücbir sebebin söz konusu olması sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunmayacağı belirtilmiştir.
Varşova Konvansiyonu’nun 20. maddesi uyarınca taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Bu durumda, Münih Havaalanından kalkışın gecikmesinin mücbir sebepten kaynaklandığı belirlendiğine ve davacılar tarafından davalının müşteri memnuniyeti ve sivil havacılık kuralları çerçevesindeki telafi edici tekliflerinin kabul edilmemiş olduğunun anlaşılmasına göre; yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10971 E. 2011/3394 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaVarşova Konvansiyonu’nun 20. maddesi uyarınca «taşıyıcı», kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu’nun 20. maddesi uyarınca «taşıyıcı», kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davcıların taşıma anlaşmasında kararlaştırılan yere davalının kusuruyla taşınamadıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.200,00 TL «maddi tazminat» ile her bir davacı için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12788 E. 2013/22333 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaVarşova Konvansiyonu’nun 20. maddesi uyarınca «taşıyıcı», kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle «ihbar süresi» içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı «yazılı ihbarın» 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «yazılı ihbarının» «ihbar süresi» geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, «taşıyıcının» «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını «ibraz» etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı ihbar · ihbar süresi · geç teslim · ihbar · kötüniyet · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «yazılı ihbarının» «ihbar süresi» geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, «taşıyıcının» «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını «ibraz» etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle «ihbar süresi» içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı «yazılı ihbarın» 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «geç teslimden» doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekili tarafından «ibraz» edilen e-posta yazışmalarının Varşova Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde yazılı bildirim kabul edilip edilemeyeceği konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8977 E. , 2013/22547 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.01.2013 tarih ve 2012/130-2013/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ... ve ...'ın enişteleri Ferman Yılmaz'ın 08.03.2006 tarihinde Münih’te vefat ettiğini, cenaze ile birlikte Türkiye'ye gelmek için davalı şirketten İstanbul aktarmalı Münih-Ankara bileti aldıklarını, bu bilette belirtilen varış saatine göre cenazenin nakledileceği Reşadiye'ye ulaşım için otobüs ve ambulans tuttuklarını, Münih'ten kalkan uçağın gecikmeli olarak İstanbul'a saat 23.30'da vardığını, İstanbul-Ankara uçağı henüz kalkmadığı halde müvekkillerinin bu uçağa alınmadıklarını, davalı şirket personelinin davacıların içinde bulundukları duruma ve cenazelerine saygılı davranmadığını, davacıların yanlarındaki cenaze ile birlikte otobüsle Reşadiye'ye gitmek zorunda kaldıklarını, davalı şirketin kusurlu davranışı ile davacıların seyahat özgürlüğüne ve kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu ileri sürerek, davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin uçuş süresi içindeki gecikmelerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, gecikmenin taşıyıcının kontrolü dışında hava şartları sebebiyle uçağın Münih havaalanından kalkışının gecikmesinden kaynaklandığını, manevi tazminatın koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı yolcuların somut olayda herhangi bir kusurlarının olmadığı, içinde bulundukları özel durum itibariyle daha çok özel ve ilgiye muhtaç oldukları, konvansiyonun 19 maddesinin gecikmeden kaynaklanan manevi zararı da kapsayacağı, manevi zarar için belirlenecek bir miktarın taraflardan biri açısından ceza oluşturmayacağı gibi diğer taraf içinde zenginleşmeye sebep olmayacağı, manevi huzuru sağlayacak miktarda olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile her bir davacı yönünden 1.750,00'şer TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.03.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava yoluyla yolcu taşımadan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda, davalının Varşova Konvansiyonu hükümleri ve bilet satışları muvacehesinde, dava konusu olaydaki aksaklıktan sorumlu olmayacağı, seferin geç icra edilmesinin sebebinin ağır kış şartları olduğu, mücbir sebebin söz konusu olması sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunmayacağı belirtilmiştir.
Varşova Konvansiyonu’nun 20. maddesi uyarınca taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Bu durumda, Münih Havaalanından kalkışın gecikmesinin mücbir sebepten kaynaklandığı belirlendiğine ve davacılar tarafından davalının müşteri memnuniyeti ve sivil havacılık kuralları çerçevesindeki telafi edici tekliflerinin kabul edilmemiş olduğunun anlaşılmasına göre; yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570578700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz