Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5500 E. 2013/22539 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma sözleşmesi↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesindeki taşıma miktarının asgari taşıma miktarı olduğuna ve bunun davalı tarafından taahhüt edildiğine yönelik mahkemenin gerekçesi ve yorumu isabetli olmayıp, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle aksi sonuca varılması doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11676 E. 2013/10593 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye sözleşmesi · limited şirket tasfiyesi · borç ikrarı · kabul beyanı · şirketin tasfiyesi · ikrar · zamanaşımı def'i · def'i
Benzer bu karardaNitekim, gerek sözleşme içeriği gerekse dosya kapsamı itibariyle, davalının davacıya borcu bulunduğuna ilişkin herhangi bir «kabul beyanı», «borç ikrarı» ya da borç ilişkisini gösterir bilgi ve belge mevcut olmayıp, sözleşme, mahiyeti itibariyle, şirket ortakları arasına yapılan «tasfiye sözleşmesi» niteliğindedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan «tasfiye sözleşmesi» gereğince davacının alacaklı olduğu tutarın davalı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacının alacağının 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davalı vekilinin «zamanaşımı def»’inin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «limitet şirket tasfiyesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketten alacaklı olduğunu, şirket ortaklarının «şirketin tasfiyesi» konusunda sözleşme yaptıklarını, yapılan bu sözleşme gereğince müvekkilinin şirketten alacağı olan 15.000 TL’nin davalı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını ileri sürerek dava açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda değinilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12323 E. 2017/135 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karşılıklılık esası · ek mehil · savunma hakkı · tanıma · tasdik kararı · cy/cy şerhi · tenfiz · havale
Benzer bu karardaBölge Mahkemesi'nin 18/04/2013 tarih ve 1531 sayılı ilamının onaylı suretinin ve tercümesi ile mahkeme ilamının kesinleştiğine ilişkin «şerhin» dosyaya «ibraz» edildiği, ibraz edilen bilirkişi raporuna göre ilamın ... usul kanununa göre kesinleşmiş olduğu, ilamın Türk mahkemesinin «kesin» «yetkisini» ilgilendiren bir konuda verilmemiş olduğu, davalıya usulüne uygun «savunma hakkının» tanındığı, kararı veren ... ile Türkiye Cumhuriyeti devleti arasında «karşılıklılık esasının» bulunduğu, ilamın davalının savunma haklarına riayet edilerek verilmiş olduğu, «tanıma» ve «tenfiz» şartlarını sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda yorum suretiyle kararın kesinleşmiş olduğuna dair görüş belirtilmiş ise de, dava tarihinde kesinleşme «şerhi» bulunan mahkeme ilamının sunulması gerektiğinden, yabancı mahkeme ilamında yer alan, kararın yürürlüğe girdiğine dair şerh, kararın o tarihte kesinleşip kesinleşmediği konusunda tereddüt uyandırmakta olup, mahkemece davacıya hangi tarihte kesinleştiğini gösteren kesinleşme şerhini «taşıyan» yabancı mahkeme kararının sunulması için «mehil» verilmesi veya gerektiğinde Adalet Bakanlığı aracılığı ile istinabe suretiyle kesinleşme tarihini ve şerhini içeren ilamın «tasdikli» örneğinin istenmesi ve sonuca göre karar vermesi gerekirken aksine düşünceyle bilirkişi raporundaki yoruma göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve savunma ile tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu mahkeme ilamının Türkçe çevirisinde ilamın yürürlüğe girdiği tarihin tespit edilmesi amacıyla 23/02/2015 «havale» tarihli bilirkişi raporu aldırıldığı, tenfize konu ... ...
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5500 E. , 2013/22539 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.11.2011 tarih ve 2011/364-2011/60 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı şirket temsilcisi Saim Akgüz dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 17.650 ton sigaranın Adana Sigara Fabrikası’ndan 35 pazarlama ve dağıtım noktasına taşınması ihalesini kazanan müvekkili şirkete, 15.03.2004 tarihinde imzalanan sözleşmeye uymayan davalının 7.407 ton sigara taşıttığını, taşıtılmayan 10.243 ton sigaranın taşıma ücretinin kârından davacının mahrum kaldığını ileri sürerek, şimdilik 200.000,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesindeki taşıma miktarının asgari taşıma miktarı olduğuna ve bunun davalı tarafından taahhüt edildiğine yönelik mahkemenin gerekçesi ve yorumu isabetli olmayıp, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle aksi sonuca varılması doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570548400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz