Ağır kusur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8963 E. 2013/22474 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ağır kusur↗ hile↗ zayi↗ zamanaşımı def'i↗ taşıma sözleşmesi↗ def'i↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ kusur↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında zaman aşımı süresinin 1 yıl olduğu, davaya konu taşıma belgelerinin davalı şirket şubesine 01.06.2010 tarihinde teslim edildiği, davanın ise 11.05.2012 tarihinde açıldığını, davalının ağır kusuru bulunduğu veya davalı şirketin hile yoluna başvurduğunun kabul edilemeyeceği, davacının eşyayı teslim ederken herhangi bir değer de belirtmediği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı gönderici tarafından taşıyıcıya teslim edilen eşyanın gönderilene teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının zamanaşımı def’inde bulunması nedeniyle TTK’nın 767/1'nci maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ancak, anılan maddenin ilk fıkrasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bütün alacakların bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmişse de, aynı maddenin beşinci fıkrasında bu sürenin uygulanmayacağı haller sayılmış olup, bunların arasında taşıyıcının hile veya ağır
kusurundan dolayı malın zayi olması hali de bulunmaktadır. Bu itibarla, davacının, teslimde bulunmasına rağmen taşıyıcının özensiz ve kusurlu davranışı sonucu teslime konu malın kaybedildiği yönündeki iddiası ve bu kaybın davalı tarafça makul bir izahının yapılmadığının anlaşılmasına göre, malın kaybolma halinin TTK'nın 767/5. maddesi kapsamında ağır kusur teşkil ettiğinin kabulü ile zamanaşımı süresinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Delillerin toplanıp değerlendirilmemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2197 E. 2013/18897 K.
Ortak:hile · zayi · zamanaşımı def'i · taşıma sözleşmesi · def'i · taşıyıcı · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAncak, anılan maddenin ilk fıkrasında «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan bütün alacakların bir yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu belirtilmişse de, aynı maddenin beşinci fıkrasında bu sürenin uygulanmayacağı haller sayılmış olup, bunların arasında «taşıyıcının» «hile» veya ağır kusurundan dolayı malın «zayi» olması hali de bulunmaktadır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacak davalarında zaman aşımı süresinin 1 yıl olduğu, davaya konu taşıma belgelerinin davalı şirket şubesine 01.06.2010 tarihinde «teslim» edildiği, davanın ise 11.05.2012 tarihinde açıldığını, davalının «ağır kusuru» bulunduğu veya davalı şirketin «hile» yoluna başvurduğunun kabul edilemeyeceği, davacının eşyayı teslim ederken herhangi bir değer de belirtmediği gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «zamanaşımı def»’inde bulunması nedeniyle TTK’nın 767/1'nci maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, anılan maddenin ilk fıkrasında «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan bütün alacakların bir yılık «zamanaşımına» tabi olduğu belirtilmişse de, aynı maddenin beşinci fıkrasında bu sürenin uygulanmayacağı haller sayılmış olup, bunların arasında «taşıyıcının» «hile» veya ağır kusurundan dolayı malın «zayi» olması hali de bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava 31/12/2006 tarihinde kayıp ve hasarlı olarak «teslim» edilen emtia nedeniyle düzenlenen «iade faturasının» tahsiline ilişkin olup TTK'nın 767/1 maddesi gereğince, haksız olarak alının taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere «taşıma sözleşmesinden doğan» bütün alacakların 1 yılda «zamanaşımına» uğrayacağının amir hüküm olarak düzenlendiği, böylelikle dava konusu alacağın dayanağı olarak gösterilen 31/12/2006 tarihli kayıp ve hasarlı kargo olması nedeniyle …
Mahkemece, davalının «zamanaşımı def»’inde bulunması nedeniyle TTK’nın 767/1'nci maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanıp değerlendirilmemesi · iade faturası · delillerin toplanmaması · peşin karar harcı · sözleşmeden doğan dava · harç · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, tarafların dayandıkları «delillerin toplanarak, değerlendirilmesi» suretiyle davaya konu olayın bir yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, anılan yön üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava 31/12/2006 tarihinde kayıp ve hasarlı olarak «teslim» edilen emtia nedeniyle düzenlenen «iade faturasının» tahsiline ilişkin olup TTK'nın 767/1 maddesi gereğince, haksız olarak alının taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere «taşıma sözleşmesinden doğan» bütün alacakların 1 yılda «zamanaşımına» uğrayacağının amir hüküm olarak düzenlendiği, böylelikle dava konusu alacağın dayanağı olarak gösterilen 31/12/2006 tarihli kayıp ve hasarlı kargo olması nedeniyle …
2- Ayrıca kabul şekline göre de, icra takibine konu miktar toplam 1.838,49 TL olup dava dilekçesinde, davalının takibe itirazının iptali talep edildiğine göre, 1.110,64 TL üzerinden «harç» yatırılmış olması karşısında mahkemece alınması gereken «peşin harcın» da ikmalinin düşünülmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Davacı, «teslim» ettiği malın davalı tarafından taşınması sırasında bir kısım emtianın «hasara» uğradığını, bir kısmının da, davalının kusurlu ve özensiz davranışı nedeniyle kaybedildiğini iddia etmektedir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/212 E. 2018/5665 K.
Ortak:hile · zamanaşımı def'i · taşıma sözleşmesi · def'i · taşıyıcı · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacak davalarında zaman aşımı süresinin 1 yıl olduğu, davaya konu taşıma belgelerinin davalı şirket şubesine 01.06.2010 tarihinde «teslim» edildiği, davanın ise 11.05.2012 tarihinde açıldığını, davalının «ağır kusuru» bulunduğu veya davalı şirketin «hile» yoluna başvurduğunun kabul edilemeyeceği, davacının eşyayı teslim ederken herhangi bir değer de belirtmediği gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Ancak, anılan maddenin ilk fıkrasında «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan bütün alacakların bir yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu belirtilmişse de, aynı maddenin beşinci fıkrasında bu sürenin uygulanmayacağı haller sayılmış olup, bunların arasında «taşıyıcının» «hile» veya ağır kusurundan dolayı malın «zayi» olması hali de bulunmaktadır.
Mahkemece, davalının «zamanaşımı def»’inde bulunması nedeniyle TTK’nın 767/1'nci maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda767/1 maddesinde, «taşıma sözleşmesinden doğan» alacaklar 1 yıllık «zamanaşımına» tabi tutulmuş, Yasanın 767/5 maddelesinde ise «taşıyıcının» «hile» ve ağır kusurunun olduğu ahvalde maddede öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
855/1'de düzenlenen eşya taşımasına ilişkin bir yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği, davalının «zamanaşımı def»'inde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
767/5 maddelesinde öngörüldüğü üzere taşımada ağır kusurlu olup olmadığının değerlendirilerek «zamanaşımı def»'inin bu değerlendirmeye göre karara bağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu uyuşmazlıkta uygulama yeri olmayan 6102 sayılı ...'nın zamanaşımına ilişkin hükümlerinin uygulanması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı başlangıcı · sözleşmeden doğan dava · ziya
Benzer bu karardaDava, davacıya ait kargonun davalı tarafından taşınması esnasında «ziyai» nedeniyle, davacı tarafından davalı aleyhine yük bedelinin tahsili istemi ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait kargo taşınmak için 28.09.2011 tarihinde davalıya «teslim» edilmiş, yükün «ziyaı» nedeniyle bedelinin ödenmesine ilişkin davacının başvurusu, davalı tarafından 10.06.2013 tarihinde red edilmiş, davacı tarafından 21.02.2012 tarihinde başlatılan icra takibine davalının vaki itirazı üzerine 30.06.2014 tarihinde eldeki dava açılmış, mahkemece davada 6102 sayılı ...
Yerel mahkemeninde kabulünde olduğu gibi «zamanaşımının başlangıcı» 21.02.2012 tarihi itibariyle mülga 6762 sayılı ... hükümleri yürürlükte bulunmaktadır.
767/1 maddesinde, «taşıma sözleşmesinden doğan» alacaklar 1 yıllık «zamanaşımına» tabi tutulmuş, Yasanın 767/5 maddelesinde ise «taşıyıcının» «hile» ve ağır kusurunun olduğu ahvalde maddede öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8963 E. , 2013/22474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2013 tarih ve 2012/181-2013/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin icra dosyasından satın almış olduğu aracın tescilini kendi üzerine yaptırmak için 01.06.2010 tarihinde aracın ruhsat ve plakasını İstanbul'daki trafik takip bürosuna göndermek üzere davalı şirket Uşak Şubesi'ne teslim edildiğini, ancak kargonun kaybolduğunu, müvekkilinin yeniden aynı belgeleri temin ederek gecikmeli olarak aracın kaydını üzerine alabildiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek 10.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 01.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını belirterek usul ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında zaman aşımı süresinin 1 yıl olduğu, davaya konu taşıma belgelerinin davalı şirket şubesine 01.06.2010 tarihinde teslim edildiği, davanın ise 11.05.2012 tarihinde açıldığını, davalının ağır kusuru bulunduğu veya davalı şirketin hile yoluna başvurduğunun kabul edilemeyeceği, davacının eşyayı teslim ederken herhangi bir değer de belirtmediği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı gönderici tarafından taşıyıcıya teslim edilen eşyanın gönderilene teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının zamanaşımı def’inde bulunması nedeniyle TTK’nın 767/1'nci maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ancak, anılan maddenin ilk fıkrasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bütün alacakların bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmişse de, aynı maddenin beşinci fıkrasında bu sürenin uygulanmayacağı haller sayılmış olup, bunların arasında taşıyıcının hile veya ağır
kusurundan dolayı malın zayi olması hali de bulunmaktadır. Bu itibarla, davacının, teslimde bulunmasına rağmen taşıyıcının özensiz ve kusurlu davranışı sonucu teslime konu malın kaybedildiği yönündeki iddiası ve bu kaybın davalı tarafça makul bir izahının yapılmadığının anlaşılmasına göre, malın kaybolma halinin TTK'nın 767/5. maddesi kapsamında ağır kusur teşkil ettiğinin kabulü ile zamanaşımı süresinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570023800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz