6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Delillerin toplanıp değerlendirilmemesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2197 E. 2013/18897 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delillerin toplanıp değerlendirilmemesi harcın ikmali iade faturası delillerin toplanmaması peşin karar harcı hile sözleşmeden doğan dava zayi zamanaşımı def'i taşıma sözleşmesi def'i taşıyıcı harç hasar eksik inceleme dahili dava zamanaşımı teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 767

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava 31/12/2006 tarihinde kayıp ve hasarlı olarak teslim edilen emtia nedeniyle düzenlenen iade faturasının tahsiline ilişkin olup TTK'nın 767/1 maddesi gereğince, haksız olarak alının taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakların 1 yılda zamanaşımına uğrayacağının amir hüküm olarak düzenlendiği, böylelikle dava konusu alacağın dayanağı olarak gösterilen 31/12/2006 tarihli kayıp ve hasarlı kargo olması nedeniyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davacı tarafından taşınmak üzere davalıya teslim edilen kolilerden bir kısmının hasarlı ve kayıp olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, teslim ettiği malın davalı tarafından taşınması sırasında bir kısım emtianın hasara uğradığını, bir kısmının da, davalının kusurlu ve özensiz davranışı nedeniyle kaybedildiğini iddia etmektedir. Mahkemece, davalının zamanaşımı def’inde bulunması nedeniyle TTK’nın

767/1'nci maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ancak, anılan maddenin ilk fıkrasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bütün alacakların bir yılık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmişse de, aynı maddenin beşinci fıkrasında bu sürenin uygulanmayacağı haller sayılmış olup, bunların arasında taşıyıcının hile veya ağır kusurundan dolayı malın zayi olması hali de bulunmaktadır. Bu itibarla, davacının teslimde bulunmasına rağmen taşıyıcının özensiz ve kusurlu davranışı sonucu teslime konu malın kaybedildiği yönündeki iddiasının TTK’nın 767/5'nci maddesinde belirtilen hal kapsamında bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, tarafların dayandıkları delillerin toplanarak, değerlendirilmesi suretiyle davaya konu olayın bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, anılan yön üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Ayrıca kabul şekline göre de, icra takibine konu miktar toplam 1.838,49 TL olup dava dilekçesinde, davalının takibe itirazının iptali talep edildiğine göre, 1.110,64 TL üzerinden harç yatırılmış olması karşısında mahkemece alınması gereken peşin harcın da ikmalinin düşünülmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ağır kusur

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8963 E. 2013/22474 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/2197 E.  ,  2013/18897 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2012 tarih ve 2012/116-2012/794 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin borçludan olan 1.110,64 TL bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız itirazı sonucunda takibin durduğunu, taşınan emtiaların bir kısmında taşıma esnasında hasar meydana geldiğini, bu taşımaya ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından hasarlı ve kayıp kargolara istinaden 30.11.2006 tarih ve 2.706,26 TL bedelli bir adet iade faturası düzenlendiği ve noter marifetiyle davalıya ihtarname gönderildiğini, her iki tarafın ticari defter kayıtlarında müvekkilinin borçlu olmadığı gibi 1.110,64 TL alacaklı olduğunun davalı tarafından daha önce açılan davada bilirkişi tarafından tespit edildiğini ileri sürerek, davalının itirazın iptali ve takibin devamına davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, takibe konu edilen alacağın TTK'nın 767. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava 31/12/2006 tarihinde kayıp ve hasarlı olarak teslim edilen emtia nedeniyle düzenlenen iade faturasının tahsiline ilişkin olup TTK'nın 767/1 maddesi gereğince, haksız olarak alının taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakların 1 yılda zamanaşımına uğrayacağının amir hüküm olarak düzenlendiği, böylelikle dava konusu alacağın dayanağı olarak gösterilen 31/12/2006 tarihli kayıp ve hasarlı kargo olması nedeniyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davacı tarafından taşınmak üzere davalıya teslim edilen kolilerden bir kısmının hasarlı ve kayıp olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, teslim ettiği malın davalı tarafından taşınması sırasında bir kısım emtianın hasara uğradığını, bir kısmının da, davalının kusurlu ve özensiz davranışı nedeniyle kaybedildiğini iddia etmektedir. Mahkemece, davalının zamanaşımı def’inde bulunması nedeniyle TTK’nın

767/1'nci maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ancak, anılan maddenin ilk fıkrasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bütün alacakların bir yılık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmişse de, aynı maddenin beşinci fıkrasında bu sürenin uygulanmayacağı haller sayılmış olup, bunların arasında taşıyıcının hile veya ağır kusurundan dolayı malın zayi olması hali de bulunmaktadır. Bu itibarla, davacının teslimde bulunmasına rağmen taşıyıcının özensiz ve kusurlu davranışı sonucu teslime konu malın kaybedildiği yönündeki iddiasının TTK’nın 767/5'nci maddesinde belirtilen hal kapsamında bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, tarafların dayandıkları delillerin toplanarak, değerlendirilmesi suretiyle davaya konu olayın bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, anılan yön üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Ayrıca kabul şekline göre de, icra takibine konu miktar toplam 1.838,49 TL olup dava dilekçesinde, davalının takibe itirazının iptali talep edildiğine göre, 1.110,64 TL üzerinden harç yatırılmış olması karşısında mahkemece alınması gereken peşin harcın da ikmalinin düşünülmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041290800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.