İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5168 E. 2013/22399 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 115/3↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ ilk itiraz↗ işlemden kaldırma↗ işbölümü↗ davanın açılmamış sayılması↗ derdestlik↗ açılmamış sayılma↗ taşıma sözleşmesi↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ tebligat↗ yetkisizlik kararı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dava dosyasının, gönderme kararı ile Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği ve 2012/480 esas numarası üzerinden yargılamanın devam etttiği, her iki dava dosyasının taraflarının, konusunun ve sebeplerinin aynı olduğu gerekçesiyle, davalının usulune uygun ilk itirazının HMK 115/2 ve 2 mad.uyarınca kabulü ile dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının derdestilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davalı vekilinin işbölümü itirazına istinaden verdiği gönderme kararı üzerine herhangi bir işlem yapılmamıştır. Gönderme kararı tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 193. maddesinde, görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırmasının zorunlu olduğu, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekeceği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir.
Davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil bir karar ise de, derdestlik yönünden kararın temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Derdestlik, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren üç aylık süre ile sınırlı olmalıdır. Bu süre hak düşürürücü süredir. Davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların doğumu ile dava, başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya ve kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın anılan gerekçe ile usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7615 E. 2012/11549 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaGönderme kararı tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 193. maddesinde, «görevsizlik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırmasının zorunlu olduğu, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekeceği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, tarafların sıfatı da gözetilerek HMK’nun 14. maddesi uyarınca re’sen «yetkisizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik söz konusu değilse de, davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açılmış ve mahkemece de bu sıfatla karar verilmiş bulunmasına, davalı şirketin faaliyet merkezinin bulunduğu Ümraniye’nin HSYK’nun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararı uyarınca Kadıköy Ticaret Mahkemesi’nin «görev alanı» içerisinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, yerel mahkemenin «dosyanın gönderileceği» yetkili ve «görevli» mahkemenin Ümraniye Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin gerekçesi ve hükmü yerinde bulunmadığından kararın bu cihetten bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 ve «son» maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilip hükmü düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin tescilli merkezinin Ümraniye Asliye Mahkemelerinin «yetki» alanında kaldığı, davanın davalı şirketin «yönetim kurulu» kararlarına ilişkin olmakla 6100 sayılı HMK'nun 14/2. maddesinde düzenlenen «kesin yetki kuralı» gereğince anılan mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, talep halinde dosyanın yetkili Ümraniye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar v …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki kuralı · kesin yetki · dosyanın gönderilmesi · iş mahkemesi görev alanı · yetki · yönetim kurulu kararı · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin tescilli merkezinin Ümraniye Asliye Mahkemelerinin «yetki» alanında kaldığı, davanın davalı şirketin «yönetim kurulu» kararlarına ilişkin olmakla 6100 sayılı HMK'nun 14/2. maddesinde düzenlenen «kesin yetki kuralı» gereğince anılan mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, talep halinde dosyanın yetkili Ümraniye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar v …
Bu itibarla, mahkemece, tarafların sıfatı da gözetilerek HMK’nun 14. maddesi uyarınca re’sen «yetkisizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik söz konusu değilse de, davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açılmış ve mahkemece de bu sıfatla karar verilmiş bulunmasına, davalı şirketin faaliyet merkezinin bulunduğu Ümraniye’nin HSYK’nun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararı uyarınca Kadıköy Ticaret Mahkemesi’nin «görev alanı» içerisinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, yerel mahkemenin «dosyanın gönderileceği» yetkili ve «görevli» mahkemenin Ümraniye Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin gerekçesi ve hükmü yerinde bulunmadığından kararın bu cihetten bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 ve «son» maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilip hükmü düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3480 E. 2020/5078 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · derdestlik · açılmamış sayılma · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavanın «açılmamış sayılması» kararı temyizi kabil bir karar ise de, «derdestlik» yönünden kararın temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur.
Derdestlik, «dosyanın işlemden kaldırılması» tarihinden itibaren üç aylık süre ile sınırlı olmalıdır.
Davanın «açılmamış sayılmasını» gerektiren şartların doğumu ile dava, başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya ve kendiliğinden ortadan kalkar ve «derdest» olmaktan çıkar.
Benzer bu karardaBu itibarla, davanın taraflarca takip edilmemesi sebebiyle «dosyanın işlemden kaldırılması» tarihinden itibaren 3 ay içinde dava «yenilenmediği» takdirde «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin oluşan tüm yasal hüküm ve sonuçlar başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya yürürlük kazanır.
Derdestlik, «dosyanın işlemden kaldırılması» halinde, devam eden süreçte «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği durumda işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık süre ile sınırlı olmalıdır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, «kredi kartı üyelik sözleşmesi» gereğince davalı hakkında yapılan icra takibine yönelik «itirazın iptali davası» açıldığı, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği ve karar henüz kesinleşmeden dava konusu aynı olan yeni bir dava açıldığı gerekçesi ile davanın «derdest» dava bulunması nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 28.05.2015 Tarih …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı üyelik sözleşmesi · takipsizlik kararı · itirazın iptali davası · ispat yükü · yenileme · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «kredi kartı üyelik sözleşmesi» gereğince davalı hakkında yapılan icra takibine yönelik «itirazın iptali davası» açıldığı, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği ve karar henüz kesinleşmeden dava konusu aynı olan yeni bir dava açıldığı gerekçesi ile davanın «derdest» dava bulunması nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 28.05.2015 Tarih …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davalının dava konusu «kredi kartı üyelik sözleşmesi» üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, yani hukuki ilişkinin doğmadığını iddia etmiş olduğu, aksini «ispat yükünün» davacıda olduğu, ancak Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, sözleşmede yer alan imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin rapor edilmesi k …
Burada davaların «takipsiz» bırakılmasını önlemek amacı güdülmüştür.
Bu itibarla, davanın taraflarca takip edilmemesi sebebiyle «dosyanın işlemden kaldırılması» tarihinden itibaren 3 ay içinde dava «yenilenmediği» takdirde «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin oluşan tüm yasal hüküm ve sonuçlar başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya yürürlük kazanır.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15173 E. 2013/175 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaGönderme kararı tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 193. maddesinde, «görevsizlik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırmasının zorunlu olduğu, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekeceği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir.
Davanın «açılmamış sayılması» kararı temyizi kabil bir karar ise de, «derdestlik» yönünden kararın temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur.
Davanın «açılmamış sayılmasını» gerektiren şartların doğumu ile dava, başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya ve kendiliğinden ortadan kalkar ve «derdest» olmaktan çıkar.
Benzer bu karardaMahkemece, ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen «yetkisizlik» kararının taraf vekillerinin yüzlerine karşı verildiği, «yetkisizlik kararının kesinleştiği», davacı vekilinin gönderme dilekçesini takip eden 10 günlük süre içinde vermediği gerekçesiyle HUMK'nun 193/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 193. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, 1086 sayılı HMK'nun 193. maddesi uyarınca «yetkisizlik» kararına ilişkin Yargıtay onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararının kesinleşmesi · teminat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen «yetkisizlik» kararının taraf vekillerinin yüzlerine karşı verildiği, «yetkisizlik kararının kesinleştiği», davacı vekilinin gönderme dilekçesini takip eden 10 günlük süre içinde vermediği gerekçesiyle HUMK'nun 193/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, eski şirket ortağının, şirket ortağı olduğu döneme ilişkin şirketin faaliyetinin gerçekleşmesi amacıyla yatırdığı «teminatın» şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5168 E. , 2013/22399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/07/2012 tarih ve 2010/1022-2012/857 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle tanzim edilen fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığını, takibe davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile davalının %40' tan aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, daha önce aynı faturaya istinaden Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığını, derdestlik nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın öncelikle usulden, kabul edilmemesi halinde esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dava dosyasının, gönderme kararı ile Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği ve 2012/480 esas numarası üzerinden yargılamanın devam etttiği, her iki dava dosyasının taraflarının, konusunun ve sebeplerinin aynı olduğu gerekçesiyle, davalının usulune uygun ilk itirazının HMK 115/2 ve 2 mad.uyarınca kabulü ile dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının derdestilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davalı vekilinin işbölümü itirazına istinaden verdiği gönderme kararı üzerine herhangi bir işlem yapılmamıştır. Gönderme kararı tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 193. maddesinde, görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırmasının zorunlu olduğu, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekeceği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir.
Davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil bir karar ise de, derdestlik yönünden kararın temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Derdestlik, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren üç aylık süre ile sınırlı olmalıdır. Bu süre hak düşürürücü süredir. Davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların doğumu ile dava, başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya ve kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın anılan gerekçe ile usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569953100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz