Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3480 E. 2020/5078 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kartı üyelik sözleşmesi↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ takipsizlik kararı↗ işlemden kaldırma↗ itirazın iptali davası↗ davanın açılmamış sayılması↗ derdestlik↗ icra takibine itiraz↗ açılmamış sayılma↗ ispat yükü↗ yenileme↗ iptal davası↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince davalı hakkında yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası açıldığı, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve karar henüz kesinleşmeden dava konusu aynı olan yeni bir dava açıldığı gerekçesi ile davanın derdest dava bulunması nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 28.05.2015 Tarih, 2014/18601 Esas ve 2015/7828 Karar sayılı ilamı ile “Davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil niteliktedir. Ancak, derdestlik yönünden kararın temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Burada davaların takipsiz bırakılmasını önlemek amacı güdülmüştür. Bu itibarla, davanın taraflarca takip edilmemesi sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren 3 ay içinde dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına ilişkin oluşan tüm yasal hüküm ve sonuçlar başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya yürürlük kazanır. Derdestlik, dosyanın işlemden kaldırılması halinde, devam eden süreçte davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği durumda işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık süre ile sınırlı olmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Ancak bu hükümler davanın açılmamış
sayılmasını gerektiren şartların salt doğumu ile kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. Zamanaşımını kesme etkisi dahi sona erer. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 18.09.1996 gün ve 1996/1-19-461-607 sayılı kararında bu hususu açıkça belirtmiştir. Bu durumda davanın esasının incelenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davalının dava konusu kredi kartı üyelik sözleşmesi üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, yani hukuki ilişkinin doğmadığını iddia etmiş olduğu, aksini ispat yükünün davacıda olduğu, ancak Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, sözleşmede yer alan imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin rapor edilmesi karşısında, imzanın davalıya ait olduğu ve hukuki ilişkinin bulunduğu konusunda ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını ispatlayamadığının anlaşıldığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5168 E. 2013/22399 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · derdestlik · açılmamış sayılma · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu itibarla, davanın taraflarca takip edilmemesi sebebiyle «dosyanın işlemden kaldırılması» tarihinden itibaren 3 ay içinde dava «yenilenmediği» takdirde «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin oluşan tüm yasal hüküm ve sonuçlar başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya yürürlük kazanır.
Derdestlik, «dosyanın işlemden kaldırılması» halinde, devam eden süreçte «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği durumda işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık süre ile sınırlı olmalıdır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, «kredi kartı üyelik sözleşmesi» gereğince davalı hakkında yapılan icra takibine yönelik «itirazın iptali davası» açıldığı, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği ve karar henüz kesinleşmeden dava konusu aynı olan yeni bir dava açıldığı gerekçesi ile davanın «derdest» dava bulunması nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 28.05.2015 Tarih …
Benzer bu karardaDavanın «açılmamış sayılması» kararı temyizi kabil bir karar ise de, «derdestlik» yönünden kararın temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur.
Derdestlik, «dosyanın işlemden kaldırılması» tarihinden itibaren üç aylık süre ile sınırlı olmalıdır.
Davanın «açılmamış sayılmasını» gerektiren şartların doğumu ile dava, başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya ve kendiliğinden ortadan kalkar ve «derdest» olmaktan çıkar.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilk itiraz · işbölümü · taşıma sözleşmesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · tebligat · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaGönderme kararı tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 193. maddesinde, «görevsizlik» ve «yetkisizlik» kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa «görevli» veya yetkili mahkemede «tebligat» yaptırmasının zorunlu olduğu, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekeceği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği ve 2012/480 esas numarası üzerinden yargılamanın devam etttiği, her iki dava dosyasının taraflarının, konusunun ve sebeplerinin aynı olduğu gerekçesiyle, davalının usulune uygun «ilk itirazının» HMK 115/2 ve 2 mad.uyarınca kabulü ile dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının «derdestilk» itirazının kabulü ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3480 E. , 2020/5078 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 17.01.2019 tarih ve 2015/1100-2019/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kullandığı kredi kartı borcunu ödemediğini belirterek 12.193,40 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince davalı hakkında yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası açıldığı, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve karar henüz kesinleşmeden dava konusu aynı olan yeni bir dava açıldığı gerekçesi ile davanın derdest dava bulunması nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 28.05.2015 Tarih, 2014/18601 Esas ve 2015/7828 Karar sayılı ilamı ile “Davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil niteliktedir. Ancak, derdestlik yönünden kararın temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur.
Burada davaların takipsiz bırakılmasını önlemek amacı güdülmüştür. Bu itibarla, davanın taraflarca takip edilmemesi sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren 3 ay içinde dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına ilişkin oluşan tüm yasal hüküm ve sonuçlar başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya yürürlük kazanır. Derdestlik, dosyanın işlemden kaldırılması halinde, devam eden süreçte davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği durumda işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık süre ile sınırlı olmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Ancak bu hükümler davanın açılmamış
sayılmasını gerektiren şartların salt doğumu ile kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. Zamanaşımını kesme etkisi dahi sona erer. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 18.09.1996 gün ve 1996/1-19-461-607 sayılı kararında bu hususu açıkça belirtmiştir. Bu durumda davanın esasının incelenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davalının dava konusu kredi kartı üyelik sözleşmesi üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, yani hukuki ilişkinin doğmadığını iddia etmiş olduğu, aksini ispat yükünün davacıda olduğu, ancak Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, sözleşmede yer alan imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin rapor edilmesi karşısında, imzanın davalıya ait olduğu ve hukuki ilişkinin bulunduğu konusunda ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını ispatlayamadığının anlaşıldığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/626298700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz