Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1147 E. 2019/7915 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dikkat ve özen yükümlülüğü↗ icazet↗ özen yükümlülüğü↗ bozma sonrası karar↗ ikrar↗ üçüncü kişi↗ ispat yükü↗ bono↗ fer'i müdahil↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının çalışanı olan dava dışı ...'nın davalının banka hesaplarından 20.12.2004 tarihinde 16.000,00 TL ve 07.12.2004 tarihinde 2.000,00 TL çektiği, 07.02.2004 ve 20.12.2004 tarihli dekonttaki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, banka hesabına giren paranın hesap sahibine yada onun talimatı ile üçüncü kişiye ödenebileceği, davacı tarafından bahsi geçen ödemelere ilişkin herhangi bir talimatın verilmediği, banka tarafından yapılan ödemelerin usulsüz olduğu, dava dışı ...'nın davacının çalışanı olduğu ayrıca davacının hesaplarını kontrol etmediği ve zarar görmemek için gerekli önlemleri almadığı bu nedenle de davacının müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL'nin 20/12/2004 tarihinden, 1.000,00 TL'nin 07/12/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı vekili ve fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı nezdinde bulunan hazine bonolarının, banka çalışanlarının dikkat ve özensizliği sonucu davacı yanında çalışan dava dışı Şükran tarafından, izinsiz olarak paraya çevrilmesinden kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davanın reddi üzerine Dairemizce verilen Bozma İlamında, hesaba giren paranın sadece hesap sahibine veya onun izni ile başkalarına ödenmesinde bankaların dikkat ve özen yükümlülüğünün bulunduğu, yapılan ödemenin usulüne uygun olduğunu ispat yükünün bankaya ait olduğu, ödeme belgelerinde davacının imzasının bulunup bulunmadığı, ödemelerin usulsüz olduğunun anlaşılması halinde, banka hesap ekstrelerinin getirtilerek davacının bu işlemlere icazet verip vermediğinin ve varsa usulsüz işlemleri yapan kişinin davacı çalışanı olması halinde zararın oluşumunda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı denetlenmeden karar verilmesi bozma sebebi yapılmış, mahkemece de bozmaya uyulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece, davacının eli ürünü olmayan belgelere istinaden paranın ödenmesi nedeniyle davalı banka, parayı çeken kişinin kendi elemanı olması nedeniyle de davacı eşit kusurlu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı tarafa ait hesabın hazine bonosu hesabı olduğu, paraya çevrilen hazine bonolarının öncelikle davacının hesabına yatırıldığı ve bu hesaptan dava dışı Şükran’a ödeme yapıldığı, konuya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Zonguldak 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/46 E. Sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında bizzat davacının 14.03.2005 tarihli duruşma sırasında “hesaplarımı günlük kontrol ettiğim doğrudur. Ancak Hazine bonosu hesaplarımı kontrol etmiyordum” şeklinde beyanda bulunduğunun iddia edilmesi karşısında, bozdurulan hazine bonolarının öncelikle davacının günlük kontrolünü yaptığını ikrar ettiği hesaba yatırılıp daha sonrasında davacı çalışanı Şükran tarafından bankadan çekilip çekilmediği, teknik olarak bozdurulması halinde yatırım hesabından (aynı hesaptan) çekilmesinin mümkün olup olmadığı, bu suretle davacının hesaptan paraların çekilmesine icazet vermiş sayılıp sayılmayacağı, hususları irdelenmeksizin ve icazet vermesi halinde davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle temyiz eden davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şeklinde göre davalı banka vekilinin sair temyiz itirazları ile fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3747 E. 2024/1601 K.
Ortak:icazet · ikrar · üçüncü kişi · ispat yükü · bono · yasal faiz · dava sebebi · Alacak
İncelediğiniz karardaDavanın reddi üzerine Dairemizce verilen Bozma İlamında, hesaba giren paranın sadece hesap sahibine veya onun izni ile başkalarına ödenmesinde bankaların dikkat ve «özen yükümlülüğünün» bulunduğu, yapılan ödemenin usulüne uygun olduğunu «ispat yükünün» bankaya ait olduğu, ödeme belgelerinde davacının imzasının bulunup bulunmadığı, ödemelerin usulsüz olduğunun anlaşılması halinde, banka hesap ekstrelerinin getirtilerek davacının bu işlemlere «icazet» verip vermediğinin ve varsa usulsüz işlemleri yapan kişinin davacı çalışanı olması halinde zararın oluşumunda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı denetlenmeden karar verilmesi bozma «sebebi» yapılmış, mahkemece de bozmaya uyulmuştur.
Ancak Hazine bonosu hesaplarımı kontrol etmiyordum” şeklinde beyanda bulunduğunun iddia edilmesi karşısında, bozdurulan hazine «bonolarının» öncelikle davacının günlük kontrolünü yaptığını «ikrar» ettiği hesaba yatırılıp daha sonrasında davacı çalışanı Şükran tarafından bankadan çekilip çekilmediği, teknik olarak bozdurulması halinde yatırım hesabından (aynı hesaptan) çekilmesinin mümkün olup olmadığı, bu suretle davacının hesaptan paraların çekilmesine «icazet» vermiş sayılıp sayılmayacağı, hususları irdelenmeksizin ve icazet vermesi halinde davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmeksizin «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle temyiz eden davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
… 0 TL çektiği, 07.02.2004 ve 20.12.2004 tarihli dekonttaki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, banka hesabına giren paranın hesap sahibine yada onun talimatı ile «üçüncü kişiye» ödenebileceği, davacı tarafından bahsi geçen ödemelere ilişkin herhangi bir talimatın verilmediği, banka tarafından yapılan ödemelerin usulsüz olduğu, dava dışı ...'nın davacının çalışanı olduğu ayrıca davacının hesaplarını kontrol etmediği ve zarar görmemek için gerekli önlemleri almadığı bu nedenle de davacının müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL'nin 20/12/2004 tarihinden, 1.000,00 TL'nin 07/12/2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak Hazine bonosu hesaplarımı kontrol etmiyordum” şeklinde beyanda bulunduğunun iddia edilmesi karşısında, bozdurulan hazine «bonolarının» öncelikle davacının günlük kontrolünü yaptığını «ikrar» ettiği hesaba yatırılıp daha sonrasında davacı çalışanı ... tarafından bankadan çekilip çekilmediği, teknik olarak bozdurulması halinde yatırım hesabından (aynı hesaptan) çekilmesinin mümkün olup olmadığı, bu suretle davacının hesaptan paraların çekilmesine «icazet» ... sayılıp sayılmayacağı hususlarının irdelenmesi ve icazet vermesi halinde davalı bankanın sorumlu tutulamayacağının değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek b …
… paranın sadece hesap sahibine veya onun izni ile başkalarına ödenmesinde bankaların dikkat ve ... yükümlülüğünün bulunduğu, yapılan ödemenin usulüne uygun olduğunu «ispat yükünün» bankaya ait olduğu, ödeme belgelerinde davacının imzasının bulunup bulunmadığı, ödemelerin usulsüz olduğunun anlaşılması halinde, banka hesap ekstrelerinin getirtilerek davacının bu işlemlere «icazet» verip vermediğinin ve varsa usulsüz işlemleri yapan kişinin davacı çalışanı olması halinde zararın oluşumunda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığın …
… 0 TL çektiği, 07.02.2004 ve 20.12.2004 tarihli dekonttaki imzaların davacının ... ürünü olmadığı, banka hesabına giren paranın hesap sahibine yada onun talimatı ile «üçüncü kişiye» ödenebileceği, davacı tarafından bahsi geçen ödemelere ilişkin herhangi bir talimatın verilmediği, banka tarafından yapılan ödemelerin usulsüz olduğu, dava dışı ... ...'nın davacının çalışanı olduğu ayrıca davacının hesaplarını kontrol etmediği ve zarar görmemek için gerekli önlemleri almadığı bu nedenle de davacının müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL'nin 20.12.2004 tarihinden, 1.000,00 TL'nin 07.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, davacı vekili, davalı vekili ve fer’i müdahil vekilince temyi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik tahkikat · tahkikat · ihbar olunan · direnme kararı · şikayet · hisse senedi · hakkaniyet · muvafakat
Benzer bu karardaDaire bozma kararını müteakip Mahkemece 16.06.2020 tarihli duruşmada tarafların beyanlarının alındığı, davacı vekilinin, «eksik tahkikata» yönelik bozma ilamına bir diyecekleri olmadığını ve bozma ilamına uyulmasını belirttiği; davalı vekilinin de bozma ilamına lehe olan hususlar yönünden uyulmasını talep ettiği, bu durumda; bozma «sebebinin» «kamu düzenine» ilişkin olmadığı, bozmanın davalı lehine yapıldığı, taraflarca da «direnme» kararı verilmesinin istenilmediği gözetildiğinde mahkemece önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın usulden bozulmasına kara …
… dilekçesinde özetle; makbuzlardaki imzaların davacıya ait olmadığı ... iken ve davalı bankanın ilgili çalışana vekaletnamesiz ve talimatsız olarak para ödemesindeki «kusurun» tamamen davacıya yüklenmesinin «hakkaniyetli» olmadığını, müvekkilinin bankadaki paranın çekilmesine «icazet» verildiği yönündeki görüş ve değerlendirmenin hatalı olduğunu, zira müvekkilinin hesaplardaki uyumsuzluk ve «muvafakat» vermediği ödemeler nedeniyle hemen savcılığa «şikayette» bulunduğunu, kendi imzası ve yazılı talimatı olmaksızın yapılan ödemeler nedeniyle bankanın Genel Müdürlüğüne de şikayette bulunulduğunu, tarafların kusuruna dair …
Mahkemece 18.10.2012 tarih, 2005/186 E. ve 2012/314 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ile «ihbar olunan» ... ... vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 16.06.2020 tarih, 2020/50 E. ve 2020/77 K. sayılı kararı ile önceki kararın gerekçesiyle «direnme» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13817 E. 2013/19103 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acenteliği · acentelik · tacir · kusur · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının «sigorta acentesi» işletmekte olup uzun süre yanında çalışan Şükran Gümüşkaya isimli şahsa banka işlemleri için talimat düzenleyerek verdiği, davalı çalışanı olan bu kişinin davacının talimatı dışında davacının imzasını taklit ederek muhtelif tarihlerde davanın hesabından para çektiği, davacının iradesi dışında yapılan ödemelerin 48.013 TL olduğu, «tacir» olan davalının hesaplarını kontrol etmediğinden iki tarafın «kusurlarının» eşit olduğu gerekçesiyle 24.000 TL'nin 10.000 TL'sine dava tarihinden, kalana 21/07/2011 «temerrüt» tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9590 E. 2010/9940 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1147 E. , 2019/7915 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20.12.2018 tarih ve 2016/202-2018/496 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesap açtırarak hazine bonosu aldığını, yanında çalışan ... isimli kişinin davalı bankadaki hesaplardan, banka çalışanlarının gerekli dikkati ve özeni göstermemesi sonucunda çeşitli tarihlerde, çeşitli miktarlarda paralar çektiğini, bu ödemelerden davacının haberinin olmadığını, bahse konu paraların yasalara aykırı şekilde ödenmiş olmasından banka ve istihdam ettiği kişilerin sorumlu olduğunu ileri sürerek, tüm zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 18.000.- TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı geçtikten sonra açıldığını, hesap ile ilgili işlemlerde bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının işlemlerin tamamından haberdar olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının çalışanı olan dava dışı ...'nın davalının banka hesaplarından 20.12.2004 tarihinde 16.000,00 TL ve 07.12.2004 tarihinde 2.000,00 TL çektiği, 07.02.2004 ve 20.12.2004 tarihli dekonttaki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, banka hesabına giren paranın hesap sahibine yada onun talimatı ile üçüncü kişiye ödenebileceği, davacı tarafından bahsi geçen ödemelere ilişkin herhangi bir talimatın verilmediği, banka tarafından yapılan ödemelerin usulsüz olduğu, dava dışı ...'nın davacının çalışanı olduğu ayrıca davacının hesaplarını kontrol etmediği ve zarar görmemek için gerekli önlemleri almadığı bu nedenle de davacının müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL'nin 20/12/2004 tarihinden, 1.000,00 TL'nin 07/12/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı vekili ve fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı nezdinde bulunan hazine bonolarının, banka çalışanlarının dikkat ve özensizliği sonucu davacı yanında çalışan dava dışı Şükran tarafından, izinsiz olarak paraya çevrilmesinden kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davanın reddi üzerine Dairemizce verilen Bozma İlamında, hesaba giren paranın sadece hesap sahibine veya onun izni ile başkalarına ödenmesinde bankaların dikkat ve özen yükümlülüğünün bulunduğu, yapılan ödemenin usulüne uygun olduğunu ispat yükünün bankaya ait olduğu, ödeme belgelerinde davacının imzasının bulunup bulunmadığı, ödemelerin usulsüz olduğunun anlaşılması halinde, banka hesap ekstrelerinin getirtilerek davacının bu işlemlere icazet verip vermediğinin ve varsa usulsüz işlemleri yapan kişinin davacı çalışanı olması halinde zararın oluşumunda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı denetlenmeden karar verilmesi bozma sebebi yapılmış, mahkemece de bozmaya uyulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece, davacının eli ürünü olmayan belgelere istinaden paranın ödenmesi nedeniyle davalı banka, parayı çeken kişinin kendi elemanı olması nedeniyle de davacı eşit kusurlu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı tarafa ait hesabın hazine bonosu hesabı olduğu, paraya çevrilen hazine bonolarının öncelikle davacının hesabına yatırıldığı ve bu hesaptan dava dışı Şükran’a ödeme yapıldığı, konuya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Zonguldak 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/46 E.
Sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında bizzat davacının 14.03.2005 tarihli duruşma sırasında “hesaplarımı günlük kontrol ettiğim doğrudur. Ancak Hazine bonosu hesaplarımı kontrol etmiyordum” şeklinde beyanda bulunduğunun iddia edilmesi karşısında, bozdurulan hazine bonolarının öncelikle davacının günlük kontrolünü yaptığını ikrar ettiği hesaba yatırılıp daha sonrasında davacı çalışanı Şükran tarafından bankadan çekilip çekilmediği, teknik olarak bozdurulması halinde yatırım hesabından (aynı hesaptan) çekilmesinin mümkün olup olmadığı, bu suretle davacının hesaptan paraların çekilmesine icazet vermiş sayılıp sayılmayacağı, hususları irdelenmeksizin ve icazet vermesi halinde davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle temyiz eden davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şeklinde göre davalı banka vekilinin sair temyiz itirazları ile fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün davalı taraf yararına BOZULMASINA, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazları ile fer'i müdahilin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,
09/12/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve dolayısıyla onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan Sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569311100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz