Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13817 E. 2013/19103 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acenteliği↗ acentelik↗ tacir↗ kusur↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının sigorta acentesi işletmekte olup uzun süre yanında çalışan Şükran Gümüşkaya isimli şahsa banka işlemleri için talimat düzenleyerek verdiği, davalı çalışanı olan bu kişinin davacının talimatı dışında davacının imzasını taklit ederek muhtelif tarihlerde davanın hesabından para çektiği, davacının iradesi dışında yapılan ödemelerin 48.013 TL olduğu, tacir olan davalının hesaplarını kontrol etmediğinden iki tarafın kusurlarının eşit olduğu gerekçesiyle 24.000 TL'nin 10.000 TL'sine dava tarihinden, kalana 21/07/2011 temerrüt tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8820 E. 2013/7911 K.
Ortak:sigorta acenteliği · acentelik · tacir · kusur · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının «sigorta acentesi» işletmekte olup uzun süre yanında çalışan Şükran Gümüşkaya isimli şahsa banka işlemleri için talimat düzenleyerek verdiği, davalı çalışanı olan bu kişinin davacının talimatı dışında davacının imzasını taklit ederek muhtelif tarihlerde davanın hesabından para çektiği, davacının iradesi dışında yapılan ödemelerin 48.013 TL olduğu, «tacir» olan davalının hesaplarını kontrol etmediğinden iki tarafın «kusurlarının» eşit olduğu gerekçesiyle 24.000 TL'nin 10.000 TL'sine dava tarihinden, kalana 21/07/2011 «temerrüt» tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmu …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının «sigorta acentesi» işletmekte olup uzun süre yanında çalışan ... isimli şahsa banka işlemleri için talimat düzenleyerek verdiği, davalı çalışanı olan bu kişinin davacının talimatı dışında davacının imzasını taklit ederek muhtelif tarihlerde davanın hesabından para çektiği, davacının iradesi dışında yapılan ödemelerin 48.013 TL olduğu, «tacir» olan davalının hesaplarını kontrol etmediğinden iki tarafın «kusurlarının» eşit olduğu gerekçesiyle ....000 TL'nin ....000 TL'sine dava tarihinden, kalana .../07/2011 «temerrüt» tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDavacı paranın hesaptan çıkış tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceğinden mahkemece bu yönde «bilirkişi incelemesi» yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2728 E. 2012/16385 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, «infazda tereddüt» doğuracak şekilde 36.013,83 USD’nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1147 E. 2019/7915 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icazet · özen yükümlülüğü · ikrar · üçüncü kişi · ispat yükü · bono · yasal faiz · dava sebebi
Benzer bu karardaDavanın reddi üzerine Dairemizce verilen Bozma İlamında, hesaba giren paranın sadece hesap sahibine veya onun izni ile başkalarına ödenmesinde bankaların dikkat ve «özen yükümlülüğünün» bulunduğu, yapılan ödemenin usulüne uygun olduğunu «ispat yükünün» bankaya ait olduğu, ödeme belgelerinde davacının imzasının bulunup bulunmadığı, ödemelerin usulsüz olduğunun anlaşılması halinde, banka hesap ekstrelerinin getirtilerek davacının bu işlemlere «icazet» verip vermediğinin ve varsa usulsüz işlemleri yapan kişinin davacı çalışanı olması halinde zararın oluşumunda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı denetlenmeden karar verilmesi bozma «sebebi» yapılmış, mahkemece de bozmaya uyulmuştur.
Ancak Hazine bonosu hesaplarımı kontrol etmiyordum” şeklinde beyanda bulunduğunun iddia edilmesi karşısında, bozdurulan hazine «bonolarının» öncelikle davacının günlük kontrolünü yaptığını «ikrar» ettiği hesaba yatırılıp daha sonrasında davacı çalışanı Şükran tarafından bankadan çekilip çekilmediği, teknik olarak bozdurulması halinde yatırım hesabından (aynı hesaptan) çekilmesinin mümkün olup olmadığı, bu suretle davacının hesaptan paraların çekilmesine «icazet» vermiş sayılıp sayılmayacağı, hususları irdelenmeksizin ve icazet vermesi halinde davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmeksizin «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle temyiz eden davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
… 0 TL çektiği, 07.02.2004 ve 20.12.2004 tarihli dekonttaki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, banka hesabına giren paranın hesap sahibine yada onun talimatı ile «üçüncü kişiye» ödenebileceği, davacı tarafından bahsi geçen ödemelere ilişkin herhangi bir talimatın verilmediği, banka tarafından yapılan ödemelerin usulsüz olduğu, dava dışı ...'nın davacının çalışanı olduğu ayrıca davacının hesaplarını kontrol etmediği ve zarar görmemek için gerekli önlemleri almadığı bu nedenle de davacının müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle taraflar eşit kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL'nin 20/12/2004 tarihinden, 1.000,00 TL'nin 07/12/2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı nezdinde bulunan hazine «bonolarının», banka çalışanlarının dikkat ve özensizliği sonucu davacı yanında çalışan dava dışı Şükran tarafından, izinsiz olarak paraya çevrilmesinden kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5353 E. 2020/5325 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · ortaklık ilişkisi · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüyle taraflar arasındaki «ortaklık ilişkisinin» ve kurulan yatırım ilişkisinin «hükümsüzlüğünün tespitine», 48.125,00 DM karşılığı 44.013,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzer …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13817 E. , 2013/19103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ZONGULDAK ŞUBESİ MÜDÜRLÜĞÜ
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.02.2012 gün ve 2005/181-2012/43 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.04.2013 gün ve 2012/8820-2013/7911 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın müşterisi olan müvekkilinin, davalı bankada hesap açtırarak hazine bonosu aldığını, müvekkilinin çalışanı olan Şükran Kızılkaya isimli kişinin müvekkilinin hesabındaki hazine bonolarını bozdurarak çektiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, davalının da bu eylemden sorumlu bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 25/01/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 14.000 TL artırmıştır.
Davalı vekili, reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının sigorta acentesi işletmekte olup uzun süre yanında çalışan Şükran Gümüşkaya isimli şahsa banka işlemleri için talimat düzenleyerek verdiği, davalı çalışanı olan bu kişinin davacının talimatı dışında davacının imzasını taklit ederek muhtelif tarihlerde davanın hesabından para çektiği, davacının iradesi dışında yapılan ödemelerin 48.013 TL olduğu, tacir olan davalının hesaplarını kontrol etmediğinden iki tarafın kusurlarının eşit olduğu gerekçesiyle 24.000 TL'nin 10.000 TL'sine dava tarihinden, kalana 21/07/2011 temerrüt tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043935900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz