Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1576 E. 2013/22089 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
chargeback↗ üye işyeri sözleşmesi↗ pos cihazı↗ kur farkı↗ bloke↗ ticari faiz↗ basiretli tacir↗ garantörlük↗ ihtarname↗ tacir↗ kusur↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2013/1576 E. , 2013/22089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Reyhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2011 tarih ve 2004/366-2011/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait POS cihazını kullandığını, 25.08.2004 tarihinde ... ve...adlı şahısların 20.000 TL'lik alışveriş için kredi kartı kullandığını, banka şube yetkililerince sorun olmadığını, nakit durunu nedeniyle paranın öğleden sonra hesaba geçeğinin garanti edildiğini, hatta paranın kayden davacı hesabına geçirildiğinin söylendiğini, buna güvenen müvekkilinin faturasını keserek satışa konu malları bu kişilere teslim ettiğini, adı geçen kişilere ulaşılmadığını, satış bedeli 20.000 TL'nin davacı banka şubesi tarafından ödenmediğini, yine 18.08.2004 tarihinde ... isimli şahsın vadeli hesaba aktarılmış bulunan 9.000 TL'lik kredi kartıyla yaptığı alışveriş bedelinin de müvekkili hesaplarına geçilmediğini, belirtilen paraların hiç bir açıklama yapılmaksızın hesaplarda önce bloke edilip sonra geri çekildiğini, gönderilen ihtarnameye verilen cevabi ihtarnamede de kredi kartlarının usulsüz ve sahte olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, işlem bedeli olan 29.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının kullanmış olduğu POS cihazının 35 gün vadeli olduğu, bu süre zarfında çekilen paranın blokeli olarak havuzda bekletildiğini, olaya konu kredi kartlarının yurtdışı kredi kartı olduğunu, yurtdışı merkezin 20.000 TL’lik işlemde kullanılan kartların sahte olduğunu bildirmesi üzerine blokedeki paranın kur farkı ile birlikte toplam 12.720,48 TL’sinin yurtdışı banka tarafından geri alındığını, yurtdışı bankaca yapılan açıklamada “kural olarak aynı anda satılan mal bedeli için tek işlem slibi kullanılması, slip bölünmemesi gerektiği” ifadesinin kullanıldığını, kalan 16.279,51 TL’nin Merkez Bankası’na ödenmek üzere hesapta bekletildiğini,davacının basiretli bir tacir gibi hareket ederek kimlik kontrolü yapması gerektiğini, şüphelenmesi halinde işlem yapmaması gerektiğini, davacının üye ,işyeri sözleşmesine aykırı hareket ederek aynı satış için slip bölme yöntemiyle bedeli tahsil etmeye çalıştığını ve müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen 07/10/2010 tarihli bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 20.000 TL’lik kömür satışı işleminde aynı zaman diliminde 2 farklı kartla peş peşe 3 işlem yaparak slip bölmesi yapılmasının taraflar arasındaki sözleşmeye, uluslar arası kredi kartı kurallarına ,yargı kararlarına ve 5464 sayılı yasaya aykırı olması nedeniyle bu yöndeki alacak talebinin yerinde olmadığı, 9.000 TL’lik işlemde ise davalı bankanın “şüphe üzerine blokeye alındı” açıklaması dışında, davanın müteakip safhalarında da ilave hiçbir bilgi, belge ve iddia sunulmaması nedeniyle, davacının 9.000 TL tutarındaki işlemle ilgili alacak talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri; kararı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ,davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, 24/08/2004 tarihinde yapılan satım işlemi bedeli olarak çekilen 20.000 TL’nin iadesine yönelik talep reddedilmiş ise de; bu bedelin 12.720,48 TL‘lik kısmının davalı tarafından chargeback süresi içerisinde yabancı bankaya ödendiği, bakiye kısmının ise davalı uhdesinde sebepsiz olarak kaldığı anlaşılmış olup söz konusu miktarın da davacıya iadesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde bu miktarın iadesi talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5820 E. 2014/9806 K.
Ortak:ticari faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… davacının 9.000 TL tutarındaki işlemle ilgili alacak talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… davacının 9.000 TL tutarındaki işlemle ilgili alacak talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10181 E. 2012/2549 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · bloke · kusur · Alacak
İncelediğiniz kararda… rın 20.000 TL'lik alışveriş için kredi kartı kullandığını, banka şube yetkililerince sorun olmadığını, nakit durunu nedeniyle paranın öğleden sonra hesaba geçeğinin «garanti» edildiğini, hatta paranın kayden davacı hesabına geçirildiğinin söylendiğini, buna güvenen müvekkilinin faturasını keserek satışa konu malları bu kişilere «teslim» ettiğini, adı geçen kişilere ulaşılmadığını, satış bedeli 20.000 TL'nin davacı banka şubesi tarafından ödenmediğini, yine 18.08.2004 tarihinde ... isimli şahsın vadeli hesaba aktarılmış bulunan 9.000 TL'lik kredi kartıyla yaptığı alışveriş bedelinin de müvekkili hesaplarına geçilmediğini, belirtilen paraların hiç bir açıklama yapılmaksızın hesaplarda önce «bloke» edilip sonra geri çekildiğini, gönderilen «ihtarnameye» verilen cevabi ihtarnamede de kredi kartlarının usulsüz ve sahte olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını, işlem bedeli olan 29.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
… nu kredi kartlarının yurtdışı kredi kartı olduğunu, yurtdışı merkezin 20.000 TL’lik işlemde kullanılan kartların sahte olduğunu bildirmesi üzerine blokedeki paranın «kur farkı» ile birlikte toplam 12.720,48 TL’sinin yurtdışı banka tarafından geri alındığını, yurtdışı bankaca yapılan açıklamada “kural olarak aynı anda satılan mal bedeli için tek işlem slibi kullanılması, slip bölünmemesi gerektiği” ifadesinin kullanıldığını, kalan 16.279,51 TL’nin Merkez Bankası’na ödenmek üzere hesapta bekletildiğini,davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek kimlik kontrolü yapması gerektiğini, şüphelenmesi halinde işlem yapmaması gerektiğini, davacının «üye ,işyeri sözleşmesine» aykırı hareket ederek aynı satış için slip bölme yöntemiyle bedeli tahsil etmeye çalıştığını ve müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davan …
… tarihinde yapılan satım işlemi bedeli olarak çekilen 20.000 TL’nin iadesine yönelik talep reddedilmiş ise de; bu bedelin 12.720,48 TL‘lik kısmının davalı tarafından «chargeback» süresi içerisinde yabancı bankaya ödendiği, bakiye kısmının ise davalı uhdesinde sebepsiz olarak kaldığı anlaşılmış olup söz konusu miktarın da davacıya iadesine k …
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · hamil · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Bu durumda, yukarıda (1) nolu bentteki açıklama doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda, davalının zararının doğduğunun anlaşılması halinde, sahte kredi kartıyla işlem yapılmasına onay veren davalı bankanın, bu işlemin gerçekleşmesinde mütefarik «kusuru» bulunup bulunmadığı hususunda rapor veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak ve yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9427 E. 2010/684 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda… rın 20.000 TL'lik alışveriş için kredi kartı kullandığını, banka şube yetkililerince sorun olmadığını, nakit durunu nedeniyle paranın öğleden sonra hesaba geçeğinin «garanti» edildiğini, hatta paranın kayden davacı hesabına geçirildiğinin söylendiğini, buna güvenen müvekkilinin faturasını keserek satışa konu malları bu kişilere «teslim» ettiğini, adı geçen kişilere ulaşılmadığını, satış bedeli 20.000 TL'nin davacı banka şubesi tarafından ödenmediğini, yine 18.08.2004 tarihinde ... isimli şahsın vadeli hesaba aktarılmış bulunan 9.000 TL'lik kredi kartıyla yaptığı alışveriş bedelinin de müvekkili hesaplarına geçilmediğini, belirtilen paraların hiç bir açıklama yapılmaksızın hesaplarda önce «bloke» edilip sonra geri çekildiğini, gönderilen «ihtarnameye» verilen cevabi ihtarnamede de kredi kartlarının usulsüz ve sahte olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını, işlem bedeli olan 29.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
… nu kredi kartlarının yurtdışı kredi kartı olduğunu, yurtdışı merkezin 20.000 TL’lik işlemde kullanılan kartların sahte olduğunu bildirmesi üzerine blokedeki paranın «kur farkı» ile birlikte toplam 12.720,48 TL’sinin yurtdışı banka tarafından geri alındığını, yurtdışı bankaca yapılan açıklamada “kural olarak aynı anda satılan mal bedeli için tek işlem slibi kullanılması, slip bölünmemesi gerektiği” ifadesinin kullanıldığını, kalan 16.279,51 TL’nin Merkez Bankası’na ödenmek üzere hesapta bekletildiğini,davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek kimlik kontrolü yapması gerektiğini, şüphelenmesi halinde işlem yapmaması gerektiğini, davacının «üye ,işyeri sözleşmesine» aykırı hareket ederek aynı satış için slip bölme yöntemiyle bedeli tahsil etmeye çalıştığını ve müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davan …
… tarihinde yapılan satım işlemi bedeli olarak çekilen 20.000 TL’nin iadesine yönelik talep reddedilmiş ise de; bu bedelin 12.720,48 TL‘lik kısmının davalı tarafından «chargeback» süresi içerisinde yabancı bankaya ödendiği, bakiye kısmının ise davalı uhdesinde sebepsiz olarak kaldığı anlaşılmış olup söz konusu miktarın da davacıya iadesine k …
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · sözleşmeye aykırılık · hamil · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak davacının 5 adet «fatura» tanzim ettiği, faturaların üç ayrı kişi adına düzenlenmesine rağmen yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından her fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Davacı üye işyeri sahibinin aynı kredi kartına dayalı satış tutarını bölmek suretiyle POS makinesinden birden fazla satış işlemi yaptığı iddia edilmiş olup, bu satış işleminin, taraflar arasındaki «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğinin kabulü halinde davalı bankanın bu nedenle ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip değerlendirilmesi gerekirken bu konuda da inceleme yapılmaması doğru görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14106 E. 2010/5483 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda… rın 20.000 TL'lik alışveriş için kredi kartı kullandığını, banka şube yetkililerince sorun olmadığını, nakit durunu nedeniyle paranın öğleden sonra hesaba geçeğinin «garanti» edildiğini, hatta paranın kayden davacı hesabına geçirildiğinin söylendiğini, buna güvenen müvekkilinin faturasını keserek satışa konu malları bu kişilere «teslim» ettiğini, adı geçen kişilere ulaşılmadığını, satış bedeli 20.000 TL'nin davacı banka şubesi tarafından ödenmediğini, yine 18.08.2004 tarihinde ... isimli şahsın vadeli hesaba aktarılmış bulunan 9.000 TL'lik kredi kartıyla yaptığı alışveriş bedelinin de müvekkili hesaplarına geçilmediğini, belirtilen paraların hiç bir açıklama yapılmaksızın hesaplarda önce «bloke» edilip sonra geri çekildiğini, gönderilen «ihtarnameye» verilen cevabi ihtarnamede de kredi kartlarının usulsüz ve sahte olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını, işlem bedeli olan 29.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
… nu kredi kartlarının yurtdışı kredi kartı olduğunu, yurtdışı merkezin 20.000 TL’lik işlemde kullanılan kartların sahte olduğunu bildirmesi üzerine blokedeki paranın «kur farkı» ile birlikte toplam 12.720,48 TL’sinin yurtdışı banka tarafından geri alındığını, yurtdışı bankaca yapılan açıklamada “kural olarak aynı anda satılan mal bedeli için tek işlem slibi kullanılması, slip bölünmemesi gerektiği” ifadesinin kullanıldığını, kalan 16.279,51 TL’nin Merkez Bankası’na ödenmek üzere hesapta bekletildiğini,davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek kimlik kontrolü yapması gerektiğini, şüphelenmesi halinde işlem yapmaması gerektiğini, davacının «üye ,işyeri sözleşmesine» aykırı hareket ederek aynı satış için slip bölme yöntemiyle bedeli tahsil etmeye çalıştığını ve müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davan …
… tarihinde yapılan satım işlemi bedeli olarak çekilen 20.000 TL’nin iadesine yönelik talep reddedilmiş ise de; bu bedelin 12.720,48 TL‘lik kısmının davalı tarafından «chargeback» süresi içerisinde yabancı bankaya ödendiği, bakiye kısmının ise davalı uhdesinde sebepsiz olarak kaldığı anlaşılmış olup söz konusu miktarın da davacıya iadesine k …
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · sözleşmeye aykırılık · hamil · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 1 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5288 E. 2012/10837 K.
Ortak:chargeback · bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda… rın 20.000 TL'lik alışveriş için kredi kartı kullandığını, banka şube yetkililerince sorun olmadığını, nakit durunu nedeniyle paranın öğleden sonra hesaba geçeğinin «garanti» edildiğini, hatta paranın kayden davacı hesabına geçirildiğinin söylendiğini, buna güvenen müvekkilinin faturasını keserek satışa konu malları bu kişilere «teslim» ettiğini, adı geçen kişilere ulaşılmadığını, satış bedeli 20.000 TL'nin davacı banka şubesi tarafından ödenmediğini, yine 18.08.2004 tarihinde ... isimli şahsın vadeli hesaba aktarılmış bulunan 9.000 TL'lik kredi kartıyla yaptığı alışveriş bedelinin de müvekkili hesaplarına geçilmediğini, belirtilen paraların hiç bir açıklama yapılmaksızın hesaplarda önce «bloke» edilip sonra geri çekildiğini, gönderilen «ihtarnameye» verilen cevabi ihtarnamede de kredi kartlarının usulsüz ve sahte olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını, işlem bedeli olan 29.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
… tarihinde yapılan satım işlemi bedeli olarak çekilen 20.000 TL’nin iadesine yönelik talep reddedilmiş ise de; bu bedelin 12.720,48 TL‘lik kısmının davalı tarafından «chargeback» süresi içerisinde yabancı bankaya ödendiği, bakiye kısmının ise davalı uhdesinde sebepsiz olarak kaldığı anlaşılmış olup söz konusu miktarın da davacıya iadesine k …
Benzer bu karardaDolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · oy yasağı · hamil
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Dolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1576 E. , 2013/22089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Reyhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2011 tarih ve 2004/366-2011/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait POS cihazını kullandığını, 25.08.2004 tarihinde ... ve...adlı şahısların 20.000 TL'lik alışveriş için kredi kartı kullandığını, banka şube yetkililerince sorun olmadığını, nakit durunu nedeniyle paranın öğleden sonra hesaba geçeğinin garanti edildiğini, hatta paranın kayden davacı hesabına geçirildiğinin söylendiğini, buna güvenen müvekkilinin faturasını keserek satışa konu malları bu kişilere teslim ettiğini, adı geçen kişilere ulaşılmadığını, satış bedeli 20.000 TL'nin davacı banka şubesi tarafından ödenmediğini, yine 18.08.2004 tarihinde ... isimli şahsın vadeli hesaba aktarılmış bulunan 9.000 TL'lik kredi kartıyla yaptığı alışveriş bedelinin de müvekkili hesaplarına geçilmediğini, belirtilen paraların hiç bir açıklama yapılmaksızın hesaplarda önce bloke edilip sonra geri çekildiğini, gönderilen ihtarnameye verilen cevabi ihtarnamede de kredi kartlarının usulsüz ve sahte olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, işlem bedeli olan 29.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının kullanmış olduğu POS cihazının 35 gün vadeli olduğu, bu süre zarfında çekilen paranın blokeli olarak havuzda bekletildiğini, olaya konu kredi kartlarının yurtdışı kredi kartı olduğunu, yurtdışı merkezin 20.000 TL’lik işlemde kullanılan kartların sahte olduğunu bildirmesi üzerine blokedeki paranın kur farkı ile birlikte toplam 12.720,48 TL’sinin yurtdışı banka tarafından geri alındığını, yurtdışı bankaca yapılan açıklamada “kural olarak aynı anda satılan mal bedeli için tek işlem slibi kullanılması, slip bölünmemesi gerektiği” ifadesinin kullanıldığını, kalan 16.279,51 TL’nin Merkez Bankası’na ödenmek üzere hesapta bekletildiğini,davacının basiretli bir tacir gibi hareket ederek kimlik kontrolü yapması gerektiğini, şüphelenmesi halinde işlem yapmaması gerektiğini, davacının üye ,işyeri sözleşmesine aykırı hareket ederek aynı satış için slip bölme yöntemiyle bedeli tahsil etmeye çalıştığını ve müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen 07/10/2010 tarihli bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 20.000 TL’lik kömür satışı işleminde aynı zaman diliminde 2 farklı kartla peş peşe 3 işlem yaparak slip bölmesi yapılmasının taraflar arasındaki sözleşmeye, uluslar arası kredi kartı kurallarına ,yargı kararlarına ve 5464 sayılı yasaya aykırı olması nedeniyle bu yöndeki alacak talebinin yerinde olmadığı, 9.000 TL’lik işlemde ise davalı bankanın “şüphe üzerine blokeye alındı” açıklaması dışında, davanın müteakip safhalarında da ilave hiçbir bilgi, belge ve iddia sunulmaması nedeniyle, davacının 9.000 TL tutarındaki işlemle ilgili alacak talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri; kararı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ,davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, 24/08/2004 tarihinde yapılan satım işlemi bedeli olarak çekilen 20.000 TL’nin iadesine yönelik talep reddedilmiş ise de; bu bedelin 12.720,48 TL‘lik kısmının davalı tarafından chargeback süresi içerisinde yabancı bankaya ödendiği, bakiye kısmının ise davalı uhdesinde sebepsiz olarak kaldığı anlaşılmış olup söz konusu miktarın da davacıya iadesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde bu miktarın iadesi talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin (2) nolu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 481,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568864800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz