Protokol gereğince müvekkiline temlik edilen kira alacağının geçerliliğinin tespiti suretiyle muarazanın giderilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12472 E. 2013/22214 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin nitelendirilmesi↗ alacağın temliki↗ pasif husumet yokluğu↗ kefalet↗ garantörlük↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ temlik↗ protokol↗ taahhütname↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine,diğer davalılar haklarındaki davanın kabulüne dair verilen kararın davalı gerçek kişiler vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/2134 Esas, 2013/6114 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalılardan ..., ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava dışı Çarmosan Gıda Ürünleri A.Ş'nin davacı ...'ya olan borçlarının davacıya borçlu olmayan davalı gerçek kişiler (temlik edenler) tarafından sahibi oldukları taşınmazın belli sayıdaki kira paraları ile ödenmesinin amaçlandığı 03.03.2008 tarihli "Alacağın Temliki Protokolü" başlıklı belgenin varlığı tartışmasızdır. Uyuşmazlık söz konusu protokolün hukuki niteliğinin ne olabileceği noktasında yatmaktadır.
03.03.2008 tarihli protokolün üçüncü şahsın filini taahhüt sözleşmesi olarak nitelendirilmesinin yapılabilmesi için asıl borçlunun borcundan ve tarafı olduğu hukuki ilişkiden bağımsız biçimde kayıtsız ve şartsız borcun ödenmesinin taahhüt ve garanti edilmesi gerekmektedir. Üçüncü şahsın fiilini taahhütte bağımsızlık unsuru çok önemlidir; zira üçüncü şahsın fiilini taahhüt temsilden veya kefaletten özellikle bu unsurla ayrılır (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. baskı, 1993, Filiz Kitabevi, İstanbul, sayfa:230) Bu kısa açıklamadan sonra somut olaya dönülecek olursa taraflar arasındaki protokolün 1.maddesinde açıkça "...bu temliğe yalnızca asıl borçlu Çarmosan Gıda Ürünleri A.Ş'nin borcu ödememesi durumunda başvurulacaktır" denilmekle asıl borçlunun borcundan ve tarafı olduğu hukuki ilişkiden bağımsız bir biçimde kayıtsız ve şartsız borcun ödenmesinin taahhüt ve garanti edildiğinden söz etme imkanı bulunmamaktadır.
Öte yandan Türk Hukuku'nda "ivazlı temlik" eski BK'nın 169. maddesinde (yeni BK'da 191. madde) düzenlenmektedir. İvazlı temlik için karşılığında bir "ivaz" alınması şarttır. Bu husus eski BK'nın 169. maddesinde "Alacağın temliki ivaz makamında icra olunmuşsa...", yeni BK'nın 191. maddesinde "Alacak, bir edim karşılığında devredilmişse devreden.." ifadeleriyle açıkca belirtilmiştir. Somut olaya bakıldığında ortada bir "ivaz" mevcut değildir. Gerçi söz konusu protokolle Çarmosan A.Ş'nin borcu ödememesi halinde borcun ödenmesi söz konusudur ancak söz konusu borç temlik edenlerin borcu olmayıp Çarmosan A.Ş'nin borcudur, böyle bir borcun kapanması ise davalı gerçek kişilerin elde ettikleri bir "ivaz" olarak kabul edilemez.
Yukarıdaki açıklamalardan da açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu protokolü ne üçüncü şahsın fiilini taahhüt ne de ivazlı bir temlik olarak nitelendirmenin mümkün olmaması karşısında mahkemece 03.03.2008 tarihli protokolün hukuki niteliğinin yeniden değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekle davalı gerçek kişiler vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/2134 Esas, 2013/6114 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1454 E. 2014/3672 K.
Ortak:temlik
İncelediğiniz karardaDava dışı Çarmosan Gıda Ürünleri A.Ş'nin davacı ...'ya olan borçlarının davacıya borçlu olmayan davalı gerçek kişiler («temlik» edenler) tarafından sahibi oldukları taşınmazın belli sayıdaki kira paraları ile ödenmesinin amaçlandığı 03.03.2008 tarihli "Alacağın Temliki Protokolü" başlıklı belgenin varlığı tartışmasızdır.
Öte yandan Türk Hukuku'nda "ivazlı «temlik»" eski BK'nın 169. maddesinde (yeni BK'da 191. madde) düzenlenmektedir.
İvazlı «temlik» için karşılığında bir "ivaz" alınması şarttır.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «temlik sözleşmesinde» temlikin ivazlı olduğu ve davalı tarafından davacıya iki adet senedin iade edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Temlikin ivazlı olması nedeniyle, «temlikin» yerine getirilmesi halinde davacının ivazı talep etme hakkı olup, davalı ivazı gerçekleştirdiğini ispat ile yükümlü olduğundan, mahkemece davanın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar bir karar verilmesi gerektiği gibi dava konusu temlik edilen «akreditif» bedeli de davalıya ödendiği halde yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akreditif · temlik sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «temlik sözleşmesinde» temlikin ivazlı olduğu ve davalı tarafından davacıya iki adet senedin iade edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu ivazın gerçekleşmemesi halinde davacının «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre alacak talebinde bulunabileceği tabiidir.
Temlikin ivazlı olması nedeniyle, «temlikin» yerine getirilmesi halinde davacının ivazı talep etme hakkı olup, davalı ivazı gerçekleştirdiğini ispat ile yükümlü olduğundan, mahkemece davanın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar bir karar verilmesi gerektiği gibi dava konusu temlik edilen «akreditif» bedeli de davalıya ödendiği halde yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10444 E. 2014/15250 K.
Ortak:temlik
İncelediğiniz karardaDava dışı Çarmosan Gıda Ürünleri A.Ş'nin davacı ...'ya olan borçlarının davacıya borçlu olmayan davalı gerçek kişiler («temlik» edenler) tarafından sahibi oldukları taşınmazın belli sayıdaki kira paraları ile ödenmesinin amaçlandığı 03.03.2008 tarihli "Alacağın Temliki Protokolü" başlıklı belgenin varlığı tartışmasızdır.
Öte yandan Türk Hukuku'nda "ivazlı «temlik»" eski BK'nın 169. maddesinde (yeni BK'da 191. madde) düzenlenmektedir.
İvazlı «temlik» için karşılığında bir "ivaz" alınması şarttır.
Benzer bu karardaAyrıca, davadan sonra TMSF ile RCT V.A.Ş. arasında kredi borcundan kaynaklanan alacak hakkında «temlik sözleşmesi» yapılmış olup, işbu temliğin ivazlı olup olmadığı araştırılmamıştır.
A.Ş. arasındaki «temlik sözleşmesinin» ivazlımı yoksa ivazsız mı olduğu tespit edilerek, eğer ivazlı ise ivaz tutarının belirlenen tazminattan «mahsup» edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik sözleşmesi · delillerin toplanmaması · hesap kat · olumsuz oy · genel kredi sözleşmesi · mahsup · komisyon · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, banka «yönetim kurulu» üyesinin usulsüz kredi kullandırmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının «olumsuz» istihbarat raporuna rağmen dava dışı S.
Oysa, «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesinde müşterinin kredi borcunu ödeyinceye kadar faiz, «komisyon», gider vergisi ve diğer «masraflardan» sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Bu itibarla, tarafların icra dosyaları «dahil» «delilleri toplanarak», «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesi değerlendirilerek, bankanın kredi sözleşmesinden dolayı mevcut zarar miktarı belirlenip, davacı ile RCT V.
A.Ş. arasındaki «temlik sözleşmesinin» ivazlımı yoksa ivazsız mı olduğu tespit edilerek, eğer ivazlı ise ivaz tutarının belirlenen tazminattan «mahsup» edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12472 E. , 2013/22214 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2010 gün ve 2009/730-2010/722 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.03.2013 gün ve 2012/2134-2013/6114 sayılı kararı aleyhinde davalılardan ..., ... ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 22.05.2007-22.08.2008 tarihleri arasında, davalı gerçek kişilerin ortağı bulunduğu dava dışı Çarmosan A.Ş'ne (1.354.245,67) Euro tutarında mal sattığını, satım bedelinin ödenmemesi üzerine davalı gerçek kişiler ile müvekkili şirket arasında borcun ödenmesi amacıyla 03.03.2008 tarihli bir protokol imzalandığını, bu protokol uyarınca anılan davalıların borcun ödenmesini garanti edip müşterek malik oldukları taşınmazın kira sözleşmesinden doğan kira bedeli alacağını müvekkiline temlik ettiğini, davalılarca protokoldeki ödeme yükümlülüğünün kiracılardan bağımsız olduğunu, dava dışı Çarmosan A.Ş'nin borcunu ödemediği gibi iflası için dava açıldığını, davalı gerçek kişilerin de kira sözleşmesinin feshedildiği ve temlik konusu muhtemel alacağın ortadan kalktığını gerekçe göstererek ödemede bulunmadığını, yeni kiracının diğer davalı şirket olduğunu ileri sürerek, anılan protokol gereğince müvekkiline temlik edilen kira alacağının geçerliliğinin tespiti suretiyle muarazanın giderilmesini talep ve dava etmiş, 12.07.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile şimdilik (210.000) USD alacağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine,diğer davalılar haklarındaki davanın kabulüne dair verilen kararın davalı gerçek kişiler vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/2134 Esas, 2013/6114 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalılardan ..., ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava dışı Çarmosan Gıda Ürünleri A.Ş'nin davacı ...'ya olan borçlarının davacıya borçlu olmayan davalı gerçek kişiler (temlik edenler) tarafından sahibi oldukları taşınmazın belli sayıdaki kira paraları ile ödenmesinin amaçlandığı 03.03.2008 tarihli "Alacağın Temliki Protokolü" başlıklı belgenin varlığı tartışmasızdır. Uyuşmazlık söz konusu protokolün hukuki niteliğinin ne olabileceği noktasında yatmaktadır.
03.03.2008 tarihli protokolün üçüncü şahsın filini taahhüt sözleşmesi olarak nitelendirilmesinin yapılabilmesi için asıl borçlunun borcundan ve tarafı olduğu hukuki ilişkiden bağımsız biçimde kayıtsız ve şartsız borcun ödenmesinin taahhüt ve garanti edilmesi gerekmektedir. Üçüncü şahsın fiilini taahhütte bağımsızlık unsuru çok önemlidir; zira üçüncü şahsın fiilini taahhüt temsilden veya kefaletten özellikle bu unsurla ayrılır (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. baskı, 1993, Filiz Kitabevi, İstanbul, sayfa:230) Bu kısa açıklamadan sonra somut olaya dönülecek olursa taraflar arasındaki protokolün 1.maddesinde açıkça "...bu temliğe yalnızca asıl borçlu Çarmosan Gıda Ürünleri A.Ş'nin borcu ödememesi durumunda başvurulacaktır" denilmekle asıl borçlunun borcundan ve tarafı olduğu hukuki ilişkiden bağımsız bir biçimde kayıtsız ve şartsız borcun ödenmesinin taahhüt ve garanti edildiğinden söz etme imkanı bulunmamaktadır.
Öte yandan Türk Hukuku'nda "ivazlı temlik" eski BK'nın 169. maddesinde (yeni BK'da 191. madde) düzenlenmektedir. İvazlı temlik için karşılığında bir "ivaz" alınması şarttır. Bu husus eski BK'nın 169. maddesinde "Alacağın temliki ivaz makamında icra olunmuşsa...", yeni BK'nın 191. maddesinde "Alacak, bir edim karşılığında devredilmişse devreden.." ifadeleriyle açıkca belirtilmiştir. Somut olaya bakıldığında ortada bir "ivaz" mevcut değildir. Gerçi söz konusu protokolle Çarmosan A.Ş'nin borcu ödememesi halinde borcun ödenmesi söz konusudur ancak söz konusu borç temlik edenlerin borcu olmayıp Çarmosan A.Ş'nin borcudur, böyle bir borcun kapanması ise davalı gerçek kişilerin elde ettikleri bir "ivaz" olarak kabul edilemez.
Yukarıdaki açıklamalardan da açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu protokolü ne üçüncü şahsın fiilini taahhüt ne de ivazlı bir temlik olarak nitelendirmenin mümkün olmaması karşısında mahkemece 03.03.2008 tarihli protokolün hukuki niteliğinin yeniden değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekle davalı gerçek kişiler vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/2134 Esas, 2013/6114 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan ..., ... ve ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/2134 Esas, 2013/6114 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davalılardan ..., ... ve ...'ya iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/567995900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz