Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1454 E. 2014/3672 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akreditif↗ temlik sözleşmesi↗ sebepsiz zenginleşme↗ temlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen 2. bilirkişi raporu ve davacının replik dilekçesi içeriğine göre davalının akdi ilişki içinde bulunduğu dava dışı şirket ile davacı şirket arasında ayniyet bulunduğu, borç ilişkisinin devam ettiği, davalı lehine tahsil edilmeyen 37.691,06 TL meblağ tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki temlik sözleşmesinde temlikin ivazlı olduğu ve davalı tarafından davacıya iki adet senedin iade edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu ivazın gerçekleşmemesi halinde davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak talebinde bulunabileceği tabiidir. Davalı aynı tarih ve bedelli senetlerin de yer aldığı diğer senetlere dayanarak dava dışı H. Gıda Tic. A.Ş’ye karşı icra takibinde bulunmuş ise de, bu senetlerin davacı şirket tarafından keşide edilmediği sabittir. Temlikin ivazlı olması nedeniyle, temlikin yerine getirilmesi halinde davacının ivazı talep etme hakkı olup, davalı ivazı gerçekleştirdiğini ispat ile yükümlü olduğundan, mahkemece davanın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar bir karar verilmesi gerektiği gibi dava konusu temlik edilen akreditif bedeli de davalıya ödendiği halde yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10444 E. 2014/15250 K.
Ortak:temlik sözleşmesi · temlik
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «temlik sözleşmesinde» temlikin ivazlı olduğu ve davalı tarafından davacıya iki adet senedin iade edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Temlikin ivazlı olması nedeniyle, «temlikin» yerine getirilmesi halinde davacının ivazı talep etme hakkı olup, davalı ivazı gerçekleştirdiğini ispat ile yükümlü olduğundan, mahkemece davanın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar bir karar verilmesi gerektiği gibi dava konusu temlik edilen «akreditif» bedeli de davalıya ödendiği halde yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, davadan sonra TMSF ile RCT V.A.Ş. arasında kredi borcundan kaynaklanan alacak hakkında «temlik sözleşmesi» yapılmış olup, işbu temliğin ivazlı olup olmadığı araştırılmamıştır.
A.Ş. arasındaki «temlik sözleşmesinin» ivazlımı yoksa ivazsız mı olduğu tespit edilerek, eğer ivazlı ise ivaz tutarının belirlenen tazminattan «mahsup» edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · hesap kat · olumsuz oy · genel kredi sözleşmesi · mahsup · komisyon · yönetim kurulu kararı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaOysa, «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesinde müşterinin kredi borcunu ödeyinceye kadar faiz, «komisyon», gider vergisi ve diğer «masraflardan» sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Bu itibarla, tarafların icra dosyaları «dahil» «delilleri toplanarak», «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesi değerlendirilerek, bankanın kredi sözleşmesinden dolayı mevcut zarar miktarı belirlenip, davacı ile RCT V.
2- Ancak; dava, banka «yönetim kurulu» üyesinin usulsüz kredi kullandırmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının «olumsuz» istihbarat raporuna rağmen dava dışı S.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının özen borcunu ihlal ederek «olumsuz» istihbarat raporuna rağmen dava dışı şirkete kredi tahsis ettiği, 5411 SK'nun 141. maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, 77.556,83 TL zararın tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 77.556,83 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12472 E. 2013/22214 K.
Ortak:temlik
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «temlik sözleşmesinde» temlikin ivazlı olduğu ve davalı tarafından davacıya iki adet senedin iade edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Temlikin ivazlı olması nedeniyle, «temlikin» yerine getirilmesi halinde davacının ivazı talep etme hakkı olup, davalı ivazı gerçekleştirdiğini ispat ile yükümlü olduğundan, mahkemece davanın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar bir karar verilmesi gerektiği gibi dava konusu temlik edilen «akreditif» bedeli de davalıya ödendiği halde yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava dışı Çarmosan Gıda Ürünleri A.Ş'nin davacı ...'ya olan borçlarının davacıya borçlu olmayan davalı gerçek kişiler («temlik» edenler) tarafından sahibi oldukları taşınmazın belli sayıdaki kira paraları ile ödenmesinin amaçlandığı 03.03.2008 tarihli "Alacağın Temliki Protokolü" başlıklı belgenin varlığı tartışmasızdır.
Öte yandan Türk Hukuku'nda "ivazlı «temlik»" eski BK'nın 169. maddesinde (yeni BK'da 191. madde) düzenlenmektedir.
İvazlı «temlik» için karşılığında bir "ivaz" alınması şarttır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · kefalet · garantörlük · pasif husumet · husumet yokluğu · protokol · taahhütname · temsil
Benzer bu karardaÜçüncü şahsın fiilini «taahhütte» bağımsızlık unsuru çok önemlidir; zira üçüncü şahsın fiilini taahhüt «temsilden» veya «kefaletten» özellikle bu unsurla ayrılır (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. baskı, 1993, Filiz Kitabevi, İstanbul, sayfa:230) Bu kısa açıklamadan sonra somut olaya dönülecek olursa taraflar arasındaki «protokolün» 1.maddesinde açıkça "...bu temliğe yalnızca asıl borçlu Çarmosan Gıda Ürünleri A.Ş'nin borcu ödememesi durumunda başvurulacaktır" denilmekle asıl borçlunun borcundan ve tarafı olduğu hukuki ilişkiden bağımsız bir biçimde kayıtsız ve şartsız borcun ödenmesinin taahhüt ve «garanti» edildiğinden söz etme imkanı bulunmamaktadır.
Mahkemece, davalı şirket hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine,diğer davalılar haklarındaki davanın kabulüne dair verilen kararın davalı gerçek kişiler vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/2134 Esas, 2013/6114 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
03.03.2008 tarihli «protokolün» üçüncü şahsın filini «taahhüt» sözleşmesi olarak nitelendirilmesinin yapılabilmesi için asıl borçlunun borcundan ve tarafı olduğu hukuki ilişkiden bağımsız biçimde kayıtsız ve şartsız borcun ödenmesinin taahhüt ve «garanti» edilmesi gerekmektedir.
Yukarıdaki açıklamalardan da açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu «protokolü» ne üçüncü şahsın fiilini «taahhüt» ne de ivazlı bir «temlik» olarak nitelendirmenin mümkün olmaması karşısında mahkemece 03.03.2008 tarihli protokolün hukuki niteliğinin yeniden değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1454 E. , 2014/3672 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 34. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/10/2012
NUMARASI 2011/181-2012/199
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/10/2012 tarih ve 2011/181-2012/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki 25/02/2008 tarihli Temlikname uyarınca; davacının 25.000,00 Euro'luk temlik yapmayı yükümlendiğini, lehine temlik yapılan davalının da; 20/01/2008 vadeli 5.000,00 TL tutarlı ve 30/01/2008 vadeli 5.000,00 TL tutarlı senetleri temlik eden müvekkili şirkete iade etmeyi üstlendiğini, temlik edenin edimini yerine getirmesine rağmen temellük eden davalının iade yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş ıslah ile talebini 30.000 TL'ye yükselmiştir.
Davalı vekili, ödeme gerçekleştiğine göre iadenin de gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen 2. bilirkişi raporu ve davacının replik dilekçesi içeriğine göre davalının akdi ilişki içinde bulunduğu dava dışı şirket ile davacı şirket arasında ayniyet bulunduğu, borç ilişkisinin devam ettiği, davalı lehine tahsil edilmeyen 37.691,06 TL meblağ tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki temlik sözleşmesinde temlikin ivazlı olduğu ve davalı tarafından davacıya iki adet senedin iade edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu ivazın gerçekleşmemesi halinde davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak talebinde bulunabileceği tabiidir. Davalı aynı tarih ve bedelli senetlerin de yer aldığı diğer senetlere dayanarak dava dışı H. Gıda Tic. A.Ş’ye karşı icra takibinde bulunmuş ise de, bu senetlerin davacı şirket tarafından keşide edilmediği sabittir. Temlikin ivazlı olması nedeniyle, temlikin yerine getirilmesi halinde davacının ivazı talep etme hakkı olup, davalı ivazı gerçekleştirdiğini ispat ile yükümlü olduğundan, mahkemece davanın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar bir karar verilmesi gerektiği gibi dava konusu temlik edilen akreditif bedeli de davalıya ödendiği halde yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101828400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz