Görev: Ticari dava niteliği için her iki tarafın tacir olması şartı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2410 E. 2024/139 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetki
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Satım sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olabilmesi için, satım sözleşmesi TTK'de düzenlenmediğinden, tarafların her ikisinin de tacir sıfatını haiz olması gerekir; taraflardan birinin tacir olmadığı, VUK'a göre belirlenen esnaf sınırları içinde faaliyet gösterdiği tespit edilirse dava ticari dava niteliğinde kabul edilmez ve asliye ticaret mahkemesi görevsizdir.
Ele alınan sorunlar
Uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve görevli mahkemenin tespiti → ret
İddia: Davacı vekili, esnaf ve sanatkarlar odaları birliği ile vergi dairesi cevap yazılarına göre davacının ticari faaliyetinin esnaf sınırlarını aştığını, 2. sınıf tüccar sınıfına dahil olup işletme defteri tuttuğunu, bu nedenle tacir sıfatını haiz olduğunu ve görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava sayılacağı, 5. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın tacir sıfatını haiz olup ticari işletmeleriyle ilgili bulunması gerekir. Satım sözleşmesi TTK'de düzenlenmediğinden, bu tür uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesinin görevli olabilmesi için tarafların her ikisinin de tacir olması şarttır. VUK 176 ve 12. maddelerine göre birinci sınıf tacirler bilanço esasına göre defter tutar. Somut olayda davacının ticaret sicilinde gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı, vergi dairesi cevabında davacının 2. sınıf tüccar sınıfına dahil olduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, esnaf ve sanatkarlar odaları birliği cevabında ise davacının esnaf kaydına rastlanmadığının bildirildiği tespit edilmiştir. Davacı vekilinin esnaf kaydı bulunmaması nedeniyle esnaf olmadığı yönündeki iddiası, taraflar arasındaki alışverişin boyutunun VUK 177. maddesine göre belirlenen, tacir sıfatının kabulünü gerektiren miktarları aşmadığı anlaşıldığından yerinde görülmemiştir. Buna göre esnaf sınırları içinde faaliyet gösteren davacının taraf olduğu dava ticari dava niteliğinde değildir ve davanın her iki tarafının da tacir sıfatını haiz olmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında, TTK'de düzenlenmeyen satım sözleşmesi bakımından ticari dava niteliğinin ve asliye ticaret mahkemesinin görevinin tespitinde her iki tarafın da tacir sıfatını haiz olması gerektiğine ve tacir sıfatının VUK ölçütleriyle (defter tutma esası, esnaf sınırını aşan işlem hacmi) belirlenebileceğine ilişkin değerlendirme içermesi nedeniyle bölgesel olarak ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında, satım sözleşmesi TTK'de düzenlenmediğinden asliye ticaret mahkemesinin görevli olabilmesi için davanın taraflarının her ikisinin de tacir sıfatını haiz olması gerekir; taraflardan biri tacir değilse (esnaf sınırları içinde faaliyet gösteriyorsa) görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari dava↗ mutlak ticari dava↗ nispi ticari dava↗ tacir sıfatı↗ görev↗ esnaf sınırı↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/2410
KARAR NO 2024/139
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/11/2023
NUMARASI 2023/596 Esas - 2023/684 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin tacir sıfatları gereği olarak aralarında ticari ilişki kurulduğunu ve bir süre devam etmesi neticesinde cari hesap oluşturulduğunu, ancak davalı yarar ve hesabına gerçekleştirilen faturalarda gösterilen bedelleri halen ödemediğini, söz konusu borcun tahakkuku tarihinden uzunca bir süre geçmesine ve kendilerine borcun ödenmesine yönelik ikazlara rağmen maalesef olumlu bir yanıt alamadığını, işbu dava konusu alacak hakkında icra takibinin başlatılmasının zorunluluğunun olduğunu, müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla karşı taraf aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile 57.989,49-TL miktarında icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun 07/10/2022 tarihinde itiraz edip icra takibini durdurduğunu, işbu itirazdan sonra dava öncesi arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak herhangi bir sonuca varılamadığını, davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, takip miktarının %20'sinden az olamamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, somut olayda davalı borçlu hakkında tacir araştırılması yapıldığı ve gelen yazı cevapları uyarınca davacının esnaf sınırını aşan gelirinin bulunmadığı, tacir olmadığı anlaşıldığı, takibe konu alacak, fatura alacağı olup satış sözleşmesine dayandığı, dolayısıyla hukuki niteliği itibariyle mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının tacir olmaması sebebiyle dava, nispi ticari davalardan da olmadığı gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, esnaf ve sanatkarlar odaları birliği tarafından 23/10/2023 tarihli cevabında "İstanbul Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüğü ile Birlik Ajanlık kayıtlarında yapılan tetkikte ...TC nolu davacı ...'ın esnaf kaydına rastlanılmadığı" bildirildiğini, ilgili kurumlardan gelen cevap yazıları değerlendirildiğinde müvekkilinin ticari faaliyetinin esnaf sınırlarını aştığının, 2 sınıf tüccar sınıfına dahil olduğunun ve işletme defteri tuttuğunun sabit olduğunu, tacir olan müvekkili hakkında görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
6102 sayılı TTK'nin 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirileceği belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın tacir sıfatını haiz olup ticari işletmeleriyle ilgili bulunması gerekir. Eldeki davada uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağını tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olup, satım sözleşmesi TTK'de düzenlenmediğinden, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabul edilecektir.
VUK 176. madde de birinci sınıf tacirlerin bilanço esasına göre defter tutacağı 12. madde de bilanço esasına göre defter tutacak tacirlerin yevmiye, envanter, defteri kebir tutacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davacının ticaret sicilinde gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı, Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevaplarında; davacının, 2. Sınıf tüccar sınıfına dahil olduğu, mükellef işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu tespit edildiği, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği cevabı yazısında; davacının esnaf kaydına rastlanmadığının bildirdiği görülmüştür. Davacı vekili her ne kadar müvekkilinin esnaf kaydı bulunmaması nedeniyle esnaf olmadığını ileri sürmüşse de;
taraflar arasında ki alışverişin boyutlarının da davalının tacir olarak kabulünü gerektiren VUK 177. maddesine göre belirlenen miktarları aşan tutarda bulunmadığı anlaşılmakla esnaf sınırları içinde faaliyet gösteren davacının taraf bulunduğu davanın ticari dava olmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın her iki tarafın tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından karara yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden ve hükümde bir isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/56696 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi