Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1912 E. 2020/112 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksper raporu↗ muvafakat↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyadaki bilirkişi raporunda ödenmesi gereken miktarın 2.722,50 TL olarak belirlendiği ve bu miktarın ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı doludan kaynaklanan hasarın tazminine ilişkin olup, davalı davacıya ait iki adet tarladaki dolu hasarının 1842 parsel için % 36 ve 1843 parsel için % 40 oranında olduğunu kabul etmek suretiyle davadan önce ödeme yapmıştır. Ancak, ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/3 D.İş sayılı dosyasında davacının yaptırdığı tespit bilirkişi raporunda, dolu hasarının 1842 sayılı parsel için % 86, 1843 parsel için ise % 85,6 olup hasarın 23.177,60 TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sigortanın don sigortası olmayıp dolu sigortası olduğu, davacı tarafından dava öncesi yaptırılan tespit sonucu hazırlanan 18/06/2012 tarihli raporda, sigortanın dolu hasarını teminat altına alan bir sigorta olduğunun kabul edildiği bildirilmiş, iki rapor arasındaki çelişki ise “…..doludan muvafakiyet, müşterek kesinti ve ödenmesi gereken miktara dikkat etmeden…..” şeklinde beyanda bulunularak izah edilmiş ise de rapordaki bu ibarelerin ne anlama geldiği anlaşılamamıştır.Öte yandan, bilirkişinin hükme esas alınan 23/01/2015 tarihli raporunda sözünü ettiği “……doluda olmayan meyveye ödeme yapılmaz. Mevcut ürüne ödeme yapılır.” şeklindeki değerlendirmesinin de ne anlama geldiği, sonuca ne sebeple etkide bulunduğu anlaşılamamıştır. Bu durumda, mahkemece gerek davalının yaptırdığı ekspertiz raporu, gerekse davacının yaptırdığı tespit raporu ve mahkemece alınan bilirkişi raporlarını değerlendiren yeni bir bilirkişi raporu alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4181 E. 2024/1871 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı doludan kaynaklanan «hasarın» tazminine ilişkin olup, davalı davacıya ait iki adet tarladaki dolu hasarının 1842 parsel için % 36 ve 1843 parsel için % 40 oranında olduğunu kabul etmek suretiyle davadan önce ödeme yapmıştır.
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/3 D.İş sayılı dosyasında davacının yaptırdığı tespit bilirkişi raporunda, dolu «hasarının» 1842 sayılı parsel için % 86, 1843 parsel için ise % 85,6 olup hasarın 23.177,60 TL olduğu bildirilmiştir.
… igortanın don sigortası olmayıp dolu sigortası olduğu, davacı tarafından dava öncesi yaptırılan tespit sonucu hazırlanan 18/06/2012 tarihli raporda, sigortanın dolu «hasarını» «teminat» altına alan bir sigorta olduğunun kabul edildiği bildirilmiş, iki rapor arasındaki çelişki ise “…..doludan «muvafakiyet», müşterek kesinti ve ödenmesi gereken miktara dikkat etmeden…..” şeklinde beyanda bulunularak izah edilmiş ise de rapordaki bu ibarelerin ne anlama geldiği anlaşıl …
Benzer bu karardaMahkemece 18.04.2018 tarih ve 2017/555 E., 2018/485 K. sayılı kararı ile dava konusu taşınmazlarda yer alan fıstık ürününün doludan kaynaklı olarak %10 oranında zarar gördüğü, «hasarın» poliçe kapsamı içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 60.100,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, davalı vekili temyiz etmiştir.
… ularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, «hasarın» doludan kaynaklandığının kabul edilemeyeceği, ekspertiz raporuna imzadan imtina eden davacı tarafından yeniden inceleme talep edilmediği,görüntü ve kayıtlar, meteo …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bitkisel ürün «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15553 E. 2017/2790 K.
Ortak:eksper raporu · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz karardaDava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı doludan kaynaklanan «hasarın» tazminine ilişkin olup, davalı davacıya ait iki adet tarladaki dolu hasarının 1842 parsel için % 36 ve 1843 parsel için % 40 oranında olduğunu kabul etmek suretiyle davadan önce ödeme yapmıştır.
… igortanın don sigortası olmayıp dolu sigortası olduğu, davacı tarafından dava öncesi yaptırılan tespit sonucu hazırlanan 18/06/2012 tarihli raporda, sigortanın dolu «hasarını» «teminat» altına alan bir sigorta olduğunun kabul edildiği bildirilmiş, iki rapor arasındaki çelişki ise “…..doludan «muvafakiyet», müşterek kesinti ve ödenmesi gereken miktara dikkat etmeden…..” şeklinde beyanda bulunularak izah edilmiş ise de rapordaki bu ibarelerin ne anlama geldiği anlaşıl …
Bu durumda, mahkemece gerek davalının yaptırdığı «ekspertiz raporu», gerekse davacının yaptırdığı tespit raporu ve mahkemece alınan bilirkişi raporlarını değerlendiren yeni bir bilirkişi raporu alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir «illiyet bağının» kurulamadığı, davacı tarafından ilk «hasar» tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.«ihbar» yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya «ibraz» edemediği, ikinci «ekspertiz raporu» ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan «kesin» bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sigorta poliçesi hükümleri uyarınca aşırı yağıştan kaynaklanan «hasarlar» «teminat» dışı olup dolu hasarı teminata dahildir.
Bu «hasarın» «teminat» dışı halden kaynaklandığının «ispat külfeti» mahkemenin kabulünün aksine davalı Sigorta Şirketi'ndedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · delil tespiti · ispat külfeti · muafiyet · illiyet bağı · ihbar · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zarar ile aşırı yağışlar ve fungal hastalıklardan ari olarak dolu yağışları arasında tam bir «illiyet bağının» kurulamadığı, davacı tarafından ilk «hasar» tespitinden sonra dolu yağışlarının devam ettiğini ve hasarın meydana geldiğini kanıtlayacak davalı kuruma yapılmış 2.«ihbar» yazısının ve yine davalı kurum tarafından yapılmış ikinci bir ekspertiz raporunun bulunmasının zaruri olduğu, davacının kendisine verilen süre içerisinde ikinci kez ihbarda bulunduğunu belgeleyen bir belgeyi dosyaya «ibraz» edemediği, ikinci «ekspertiz raporu» ile tarlanın hasat edilmiş olduğundan «kesin» bir zarar belirlemesi yapılamadığı, davacının zararın dolu olaylarından kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece «ispat külfetinin» davalı Sigorta Şirketi'nde bulunduğu göz önünde bulundurularak dosya içinde yer alan taşınmazın görüntülerini içeren fotoğraflar, tespit raporundaki belirlemeler, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve diğer «deliller değerlendirilerek» %45 oranıda «hasarın» ne kadarının aşırı yağıştan kaynaklandığı belirlenip, poliçedeki «muafiyet» oranında dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Gerek davacının yaptırdığı «delil tespiti» raporuna, gerekse de ...
Dolu hasarında da %10 oranında «muafiyet» bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1912 E. , 2020/112 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11/06/2015 tarih ve 2013/96-2015/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Malatya İli, ... İlçesi,...Köyü,...mevkii 1842 ve 1843 parselde bulunan kayısı bahçesi niteliğindeki taşımazların maliki olduğunu, taşınmazların davalı şirketin 1920993 ve 1920993 numaralı poliçeleri ile dolu riskine karşı sigortalandığını, poliçedeki dolu riskinin gerçekleştiğini, ağaçlardaki ürünlerin doludan zarar gördüğünü, zarar ile ilgili... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/3 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığını, yasal süre içinde davalı şirkete ihbarda bulunulduğunu, sigorta eksperinin % 40 hasar olduğunu belirlediğini, zararın belirlenen oranın çok üzerinde olduğunu, mahkemece yapılan tespit raporunun davalı şirkete sunulmasına rağmen direngenlik gösterilerek ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, müvekkilinin dolu sebebiyle uğradığı 23.177,60 TL zararının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigorta sözleşmelerinde T.C.Ziraat Bankası A.Ş.’nin daini mürtehin sıfatının olması sebebiyle bankadan icazet alınmadan davanın açılmasının mümkün olmadığını, bahçelerde 12/05/2012 tarihinde meydana gelen dolu zararı ile ilgili süresinde yapılan ihbar üzerine ekspertiz çalışması yapıldığını, 1842 parseldeki ağaçlar ile ilgili % 36, 1843 nolu parseldeki ağaçlar ile ilgili ise % 40 oranında hasar miktarı tespit edildiğini, hasar tespitinin davacının refakatinde yapıldığını, hasar oranına göre tespit edilen bedellerin daini mürtehine ödendiğini ve başkaca borçlarının bulunmadığını, davacının yaptırdığı tespitin yokluklarında yapılması sebebiyle delil olarak bir değerinin bulunmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise tazminat hesabında poliçe muafiyet ve müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyadaki bilirkişi raporunda ödenmesi gereken miktarın 2.722,50 TL olarak belirlendiği ve bu miktarın ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı doludan kaynaklanan hasarın tazminine ilişkin olup, davalı davacıya ait iki adet tarladaki dolu hasarının 1842 parsel için % 36 ve 1843 parsel için % 40 oranında olduğunu kabul etmek suretiyle davadan önce ödeme yapmıştır. Ancak, ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/3 D.İş sayılı dosyasında davacının yaptırdığı tespit bilirkişi raporunda, dolu hasarının 1842 sayılı parsel için % 86, 1843 parsel için ise % 85,6 olup hasarın 23.177,60 TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sigortanın don sigortası olmayıp dolu sigortası olduğu, davacı tarafından dava öncesi yaptırılan tespit sonucu hazırlanan 18/06/2012 tarihli raporda, sigortanın dolu hasarını teminat altına alan bir sigorta olduğunun kabul edildiği bildirilmiş, iki rapor arasındaki çelişki ise “…..doludan muvafakiyet, müşterek kesinti ve ödenmesi gereken miktara dikkat etmeden…..” şeklinde beyanda bulunularak izah edilmiş ise de rapordaki bu ibarelerin ne anlama geldiği anlaşılamamıştır.Öte yandan, bilirkişinin hükme esas alınan 23/01/2015 tarihli raporunda sözünü ettiği “……doluda olmayan meyveye ödeme yapılmaz. Mevcut ürüne ödeme yapılır.” şeklindeki değerlendirmesinin de ne anlama geldiği, sonuca ne sebeple etkide bulunduğu anlaşılamamıştır.
Bu durumda, mahkemece gerek davalının yaptırdığı ekspertiz raporu, gerekse davacının yaptırdığı tespit raporu ve mahkemece alınan bilirkişi raporlarını değerlendiren yeni bir bilirkişi raporu alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/566478500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz