6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şahsi def'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7421 E. 2013/21815 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi def'i çek ile ödeme sebepten mücerretlik mücerretlik zamanaşımı başlangıcı hile lehtar ihtiyati tedbir zamanaşımı def'i ispat yükü def'i hamil sebepsiz zenginleşme keşideci alacak davası karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi çek yasal faiz menfi tespit karar verilmesine yer olmadığına zamanaşımı ibraz

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 644

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava, davacı şirket tarafından 2 adet çeke ilişkin TTK 644. maddesi gereğince çeklerin keşidecisi aleyhine sebepsiz zenginleşme nedeniyle çek bedellerinin tahsiline ilişkin olup, ispat yükünün davalıda olduğu, çek bir ödeme vasıtası olduğundan kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla düzenlendiğinin kabulü gerektiği, 3. kişi olan çek lehtarı ile davalı arasındaki

ilişkiye dayalı şahsi def'ilerin davacıya yöneltilemeyeceği, davacının çeki elinde bulunduran iyi niyetli hamil konumunda olduğu, çeklerin 05/08/2009 ve 20/08/2009 tarihlerinde bankaya ibraz edildiği ve banka tarafından arkasının yazıldığı, Bakırköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nde görülen menfii tespit davasından dolayı mahkemece çekler üzerine konulan ihtiyati tedbir nedeniyle ödeme yapılmadığı, işbu tedbir kararının 02/06/2011 tarihinde kalkmış olduğu, zamanaşımı süresinin bu tarihte başlaması nedeniyle davanın süresinde açılmış olduğu, davacının hile veya ağır kusurunun ispat edilemediği ve çekin sebepten mücerret ve ödeme aracı olması gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 05/08/2009 keşide tarihli çeke ilişkin 15.000 TL'nin ibraz tarihi olan 05/08/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 20/08/2009 keşide tarihli, 7021502 nolu, 15.000 TL'lik çekin yargılama esnasında ödenmesi nedeniyle dava konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak açılan alacak davası olup, davacı hamilin işbu davada çek bedelini davalıdan tahsilini talep etmesi üzerine davalı süresi içinde zamanaşımı def inde bulunmuştur. Mahkemece, tahsiline karar verilen çekin zamanaşımının keşideci ile lehtar arasında devam eden menfi tespit davasına karar verildiği tarihte başlayacağı ve bu tarihe göre de zamanaşımının dolmadığı kabul etmiştir. Ancak TTK'nın 644. maddesine dayanılarak açılacak haksız iktisap davasının çekin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl içinde açılması gerekir. Mahkemece, keşideci ile lehtar arasında devam eden davada, sadece davalı lehtara yönelik olarak tedbir kararı verildiği hususu gözden kaçırılarak zamanaşımı başlangıcının menfi tespit davasında kararın verildiği tarihten itibaren başlatılması, bu nedenle doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13408 E. 2012/4558 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/7421 E.  ,  2013/21815 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2012 tarih ve 2011/469-20128/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin borçlusu dava dışı Mehmet Kotiloğlu'ndan olan alacağına karşılık Mehmet Kotiloğlu'nun lehtar, davalının keşidecisi olduğu iki adet çek aldığını, çekleri yasal süresi içinde bankaya ibraz ettiğinde lehtar ve keşidecinin aralarındaki menfi tespit davasında alınan ihtiyati tedbir kararı nedeni ile işlem yapılamadığı banka tarafından çeklerin arkasına yazıldığını, müvekkilinin alacağını alabilmek için bu davanın sonuçlanmasını beklediğini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2009-688 E. sayılı dosyasından görülen davanın 02.06.2011 tarihinde sonuçlanarak davanın reddedildiğini, dava sonuçlandığı, tedbir kararı kalktığı halde bankanın çek bedellerini yine ödemediğini, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, zamanaşımı süresinin çekler üzerindeki tedbir kararının kalkmasından itibaren başlaması gerektiğini, TTK'nın 644.

maddesi uyarınca bu davayı açma zarureti doğduğunu, ileri sürerek çeklerin bedeli olan 30.000 TL nin bankaya ibraz tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, çeklerin bankaya ibrazı üzerinden yaklaşık 2 yıl geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, 20.08.2009 keşide tarihli çekin ise bankaca davacı şirkete ödendiğini, müvekkilinin bu çekleri dava dışı lehtara mal siparişlerine istinaden verdiğini, ancak malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmediğini, lehtar ile aralarındaki menfi tespit davasının sebepten mücerretlik ilkesi uyarınca reddedildiğini ve temyiz aşamasında olduğunu, ayrıca menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararının davanın taraflarını bağlayıcı nitelikte olup davacıyı ilgilendirmediğini, savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava, davacı şirket tarafından 2 adet çeke ilişkin TTK 644. maddesi gereğince çeklerin keşidecisi aleyhine sebepsiz zenginleşme nedeniyle çek bedellerinin tahsiline ilişkin olup, ispat yükünün davalıda olduğu, çek bir ödeme vasıtası olduğundan kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla düzenlendiğinin kabulü gerektiği, 3. kişi olan çek lehtarı ile davalı arasındaki

ilişkiye dayalı şahsi def'ilerin davacıya yöneltilemeyeceği, davacının çeki elinde bulunduran iyi niyetli hamil konumunda olduğu, çeklerin 05/08/2009 ve 20/08/2009 tarihlerinde bankaya ibraz edildiği ve banka tarafından arkasının yazıldığı, Bakırköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nde görülen menfii tespit davasından dolayı mahkemece çekler üzerine konulan ihtiyati tedbir nedeniyle ödeme yapılmadığı, işbu tedbir kararının 02/06/2011 tarihinde kalkmış olduğu, zamanaşımı süresinin bu tarihte başlaması nedeniyle davanın süresinde açılmış olduğu, davacının hile veya ağır kusurunun ispat edilemediği ve çekin sebepten mücerret ve ödeme aracı olması gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 05/08/2009 keşide tarihli çeke ilişkin 15.000 TL'nin ibraz tarihi olan 05/08/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 20/08/2009 keşide tarihli, 7021502 nolu, 15.000 TL'lik çekin yargılama esnasında ödenmesi nedeniyle dava konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak açılan alacak davası olup, davacı hamilin işbu davada çek bedelini davalıdan tahsilini talep etmesi üzerine davalı süresi içinde zamanaşımı def inde bulunmuştur. Mahkemece, tahsiline karar verilen çekin zamanaşımının keşideci ile lehtar arasında devam eden menfi tespit davasına karar verildiği tarihte başlayacağı ve bu tarihe göre de zamanaşımının dolmadığı kabul etmiştir. Ancak TTK'nın 644. maddesine dayanılarak açılacak haksız iktisap davasının çekin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl içinde açılması gerekir. Mahkemece, keşideci ile lehtar arasında devam eden davada, sadece davalı lehtara yönelik olarak tedbir kararı verildiği hususu gözden kaçırılarak zamanaşımı başlangıcının menfi tespit davasında kararın verildiği tarihten itibaren başlatılması, bu nedenle doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/565935600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.