Taşıyan lehine karine
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8214 E. 2013/23463 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyan lehine karine↗ hasar bildirimi↗ üst taşıyıcı↗ hasar ihbarı↗ navlun sözleşmesi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ nakliyat emtia sigortası↗ konişmento↗ karine↗ rücuen tahsil↗ navlun↗ ziya↗ ispat yükü↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ temsil↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya esas konişmentoda emtianın hasarlı olduğuna dair herhangi bir kaydın yer almaması sebebiyle TTK 1110.madde gereğince yükün taşıyan tarafından yükleme limanında konteyner içinde hasarsız ve iyi durumda teslim alındığına dair karine teşkil eder ise de, TTK 1066/1.fıkraya uygun şekilde hasar ihbarında bulunulmaması karşısında TTK 1066/son fıkra gereğince yükün konişmentoda yazılı şekilde teslim edildiği, yükte hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde taşıyan lehine karine doğduğu, ancak TTK 1066/son fıkra son cümle gereğince bu karinenin aksinin yani hasarın taşıyanın yada fiillerinden sorumlu bulunduğu kişilerin kusuru sonucu meydana geldiğinin ispat olunabileceği, ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, emtianın taşıyanın muhafazası altında iken ve taşıyanın ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin ticari kusurundan doğduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1065 ve 1066 ncı maddelerinde yükün muayenesi ve zararının ihbarı düzenlenmiştir. Kısmi ziya veya hasar halinde gönderilen, en geç yükün navlun sözleşmesi veya konişmento gereğince onu teslim almak hakkını haiz şahsa teslimi sırasında taşıyan veya boşaltma limanındaki bir temsilcisine yazılı olarak hasarı bildirmek zorundadır. Konuyla ilgili TTK’nun 1066.maddesinin son fıkrasında zamanında yapılmış bir ihbar veya tespitin olmaması hali taşıyanın malları konişmentoda yazılı olan halde teslim ettiği, şayet mallarda bir ziya veya hasar belirlenirse bu zararın taşıyanın sorumlu olmayacağı bir sebepten ileri geldiği şeklinde yorumlanmış, ancak bu karinelerin aksinin ispat olunabileceği de belirtilmiştir. Bu yasal düzenlemeden ziya veya hasarın ihbar edilmemesi veya tespit ettirilmemiş olmasının dava hakkını düşürmediği, ancak taşıyan lehine bir karine doğurduğu, bunun aksinin de ispat olunabileceği anlaşılmaktadır.
Somut olaya gelince, üst taşıyıcı olan davalı tarafından, Ünsped..A.Ş'ye hitaben yazılan 16.07.2008 tarihli yazıda alıcının malları hasarlı olduğundan bahisle almadığı ve halen malın Mahmutbey UPS deposunda bekletildiği belirtilmektedir. Bu itibarla, hasarın henüz malların alıcısına teslim edilmeden meydana geldiği ve TTK.'nun 1066/son maddesindeki karinenin aksinin kanıtlandığı kabul edilerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yerinde görülmeyen yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14821 E. 2013/13897 K.
Ortak:taşıyan lehine karine · hasar ihbarı · taşıyanın sorumluluğu · konişmento · karine · navlun · ihbar · taşıyan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya esas «konişmentoda» emtianın hasarlı olduğuna dair herhangi bir «kaydın» yer almaması sebebiyle TTK 1110.madde gereğince yükün «taşıyan» tarafından yükleme limanında konteyner içinde hasarsız ve iyi durumda «teslim» alındığına dair «karine» teşkil eder ise de, TTK 1066/1.fıkraya uygun şekilde «hasar» ihbarında bulunulmaması karşısında TTK 1066/«son» fıkra gereğince yükün konişmentoda yazılı şekilde teslim edildiği, yükte hasarın «taşıyanın sorumlu» olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde «taşıyan lehine karine» doğduğu, ancak TTK 1066/son fıkra son cümle gereğince bu karinenin aksinin yani hasarın taşıyanın yada fiillerinden sorumlu bulunduğu kişilerin «kusuru» sonucu meydana geldiğinin ispat olunabileceği, «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu, emtianın taşıyanın muhafazası altında iken ve taşıyanın ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin ticari kusurundan doğduğunun ispatlan …
Konuyla ilgili TTK’nun 1066.maddesinin «son» fıkrasında zamanında yapılmış bir «ihbar» veya tespitin olmaması hali «taşıyanın» malları «konişmentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği, şayet mallarda bir «ziya» veya «hasar» belirlenirse bu zararın «taşıyanın sorumlu» olmayacağı bir sebepten ileri geldiği şeklinde yorumlanmış, ancak bu karinelerin aksinin ispat olunabileceği de belirtilmiştir.
Bu yasal düzenlemeden «ziya» veya «hasarın ihbar» edilmemesi veya tespit ettirilmemiş olmasının dava hakkını düşürmediği, ancak «taşıyan» lehine bir «karine» doğurduğu, bunun aksinin de ispat olunabileceği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… lta'da kurulu ise de, tabela firma oldukları ve gemi bilgilerine haiz kayıtlarından adreslerinin davalının adresi ile aynı olarak gösterildiği, böylelikle davalının «pasif husumet ehliyetine» sahip olduğu, TTK'nın 1066. maddesinin «son» fıkrası kapsamında eksikliğin «ihbar» edilmemesi veya tespit ettirilmemiş olmasının dava hakkını düşürmediği, ancak «taşıyan» lehine bir «karine» doğurduğu, dosyada mevcut eksikliğin varlığını ve miktarını belgeleyen «ekspertiz raporu», Gümrük Müdürlüğü tutanağı, çeki listesi ve yazısı içeriğine göre, yükün limanda boşaltıldığı ve gümrükçü muayenesi yapıldığı sırada eksikliğin varlığı anlaşıldığından, davacının «hasarın» varlığına ilişkin «ispat külfetini» yerine getirdiği ve bu nedenle davalının 1066/son maddesindeki karineden faydalanamayacağı, yükü sayma sorumluluğunun davalının üzerinde bulunması nedeniyle eksikl …
2- Öte yandan, taşınan yükün eksikliği hususunda «taşıyan» veya taşıyanın «temsilcileri» tarafından imzalanmış bir tutanak bulunmadığı gibi 6762 sayılı TTK'nın 1066. maddesi uyarınca yapılan bir «hasar ihbarı» da mevcut değildir.
Dolayısıyla yükün tam olarak «teslim» edildiğine dair «karine» «taşıyan» yönünden gerçekleşmiş olup gümrük tutanağı ve benzeri belgeler de bu karinenin aksini ispat hususunda yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan sıfatı · navlun faturası · eksper raporu · konşimento · donatan · pasif husumet ehliyeti · ispat külfeti · husumet ehliyeti
Benzer bu kararda… lta'da kurulu ise de, tabela firma oldukları ve gemi bilgilerine haiz kayıtlarından adreslerinin davalının adresi ile aynı olarak gösterildiği, böylelikle davalının «pasif husumet ehliyetine» sahip olduğu, TTK'nın 1066. maddesinin «son» fıkrası kapsamında eksikliğin «ihbar» edilmemesi veya tespit ettirilmemiş olmasının dava hakkını düşürmediği, ancak «taşıyan» lehine bir «karine» doğurduğu, dosyada mevcut eksikliğin varlığını ve miktarını belgeleyen «ekspertiz raporu», Gümrük Müdürlüğü tutanağı, çeki listesi ve yazısı içeriğine göre, yükün limanda boşaltıldığı ve gümrükçü muayenesi yapıldığı sırada eksikliğin varlığı anlaşıldığından, davacının «hasarın» varlığına ilişkin «ispat külfetini» yerine getirdiği ve bu nedenle davalının 1066/son maddesindeki karineden faydalanamayacağı, yükü sayma sorumluluğunun davalının üzerinde bulunması nedeniyle eksikl …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın yapıldığı tarih itibariyle geminin «donatanının» Kava Maritime Co. ve işleteninin davalı olduğu, «konşimentoda» donatan olarak Kava Maritime Co. firması gösterilmiş olduğundan bu firmanın «taşıyan sıfatını» haiz olduğu, taşımadan sonra geminin donatanının Orcas Shipping Co.
Davalı, uyuşmazlığa konu taşımayı yapan geminin «donatanı» olmadığı gibi «taşıyan» da olmadığını savunmuş olup, taşıma sonrasında düzenlenen ekspertiz raporunda da taşıyanın dava dışı Tansar Taşımacılık Nak.
Dosyada bulunan 30.04.2007 tarihli «navlun faturasının» da anılan firma tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17449 E. 2013/16008 K.
Ortak:taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya esas «konişmentoda» emtianın hasarlı olduğuna dair herhangi bir «kaydın» yer almaması sebebiyle TTK 1110.madde gereğince yükün «taşıyan» tarafından yükleme limanında konteyner içinde hasarsız ve iyi durumda «teslim» alındığına dair «karine» teşkil eder ise de, TTK 1066/1.fıkraya uygun şekilde «hasar» ihbarında bulunulmaması karşısında TTK 1066/«son» fıkra gereğince yükün konişmentoda yazılı şekilde teslim edildiği, yükte hasarın «taşıyanın sorumlu» olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde «taşıyan lehine karine» doğduğu, ancak TTK 1066/son fıkra son cümle gereğince bu karinenin aksinin yani hasarın taşıyanın yada fiillerinden sorumlu bulunduğu kişilerin «kusuru» sonucu meydana geldiğinin ispat olunabileceği, «ispat yükünün» davacı tarafa ait olduğu, emtianın taşıyanın muhafazası altında iken ve taşıyanın ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin ticari kusurundan doğduğunun ispatlan …
Kısmi «ziya» veya «hasar» halinde gönderilen, en geç yükün «navlun sözleşmesi» veya «konişmento» gereğince onu «teslim» almak hakkını haiz şahsa teslimi sırasında «taşıyan» veya boşaltma limanındaki bir «temsilcisine» yazılı olarak «hasarı bildirmek» zorundadır.
Konuyla ilgili TTK’nun 1066.maddesinin «son» fıkrasında zamanında yapılmış bir «ihbar» veya tespitin olmaması hali «taşıyanın» malları «konişmentoda» yazılı olan halde «teslim» ettiği, şayet mallarda bir «ziya» veya «hasar» belirlenirse bu zararın «taşıyanın sorumlu» olmayacağı bir sebepten ileri geldiği şeklinde yorumlanmış, ancak bu karinelerin aksinin ispat olunabileceği de belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı tarafa «hasar» ihbarında bulunulmadığı için davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2010 gün ve 2009/307- 6077 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, Dairemiz bozma ilamına uyularak dava «dosyası gönderilen» «görevli» mahkemece, bozma öncesi alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, somut olayda TTK'nın 1066. maddesine uygun şekilde davalıya hasar ihbarında bulunulmadığı, davalı «taşıyan» lehine TTK’nın 1066/3. maddesinde yer alan karinenin aksinin ispat edilemediği, bu nedenle davalı tarafın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davalı tarafa «hasar» ihbarında bulunulmadığı için davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2010 gün ve 2009/307- 6077 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, Dairemiz bozma ilamına uyularak dava «dosyası gönderilen» «görevli» mahkemece, bozma öncesi alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, somut olayda TTK'nın 1066. maddesine uygun şekilde davalıya hasar ihbarında bulunulmadığı, davalı «taşıyan» lehine TTK’nın 1066/3. maddesinde yer alan karinenin aksinin ispat edilemediği, bu nedenle davalı tarafın meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyl …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8214 E. , 2013/23463 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/12/2012 tarih ve 2009/51-2012/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalanan banyo jakuzi emtiasının ABD'den Türkiye'ye nakliyesinin davalılar tarafından üstlenildiğini, söz konusu emtianın taşıma sırasında hasarlandığını, 2.397,00 Amerikan Doları hasar bedelinin müvekkili tarafından tazmin edildiğini, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 2.397,00 Amerikan Dolarının ödeme yapılan 06.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek bankaların bir yıl vadeli döviz hesabına uyguladıkları en yüksek döviz faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ilgili malların Amerika'dan İstanbul'a gelmesi için Ünimar Uluslararası Nak. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile anlaştığını, dava konusu malların hasarlı olarak teslim edildiğine dair tutulan tutanak ile ilgili müvekkilinin bilgilendirilmediğini, müvekkilinin herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, gerekli bildirimlerin yükümlülerince yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya esas konişmentoda emtianın hasarlı olduğuna dair herhangi bir kaydın yer almaması sebebiyle TTK 1110.madde gereğince yükün taşıyan tarafından yükleme limanında konteyner içinde hasarsız ve iyi durumda teslim alındığına dair karine teşkil eder ise de, TTK 1066/1.fıkraya uygun şekilde hasar ihbarında bulunulmaması karşısında TTK 1066/son fıkra gereğince yükün konişmentoda yazılı şekilde teslim edildiği, yükte hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde taşıyan lehine karine doğduğu, ancak TTK 1066/son fıkra son cümle gereğince bu karinenin aksinin yani hasarın taşıyanın yada fiillerinden sorumlu bulunduğu kişilerin kusuru sonucu meydana geldiğinin ispat olunabileceği, ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, emtianın taşıyanın muhafazası altında iken ve taşıyanın ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin ticari kusurundan doğduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1065 ve 1066 ncı maddelerinde yükün muayenesi ve zararının ihbarı düzenlenmiştir. Kısmi ziya veya hasar halinde gönderilen, en geç yükün navlun sözleşmesi veya konişmento gereğince onu teslim almak hakkını haiz şahsa teslimi sırasında taşıyan veya boşaltma limanındaki bir temsilcisine yazılı olarak hasarı bildirmek zorundadır. Konuyla ilgili TTK’nun 1066.maddesinin son fıkrasında zamanında yapılmış bir ihbar veya tespitin olmaması hali taşıyanın malları konişmentoda yazılı olan halde teslim ettiği, şayet mallarda bir ziya veya hasar belirlenirse bu zararın taşıyanın sorumlu olmayacağı bir sebepten ileri geldiği şeklinde yorumlanmış, ancak bu karinelerin aksinin ispat olunabileceği de belirtilmiştir.
Bu yasal düzenlemeden ziya veya hasarın ihbar edilmemesi veya tespit ettirilmemiş olmasının dava hakkını düşürmediği, ancak taşıyan lehine bir karine doğurduğu, bunun aksinin de ispat olunabileceği anlaşılmaktadır.
Somut olaya gelince, üst taşıyıcı olan davalı tarafından, Ünsped..A.Ş'ye hitaben yazılan 16.07.2008 tarihli yazıda alıcının malları hasarlı olduğundan bahisle almadığı ve halen malın Mahmutbey UPS deposunda bekletildiği belirtilmektedir. Bu itibarla, hasarın henüz malların alıcısına teslim edilmeden meydana geldiği ve TTK.'nun 1066/son maddesindeki karinenin aksinin kanıtlandığı kabul edilerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yerinde görülmeyen yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/565929600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz