Çek İstirdatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6610 E. 2013/23431 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek karnesi↗ müterafik kusur↗ yetkili hamil↗ kusur oranı↗ yetki itirazı↗ basiretli tacir↗ iş bölümü↗ hamil↗ keşideci↗ yetki↗ çek↗ tacir↗ yasal faiz↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, keşideci Gülalyüc Ltd. Şti'nin yeni kurulduğu ve hesap hareketlerinde seyrek hareketler olduğu halde bir aylık gibi kısa süre içerisinde, toplam 140 yapraktan ibaret sekiz adet çek karnesi verildiği, bundan dolayı davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının oluşan zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.500 TL'nın 13/02/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davalı tarafın yetki itirazının uzatılmış cevap süresinde ileri sürülmüş olması karşısında mahkemece yetki itirazının süresinde olmadığına ilişkin gerekçesi yerinde değilse de, davacının, davalı bankanın kusuruna dayalı olarak zarara uğradığını ileri sürmesi ve zararının Bursa'da gerçekleşmesi karşısında yetki itirazının reddine ilişkin kararın bu gerekçeyle yerinde görülmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece, sahte belgeler ile çek hesabı açtıran dava dışı şirkete yeni kurulduğu ve hesabında seyrek hareketler olduğu halde, kısa süre içerisinde 140 yapraklı çek karnesi verilmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanlarından ve gerekse dosya içindeki çek fotokopisinden, davacının çekin yetkili hamili olduğu ve doğrudan keşidecisinden çekin davacı tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu durumda, davacının da basiretli bir tacir gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması gerekirken, bunu yapmaması davacının da zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğunu göstermektedir. Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın kusur oranı tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacıya müterafik kusur verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Diğer taraftan dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 5. maddesi uyarınca davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesinin gerekli olduğu nazara alınarak davalının iş bölümü itirazının kabulü gerekirken reddi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12408 E. 2012/3890 K.
Ortak:çek karnesi · müterafik kusur · hamil · keşideci · çek · tacir · kusur
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece, sahte belgeler ile «çek» hesabı açtıran dava dışı şirkete yeni kurulduğu ve hesabında seyrek hareketler olduğu halde, kısa süre içerisinde 140 yapraklı «çek karnesi» verilmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanlarından ve gerekse dosya içindeki çek fotokopisinden, davacının çekin «yetkili hamili» olduğu ve doğrudan «keşidecisinden» çekin davacı tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu durumda, davacının da basiretli bir «tacir» gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması gerekirken, bunu yapmaması davacının da zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunu …
Şti'nin yeni kurulduğu ve hesap hareketlerinde seyrek hareketler olduğu halde bir aylık gibi kısa süre içerisinde, toplam 140 yapraktan ibaret sekiz adet «çek karnesi» verildiği, bundan dolayı davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının oluşan zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.500 TL'nın 13/02/2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın «kusur oranı» tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacıya «müterafik kusur» verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaKabul şekline göre de, mahkemece sahte belgeler ile başvuran kişiye «çek karnesi» verilmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının çeke «ciro» yolu ile «hamil» olduğu kabul edilerek müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği kabul edilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanlarından ve gerekse dosya içindeki çek fotokopisinden, davacının çekin «lehtarı» olduğu ve doğrudan «keşidecisinden» çekin davacı tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu durumda, davacının da basiretli bir «tacir» gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması gerekirken, bunu yapmaması davacının da zararın meydana gelmesinde «müterafik kusurun» bulunduğunu göstermektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, bankanın yeterli araştırma yapmadan dava dışı kişiye «çek karnesi» vermesi ve «üçüncü kişi» tarafından keşide edilen çekin karşılıksız kalması nedeniyle, banka aleyhine açılan tazminat davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehtar · ciro · üçüncü kişi · dolandırıcılık
Benzer bu karardaKabul şekline göre de, mahkemece sahte belgeler ile başvuran kişiye «çek karnesi» verilmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının çeke «ciro» yolu ile «hamil» olduğu kabul edilerek müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği kabul edilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanlarından ve gerekse dosya içindeki çek fotokopisinden, davacının çekin «lehtarı» olduğu ve doğrudan «keşidecisinden» çekin davacı tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu durumda, davacının da basiretli bir «tacir» gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması gerekirken, bunu yapmaması davacının da zararın meydana gelmesinde «müterafik kusurun» bulunduğunu göstermektedir.
Dava, bankanın yeterli araştırma yapmadan dava dışı kişiye «çek karnesi» vermesi ve «üçüncü kişi» tarafından keşide edilen çekin karşılıksız kalması nedeniyle, banka aleyhine açılan tazminat davasıdır.
Davacının, hakkında «dolandırıcılıktan» dava açılan çekin gerçek «keşidecisi» hakkında «çek» bedelinin tahsili için tüm hukuki yolları tüketmeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesi mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaŞti'nin yeni kurulduğu ve hesap hareketlerinde seyrek hareketler olduğu halde bir aylık gibi kısa süre içerisinde, toplam 140 yapraktan ibaret sekiz adet «çek karnesi» verildiği, bundan dolayı davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının oluşan zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.500 TL'nın 13/02/2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, sahte belgeler ile «çek» hesabı açtıran dava dışı şirkete yeni kurulduğu ve hesabında seyrek hareketler olduğu halde, kısa süre içerisinde 140 yapraklı «çek karnesi» verilmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanlarından ve gerekse dosya içindeki çek fotokopisinden, davacının çekin «yetkili hamili» olduğu ve doğrudan «keşidecisinden» çekin davacı tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu durumda, davacının da basiretli bir «tacir» gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması gerekirken, bunu yapmaması davacının da zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunu …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n önce davacı bankaya iade edildiği kabul edildiğine ve bu sebeple de dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davacının haksız bulunmasına göre mahkemece yapılan «yargılama giderlerinin» buna göre tayini gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaŞti'nin yeni kurulduğu ve hesap hareketlerinde seyrek hareketler olduğu halde bir aylık gibi kısa süre içerisinde, toplam 140 yapraktan ibaret sekiz adet «çek karnesi» verildiği, bundan dolayı davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının oluşan zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.500 TL'nın 13/02/2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, sahte belgeler ile «çek» hesabı açtıran dava dışı şirkete yeni kurulduğu ve hesabında seyrek hareketler olduğu halde, kısa süre içerisinde 140 yapraklı «çek karnesi» verilmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanlarından ve gerekse dosya içindeki çek fotokopisinden, davacının çekin «yetkili hamili» olduğu ve doğrudan «keşidecisinden» çekin davacı tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu durumda, davacının da basiretli bir «tacir» gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması gerekirken, bunu yapmaması davacının da zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunu …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2924 E. 2013/6260 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaŞti'nin yeni kurulduğu ve hesap hareketlerinde seyrek hareketler olduğu halde bir aylık gibi kısa süre içerisinde, toplam 140 yapraktan ibaret sekiz adet «çek karnesi» verildiği, bundan dolayı davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının oluşan zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.500 TL'nın 13/02/2004 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, sahte belgeler ile «çek» hesabı açtıran dava dışı şirkete yeni kurulduğu ve hesabında seyrek hareketler olduğu halde, kısa süre içerisinde 140 yapraklı «çek karnesi» verilmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanlarından ve gerekse dosya içindeki çek fotokopisinden, davacının çekin «yetkili hamili» olduğu ve doğrudan «keşidecisinden» çekin davacı tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu durumda, davacının da basiretli bir «tacir» gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması gerekirken, bunu yapmaması davacının da zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunu …
Benzer bu karardaMahkemece, «çek karnesi» hesabından dolayı 1.371,47 TL nakit ve karşı taraf nezdinde bulunan sekiz adet çek yaprağının 5941 sayılı Çek Yasası gereği bankanın «garantisi» altında olan meblağ toplamı olan 6.000,00 TL («depo» edilecek tutar) bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, talebin kısmen reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazl …
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, «nakit alacak» olan 41.417,44 TL yönünden alacaklının «ibraz» ettiği belgeler karşısında «ihtiyati haciz» isteğinin kabulüne, «çek» yapraklarından dolayı ödeme yapıldığına dair belge ibraz edilmediğinden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakit alacak · depo kararı · genel kredi sözleşmesi · garantörlük · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, «nakit alacak» olan 41.417,44 TL yönünden alacaklının «ibraz» ettiği belgeler karşısında «ihtiyati haciz» isteğinin kabulüne, «çek» yapraklarından dolayı ödeme yapıldığına dair belge ibraz edilmediğinden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, «çek karnesi» hesabından dolayı 1.371,47 TL nakit ve karşı taraf nezdinde bulunan sekiz adet çek yaprağının 5941 sayılı Çek Yasası gereği bankanın «garantisi» altında olan meblağ toplamı olan 6.000,00 TL («depo» edilecek tutar) bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, talebin kısmen reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazl …
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6610 E. , 2013/23431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2012 tarih ve 2006/99-2012/747 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, muhatabı Ziraat Bankası ... Şubesi, keşidecisi Gülalyüc Ltd. Şti olan, 6.500 tutarlı çeki tahsil için süresinde bankaya ibraz ettiğini ancak karşılığı olmadığından çek bedelini tahsil edemediğini, başlatılan icra takibinin de sonuçsuz kaldığını, ceza mahkemesince hükmedilen çek tutarı kadar para cezası kararının infazı sırasında çekin sahte olduğunun ve keşideci ...'nın ... adına sahte kimlik çıkartmak suretiyle şirket kurduğu ve bu şekilde birçok kişiyi dolandırdığının anlaşıldığını, ... isimli şahsın sahte ... kimliği ile şirket kurması, bankalardan çek karnesi alması ve birçok kişiyi dolandırması nedeni ile davalı bankanın çek ile işleyecek hesap müşterisinin kimliğini ve ikametgahını gerektiği gibi araştırarak çek karnesi vermesi gerekirken basiretli tacir gibi davranmaması nedeniyle müvekkili zararından birinci derecede sorumlu olduğunu ileri sürerek, 6.500 TL'nın çekin ibraz tarihi olan 13/02/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmakla ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca iş bölümü itibariyle de asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkili bankanın gerekli basiret ve özeni göstermesine rağmen sahtekarlığı anlamasının mümkün olmadığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, keşideci Gülalyüc Ltd. Şti'nin yeni kurulduğu ve hesap hareketlerinde seyrek hareketler olduğu halde bir aylık gibi kısa süre içerisinde, toplam 140 yapraktan ibaret sekiz adet çek karnesi verildiği, bundan dolayı davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının oluşan zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.500 TL'nın 13/02/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davalı tarafın yetki itirazının uzatılmış cevap süresinde ileri sürülmüş olması karşısında mahkemece yetki itirazının süresinde olmadığına ilişkin gerekçesi yerinde değilse de, davacının, davalı bankanın kusuruna dayalı olarak zarara uğradığını ileri sürmesi ve zararının Bursa'da gerçekleşmesi karşısında yetki itirazının reddine ilişkin kararın bu gerekçeyle yerinde görülmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece, sahte belgeler ile çek hesabı açtıran dava dışı şirkete yeni kurulduğu ve hesabında seyrek hareketler olduğu halde, kısa süre içerisinde 140 yapraklı çek karnesi verilmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanlarından ve gerekse dosya içindeki çek fotokopisinden, davacının çekin yetkili hamili olduğu ve doğrudan keşidecisinden çekin davacı tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu durumda, davacının da basiretli bir tacir gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması gerekirken, bunu yapmaması davacının da zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğunu göstermektedir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın kusur oranı tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacıya müterafik kusur verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Diğer taraftan dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 5. maddesi uyarınca davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesinin gerekli olduğu nazara alınarak davalının iş bölümü itirazının kabulü gerekirken reddi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/565322500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz