Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5595 E. 2019/6931 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık ilkesi↗ ticari kredi sözleşmesi↗ tüketici kredisi↗ genel işlem koşulu↗ taleple bağlılık↗ ticari kredi↗ tbk 99↗ komisyon↗ ek tasfiye↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 11/12/2017 tarih, 2016/12865 Esas ve 2017/7126 Karar sayılı bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek, davacıdan talep edilen masrafların ticari kredinin kullanılması için zorunlu ve belgeli olmadığı belirlenen ticari kredi kaynaklı 8.543,40 TL ve tüketici kredisi kaynaklı 512,40 TL olmak üzere toplam 9.055,8 TL. masrafın iadesi gerektiği değerlendirilerek davanın kabulüyle taleple bağlılık ilkesi gereğince 8.607,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1)-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tüketici kredisinden kaynaklanan 512,40 TL’nin davacıya iadesine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2)-Dava, davacının kullanmış olduğu krediler nedeniyle dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, dava konusu ticari kredi sözleşmelerinin bir kısmı 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen; ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca somut uyuşmazlıkta sözleşmelerin bir kısmına tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, kredi sözleşmelerinin tarihleri gözetilmeksizin komisyon ve masrafa ilişkin sözleşme hükümlerinin tamamının 6098 sayılı TBK uyarınca genel işlem koşulu olduğu gerekçesiyle masrafın hesaplanarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş BOZMAYI gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/941 E. 2017/6409 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz
Benzer bu karardaMahkemece, «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, ...
Hukuk Dairesi'nin 13/12/2012 tarih ve 25 O 512/11 sayılı kararının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12685 E. 2017/7126 K.
Ortak:tüketici kredisi · ticari kredi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, 11/12/2017 tarih, 2016/12865 Esas ve 2017/7126 Karar sayılı bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek, davacıdan talep edilen «masrafların» «ticari kredinin» kullanılması için zorunlu ve belgeli olmadığı belirlenen ticari kredi kaynaklı 8.543,40 TL ve «tüketici kredisi» kaynaklı 512,40 TL olmak üzere toplam 9.055,8 TL. masrafın iadesi gerektiği değerlendirilerek davanın kabulüyle «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 8.607,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu «ticari kredi sözleşmelerinin» bir kısmı 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca somut uyuşmazlıkta sözleşmelerin bir kısmına tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, «kredi sözleşmelerinin» tarihleri gözetilmeksizin «komisyon» ve «masrafa» ilişkin sözleşme hükümlerinin tamamının 6098 sayılı TBK uyarınca «genel işlem koşulu» olduğu gerekçesiyle masrafın hesaplanarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş BOZMAYI gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… aporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 30/04/2008 tarihli 20.000 TL, 29/07/2009 tarihli 14.000 TL ve 08/04/2011 tarihli 10.000 TL tutarlı krediler kullandığı, «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle davacıdan tahsil edildiği anlaşılan «masrafların» davacı ile müzakere edilmeyen «genel işlem şartına» dayandığı, bu nedenle bireysel kredi kaynaklı 512,40.TL ve «ticari kredi» kaynaklı 8.543,40 TL'nin iadesinin talep edilebileceği, «tüketici kredisi» kapsamında alınan 512,40 TL masrafın söz konusu kredinin kullanılması için zorunlu ve belgeli masraflardan olmadığı, diğer kesintilerin ticari kredi kaynaklı olup mahkemenin konusu dışında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, 512,40 TL masrafın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, «tüketici kredisi» ve «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmesi» kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, tüketici kredisi kapsamında yapılan kesintilerin davacıya iadesi gerektiği, bunun dışındakalan diğer kesintilerin «ticari kredi» kaynaklı olduğu ve mahkemenin konusu kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasında düzenlenen kredinin «ticari kredi» olduğu sabit olduğuna ve 6102 sayılı TTK’nin 4. maddesinde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtildiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemesi «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · yasal faiz · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… aporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 30/04/2008 tarihli 20.000 TL, 29/07/2009 tarihli 14.000 TL ve 08/04/2011 tarihli 10.000 TL tutarlı krediler kullandığı, «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle davacıdan tahsil edildiği anlaşılan «masrafların» davacı ile müzakere edilmeyen «genel işlem şartına» dayandığı, bu nedenle bireysel kredi kaynaklı 512,40.TL ve «ticari kredi» kaynaklı 8.543,40 TL'nin iadesinin talep edilebileceği, «tüketici kredisi» kapsamında alınan 512,40 TL masrafın söz konusu kredinin kullanılması için zorunlu ve belgeli masraflardan olmadığı, diğer kesintilerin ticari kredi kaynaklı olup mahkemenin konusu dışında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, 512,40 TL masrafın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, «tüketici kredisi» ve «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmesi» kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, tüketici kredisi kapsamında yapılan kesintilerin davacıya iadesi gerektiği, bunun dışındakalan diğer kesintilerin «ticari kredi» kaynaklı olduğu ve mahkemenin konusu kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasında düzenlenen kredinin «ticari kredi» olduğu sabit olduğuna ve 6102 sayılı TTK’nin 4. maddesinde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtildiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemesi «görevlidir».
Ancak, mahalde ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmadığından, mahkemenin ticaret mahkemesi sıfatıyla «görevli» olduğu nazara alınarak davacıya gerekli harçların tamamlatılması ve böylece mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmekteyken davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13900 E. 2013/11289 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçeli kararın tebliği · olumsuz oy · feragat
Benzer bu karardaDavacılar vekili «gerekçeli kararın tebliğinden» önce 25/07/2012 tarihli dilekçesi ile temyizden «feragat» beyanında bulunmuştur.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/687-512 Esas-Karar sayılı dava hakkında bir karar verilmediğinden davacılar vekilinin «gerekçeli kararın tebliğinden» önceki temyizden «feragati» birleşen dava yönünden sonuç doğurucu nitelikte olmadığından, temyiz eden davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz istemi incelenmiştir: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, asıl dava ile birleşen Bakırköy 2.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin «feragat» beyanı uyarınca, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/687-512 Esas-Karar sayılı dava hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmediğinden, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın birleşen dava yönünden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5595 E. , 2019/6931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ezine Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.09.2018 tarih ve 2018/46-2018/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka şubesinden çeşitli tarihlerde almış olduğu kredilerden istihbarat, kredi açılış, kredi tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında 8.607,00 TL kesinti yapıldığını, kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 8.607,00 TL’nin alındığı tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ücretlerin sözleşme özgürlüğü kapsamında haksız şart kabul edilemeyeceğini, kesintinin sözleşme hükümlerine ve bankacılık yeknesak uygulamalarına göre yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 11/12/2017 tarih, 2016/12865 Esas ve 2017/7126 Karar sayılı bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek, davacıdan talep edilen masrafların ticari kredinin kullanılması için zorunlu ve belgeli olmadığı belirlenen ticari kredi kaynaklı 8.543,40 TL ve tüketici kredisi kaynaklı 512,40 TL olmak üzere toplam 9.055,8 TL. masrafın iadesi gerektiği değerlendirilerek davanın kabulüyle taleple bağlılık ilkesi gereğince 8.607,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1)-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tüketici kredisinden kaynaklanan 512,40 TL’nin davacıya iadesine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2)-Dava, davacının kullanmış olduğu krediler nedeniyle dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, dava konusu ticari kredi sözleşmelerinin bir kısmı 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen; ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca somut uyuşmazlıkta sözleşmelerin bir kısmına tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, kredi sözleşmelerinin tarihleri gözetilmeksizin komisyon ve masrafa ilişkin sözleşme hükümlerinin tamamının 6098 sayılı TBK uyarınca genel işlem koşulu olduğu gerekçesiyle masrafın hesaplanarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş BOZMAYI gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda, (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, tüketici kredisi kaynaklı 512,40 TL tutarındaki masrafın iadesi hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/564835400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz