Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/941 E. 2017/6409 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenfiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, ... Hukuk Dairesi'nin 13/12/2012 tarih ve 25 O 512/11 sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13900 E. 2013/11289 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçeli kararın tebliği · olumsuz oy · feragat
Benzer bu karardaDavacılar vekili «gerekçeli kararın tebliğinden» önce 25/07/2012 tarihli dilekçesi ile temyizden «feragat» beyanında bulunmuştur.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/687-512 Esas-Karar sayılı dava hakkında bir karar verilmediğinden davacılar vekilinin «gerekçeli kararın tebliğinden» önceki temyizden «feragati» birleşen dava yönünden sonuç doğurucu nitelikte olmadığından, temyiz eden davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz istemi incelenmiştir: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, asıl dava ile birleşen Bakırköy 2.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin «feragat» beyanı uyarınca, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/687-512 Esas-Karar sayılı dava hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmediğinden, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın birleşen dava yönünden davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12685 E. 2017/7126 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · tüketici kredisi · ticari kredi · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · yasal faiz
Benzer bu kararda… aporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 30/04/2008 tarihli 20.000 TL, 29/07/2009 tarihli 14.000 TL ve 08/04/2011 tarihli 10.000 TL tutarlı krediler kullandığı, «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle davacıdan tahsil edildiği anlaşılan «masrafların» davacı ile müzakere edilmeyen «genel işlem şartına» dayandığı, bu nedenle bireysel kredi kaynaklı 512,40.TL ve «ticari kredi» kaynaklı 8.543,40 TL'nin iadesinin talep edilebileceği, «tüketici kredisi» kapsamında alınan 512,40 TL masrafın söz konusu kredinin kullanılması için zorunlu ve belgeli masraflardan olmadığı, diğer kesintilerin ticari kredi kaynaklı olup mahkemenin konusu dışında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, 512,40 TL masrafın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, «tüketici kredisi» ve «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmesi» kapsamında davacıdan yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, tüketici kredisi kapsamında yapılan kesintilerin davacıya iadesi gerektiği, bunun dışındakalan diğer kesintilerin «ticari kredi» kaynaklı olduğu ve mahkemenin konusu kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasında düzenlenen kredinin «ticari kredi» olduğu sabit olduğuna ve 6102 sayılı TTK’nin 4. maddesinde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtildiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemesi «görevlidir».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/941 E. , 2017/6409 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2016 gün ve 2016/156-2016/377 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/10/2016 gün ve 2016/7440-2016/7715 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, ... Hukuk Dairesi'nin 25 O 512/11 sayılı kararının kesinleştiğini ileri sürerek, tanıma ve tenfizini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, ... Hukuk Dairesi'nin 13/12/2012 tarih ve 25 O 512/11 sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 65,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/379670500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz