Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2958 E. 2019/8144 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kural olarak, paralel ithalatın tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, ancak davalıların paralel ithalat yoluyla temin ettikleri ürünleri satarken haksız rekabet hukukunun temel ilkelerinden olan emek ilkesini ihlal ettikleri, davacı şirketin büyük masraf ve önemli emekler neticesinde oluşturduğu pazar payından haksız yere faydalandıkları, paralel ithalatın sunduğu fiyat avantajını o dönemdeki “Tempur” distribütörü olan davacı şirketin pazardan çekilmesine yol açacak şekilde kullanmış oldukları, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği ve bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu oldukları, davacının haksız rekabet nedeniyle zararının 357.726,32 TL olduğunun belirlendiği, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, 357.726,32 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2676 E. 2018/479 K.
Ortak:hakkaniyet · dosya masrafı · maddi tazminat · haksız rekabet · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kural olarak, paralel ithalatın tek başına «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, ancak davalıların paralel ithalat yoluyla temin ettikleri ürünleri satarken haksız rekabet hukukunun temel ilkelerinden olan emek ilkesini ihlal ettikleri, davacı şirketin büyük «masraf» ve önemli emekler neticesinde oluşturduğu pazar payından haksız yere faydalandıkları, paralel ithalatın sunduğu fiyat avantajını o dönemdeki “Tempur” distribütörü olan davacı şirketin pazardan çekilmesine yol açacak şekilde kullanmış oldukları, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği ve bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu oldukları, davacının haksız rekabet nedeniyle zararının 357.726,32 TL olduğunun belirlendiği, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, 357.726,32 TL «maddi tazminat» ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Da …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kural olarak, paralel ithalatın tek başına «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, ancak davalıların paralel ithalat yoluyla temin ettikleri ürünleri satarken haksız rekabet hukukunun temel ilkelerinden olan emek ilkesini ihlal ettikleri, davacı şirketin büyük «masraf» ve önemli emekler neticesinde oluşturduğu pazar payından haksız yere faydalandıkları, paralel ithalatın sunduğu fiyat avantajını o dönemdeki “Tempur” distribütörü olan davacı şirketin pazardan çekilmesine yol açacak şekilde kullanmış oldukları, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği ve bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu oldukları, davacının haksız rekabet nedeniyle zararının 357.726,32 TL olduğunun belirlendiği, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle haksız rekabetin tespiti ve men'ine, 357.726,32 TL «maddi tazminat» ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti, men’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde, davacının “Tempur” markalı ürünlerin Türkiye’deki «tek satıcısı» olduğu dönemde davalıların eyleminin paralel ithalat niteliğinde olduğu ve paralel ithalatın tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, ancak davalıların paralel ithalat yoluyla temin ettikleri ürünleri satarken haksız rekabet hukukunun temel ilkelerinden olan emek ilkesini ihlal ettikleri, davacı şirketin büyük «masraf» ve önemli emekler neticesinde oluşturduğu pazar payından haksız yere faydalandıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca, mahkemenin kanaatinin aksine, tek satıcının Türkiye’de reklam, büyük «masraf» ve önemli emekler harcayarak pazar sağlaması ve markayı tanıtması da aynı malı paralel ithalat yoluyla yasal yollardan menşei ülke haricindeki başka ülkelerden ithal edip, paralel ithalatın sunduğu fiyat avantajından yararlanarak satan kişilerin «haksız rekabet» kuralları uyarınca men edilmesine neden teşkil etmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmelerin nisbiliği ilkesi · sözleşmenin nisbiliği · tek satıcılık sözleşmesi · tekel hakkı · tek satıcılık · iyiniyet kuralı · iyiniyet · üçüncü kişi
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, «sözleşmelerin nisbiliği ilkesi» uyarınca, sözleşme konusu ürünlerin iç piyasasında tanıtılmasıyla ilgili olarak davacının ancak kendi akidine karşı ileri sürebileceği hususları «üçüncü kişi» konumundaki davalılara karşı ileri süremeyeceği, davalıların paralel ithalat yoluyla “Tempur” markalı ürünleri yurt içinde ve daha ucuz fiyatla piyasaya sürmesinin «haksız rekabet» teşkil etmediği, davacının ileri sürdüğü diğer sebeplerin ise ispatlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen …
Ancak, «tek satıcılık sözleşmesi», sağlayıcı ile tek satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen çerçeve niteliğinde ve sürekli bir sözleşme olup, bu sözleşmeyle yapımcı, ürünlerinin tamamını ve …
Tek satıcılık sözleşmesinde, «sözleşmelerin nisbiliği ilkesi» uyarınca kural olarak edimler ve yükümlülükler bu sözleşmenin taraflar arasında yani yapımcı ile tek satıcı arasında karşılıklı olup, üçüncü kişilere herhangi bir yükümlülük getirmez.
Zira «tek satıcıya» bu bölgedeki «tekel hakkını» tanımak ve bu olanağı sağlamak yapımcıya düşen akdi bir edim olmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10838 E. 2014/16271 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kural olarak, paralel ithalatın tek başına «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, ancak davalıların paralel ithalat yoluyla temin ettikleri ürünleri satarken haksız rekabet hukukunun temel ilkelerinden olan emek ilkesini ihlal ettikleri, davacı şirketin büyük «masraf» ve önemli emekler neticesinde oluşturduğu pazar payından haksız yere faydalandıkları, paralel ithalatın sunduğu fiyat avantajını o dönemdeki “Tempur” distribütörü olan davacı şirketin pazardan çekilmesine yol açacak şekilde kullanmış oldukları, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği ve bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu oldukları, davacının haksız rekabet nedeniyle zararının 357.726,32 TL olduğunun belirlendiği, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, 357.726,32 TL «maddi tazminat» ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Da …
Benzer bu kararda… konusu tasarımların ilk olarak davacı tarafından üretilmediği, ürünlerin ... dışından paralel ithalat yolu ile getirilerek üretim ve satışının yapıldığı, bu nedenle «haksız rekabet» iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebin de reddine dair verilen kararın davacı-davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13746 E. 2017/1633 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kural olarak, paralel ithalatın tek başına «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, ancak davalıların paralel ithalat yoluyla temin ettikleri ürünleri satarken haksız rekabet hukukunun temel ilkelerinden olan emek ilkesini ihlal ettikleri, davacı şirketin büyük «masraf» ve önemli emekler neticesinde oluşturduğu pazar payından haksız yere faydalandıkları, paralel ithalatın sunduğu fiyat avantajını o dönemdeki “Tempur” distribütörü olan davacı şirketin pazardan çekilmesine yol açacak şekilde kullanmış oldukları, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği ve bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu oldukları, davacının haksız rekabet nedeniyle zararının 357.726,32 TL olduğunun belirlendiği, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, 357.726,32 TL «maddi tazminat» ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Da …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların aynı markayı «taşıyan» ürünleri ... dışından ithal ettikleri, markanın gerçek sahibi tarafından ürünlerin daha önce davalı şirket aracılığı ile Türkiye piyasasına sürüldüğü ve hatta davacı şirketin de ilk ürünleri davalı şirketten aldığı, davacı şirketin markayı daha sonra tescil ettirdiği, tarafların piyasaya sunduğu ürünlerin özgün marka taşıdığı ve ürünlerin özgün olduğu, ürünlerin etiket ve ambalaj farklarının tecavüz anlamında değerlendirilemeyeceği, teknik ve idari sebeplerden kaynaklandığı, bu durumda davalıların eyleminin paralel ithalat ve satış biçiminde olduğu, davacının vekil markasına dayalı olarak paralel ithalatı engelleyemeyeceği ve marka hakkının tükendiği, ayrıca davacının vekil markasının tescilinden önceki davalının unvan «kaydı» 556 sayılı KHK’nın 8/5 maddesi uyarınca avantaj ve savunma «sebebi» oluşturduğu gerekçesiyle sabit olmayan markaya tecavüzün önlenmesi, «haksız rekabet» ve «tazminat davalarının» ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · olumsuz oy · taşıyan · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların aynı markayı «taşıyan» ürünleri ... dışından ithal ettikleri, markanın gerçek sahibi tarafından ürünlerin daha önce davalı şirket aracılığı ile Türkiye piyasasına sürüldüğü ve hatta davacı şirketin de ilk ürünleri davalı şirketten aldığı, davacı şirketin markayı daha sonra tescil ettirdiği, tarafların piyasaya sunduğu ürünlerin özgün marka taşıdığı ve ürünlerin özgün olduğu, ürünlerin etiket ve ambalaj farklarının tecavüz anlamında değerlendirilemeyeceği, teknik ve idari sebeplerden kaynaklandığı, bu durumda davalıların eyleminin paralel ithalat ve satış biçiminde olduğu, davacının vekil markasına dayalı olarak paralel ithalatı engelleyemeyeceği ve marka hakkının tükendiği, ayrıca davacının vekil markasının tescilinden önceki davalının unvan «kaydı» 556 sayılı KHK’nın 8/5 maddesi uyarınca avantaj ve savunma «sebebi» oluşturduğu gerekçesiyle sabit olmayan markaya tecavüzün önlenmesi, «haksız rekabet» ve «tazminat davalarının» ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, davalı şirkete karşı açılan ticaret unvanındaki “...” ibaresinin sicilden terkinine yönelik dava hakkında hüküm fıkrasında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15678 E. 2014/4745 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kural olarak, paralel ithalatın tek başına «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, ancak davalıların paralel ithalat yoluyla temin ettikleri ürünleri satarken haksız rekabet hukukunun temel ilkelerinden olan emek ilkesini ihlal ettikleri, davacı şirketin büyük «masraf» ve önemli emekler neticesinde oluşturduğu pazar payından haksız yere faydalandıkları, paralel ithalatın sunduğu fiyat avantajını o dönemdeki “Tempur” distribütörü olan davacı şirketin pazardan çekilmesine yol açacak şekilde kullanmış oldukları, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği ve bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu oldukları, davacının haksız rekabet nedeniyle zararının 357.726,32 TL olduğunun belirlendiği, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, 357.726,32 TL «maddi tazminat» ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Da …
Benzer bu kararda… konusu tasarımların ilk olarak davacı tarafından üretilmediği, ürünlerin yurt dışından paralel ithalat yolu ile getirilerek üretim ve satışının yapıldığı bu nedenle «haksız rekabet» iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebininde reddine karar verilmiştir.
2-Asıl dava, tasarım tesciline tecavüzün tespiti, önlenmesi ve davalı şirket yetkilisinin davacı şirketin planlama eski müdürü olduğu ve davacıya ait tasarımın üretimi aşamasında yer aldığı, bu nedenle öğrendiği bilgilerden faydalanarak davacını tasarımını taklit ettiğinden bahisle «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi istemine, karşı dava ise davacıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece yapılan yargılama sonucu davacıya ait tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, davacı tarafın, davalı şirketin, dosya kapsamından yetkilisi olduğu anlaşılan A ..Ö.. vasıtasıyla, kendisine ait imalat ve ticaret sırlarından haksız yere faydalanmasının TTK’nın 56 ve devamı maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiğinden bahisle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebi tartışılıp değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı-ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece yapılan yargılama sonucu davacıya ait tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, davacı tarafın, davalı şirketin, dosya kapsamından yetkilisi olduğu anlaşılan A ..Ö.. vasıtasıyla, kendisine ait imalat ve ticaret sırlarından haksız yere faydalanmasının TTK’nın 56 ve devamı maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiğinden bahisle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebi tartışılıp değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı-ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2958 E. , 2019/8144 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16/12/2015 gün ve 2010/215 - 2015/1079 sayılı kararı bozan Daire'nin 22/01/2018 gün ve 2017/2676 - 2018/479 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1998’den beri Dan-Foam APS ile tek yetkili distribütörlük sözleşmesi bulunduğunu ve “Tempur” markalı yatak, yastık, baza vb. ürünlerin Türkiye’deki tek yetkili ithalatçısı ve satıcısı olduğunu, müvekkilinin Tempur markalı ürünleri ülkeye getirdiğini, sattığını ve bu ürünleri tanıttığını ve büyük reklam harcamaları yaptığını, böylece ürünün marka değerini arttırdığını, müvekkili ile aynı tür ürünleri satan ve ürünlerinde “Yatsan” markasını kullanan ortakları da aynı olan ve birlikte hareket eden davalıların 02.03.2009’dan itibaren müvekkilinin İzmir bayii’nden “Tempur” markalı ürünleri alıp satmaya başladıklarını, özellikle İstanbul/Kadıköy bölgesinde “Yatsan” showroomlarında “Tempur” tabelası astıklarını, böylece Tempur ürünlerinin tanınmışlıklarından yararlandıklarını, henüz müvekkili ile dava dışı Dan-Foam APS arasındaki sözleşme devam ederken davalı şirketlerin “Tempur” markalı ürünlerin Türkiye distribütörlüğünü alacakları söylentilerini çıkardıklarını, bu sebeple müvekkili şirketin bayi ağının zayıfladığını, davalıların “Tempur” markalı ürünleri İzlanda'da tek satıcısı olan dava dışı şirketten Türkiye’ye ithal ettiklerini ve ithal ettikleri ürünleri müvekkilin satış fiyatından %50 daha ucuza sattıklarını, böylece müvekkili şirketin satış ağının daraldığını, davalıların müvekkili şirketin yapmış olduğu tanıtım, reklam ve bilgilendirmelerden haksız yere yararlandıklarını, müvekkili şirketin itibarının sarsıldığını ve dolayısıyla manevi zarara uğradığını, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin men’ine, haksız rekabet nedeniyle uğranılan şimdilik 500.000,00 TL maddi zarar ile 500.000,00 TL manevi zararın ticari faziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 2.285.333,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kural olarak, paralel ithalatın tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, ancak davalıların paralel ithalat yoluyla temin ettikleri ürünleri satarken haksız rekabet hukukunun temel ilkelerinden olan emek ilkesini ihlal ettikleri, davacı şirketin büyük masraf ve önemli emekler neticesinde oluşturduğu pazar payından haksız yere faydalandıkları, paralel ithalatın sunduğu fiyat avantajını o dönemdeki “Tempur” distribütörü olan davacı şirketin pazardan çekilmesine yol açacak şekilde kullanmış oldukları, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği ve bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu oldukları, davacının haksız rekabet nedeniyle zararının 357.726,32 TL olduğunun belirlendiği, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, 357.726,32 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 12/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/563313400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz