Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10838 E. 2014/16271 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile davacı tasarımının hükümsüzlüğüne, asıl davada ise hükümsüzlük kararı başvuru tarihinden itibaren sonuç doğuracağı için endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti ve men'i talebinin reddine, dava konusu tasarımların ilk olarak davacı tarafından üretilmediği, ürünlerin ... dışından paralel ithalat yolu ile getirilerek üretim ve satışının yapıldığı, bu nedenle haksız rekabet iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebin de reddine dair verilen kararın davacı-davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 12.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı-davalı ... Tic. Ltd. Şti. yararına kısmen bozulmuştur.
Davacı-davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15678 E. 2014/4745 K.
Ortak:haksız rekabet · Tasarım hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… konusu tasarımların ilk olarak davacı tarafından üretilmediği, ürünlerin ... dışından paralel ithalat yolu ile getirilerek üretim ve satışının yapıldığı, bu nedenle «haksız rekabet» iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebin de reddine dair verilen kararın davacı-davalı ...
Benzer bu kararda… konusu tasarımların ilk olarak davacı tarafından üretilmediği, ürünlerin yurt dışından paralel ithalat yolu ile getirilerek üretim ve satışının yapıldığı bu nedenle «haksız rekabet» iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebininde reddine karar verilmiştir.
2-Asıl dava, tasarım tesciline tecavüzün tespiti, önlenmesi ve davalı şirket yetkilisinin davacı şirketin planlama eski müdürü olduğu ve davacıya ait tasarımın üretimi aşamasında yer aldığı, bu nedenle öğrendiği bilgilerden faydalanarak davacını tasarımını taklit ettiğinden bahisle «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi istemine, karşı dava ise davacıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece yapılan yargılama sonucu davacıya ait tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, davacı tarafın, davalı şirketin, dosya kapsamından yetkilisi olduğu anlaşılan A ..Ö.. vasıtasıyla, kendisine ait imalat ve ticaret sırlarından haksız yere faydalanmasının TTK’nın 56 ve devamı maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiğinden bahisle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebi tartışılıp değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı-ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece yapılan yargılama sonucu davacıya ait tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, davacı tarafın, davalı şirketin, dosya kapsamından yetkilisi olduğu anlaşılan A ..Ö.. vasıtasıyla, kendisine ait imalat ve ticaret sırlarından haksız yere faydalanmasının TTK’nın 56 ve devamı maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiğinden bahisle haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebi tartışılıp değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı-ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13746 E. 2017/1633 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… konusu tasarımların ilk olarak davacı tarafından üretilmediği, ürünlerin ... dışından paralel ithalat yolu ile getirilerek üretim ve satışının yapıldığı, bu nedenle «haksız rekabet» iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebin de reddine dair verilen kararın davacı-davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların aynı markayı «taşıyan» ürünleri ... dışından ithal ettikleri, markanın gerçek sahibi tarafından ürünlerin daha önce davalı şirket aracılığı ile Türkiye piyasasına sürüldüğü ve hatta davacı şirketin de ilk ürünleri davalı şirketten aldığı, davacı şirketin markayı daha sonra tescil ettirdiği, tarafların piyasaya sunduğu ürünlerin özgün marka taşıdığı ve ürünlerin özgün olduğu, ürünlerin etiket ve ambalaj farklarının tecavüz anlamında değerlendirilemeyeceği, teknik ve idari sebeplerden kaynaklandığı, bu durumda davalıların eyleminin paralel ithalat ve satış biçiminde olduğu, davacının vekil markasına dayalı olarak paralel ithalatı engelleyemeyeceği ve marka hakkının tükendiği, ayrıca davacının vekil markasının tescilinden önceki davalının unvan «kaydı» 556 sayılı KHK’nın 8/5 maddesi uyarınca avantaj ve savunma «sebebi» oluşturduğu gerekçesiyle sabit olmayan markaya tecavüzün önlenmesi, «haksız rekabet» ve «tazminat davalarının» ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · olumsuz oy · taşıyan · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların aynı markayı «taşıyan» ürünleri ... dışından ithal ettikleri, markanın gerçek sahibi tarafından ürünlerin daha önce davalı şirket aracılığı ile Türkiye piyasasına sürüldüğü ve hatta davacı şirketin de ilk ürünleri davalı şirketten aldığı, davacı şirketin markayı daha sonra tescil ettirdiği, tarafların piyasaya sunduğu ürünlerin özgün marka taşıdığı ve ürünlerin özgün olduğu, ürünlerin etiket ve ambalaj farklarının tecavüz anlamında değerlendirilemeyeceği, teknik ve idari sebeplerden kaynaklandığı, bu durumda davalıların eyleminin paralel ithalat ve satış biçiminde olduğu, davacının vekil markasına dayalı olarak paralel ithalatı engelleyemeyeceği ve marka hakkının tükendiği, ayrıca davacının vekil markasının tescilinden önceki davalının unvan «kaydı» 556 sayılı KHK’nın 8/5 maddesi uyarınca avantaj ve savunma «sebebi» oluşturduğu gerekçesiyle sabit olmayan markaya tecavüzün önlenmesi, «haksız rekabet» ve «tazminat davalarının» ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, davalı şirkete karşı açılan ticaret unvanındaki “...” ibaresinin sicilden terkinine yönelik dava hakkında hüküm fıkrasında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12722 E. 2010/3950 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… konusu tasarımların ilk olarak davacı tarafından üretilmediği, ürünlerin ... dışından paralel ithalat yolu ile getirilerek üretim ve satışının yapıldığı, bu nedenle «haksız rekabet» iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebin de reddine dair verilen kararın davacı-davalı ...
Benzer bu kararda… ece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının tek ithalatçısı ve satıcısı olduğu ürünlerin paralel yolla ithalatı sonrasında davalı tarafından satılmasının «haksız rekabet» oluşturduğu, bilirkişi raporuna göre davalı satış toplamının 2.956,72 TL, kârının 89,88 TL olduğu tespit edilmiş ise de, yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasını davacı yanın istememesi nazara alındığında davacı maddi zararının davalının “3M” ürünlerini pazarlamasından kaynaklandığını ispatlayamadığı, davacının «kişilik haklarına saldırı» olduğunun da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı haksız rekabetinin men'ine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece davalı eyleminin «haksız rekabet» olduğunun benimsenmesine, bu hususun davalı tarafça temyiz edilmemiş olmasına göre, davalı eyleminin haksız rekabet olduğu kabul edildiği halde davacı yararına uygun bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… ece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının tek ithalatçısı ve satıcısı olduğu ürünlerin paralel yolla ithalatı sonrasında davalı tarafından satılmasının «haksız rekabet» oluşturduğu, bilirkişi raporuna göre davalı satış toplamının 2.956,72 TL, kârının 89,88 TL olduğu tespit edilmiş ise de, yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasını davacı yanın istememesi nazara alındığında davacı maddi zararının davalının “3M” ürünlerini pazarlamasından kaynaklandığını ispatlayamadığı, davacının «kişilik haklarına saldırı» olduğunun da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı haksız rekabetinin men'ine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2958 E. 2019/8144 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… konusu tasarımların ilk olarak davacı tarafından üretilmediği, ürünlerin ... dışından paralel ithalat yolu ile getirilerek üretim ve satışının yapıldığı, bu nedenle «haksız rekabet» iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebin de reddine dair verilen kararın davacı-davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kural olarak, paralel ithalatın tek başına «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, ancak davalıların paralel ithalat yoluyla temin ettikleri ürünleri satarken haksız rekabet hukukunun temel ilkelerinden olan emek ilkesini ihlal ettikleri, davacı şirketin büyük «masraf» ve önemli emekler neticesinde oluşturduğu pazar payından haksız yere faydalandıkları, paralel ithalatın sunduğu fiyat avantajını o dönemdeki “Tempur” distribütörü olan davacı şirketin pazardan çekilmesine yol açacak şekilde kullanmış oldukları, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği ve bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu oldukları, davacının haksız rekabet nedeniyle zararının 357.726,32 TL olduğunun belirlendiği, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, 357.726,32 TL «maddi tazminat» ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Da …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · dosya masrafı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kural olarak, paralel ithalatın tek başına «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, ancak davalıların paralel ithalat yoluyla temin ettikleri ürünleri satarken haksız rekabet hukukunun temel ilkelerinden olan emek ilkesini ihlal ettikleri, davacı şirketin büyük «masraf» ve önemli emekler neticesinde oluşturduğu pazar payından haksız yere faydalandıkları, paralel ithalatın sunduğu fiyat avantajını o dönemdeki “Tempur” distribütörü olan davacı şirketin pazardan çekilmesine yol açacak şekilde kullanmış oldukları, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği ve bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu oldukları, davacının haksız rekabet nedeniyle zararının 357.726,32 TL olduğunun belirlendiği, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle, haksız rekabetin tespiti ve men'ine, 357.726,32 TL «maddi tazminat» ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Da …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10838 E. , 2014/16271 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2013 gün ve 2012/232-2013/227 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.03.2014 gün ve 2013/15678-2014/4745 sayılı kararı aleyhinde davacı-davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli bulunan "..." tasarımının davalı tarafından taklit edilerek üretim ve satışının yapıldığını, davalı şirket sahibinin davacının eski çalışanı olup, bu sırada öğrendiği bilgileri kullanarak davacı tasarımını taklit ettiklerini, davalının eyleminin tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, birleşen davada ise davacı ait tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek, davacı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile davacı tasarımının hükümsüzlüğüne, asıl davada ise hükümsüzlük kararı başvuru tarihinden itibaren sonuç doğuracağı için endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti ve men'i talebinin reddine, dava konusu tasarımların ilk olarak davacı tarafından üretilmediği, ürünlerin ... dışından paralel ithalat yolu ile getirilerek üretim ve satışının yapıldığı, bu nedenle haksız rekabet iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebin de reddine dair verilen kararın davacı-davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 12.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı-davalı ...
Tic. Ltd. Şti. yararına kısmen bozulmuştur.
Davacı-davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı-davalı ... Tic. Ltd. Şti'den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/370642800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz