Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/440 E. 2019/7448 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilk derece kararının kaldırılması↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, "TWIN POWER" ibaresinin 04. sınıfta yer alan mallar yönünden ayırt edici vasfının zayıf olduğu, öte yandan karşılaştırmaya konu markalarda ortak olarak yer alan "TWİN POWER" ibaresi haricinde başvuruda "BMW" gibi tanınmış bir ibarenin, ilk kelime olarak kullanıldığı, bu haliyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvuru konusu ibare ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasa yol açacak bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’in 2016-M-10099 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı şirket ve davalı kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum ve davalı şirket vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalı kurum kararının iptali ile başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekillerince yapılan istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesine göre, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve önceki markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer mal ve hizmetleri içeriyor ise markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir ve önceki marka sahibinin itirazı halinde sonraki tarihli başvuru reddedilir. Zikredilen hükme göre, markalar arasında karıştırılabilecek ölçüde benzerlik bulunup bulunmadığının tespiti yapılırken markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait başvuru markası beyaz zemin üzerine siyah harflerle yazılmış “BMW TwınPower Turbo” ibaresinden, davalıya ait mesnet marka ise yine beyaz zemin üzerine siyah harflerle yazılmış, “twin power” ibaresinden oluşmaktadır. İlk derece mahkemesince, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmışsa da, her iki markada da “twin power” ibaresinin ortak unsur olarak yer aldığı, başvuru markasında bulunan diğer eklerin ise markalar arasında bulunan görsel, sescil ve işitsel benzerliği geri planda bırakacak mahiyette olmadığı, markalar kapsamında bulunan emtiaların aynı olduğu da gözetildiğinde taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b. maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, bölge adliye mahkemesince, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekirken, yazılı gerekçelerle başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5245 E. 2023/192 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… larak kullanıldığı, bu haliyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvuru konusu ibare ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibasa» yol açacak bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’in 2016-M-10099 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "Fitomix/Power" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "fit" asıl unsurlu markalar arasında «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tüketicilerin işbu markalar arasında ilişki kurma riskinin bulunmadığı, her ne kadar marka kapsamları arasında benzerlik mevcu …
… Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markalarının asli unsurunu oluşturan "fit" ibaresinin gıda emtiası bakımından zayıf bir ibare olmayıp «ayırt ediciliğinin» yüksek olduğunu, dava konusu olan “fitomix power” ibareli başvurunun da asli unsurunun müvekkili markaları ile aynı bulunduğunu, zira başvuruda yer alan "MİX" ve "POWER" ibarelerinin ayırt edicilik taşımadıklarını, buna göre markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararında markaların tescil sınıflarının benzerliğine hiç değinilmediğini, iltibas incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin adeta yok sayıldığını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının, daha önce fit markası hakkında verilen emsal mahkem …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, "FİTOMİX/POWER" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "FİT" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "FİT" ibaresinin öne çıkartılmayıp bir bütün olarak "FİTOMİX" ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, bu şekilde başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, marka kapsamlarındaki mallar arasında benzerlik olmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, başvurunun kö …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markalarının asli unsurunu oluşturan "fit" ibaresinin gıda emtiası bakımından zayıf bir ibare olmayıp «ayırt ediciliğinin» yüksek olduğunu, dava konusu olan “fitomix power” ibareli başvurunun da asli unsurunun müvekkili markaları ile aynı bulunduğunu, zira başvuruda yer alan "MİX" ve "POWER" ibarelerinin ayırt edicilik taşımadıklarını, buna göre markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararında markaların tescil sınıflarının benzerliğine hiç değinilmediğini, iltibas incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin adeta yok sayıldığını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının, daha önce fit markası hakkında verilen emsal mahkem …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, "FİTOMİX/POWER" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "FİT" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "FİT" ibaresinin öne çıkartılmayıp bir bütün olarak "FİTOMİX" ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, bu şekilde başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, marka kapsamlarındaki mallar arasında benzerlik olmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, başvurunun kö …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8030 E. 2023/2129 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:distribütörlük sözleşmesi · i̇i̇k 266 · temlik sözleşmesi · organik bağ · aktif husumet yokluğu · pasif husumet ehliyeti · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet
Benzer bu kararda… MESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirket ile davalı arasında distribütörlük anlaşması bulunduğu, davalıya «teslim» edilen malların önce Kıbrıs'ta bulunan dava dışı Power Med isimli şirketine gönderildiği, Power Med şirketi tarafından da bu malların davalıya gönderilerek mal bedelinin anılan şirkete ödendiği, «temlik» eden şirket ile davalı arasında «distribütörlük sözleşmesi» haricinde herhangi bir mal alım satımına yönelik ilişki bulunmadığı, davalı şirketin yöneticisi olduğu ileri sürülen ...'nun Power Med şirketinin de ortağı olmasına rağmen yetkili «temsilcisi» olduğu yönünde dosyaya herhangi bir delil de sunulmadığı, bu durumda temlik eden dava dışı şirket ile davalı arasında mal alım satımına yönelik ilişkinin varlığının kanıtlanamadığı, temlik alan davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… arih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iradeleri ve davalının konumu gereği dava dışı şirketin borçlarından davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında …
Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/379 E., 2018/«266» K.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «teminat» göstermesi gerektiğini, davacının aktif ve «pasif husumet ehliyetinin» olmadığını, «hukuki yararının» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5324 E. 2019/6384 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… larak kullanıldığı, bu haliyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvuru konusu ibare ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibasa» yol açacak bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’in 2016-M-10099 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında görsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunduğu, mal benzerliğinin de birebir örtüştüğü, HMK'nın 282. maddesinden hareketle bilirkişi raporuna itibar edilmediği gerek …
… eli marka tescil başvurusunun davacı adına tescilli "JACK WRESTLER” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek ölçüde benzer olduğunu, başvurunun davacı markaları ile «iltibas» yaratacağını ileri sürmüş, Bölge Adliye Mahkemesince taraf markaları kapsamındaki emtianın 32. sınıfta ve aynı olduğu, başvuru konusu işaretin kanat şekli ve kulla …
… markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal benzerliğin bulunmadığı, dolayısıyla başvuru markası ile itiraza mesnet marka arasında 556 sayılı KHK 8/1-b kapsamında «iltibas» yaratacak benzerlik bulunmadığı halde, aksi gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında görsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunduğu, mal benzerliğinin de birebir örtüştüğü, HMK'nın 282. maddesinden hareketle bilirkişi raporuna itibar edilmediği gerek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/440 E. , 2019/7448 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2017 tarih ve 2016/459 E. - 2017/532 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 08/11/2018 tarih ve 2018/464 E. - 2018/1171 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “BMW TwinPower Turbo" ibaresinin marka olarak tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, 2016/17662 kod numarası verilen başvuruya davalı şirket tarafından 2015/52407 sayılı "twin power" ibareli markaya dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın kabulüne karar verilerek müvekkili başvurusunun reddedildiğini, bu karara müvekkilince yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin, Almanya’da yerleşik bir şirket olduğunu ve dünyanın pek çok ülkesinde faaliyet gösterdiğini, yıllar boyu yürüttüğü AR-GE çalışmaları ve tüm markalarına yapmış olduğu yatırımlar ile tüketiciler nezdinde yüksek ayırt ediciliğe ulaştığını, adeta bir güven ve kalite sembolü haline geldiğini, müvekkilinin "BMW", "bmw + logo", "M" ve "M+logo" markaları altında üreterek piyasaya sunduğu otomobiller ile otomotiv sanayine ilişkin diğer ürün ve hizmetlerin, dünyanın hemen her ülkesinde çok iyi bilindiğini, “BMW” markasının, TPMK nezdinde de kayıt altına alınmış tanınmış bir marka olduğunu, 2015/52407 sayılı "M Twin Power Turbo" markasının müvekkili adına tescilli bulunduğunu, müvekkilinin "TWIN POWER TURBO" ibaresi üzerinde eskiye dayalı hakkının olduğu gibi esasen müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik de bulunmadığını, dolayısıyla Kurum kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, YİDK’in 2016-M-10099 sayılı kararının iptaline ve marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, başvuru konusu marka ile müvekkiline ait markanın kullanım alanlarının birbirinin aynısı olduğunu, işaretler arasında da iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, davacının "BMW" markasının tanınmış bir marka olmasının somut olaya etkisinin olmadığını, zira başvurunun “BMW” ibaresinden değil, “BMW Twinpower Turbo” ibaresinden oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, "TWIN POWER" ibaresinin 04. sınıfta yer alan mallar yönünden ayırt edici vasfının zayıf olduğu, öte yandan karşılaştırmaya konu markalarda ortak olarak yer alan "TWİN POWER" ibaresi haricinde başvuruda "BMW" gibi tanınmış bir ibarenin, ilk kelime olarak kullanıldığı, bu haliyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvuru konusu ibare ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasa yol açacak bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’in 2016-M-10099 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı şirket ve davalı kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum ve davalı şirket vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalı kurum kararının iptali ile başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekillerince yapılan istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
556 sayılı KHK 8/1-b maddesine göre, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve önceki markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer mal ve hizmetleri içeriyor ise markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir ve önceki marka sahibinin itirazı halinde sonraki tarihli başvuru reddedilir. Zikredilen hükme göre, markalar arasında karıştırılabilecek ölçüde benzerlik bulunup bulunmadığının tespiti yapılırken markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait başvuru markası beyaz zemin üzerine siyah harflerle yazılmış “BMW TwınPower Turbo” ibaresinden, davalıya ait mesnet marka ise yine beyaz zemin üzerine siyah harflerle yazılmış, “twin power” ibaresinden oluşmaktadır. İlk derece mahkemesince, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmışsa da, her iki markada da “twin power” ibaresinin ortak unsur olarak yer aldığı, başvuru markasında bulunan diğer eklerin ise markalar arasında bulunan görsel, sescil ve işitsel benzerliği geri planda bırakacak mahiyette olmadığı, markalar kapsamında bulunan emtiaların aynı olduğu da gözetildiğinde taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b.
maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, bölge adliye mahkemesince, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekirken, yazılı gerekçelerle başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalı kurum ve davalı şirkete iadesine, 25/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/562967400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz