6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Emsal banka uygulaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4102 E. 2019/7440 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emsal banka uygulaması tefrik ticari kredi davanın açılmamış sayılması açılmamış sayılma komisyon istirdat görevsizlik kararı iş mahkemesi görev alanı kredi sözleşmesi tacir görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 20TTK 22 · HMK — HMK 20

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.maddesi) maddesine göre, tacirin görmüş olduğu hizmete karşılık olarak olarak münasip bir ücret istemeye hakkı olduğu, somut olayda da tacir olan bankanın kullandırdığı ticari krediler karşılığında uygun bir ücret isteyebileceği, davaya konu kredi sözleşmelerinde bu ücretlerin hangi oranlar üzerinden alınacağı hususunda bir belirlemeye gidilmediği, bu durumda, Yargıtay içtihatlarına göre, emsal banka uygulamaların araştırılması gerektiği, davacının davalı bankadan kredi kullandığı 2010 ila 2014 yılları arasında katılım bankaları tarafından davaya konu krediler için %1 ila %5 arasında değişen oranlarda komisyon alındığı, bu oranlar gözetildiğinde davalı banka tarafından tahsil edilen komisyonların emsal banka uygulamalarının bile altında olduğu,bu nedenle davacının kullandığı ticari krediler nedeniyle ticari kredi tutarları toplamı üzerinden alınmış olan 29.463,99 TL kesintiyi talep edemeyeceği, dava konusu edilen 3 adet konut finansman kredisi için kesilen komisyonların ise tüketici mahkemelerin görev alanında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dava, davacı yanca kullanılan krediler sebebiyle komisyon vs. adlar altında tahsil edilen tutarların istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, ticari krediler sebebiyle tahsil edilen tutarların emsal banka uygulamalarına göre makul olup, istirdadını gerektirecek bir sebep bulunmadığı, konut kredileri bakımından ise tüketici mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece, hükmün gerekçe kısmında, konut kredilerine ilişkin talebin tüketici mahkemelerinin görev alanına girdiği belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında bu talebe ilişkin usulüne uygun olarak görevsizlik kararı verilmediği anlaşılmaktadır. Zira hüküm fıkrasında görevli mahkeme bildirilmediği gibi, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren HMK’nın 20. maddesinde belirtilen süreler içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderileceği aksi takdirde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği de belirtilmemiştir. Karar bu haliyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki arz ettiği gibi, konut kredilerine ilişkin davanın esastan mı yoksa usulden mi reddedildiği hususunda tereddüde sebep olabilecek niteliktedir. Bu itibarla, mahkemece, konut kredilerine ilişkin davanın tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesi ve usulüne uygun olarak görevsizlik kararı verilmesi ve yine ticari kredilere de ilişkin de esasa ilişkin hüküm tesisi gerekirken hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturur ve davanın esastan mı yoksa usulden mi reddedildiği hususunda tereddüde mahal verir şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.

2-)Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/4102 E.  ,  2019/7440 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi verilen 19/07/2016 tarih ve 2016/7872015/591 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan muhtelif tarihlerde ticari ve konut kredileri kullandığını, davalı bankanın kullanılan bu krediler sebebiyle müvekkilinden dosya masrafı ve komisyon gibi adlar altında toplamda 31.918,39 TL tahsilat yaptığını, bu tutarların haksız olarak tahsil edildiğini zira söz konusu kredi sözleşmelerinde bu tahsilatların yapılacağına dair yer alan hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu ve yazılmamış sayılmaları gerektiğini ileri sürerek, 31.918,39 TL’nin mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.maddesi) maddesine göre, tacirin görmüş olduğu hizmete karşılık olarak olarak münasip bir ücret istemeye hakkı olduğu, somut olayda da tacir olan bankanın kullandırdığı ticari krediler karşılığında uygun bir ücret isteyebileceği, davaya konu kredi sözleşmelerinde bu ücretlerin hangi oranlar üzerinden alınacağı hususunda bir belirlemeye gidilmediği, bu durumda, Yargıtay içtihatlarına göre, emsal banka uygulamaların araştırılması gerektiği, davacının davalı bankadan kredi kullandığı 2010 ila 2014 yılları arasında katılım bankaları tarafından davaya konu krediler için %1 ila %5 arasında değişen oranlarda komisyon alındığı, bu oranlar gözetildiğinde davalı banka tarafından tahsil edilen komisyonların emsal banka uygulamalarının bile altında olduğu,bu nedenle davacının kullandığı ticari krediler nedeniyle ticari kredi tutarları toplamı üzerinden alınmış olan 29.463,99 TL kesintiyi talep edemeyeceği, dava konusu edilen 3 adet konut finansman kredisi için kesilen komisyonların ise tüketici mahkemelerin görev alanında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dava, davacı yanca kullanılan krediler sebebiyle komisyon vs. adlar altında tahsil edilen tutarların istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, ticari krediler sebebiyle tahsil edilen tutarların emsal banka uygulamalarına göre makul olup, istirdadını gerektirecek bir sebep bulunmadığı, konut kredileri bakımından ise tüketici mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece, hükmün gerekçe kısmında, konut kredilerine ilişkin talebin tüketici mahkemelerinin görev alanına girdiği belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında bu talebe ilişkin usulüne uygun olarak görevsizlik kararı verilmediği anlaşılmaktadır. Zira hüküm fıkrasında görevli mahkeme bildirilmediği gibi, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren HMK’nın 20.

maddesinde belirtilen süreler içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderileceği aksi takdirde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği de belirtilmemiştir. Karar bu haliyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki arz ettiği gibi, konut kredilerine ilişkin davanın esastan mı yoksa usulden mi reddedildiği hususunda tereddüde sebep olabilecek niteliktedir. Bu itibarla, mahkemece, konut kredilerine ilişkin davanın tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesi ve usulüne uygun olarak görevsizlik kararı verilmesi ve yine ticari kredilere de ilişkin de esasa ilişkin hüküm tesisi gerekirken hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturur ve davanın esastan mı yoksa usulden mi reddedildiği hususunda tereddüde mahal verir şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.

2-)Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/562936500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.