Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4568 E. 2019/7399 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tashih↗ aldatma (hile)↗ yönetici sorumluluğu↗ kar payı↗ hisse devri↗ zamanaşımı def'i↗ dürüstlük kuralı↗ dolandırıcılık↗ def'i↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ havale↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 63.409,62 TL'nin 13/11/2008 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12.09.2017 tarihli dilekçesi ile tashih isteminde bulunulmuş, mahkemece 18/07/2019 tarihli kararla davacı vekilinin talebinin reddine,
gerekçeli kararda yer alan Kombassan Holding A.Ş. ile Kombassan İnş. Tar. ve San. İşlt. Tic. A.Ş.'nin birleşme ve ünvan değişikliği sonucu tek bir şirket haline gelip ünvanın da Bera Holding A.Ş. olduğunun tashihine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 18/07/2019 tarihli kararı davacı vekili, esas hakkındaki kararı ise, davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece verilen 18.07.2019 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili ile davalı şirket vekilinin esas karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kar payı verileceği ve yatırılan paraların istenildiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ve müvekkilinden 26.02.2000 tarihli, '' Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 70.425 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 70.425 DM ( 36.007 Euro) 'nun karşılığı olan 73.828,75 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketlerin SPK’ya bildirdikleri bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır. Bu durumda mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca, davalı vekili tarafından 16.04.2019 havale tarihi dilekçe ekinde, "Ortaklık Durum Belgesi" adlı belge ile davacıya 13.500 DM ödendiğinin savunulduğunun anlaşılması karşısında, davalının bu savunması kapsamında davacının beyanı da alınarak borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın yazılı gerekçeyle hüküm tesisi de doğru olmamış, bu nedenle de kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6600 E. 2020/5387 K.
Ortak:tashih · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz kararda… e bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 63.409,62 TL'nin 13/11/2008 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12.09.2017 tarihli dilekçesi ile «tashih» isteminde bulunulmuş, mahkemece 18/07/2019 tarihli kararla davacı vekilinin talebinin reddine, gerekçeli kararda yer alan Kombassan Holding A.Ş. ile Kombassan İnş.
A.Ş.'nin birleşme ve ünvan değişikliği sonucu tek bir şirket haline gelip ünvanın da Bera Holding A.Ş. olduğunun «tashihine» karar verilmiştir.
3-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Davacı vekili,12.09.2017 tarihli dilekçesi ile, davalıların müvekkili alacağından «müteselsilen sorumlu» olduklarını, mahkemece «maddi hata» niteliğinde "davalılardan tahsiline" şeklinde hüküm kurulduğunu ileri sürerek hükmün "müşterek ve müteselsilen" tahsil hükmü kurulacak şekilde «tashih» edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 18.07.2019 tarihli karar ile, davacının talebi yönünden «tavzih» ve «tashih» şartlarının oluşmadığı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tavzih · kaydileştirme · kanun yolu · maktu vekalet ücreti · müteselsil sorumluluk · maddi hata · sözleşmeye aykırılık · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Davacı vekili,12.09.2017 tarihli dilekçesi ile, davalıların müvekkili alacağından «müteselsilen sorumlu» olduklarını, mahkemece «maddi hata» niteliğinde "davalılardan tahsiline" şeklinde hüküm kurulduğunu ileri sürerek hükmün "müşterek ve müteselsilen" tahsil hükmü kurulacak şekilde «tashih» edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 18.07.2019 tarihli karar ile, davacının talebi yönünden «tavzih» ve «tashih» şartlarının oluşmadığı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
A.Ş.'nin unvanının önce Kombassan Sanayi Ticaret ve Yatırım Holding A.Ş. olarak değiştiği, ardından Kombassan Holding A.Ş bünyesinde birleştiği, Kombassan Holding A.Ş.'nin unvanının ise Bera Holding A.Ş. olarak değiştirildiği gerekçesiyle davacının «tavzih» talebinin reddine, gerekçeli kararda yer alan Kombassan Holding A.Ş. ile Kombassan İnş.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/513 E. 2019/5853 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istenildiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 26.02.2000 tarihli, '' Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 70.425 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 70.425 DM ( 36.007 Euro) 'nun karşılığı olan 73.828,75 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şeki …
… e bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 63.409,62 TL'nin 13/11/2008 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12.09.2017 tarihli dilekçesi ile «tashih» isteminde bulunulmuş, mahkemece 18/07/2019 tarihli kararla davacı vekilinin talebinin reddine, gerekçeli kararda yer alan Kombassan Holding A.Ş. ile Kombassan İnş.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden belge karşılığında 50.000 DM alındığını ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 50.000 DM (25.564,59 Euro) karşılığı 51.052,49 TL’nin «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketin SPK’ya bildirdiği bedel üzerinden davalı tarafça «ibraz» edilen kasa «tediye makbuzlarındaki» bedeller düşülmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… uki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı ... ve San.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · isticvap · taahhütname · avans faizi · ibraz
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden belge karşılığında 50.000 DM alındığını ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 50.000 DM (25.564,59 Euro) karşılığı 51.052,49 TL’nin «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketin SPK’ya bildirdiği bedel üzerinden davalı tarafça «ibraz» edilen kasa «tediye makbuzlarındaki» bedeller düşülmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… uki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı ... ve San.
… madığının tespitine, alacak davasının kısmen kabulüne, 34.460,80 TL'nin dava tarihi olan 17/10/2008 tarihinden itibaren yıllık %27 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu tespit edildiğine göre, davacı vekili tarafından delil listesinde gösterilen “ortaklık durum belgesinin” «ibrazı» sağlanarak bu belgenin değerlendirilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, bu belgenin ibrazı sağlanmadan ve değerlendirmeksizin davalılar tara …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/506 E. 2019/5750 K.
Ortak:kar payı · hisse devri · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · dolandırıcılık · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · zamanaşımı var · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz kararda… e bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 63.409,62 TL'nin 13/11/2008 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12.09.2017 tarihli dilekçesi ile «tashih» isteminde bulunulmuş, mahkemece 18/07/2019 tarihli kararla davacı vekilinin talebinin reddine, gerekçeli kararda yer alan Kombassan Holding A.Ş. ile Kombassan İnş.
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istenildiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 26.02.2000 tarihli, '' Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 70.425 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 70.425 DM ( 36.007 Euro) 'nun karşılığı olan 73.828,75 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şeki …
3-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 07.04.2000 tarihli, '' Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 59.470 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 59.470 DM ( 30.406,53 Euro) 'nun 25.590,16 Euro'luk kısmının karşılığı olan 55.917,06 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4568 E. , 2019/7399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11/05/2017 tarih ve 2014/976-2017/393 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmiş olduğu anlaşılmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 16.04.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı şirketler vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından yüksek faiz ve her an geri çekilebileceği vaadiyle para toplandığını, müvekkili tarafından davalılara 70.425,00 DEM ödendiğini, kısa bir süre sonra paranın istenildiği halde davalılar tarafından iade edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin şirket ortağı olmadığının ve hisse senedinin geçersizliğinin tesbiti ile 73.825,75 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacının Kombassan İnşaat Tarım ve San. AŞ.’nin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını, diğerlerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.
'nin ortağı olmadığının tespitine, 63.409,62 TL'nin 13/11/2008 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilinin 12.09.2017 tarihli dilekçesi ile tashih isteminde bulunulmuş, mahkemece 18/07/2019 tarihli kararla davacı vekilinin talebinin reddine,
gerekçeli kararda yer alan Kombassan Holding A.Ş. ile Kombassan İnş. Tar. ve San. İşlt. Tic. A.Ş.'nin birleşme ve ünvan değişikliği sonucu tek bir şirket haline gelip ünvanın da Bera Holding A.Ş. olduğunun tashihine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 18/07/2019 tarihli kararı davacı vekili, esas hakkındaki kararı ise, davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece verilen 18.07.2019 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili ile davalı şirket vekilinin esas karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kar payı verileceği ve yatırılan paraların istenildiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ve müvekkilinden 26.02.2000 tarihli, '' Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 70.425 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 70.425 DM ( 36.007 Euro) 'nun karşılığı olan 73.828,75 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketlerin SPK’ya bildirdikleri bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır. Bu durumda mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca, davalı vekili tarafından 16.04.2019 havale tarihi dilekçe ekinde, "Ortaklık Durum Belgesi" adlı belge ile davacıya 13.500 DM ödendiğinin savunulduğunun anlaşılması karşısında, davalının bu savunması kapsamında davacının beyanı da alınarak borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın yazılı gerekçeyle hüküm tesisi de doğru olmamış, bu nedenle de kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen 18.07.2019 tarihli kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 21/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/562414200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz