Alacak | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/513 E. 2019/5853 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tediye makbuzu↗ isticvap↗ hisse senedi↗ hisse devri↗ dolandırıcılık↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ taahhütname↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; Kombassan Grubu bazı şirketlerinin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı ... ve San. İşl. Tic. A.Ş.'nin unvan değişikliği sonrası Kombassan Holding A.Ş.'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine karar verildiği, Kombassan Holding A.Ş.'nin unvanın da Bera Holding A.Ş. olarak değiştirildiği gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olunmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabulüne, 34.460,80 TL'nin dava tarihi olan 17/10/2008 tarihinden itibaren yıllık %27 ve değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bent dışında kalan, davalı ...Ş. vekilinin ise aşağıdaki 3 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kâr payı verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ve müvekkilinden belge karşılığında 50.000 DM alındığını ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 50.000 DM (25.564,59 Euro) karşılığı 51.052,49 TL’nin avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketin SPK’ya bildirdiği bedel üzerinden davalı tarafça ibraz edilen kasa tediye makbuzlarındaki bedeller düşülmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, davacı vekili tarafından delil listesinde gösterilen “ortaklık durum belgesinin” ibrazı sağlanarak bu belgenin değerlendirilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, bu belgenin ibrazı sağlanmadan ve değerlendirmeksizin davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.
Ayrıca mahkemece Kombassan İnşaat Tarım ve San. İş. Tic. A.Ş. ve Kombassan Holding SA'ya ait bir kısım hisse bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğu bildirilen “Kasa Tediye Makbuzu” başlıklı 19/08/2004 ve 10/08/2004 tarihli belgelerde yer alan bedeller alacak miktarından düşülmüş olup, davacı vekili tarafından bu belgelere açıkça itiraz edilmiştir. Bu suretle, mahkemece, davacının isticvabının sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacı vekilince açıkça itiraz edildiği halde davacı tarafın bu belge veya belgeleri kabul edip benimsediğinin kabulü ile davacı tarafın alacağından adı geçen belgelerdeki bedellerin düşülmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacının hisselerinin bir kısmını satarak gelir elde ettiği savunulmuş, bu hususu gösterdiği bildirilen bir kısım belgeler ibraz edilmiştir. Bu suretle mahkemece, borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, dava konusu edilen alacağın belirlenmesi, davacı tarafından tahsil edilen bir bedelin bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, davalı şirket vekilince sunulan tüm belgeler incelenip değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiş; hükmün davalı ...Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4020 E. 2019/2902 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi · kâr payı · taahhütname · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… uki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı ... ve San.
Davacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden belge karşılığında 50.000 DM alındığını ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 50.000 DM (25.564,59 Euro) karşılığı 51.052,49 TL’nin «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketin SPK’ya bildirdiği bedel üzerinden davalı tarafça «ibraz» edilen kasa «tediye makbuzlarındaki» bedeller düşülmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş «kar payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 55.200,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · maddi hata · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · istirdat · ıslah · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş «kar payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… lding A.Ş.'nin de Kombassan Holding A.Ş.’ye devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, «maddi hataya» dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, ... dışındaki davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yöne …
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 55.200,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
-
Menfi tespit | İstirdat | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/86 E. 2019/5317 K.
Ortak:tediye makbuzu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · taahhütname · ibraz
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden belge karşılığında 50.000 DM alındığını ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 50.000 DM (25.564,59 Euro) karşılığı 51.052,49 TL’nin «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketin SPK’ya bildirdiği bedel üzerinden davalı tarafça «ibraz» edilen kasa «tediye makbuzlarındaki» bedeller düşülmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… uki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı ... ve San.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu tespit edildiğine göre, davacı vekili tarafından delil listesinde gösterilen “ortaklık durum belgesinin” «ibrazı» sağlanarak bu belgenin değerlendirilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, bu belgenin ibrazı sağlanmadan ve değerlendirmeksizin davalılar tara …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
… irildiği, davacı tarafın, davalı tarafa verdiği toplam 23.468,30 Euro alacağından, ortaklık durum belgesinin nakit hanesinden dolayı 2.566,00 Euro, tediye veya kasa «tediye makbuzundan» dolayı 44.170,00 Euro, kâr «payı» adı altındaki ödeme belgesinden dolayı 442,00 Euro olmak üzere toplam 47.178,00 Euroluk ödemenin düşülmesi ile davacı tarafın bakiye bir alacağının kalmadığı, bila …
Davacılar vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkillerinin «dolandırıldığını», davacıların 12/02/1998 tarihinde 16.500,00 DM, bu tarihten yaklaşık 3 ay sonra da 83.500,00 DM olmak üzere, «temsilcilik» adresinde Ali Baloğlu'na toplamda 100.000,00 DM ödeme yaptıklarını, teşvik sistemi neticesinde 2.600,00 DM kesinti yapılarak şirket kayıtlarına 97.400,00 DM olarak geçirildiğini, 18/12/1998 tarihinde hisse senetlerinin bir kısmını iade etmek suretiyle anaparanın 51.500,00 DM'sini geri çektiklerini, şirketin çifte kayıt sistemiyle tuttuğu hesaba yönelik «son» durumu gösterir Ortaklık Durum Belgesinde «ikrar» ettiği gibi, uhdesinde davacılara ait 45.900,00 DM para bulunduğunu belirterek yapılan ödemeler düşüldükten sonra, davalılar uhdesinde kalan bakiye 45.900,00 DM ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · ikrar · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Davacılar vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkillerinin «dolandırıldığını», davacıların 12/02/1998 tarihinde 16.500,00 DM, bu tarihten yaklaşık 3 ay sonra da 83.500,00 DM olmak üzere, «temsilcilik» adresinde Ali Baloğlu'na toplamda 100.000,00 DM ödeme yaptıklarını, teşvik sistemi neticesinde 2.600,00 DM kesinti yapılarak şirket kayıtlarına 97.400,00 DM olarak geçirildiğini, 18/12/1998 tarihinde hisse senetlerinin bir kısmını iade etmek suretiyle anaparanın 51.500,00 DM'sini geri çektiklerini, şirketin çifte kayıt sistemiyle tuttuğu hesaba yönelik «son» durumu gösterir Ortaklık Durum Belgesinde «ikrar» ettiği gibi, uhdesinde davacılara ait 45.900,00 DM para bulunduğunu belirterek yapılan ödemeler düşüldükten sonra, davalılar uhdesinde kalan bakiye 45.900,00 DM ka …
Bununla birlikte, Kombassan Holding A.Ş.'ye ait bir kısım hisse bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğu bildirilen tahsil ve «tediye makbuzu» ve «kar payı» ödeme belgesinde yer alan bedeller alacak miktarından düşülmüş olup, davacılar vekili tarafından bu belgeler ve ödemelerin kabul edilmediği bildirilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/87 E. 2019/5862 K.
Ortak:tediye makbuzu · isticvap · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ibraz
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden belge karşılığında 50.000 DM alındığını ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 50.000 DM (25.564,59 Euro) karşılığı 51.052,49 TL’nin «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketin SPK’ya bildirdiği bedel üzerinden davalı tarafça «ibraz» edilen kasa «tediye makbuzlarındaki» bedeller düşülmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… uki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı ... ve San.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 56.000 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 56.000 DM karşılığı 54.687,00 TL'nin şimdilik 6.500 TL’sinin tahsilini talep etmiştir.
Öte yandan, mahkemece ''tediye ve kasa «tediye makbuzu»'' açıklaması ile 15.880 EURO ile ''kâr «payı» adı altındaki ödeme belgesinden dolayı'' açıklaması ile 8.594 EURO alacak miktarından düşülmüş ise de, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · imza incelemesi · kar payı · mirasçılık · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacının iddiası ve bu davada ... ...’un davacı ... ...’un «mirasçısı» sıfatıyla yer aldığı da gözetilerek, anılan dosyanın getirtilmesi ve incelenmesi gerekirken, «eksik araştırma» ile karar verilmesi de doğru olmamıştır.
… asında ileri sürülmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, öncelikle davalı taraftan belge aslı istenerek, davacının söz konusu belge içeriği ve imza ile ilgili olarak «isticvap» edilmesi, davacı tarafından tahsil edilen bir bedelin bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, imza inkârı halinde imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için «imza incelemesi» yoluna gidilmesi ve bu suretle davacının gerçek alacak tutarının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak söz konusu belgeye itibar edilerek davacı alacağından 32.807 EURO'nun mahsubu da isabetli olmayıp, hükmün bu nedenle de davacılar yararına bozulmasın …
Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davacı ... ...'a yapılan bu ödemelerin davacının alacağından düşülmesi ile davacının bakiye bir alacağının kalmadığı bilakis davacının davalıdan 43.224,00 EURO fazladan tahsilat yaptığı anlaşıldığından davacı ... ...'a özgü olarak açılan işbu davada «mirasçılarının» bir talep ve hakkı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 56.000 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 56.000 DM karşılığı 54.687,00 TL'nin şimdilik 6.500 TL’sinin tahsilini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/513 E. , 2019/5853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/09/2017 tarih ve 2014/346-2017/732 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 24.09.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan Bera Holding A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 50.000 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bugüne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını ve davalı ...’ın yönetim kurulu başkanı olarak diğer davalılarla birlikte zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 50.000 DM (25.564,59 Euro) karşılığı 51.052,49 TL’nin avans faizi ile birlikte tahsiline ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekil, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacının Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş. ile Kombassan Holding A.Ş.'nin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; Kombassan Grubu bazı şirketlerinin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı ...
ve San. İşl. Tic. A.Ş.'nin unvan değişikliği sonrası Kombassan Holding A.Ş.'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine karar verildiği, Kombassan Holding A.Ş.'nin unvanın da Bera Holding A.Ş. olarak değiştirildiği gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olunmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabulüne, 34.460,80 TL'nin dava tarihi olan 17/10/2008 tarihinden itibaren yıllık %27 ve değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bent dışında kalan, davalı ...Ş. vekilinin ise aşağıdaki 3 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kâr payı verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ve müvekkilinden belge karşılığında 50.000 DM alındığını ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 50.000 DM (25.564,59 Euro) karşılığı 51.052,49 TL’nin avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketin SPK’ya bildirdiği bedel üzerinden davalı tarafça ibraz edilen kasa tediye makbuzlarındaki bedeller düşülmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, davacı vekili tarafından delil listesinde gösterilen “ortaklık durum belgesinin” ibrazı sağlanarak bu belgenin değerlendirilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, bu belgenin ibrazı sağlanmadan ve değerlendirmeksizin davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.
Ayrıca mahkemece Kombassan İnşaat Tarım ve San. İş. Tic. A.Ş. ve Kombassan Holding SA'ya ait bir kısım hisse bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğu bildirilen “Kasa Tediye Makbuzu” başlıklı 19/08/2004 ve 10/08/2004 tarihli belgelerde yer alan bedeller alacak miktarından düşülmüş olup, davacı vekili tarafından bu belgelere açıkça itiraz edilmiştir. Bu suretle, mahkemece, davacının isticvabının sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacı vekilince açıkça itiraz edildiği halde davacı tarafın bu belge veya belgeleri kabul edip benimsediğinin kabulü ile davacı tarafın alacağından adı geçen belgelerdeki bedellerin düşülmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacının hisselerinin bir kısmını satarak gelir elde ettiği savunulmuş, bu hususu gösterdiği bildirilen bir kısım belgeler ibraz edilmiştir. Bu suretle mahkemece, borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, dava konusu edilen alacağın belirlenmesi, davacı tarafından tahsil edilen bir bedelin bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, davalı şirket vekilince sunulan tüm belgeler incelenip değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiş; hükmün davalı ...Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ...Ş. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/548013400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz