Adi yazılı sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/153 E. 2019/7006 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi yazılı sözleşme↗ ttk 23. madde↗ açık muvafakat↗ iyiniyet kuralı↗ iyiniyet↗ basiretli tacir↗ sicilden terkin↗ muvafakat↗ marka hakkına tecavüz↗ protokol↗ ortaklık ilişkisi↗ terkin↗ kötüniyet↗ tacir↗ haksız rekabet↗ temsil↗ iltibas↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılara ait faturalarda ve “altınkukurt.com” internet web sitesinde kullanılan "Altınkükürt Köseoğlu" markasında “Köseoğlu” ibaresinin “Altınkükürt” ibaresinden bağımsız olarak markasal fonksiyon icra edecek şekilde konumlandırıldığı, ilgili internet sitesinin “kükürt” ürünlerinin tanıtım ve pazarlaması faaliyeti yürüttüğü, dolayısıyla davacılar adına 2011 51975, 2011 31763, 2011 52017, 2011 49903 sayılarla tescilli bulunan markalarla karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, 2013 26322 sayılı “AHMET KÖSEOĞLU” markasının davalı ... adına standart yazı karakterlerinde tescil edildiği, markanın davalılarca piyasadaki fiili kullanımların ise standart yazı karakterlerinde ancak davacıların fiili kullanımlarına benzer bir şekilde yeşil renkli overloklu çuvallarda ve davacıların çuvalları üzerindeki tasarımlarla aynıya yakın derecede benzer tasarımlarla kullanıldığı, ayrıca “AHMET KÖSEOĞLU” markası ile davacılardan ... adına 2011 51975, 2011 31763, 2011 52017, 2011 49903 sayılarla tescilli bulunan KÖSEOĞLU”, “KÖSEOĞLU AK KÜKÜRT”, “KÖSEOĞLUKÜKÜRT”, “KÖSEOĞLU AK KÜKÜRT” ibareli markalar arasında da güçlü bir benzerlik bulunduğu dikkate alındığında, davalıların bu şekildeki marka kullanımlarının davacının marka kullanımları ile yani davacıların faaliyetleri ile karışıklığa neden olacak nitelikte faaliyetlerden olduğu, dolayısıyla davalıların bu eyleminin 556 sayılı KHK’nın 9/1 (b) ve 9/2(a) maddelerinde belirtilen fiillerinden olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 61/1 (a) maddesi anlamında marka hakkına tecavüz sayılan fillerden olduğu, ayrıca bu eylemin TTK madde 55 f.l (a) bendi kapsamında haksız rekabet hallerinden olduğu, www.koseogluakkukurt.org alan adının 24.11.2012 tarihinde ... adına tahsis edildiği, bu alan adının da davacıların marka haklarını ihlal ettiği, diğer alan adlarının davalılar adına tahsis edilmiş olmadığı, davalılardan ...'ya ait "AHMET KÖSEOĞLU" markasının davacı ...'a ait önceki tarihli 2011 51975, 2011 31763, 2011 52017, 2011 49903 sayılı "KÖSEOĞLU" ana unsurlu markaları ile 1. ve 35. sınıflara konu aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığı, dava konusu markanın davacının KÖSEOĞLU ibareli markalarıyla benzer ve iltibas yaratma ihtimali olan bir marka olduğu, bu nedenle davacılardan ... lehine 556 s. KHK md.8/1 çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, tarafların ortaklık ilişkisinin 24.03.2011-10.10.2013 döneminde sürdüğü, ortaklık ilişkisinin devam ettiği 21.03.2013 tarihinde dava konusu AHMET KÖSEOGLU ibareli marka başvurusunun ortaklığı temsil eden Altınkükürt Ltd. Şti. yerine davalı ... tarafından kendi adına yapılmasının da basiretli bir tacire uygun iyiniyetli bir hareket teşkil etmediği ve bu nedenle davalı ...’ın marka tescilini kötüniyetli yaptığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli markasına yönelik davalı tarafın marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, sona erdirilmesine, önlenmesine, davalılardan ... adına tahsis edilen "www.koseogluakkukurt.org" internet alan adının davalı tarafından kullanımının önlenmesi ile terkinine, diğer alan adlarına yönelik davanın husumetten reddine, 2013/26322 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi v.s. hususlarına ilişkin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan asıl davaya ilişkin kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ... adına tescilli “AHMET KÖSEOĞLU” markasının hükümsüzlüğüne ilişkin birleşen davaya yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince ; Mahkemece, davacı ... Ltd.Şti.’nin “KÖSEOĞLU” ana unsurlu markalarıyla davalı ... adına tescilli “AHMET KÖSEOĞLU” markasının 556 sayılı KHK’nın 8/1 kapsamında benzer olduğu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğu ve davacı şirket ile ortak ticaret yaparken kendi adına “AHMET KÖSEOĞLU” markası için başvuru yapan davalı ...’nın kötüniyetli olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Hükümsüzlük davasına mesnet davacı şirket markalarının davalı şirket adına tescilli iken 10.10.2013 tarihinde davacı şirkete devredildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Aynı tarihte taraflarca imza altına alınan ve davacılar tarafından da kabul edilen adi yazılı sözleşmenin 1. maddesi ile 30.06.2014 tarihine kadar “AHMET KÖSEOĞLU” markasının ve buna benzer dava konusu olmayan diğer marka başvurularına davacılar tarafından itiraz edilmeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin açık düzenlemesinden anlaşıldığı üzere davacılar davalı ...’nın “AHMET KÖSEOĞLU” markası için başvuru yapmasına ve bu markayı kullanmasına açıkça muvakafat etmişlerdir. Hatta marka başvurusundaki harf karakterlerinin özellikleri dahi sözleşmede açıkça düzenlenmiş olup dava konusu markanın bu özelliklerde tescil edildiği de sabittir. Marka başvurusunun bu protokolden önce yapılmış olması sonuca etkili olmayıp tarafların davalı ...’ın “AHMET KÖSEOĞLU” markasını tescil ettirip kullanması hususunda anlaştıkları değerlendirildiğinde davalı ...’nın sözleşme öncesinde başvuru yapmış olması nedeniyle kötüniyetli kabul edilebilmesi de mümkün değildir. Aksine sözleşme ile davacılarca tesciline muvafakat edilen markanın davacılarca çeşitli sebepler ileri sürülerek hükümsüzlüğünün talep edilmesi TMK 2. maddede düzenlenen iyiniyet kurallarına uygun değildir. Davalıların fiili kullanımları hükümsüzlüğü gerektirmemekte olup fiili kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu mahkemece kabul edilmiş ve mahkemenin bu husustaki kabulü Dairemizce de uygun bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasında imzalandığı hususunda çekişme bulunmayan 10.10.2013 tarihli adi yazılı sözleşme ile davacıların davalı ...’nın “AHMET KÖSEOĞLU” markasını tescil ettirip kullanmasına açık muvafakatı dikkate alınarak hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3570 E. 2017/5845 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… davalıların bu eyleminin 556 sayılı KHK’nın 9/1 (b) ve 9/2(a) maddelerinde belirtilen fiillerinden olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 61/1 (a) maddesi anlamında «marka hakkına tecavüz» sayılan fillerden olduğu, ayrıca bu eylemin TTK madde 55 f.l (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» hallerinden olduğu, www.koseogluakkukurt.org alan adının 24.11.2012 tarihinde ... adına tahsis edildiği, bu alan adının da davacıların marka haklarını ihlal ettiği, diğer alan adlarının davalılar adına tahsis edilmiş olmadığı, davalılardan ...'ya ait "AHMET KÖSEOĞLU" markasının davacı ...'a ait önceki tarihli 2011 51975, 2011 31763, 2011 52017, 2011 49903 sayılı "KÖSEOĞLU" ana unsurlu markaları ile 1. ve 35. sınıflara konu aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığı, dava konusu markanın davacının KÖSEOĞLU ibareli markalarıyla benzer ve «iltibas» yaratma ihtimali olan bir marka olduğu, bu nedenle davacılardan ... lehine 556 s.
Şti. yerine davalı ... tarafından kendi adına yapılmasının da basiretli bir «tacire» uygun «iyiniyetli» bir hareket teşkil etmediği ve bu nedenle davalı ...’ın marka tescilini «kötüniyetli» yaptığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli markasına yönelik davalı tarafın «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, sona erdirilmesine, önlenmesine, davalılardan ... adına tahsis edilen "www.koseogluakkukurt.org" internet alan adının davalı tarafından kullanımının önlenmesi ile terkinine, diğer alan adlarına yönelik davanın «husumetten» reddine, 2013/26322 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi v.s. hususlarına ilişkin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan asıl davaya ilişkin kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, öncelikle işbu davanın davalıları tarafından, davacılar aleyhine marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi davası açıldığı, işbu davanın davacıları tarafından da sözleşmeye dayalı «cezai şartın» tahsili istemiyle açılan davanın «tefrik» edildiği, cezai şartın tahsili talepli olup tefrikli dava yönünden yapılan incelemede; aynı sözleşmeye dayalı olup cezai şart istemli ...
2-) Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacılar vekili müvekkilleri aleyhine açılan marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi davasına karşı açtığı karşı davada, davalıların, taraflar arasında imzalanan 10.10.2013 tarihli marka kullanım sözleşmesine aykırı hareket ettiklerini ileri sürerek 99.000 TL «cezai şart» alacağının tahsilini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · ihtisas mahkemesi · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · derdestlik · görevsizlik kararı · harç · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… rşı davacılar tarafından karşı davalıların taraflar arasındaki marka kullanım sözleşmesine aykırı hareket ettikleri, bu nedenle aynı sözleşmenin 8. maddesi uyarınca «cezai şart» alacağının doğduğu iddia edildiğine göre, 556 sayılı KHK'nın 71. maddesi uyarınca marka kullanım sözleşmesine dayalı istemin «ihtisas» mahkemesinin görevine girdiği gözden kaçırılmak suretiyle yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi yerinde olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, öncelikle işbu davanın davalıları tarafından, davacılar aleyhine marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi davası açıldığı, işbu davanın davacıları tarafından da sözleşmeye dayalı «cezai şartın» tahsili istemiyle açılan davanın «tefrik» edildiği, cezai şartın tahsili talepli olup tefrikli dava yönünden yapılan incelemede; aynı sözleşmeye dayalı olup cezai şart istemli ...
Asliye Hukuk Mahkemelerinde «derdest» bir davanın daha bulunduğu, davalı şirketin adresinin ... olduğu, «cezai şart» istemi bakımından uyuşmazlığın ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi ve «yetkisine» girdiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve yetkisizliğine, talep halinde dosyanın ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1214 E. 2021/5148 K.
Ortak:sicilden terkin · marka hakkına tecavüz · terkin · haksız rekabet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti. yerine davalı ... tarafından kendi adına yapılmasının da basiretli bir «tacire» uygun «iyiniyetli» bir hareket teşkil etmediği ve bu nedenle davalı ...’ın marka tescilini «kötüniyetli» yaptığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli markasına yönelik davalı tarafın «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, sona erdirilmesine, önlenmesine, davalılardan ... adına tahsis edilen "www.koseogluakkukurt.org" internet alan adının davalı tarafından kullanımının önlenmesi ile terkinine, diğer alan adlarına yönelik davanın «husumetten» reddine, 2013/26322 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
… davalıların bu eyleminin 556 sayılı KHK’nın 9/1 (b) ve 9/2(a) maddelerinde belirtilen fiillerinden olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 61/1 (a) maddesi anlamında «marka hakkına tecavüz» sayılan fillerden olduğu, ayrıca bu eylemin TTK madde 55 f.l (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» hallerinden olduğu, www.koseogluakkukurt.org alan adının 24.11.2012 tarihinde ... adına tahsis edildiği, bu alan adının da davacıların marka haklarını ihlal ettiği, diğer alan adlarının davalılar adına tahsis edilmiş olmadığı, davalılardan ...'ya ait "AHMET KÖSEOĞLU" markasının davacı ...'a ait önceki tarihli 2011 51975, 2011 31763, 2011 52017, 2011 49903 sayılı "KÖSEOĞLU" ana unsurlu markaları ile 1. ve 35. sınıflara konu aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığı, dava konusu markanın davacının KÖSEOĞLU ibareli markalarıyla benzer ve «iltibas» yaratma ihtimali olan bir marka olduğu, bu nedenle davacılardan ... lehine 556 s.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi v.s. hususlarına ilişkin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan asıl davaya ilişkin kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli markasına yönelik davalı tarafın «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, sona erdirilmesine, önlenmesine, davalılardan ... adına tahsis edilen "www.koseogluakkukurt.org" internet alan adının davalı tarafından kullanımının önlenmesi ile terkinine, diğer alan adlarına yönelik davanın «husumetten» reddine, 2013/26322 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer istemlerin reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekilince temyizi üzerine Dairemizce asıl davaya yönelik temyiz itirazl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4881 E. 2011/3498 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… davalıların bu eyleminin 556 sayılı KHK’nın 9/1 (b) ve 9/2(a) maddelerinde belirtilen fiillerinden olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 61/1 (a) maddesi anlamında «marka hakkına tecavüz» sayılan fillerden olduğu, ayrıca bu eylemin TTK madde 55 f.l (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» hallerinden olduğu, www.koseogluakkukurt.org alan adının 24.11.2012 tarihinde ... adına tahsis edildiği, bu alan adının da davacıların marka haklarını ihlal ettiği, diğer alan adlarının davalılar adına tahsis edilmiş olmadığı, davalılardan ...'ya ait "AHMET KÖSEOĞLU" markasının davacı ...'a ait önceki tarihli 2011 51975, 2011 31763, 2011 52017, 2011 49903 sayılı "KÖSEOĞLU" ana unsurlu markaları ile 1. ve 35. sınıflara konu aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığı, dava konusu markanın davacının KÖSEOĞLU ibareli markalarıyla benzer ve «iltibas» yaratma ihtimali olan bir marka olduğu, bu nedenle davacılardan ... lehine 556 s.
Şti. yerine davalı ... tarafından kendi adına yapılmasının da basiretli bir «tacire» uygun «iyiniyetli» bir hareket teşkil etmediği ve bu nedenle davalı ...’ın marka tescilini «kötüniyetli» yaptığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli markasına yönelik davalı tarafın «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, sona erdirilmesine, önlenmesine, davalılardan ... adına tahsis edilen "www.koseogluakkukurt.org" internet alan adının davalı tarafından kullanımının önlenmesi ile terkinine, diğer alan adlarına yönelik davanın «husumetten» reddine, 2013/26322 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi v.s. hususlarına ilişkin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan asıl davaya ilişkin kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… lasılığı mevcut ise de tescili markanın ve logonun kullanıldığı, aleyhine açılan hükümsüzlük davasının kısmen kabulüne ilişkin karar kesinleşinceye kadar kullanımın «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… tamamen reddine karar verilmesine rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/3. maddesi uyarınca davalı yararına 1.200.00 YTL «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargıla …
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12608 E. 2012/17707 K.
Ortak:iyiniyet · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaŞti. yerine davalı ... tarafından kendi adına yapılmasının da basiretli bir «tacire» uygun «iyiniyetli» bir hareket teşkil etmediği ve bu nedenle davalı ...’ın marka tescilini «kötüniyetli» yaptığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli markasına yönelik davalı tarafın «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, sona erdirilmesine, önlenmesine, davalılardan ... adına tahsis edilen "www.koseogluakkukurt.org" internet alan adının davalı tarafından kullanımının önlenmesi ile terkinine, diğer alan adlarına yönelik davanın «husumetten» reddine, 2013/26322 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
… davalıların bu eyleminin 556 sayılı KHK’nın 9/1 (b) ve 9/2(a) maddelerinde belirtilen fiillerinden olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 61/1 (a) maddesi anlamında «marka hakkına tecavüz» sayılan fillerden olduğu, ayrıca bu eylemin TTK madde 55 f.l (a) bendi kapsamında «haksız rekabet» hallerinden olduğu, www.koseogluakkukurt.org alan adının 24.11.2012 tarihinde ... adına tahsis edildiği, bu alan adının da davacıların marka haklarını ihlal ettiği, diğer alan adlarının davalılar adına tahsis edilmiş olmadığı, davalılardan ...'ya ait "AHMET KÖSEOĞLU" markasının davacı ...'a ait önceki tarihli 2011 51975, 2011 31763, 2011 52017, 2011 49903 sayılı "KÖSEOĞLU" ana unsurlu markaları ile 1. ve 35. sınıflara konu aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığı, dava konusu markanın davacının KÖSEOĞLU ibareli markalarıyla benzer ve «iltibas» yaratma ihtimali olan bir marka olduğu, bu nedenle davacılardan ... lehine 556 s.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi v.s. hususlarına ilişkin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan asıl davaya ilişkin kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı-karşı davacının «ticaret unvanının» tescili her ne kadar davacı-karşı davalıya nazaran daha eski ise de, davacı-karşı davalının “Altınkapı+Logo” biçimindeki markasını 1987 yılında tescil ettirdiği, marka tescilinin asli unsurunun “ALTINKAPI” ibaresi olduğu, davacı-karşı davalının anılan ibare üzerinde davalı-karşı davacıya nazaran öncelikli ve üstün bir hakka sahip bulunduğu, davalı-karşı davacının kullanımının markasal bir kullanım olmadığı, bu yönde bir kanıt bulunmadığı, ticaret unvanını olduğu gibi kullanan davalı-karşı davacının eyleminin markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçeleriyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı-karşı davacının ticaret unvanında yer alan “Altın Kapı” ibaresinin ticaret unvanından terkinine, bu unvanı işletme adı olarak kullanmaktan meni’ne, «hükmün kesinleşmesini» müteakip «ilanına», sair taleplerin ve karşı davanın ise reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2007/11318 E, 2009/319 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davacı tarafından 11 yıl süreyle sessiz kalındıktan sonra dava açmasının TMK'nun 2.maddesi gereğince «iyiniyetli» olmayıp, sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın reddine,karşı dava hakkında verilen red kararının bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · ticaret unvanı · kâr kaybı · ilan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, davalı-karşı davacının «ticaret unvanının» tescili her ne kadar davacı-karşı davalıya nazaran daha eski ise de, davacı-karşı davalının “Altınkapı+Logo” biçimindeki markasını 1987 yılında tescil ettirdiği, marka tescilinin asli unsurunun “ALTINKAPI” ibaresi olduğu, davacı-karşı davalının anılan ibare üzerinde davalı-karşı davacıya nazaran öncelikli ve üstün bir hakka sahip bulunduğu, davalı-karşı davacının kullanımının markasal bir kullanım olmadığı, bu yönde bir kanıt bulunmadığı, ticaret unvanını olduğu gibi kullanan davalı-karşı davacının eyleminin markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçeleriyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı-karşı davacının ticaret unvanında yer alan “Altın Kapı” ibaresinin ticaret unvanından terkinine, bu unvanı işletme adı olarak kullanmaktan meni’ne, «hükmün kesinleşmesini» müteakip «ilanına», sair taleplerin ve karşı davanın ise reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2007/11318 E, 2009/319 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davacı tarafından 11 yıl süreyle sessiz kalındıktan sonra dava açmasının TMK'nun 2.maddesi gereğince «iyiniyetli» olmayıp, sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın reddine,karşı dava hakkında verilen red kararının bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/153 E. , 2019/7006 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30/10/2017 tarih ve 2015/139-2017/405 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, "KÖSEOĞLU” markasının davacı şirketin kuruluşundan önce 1993 yılından itibaren kükürt, gübre, zirai ilaç sektöründe markasal olarak kullanılmakta olduğunu, davacı şirketin 2006 yılında kurulduğunu, davacı gerçek kişi adına davalı şirketin lisans haklarına sahip “KÖSEOĞLU” ana unsurlu 4 adet markanın da tescilli olduğunu, şirketin kurucularından olan ... ile arkadaşı olan davalı ... arasında gübre ve zirai ilaç alanında birlikte faaliyet gerçekleştirmek adına mutabık kalındığını, bu mutabakat çerçevesinde ... ve davalılardan ...’nın kurucu ortak olduğu diğer davalı Altınkükürt Kimyasal Madde Gıda Hayvancılık Makine İnş. Nak. İmalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kurulduğunu, ortaklık ilişkisi bozulduktan sonra davacıların yıllardır nizasız fasılasız kullanarak sektörde tanınmış hale getirdiği ürün görselini davalıların çuvalın rengi, markanın çuval üzerinde konumlandırılması gibi unsurları neredeyse birebir kopyalayarak kullandıklarını, ayrıca internet adreslerinde ve fiili kullanımlarında “KÖSEOGLU” ibaresini esas unsur şeklinde kullanarak davacı markalarına yanaştıklarını, bunun yanında davalı gerçek kişinin “köseoğlu” ibaresini içeren alan adlarını da kendi adına aldığını, davalıların bu eylemlerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalılardan ...’nın ortaklık ilişkisi sürmekte iken gizlice ve kötüniyetli şekilde “AHMET KÖSEOĞLU” markasını tescil ettirmiş olduğunu, bu markanın davacı markaları ile iltibasa neden olduğunu, “KÖSEOĞLU” ibaresindeki öncelik hakkının davacılara ait olduğunu, bu nedenle anılan markanın da hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu ileri sürerek marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, davalı ...
adına tescilli “AHMET KÖSEOĞLU”markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davalıların kötüniyetinin bulunmadığını, “köseoğlu” ibaresini ilk kullananın davalılar olduğunu, davalı ...’nın tescilli “Ahmet Köseoğlu” markasının tescil edildiği şekilde kullanıldığını, alan adlarından sadece bir tanesinin davalı ... adına olduğunu, hükümsüzlük davasına konu markadan davacıların haberdar olduğunu, asıl kötüniyetli tarafın davacılar olduğunu, “Ahmet Köseoğlu” markasına davacıların muvafakat ettiklerini, aynı tarihte şu an davacı ... adına kayıtlı markaların davalı şirket tarafından bu davacıya devredildiğini, bu devir karşılığında davacıların da “Ahmet Köseoğlu” markasına muvafakat ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılara ait faturalarda ve “altınkukurt.com” internet web sitesinde kullanılan "Altınkükürt Köseoğlu" markasında “Köseoğlu” ibaresinin “Altınkükürt” ibaresinden bağımsız olarak markasal fonksiyon icra edecek şekilde konumlandırıldığı, ilgili internet sitesinin “kükürt” ürünlerinin tanıtım ve pazarlaması faaliyeti yürüttüğü, dolayısıyla davacılar adına 2011 51975, 2011 31763, 2011 52017, 2011 49903 sayılarla tescilli bulunan markalarla karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, 2013 26322 sayılı “AHMET KÖSEOĞLU” markasının davalı ... adına standart yazı karakterlerinde tescil edildiği, markanın davalılarca piyasadaki fiili kullanımların ise standart yazı karakterlerinde ancak davacıların fiili kullanımlarına benzer bir şekilde yeşil renkli overloklu çuvallarda ve davacıların çuvalları üzerindeki tasarımlarla aynıya yakın derecede benzer tasarımlarla kullanıldığı, ayrıca “AHMET KÖSEOĞLU” markası ile davacılardan ...
adına 2011 51975, 2011 31763, 2011 52017, 2011 49903 sayılarla tescilli bulunan KÖSEOĞLU”, “KÖSEOĞLU AK KÜKÜRT”, “KÖSEOĞLUKÜKÜRT”, “KÖSEOĞLU AK KÜKÜRT” ibareli markalar arasında da güçlü bir benzerlik bulunduğu dikkate alındığında, davalıların bu şekildeki marka kullanımlarının davacının marka kullanımları ile yani davacıların faaliyetleri ile karışıklığa neden olacak nitelikte faaliyetlerden olduğu, dolayısıyla davalıların bu eyleminin 556 sayılı KHK’nın 9/1 (b) ve 9/2(a) maddelerinde belirtilen fiillerinden olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 61/1 (a) maddesi anlamında marka hakkına tecavüz sayılan fillerden olduğu, ayrıca bu eylemin TTK madde 55 f.l (a) bendi kapsamında haksız rekabet hallerinden olduğu, www.koseogluakkukurt.org alan adının 24.11.2012 tarihinde ...
adına tahsis edildiği, bu alan adının da davacıların marka haklarını ihlal ettiği, diğer alan adlarının davalılar adına tahsis edilmiş olmadığı, davalılardan ...'ya ait "AHMET KÖSEOĞLU" markasının davacı ...'a ait önceki tarihli 2011 51975, 2011 31763, 2011 52017, 2011 49903 sayılı "KÖSEOĞLU" ana unsurlu markaları ile 1. ve 35. sınıflara konu aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığı, dava konusu markanın davacının KÖSEOĞLU ibareli markalarıyla benzer ve iltibas yaratma ihtimali olan bir marka olduğu, bu nedenle davacılardan ... lehine 556 s. KHK md.8/1 çerçevesinde hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, tarafların ortaklık ilişkisinin 24.03.2011-10.10.2013 döneminde sürdüğü, ortaklık ilişkisinin devam ettiği 21.03.2013 tarihinde dava konusu AHMET KÖSEOGLU ibareli marka başvurusunun ortaklığı temsil eden Altınkükürt Ltd.
Şti. yerine davalı ... tarafından kendi adına yapılmasının da basiretli bir tacire uygun iyiniyetli bir hareket teşkil etmediği ve bu nedenle davalı ...’ın marka tescilini kötüniyetli yaptığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli markasına yönelik davalı tarafın marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, sona erdirilmesine, önlenmesine, davalılardan ... adına tahsis edilen "www.koseogluakkukurt.org" internet alan adının davalı tarafından kullanımının önlenmesi ile terkinine, diğer alan adlarına yönelik davanın husumetten reddine, 2013/26322 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi v.s. hususlarına ilişkin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan asıl davaya ilişkin kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ... adına tescilli “AHMET KÖSEOĞLU” markasının hükümsüzlüğüne ilişkin birleşen davaya yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince ; Mahkemece, davacı ... Ltd.Şti.’nin “KÖSEOĞLU” ana unsurlu markalarıyla davalı ... adına tescilli “AHMET KÖSEOĞLU” markasının 556 sayılı KHK’nın 8/1 kapsamında benzer olduğu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğu ve davacı şirket ile ortak ticaret yaparken kendi adına “AHMET KÖSEOĞLU” markası için başvuru yapan davalı ...’nın kötüniyetli olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Hükümsüzlük davasına mesnet davacı şirket markalarının davalı şirket adına tescilli iken 10.10.2013 tarihinde davacı şirkete devredildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Aynı tarihte taraflarca imza altına alınan ve davacılar tarafından da kabul edilen adi yazılı sözleşmenin 1. maddesi ile 30.06.2014 tarihine kadar “AHMET KÖSEOĞLU” markasının ve buna benzer dava konusu olmayan diğer marka başvurularına davacılar tarafından itiraz edilmeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin açık düzenlemesinden anlaşıldığı üzere davacılar davalı ...’nın “AHMET KÖSEOĞLU” markası için başvuru yapmasına ve bu markayı kullanmasına açıkça muvakafat etmişlerdir. Hatta marka başvurusundaki harf karakterlerinin özellikleri dahi sözleşmede açıkça düzenlenmiş olup dava konusu markanın bu özelliklerde tescil edildiği de sabittir. Marka başvurusunun bu protokolden önce yapılmış olması sonuca etkili olmayıp tarafların davalı ...’ın “AHMET KÖSEOĞLU” markasını tescil ettirip kullanması hususunda anlaştıkları değerlendirildiğinde davalı ...’nın sözleşme öncesinde başvuru yapmış olması nedeniyle kötüniyetli kabul edilebilmesi de mümkün değildir.
Aksine sözleşme ile davacılarca tesciline muvafakat edilen markanın davacılarca çeşitli sebepler ileri sürülerek hükümsüzlüğünün talep edilmesi TMK 2. maddede düzenlenen iyiniyet kurallarına uygun değildir. Davalıların fiili kullanımları hükümsüzlüğü gerektirmemekte olup fiili kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu mahkemece kabul edilmiş ve mahkemenin bu husustaki kabulü Dairemizce de uygun bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasında imzalandığı hususunda çekişme bulunmayan 10.10.2013 tarihli adi yazılı sözleşme ile davacıların davalı ...’nın “AHMET KÖSEOĞLU” markasını tescil ettirip kullanmasına açık muvafakatı dikkate alınarak hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı ...
yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddiyle asıl davaya ilişkin kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükümsüzlük talebine ilişkin birleşen davaya yönelik verilen kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davaya yönelik davalılardan alınmasına, 11/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561844800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz