Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4881 E. 2011/3498 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avukatlık asgari ücret tarifesi↗ vekalet ücreti takdiri↗ marka hakkına tecavüz↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ‘Casa’ ibareli markaların davacı adına tescilli oldukları, davalı adına da ‘MK Mustafa Köseoğlu MK casa+Şekil’ ilaveli tescilli markasının bulunduğu, davacının bu markanın hükümsüzlüğü için dava açtığı, 19.14, 19.13 ve 35.08 sınıftaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğe karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, davalının işyerindeki ve kartvizitindeki kullanımının aynen tescilli markası gibi olduğu, davalı kullanımının karışıklığa neden olma olasılığı mevcut ise de tescili markanın ve logonun kullanıldığı, aleyhine açılan hükümsüzlük davasının kısmen kabulüne ilişkin karar kesinleşinceye kadar kullanımın haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının kullandığı ibarenin, adına tescilli markası olduğunun anlaşılmış olmasına, işyerinde tespit edilen bu kullanımının 35. hizmet sınıfı kapsamında kalmasına, hükümsüzlüğüne karar verilmedikçe tescilli markanın tescil edildiği şekilde tescil kapsamı mal ve hizmetlerde kullanılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, manevi tazminat isteminin tamamen reddine karar verilmesine rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/3. maddesi uyarınca davalı yararına 1.200.00 YTL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4881 E. , 2011/3498 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2008 tarih ve 2007/186-2008/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.03.2011 gününde davacı avukatı Berkay Kırcı geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1992 yılından bu yana müvekkilinin ‘Casa’ ibareli markaları tescilli olarak çeşitli emtialarda kullandığını, davalının ‘MK casa’ ibareli markayı kullanması nedeniyle aleyhine açılan haksız rekabetin men’i davasının kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, anılan kararda davalının bu ibareyi kullanmasının önlenmesine karar verildiğini, daha sonra yapılan tespitte bu ibareyi kullanmaya devam ettiğinin belirlendiğini, müvekkilinin tescillerinin kapsamı emtiaların aynısı veya benzerlerinde kullandığının ortaya çıktığını, mahkeme kararının ihlal edilerek haksız rekabette bulunduğunu, müvekkilinin manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, 100.000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tescilli ‘MK Mustafa Köseoğlu MK Casa +Şekil’ ibareli markasını tescil ettirdiği 19, 35 ve 37. sınıf emtialarda kullandığını, bu markanın hükümsüzlüğü iddiasıyla açılan davanın derdest olduğunu, davacı markalarıyla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, emtiaların farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ‘Casa’ ibareli markaların davacı adına tescilli oldukları, davalı adına da ‘MK Mustafa Köseoğlu MK casa+Şekil’ ilaveli tescilli markasının bulunduğu, davacının bu markanın hükümsüzlüğü için dava açtığı, 19.14, 19.13 ve 35.08 sınıftaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğe karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, davalının işyerindeki ve kartvizitindeki kullanımının aynen tescilli markası gibi olduğu, davalı kullanımının karışıklığa neden olma olasılığı mevcut ise de tescili markanın ve logonun kullanıldığı, aleyhine açılan hükümsüzlük davasının kısmen kabulüne ilişkin karar kesinleşinceye kadar kullanımın haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının kullandığı ibarenin, adına tescilli markası olduğunun anlaşılmış olmasına, işyerinde tespit edilen bu kullanımının 35. hizmet sınıfı kapsamında kalmasına, hükümsüzlüğüne karar verilmedikçe tescilli markanın tescil edildiği şekilde tescil kapsamı mal ve hizmetlerde kullanılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, manevi tazminat isteminin tamamen reddine karar verilmesine rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/3. maddesi uyarınca davalı yararına 1.200.00 YTL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 3. maddesindeki ‘...8.900.00 YTL...’ ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ‘...1.200.00 YTL...’ ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2011tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018327600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz