6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12608 E. 2012/17707 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün kesinleşmesi iyiniyet ticaret unvanı kâr kaybı karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ilan haksız rekabet karar verilmesine yer olmadığına

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 2

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davalı-karşı davacının ticaret unvanının tescili her ne kadar davacı-karşı davalıya nazaran daha eski ise de, davacı-karşı davalının “Altınkapı+Logo” biçimindeki markasını 1987 yılında tescil ettirdiği, marka tescilinin asli unsurunun “ALTINKAPI” ibaresi olduğu, davacı-karşı davalının anılan ibare üzerinde davalı-karşı davacıya nazaran öncelikli ve üstün bir hakka sahip bulunduğu, davalı-karşı davacının kullanımının markasal bir kullanım olmadığı, bu yönde bir kanıt bulunmadığı, ticaret unvanını olduğu gibi kullanan davalı-karşı davacının eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği gerekçeleriyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı-karşı davacının ticaret unvanında yer alan “Altın Kapı” ibaresinin ticaret unvanından terkinine, bu unvanı işletme adı olarak kullanmaktan meni’ne, hükmün kesinleşmesini müteakip ilanına, sair taleplerin ve karşı davanın ise reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2007/11318 E, 2009/319 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davacı tarafından 11 yıl süreyle sessiz kalındıktan sonra dava açmasının TMK'nun 2.maddesi gereğince iyiniyetli olmayıp, sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın reddine,karşı dava hakkında verilen red kararının bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Karar davacı-k.davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı - k. davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sicil kaydı düzeltme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15004 E. 2011/15723 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/12608 E.  ,  2012/17707 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/11/2009 tarih ve 2009/111-2009/220 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .....ve davacı şirket ortağı ve temsilcisi ....ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 1978 yılında kebap salonu olarak faaliyetine başlayan müvekkilinin uzun yıllardır “Altın Kapı Resturant” olarak tanındığını, “Altın Kapı” ibaresini ve logusunu 09.10.1987 tarihinde marka olarak tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin markasının şöhretinden yararlanmak amacı ile “Altın Kapı Döner ve Et Lokantası” ve “Altın Kapı Ocakbaşı Resturant” ismi ile faaliyette bulunduğunu, aynı zamanda ticaret unvanında “Altın Kapı” ibaresini kullandığını, davalının bu eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının anılan ibareyi haksız olarak kullandığının tespitini, markaya yapılan tecavüzün men’ini, anılan bu ibarenin ticaret unvanında haksız kullanıldığının tespitini, ticaret sicilden terkinini, unvanında, işletme adında ve her türlü tabela, poşet,peçete, menü vs.

de “Altın Kapı” ibaresini kullanmasının önlenmesini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirketten daha önce kurulup, tescil edildiğini, taraf logolarının farklı olduğunu, davacı ile müvekkilinin farklı illerde bulunması nedeni ile haksız rekabetten ve markadan haksız yaralanmadan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı dava olarak da, davacının unvanındaki “Altın Kapı” ibaresinin terkini talep etmiştir.

Davacı-karşı davalı, karşı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalı-karşı davacının ticaret unvanının tescili her ne kadar davacı-karşı davalıya nazaran daha eski ise de, davacı-karşı davalının “Altınkapı+Logo” biçimindeki markasını 1987 yılında tescil ettirdiği, marka tescilinin asli unsurunun “ALTINKAPI” ibaresi olduğu, davacı-karşı davalının anılan ibare üzerinde davalı-karşı davacıya nazaran öncelikli ve üstün bir hakka sahip bulunduğu, davalı-karşı davacının kullanımının markasal bir kullanım olmadığı, bu yönde bir kanıt bulunmadığı, ticaret unvanını olduğu gibi kullanan davalı-karşı davacının eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği gerekçeleriyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı-karşı davacının ticaret unvanında yer alan “Altın Kapı” ibaresinin ticaret unvanından terkinine, bu unvanı işletme adı olarak kullanmaktan meni’ne, hükmün kesinleşmesini müteakip ilanına, sair taleplerin ve karşı davanın ise reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2007/11318 E, 2009/319 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davacı tarafından 11 yıl süreyle sessiz kalındıktan sonra dava açmasının TMK'nun 2.maddesi gereğince iyiniyetli olmayıp, sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın reddine,karşı dava hakkında verilen red kararının bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Karar davacı-k.davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı - k. davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı - k. davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı - karşı davalıdan alınarak davalı - karşı davacıya verilmesine aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065306500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.