İcra İnkar Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/871 E. 2019/8013 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
damga vergisi↗ yabancılık unsuru↗ i̇i̇k 167↗ davanın konusu↗ ziya↗ müteselsil sorumluluk↗ rücu↗ tbk 99↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, asıl davaya konu ihbarname ile kesilen damga vergisi ve vergi ziyaı cezasının, Yargıtay bozma ilamı sonrası iptal edilerek davacıya iade edildiği, faiz alacağından davalının değil dava dışı idarenin sorumlu olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, asıl davada davanın konusu kalmadığından, karar verilmesine yer olmadığına, davacının faiz alacağına ve icra inkar tazminatına yönelik istemlerinin reddine, birleşen davaya yönelik değerlendirmede ise, Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere, davalının Damga Vergisi Kanunu 3, 24. maddeleri ile 818 sayılı BK'nın 146 (TBK'nın 167.) maddelerine göre ödenen ceza bedelinden davalının eşit miktarda sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalının Ankara 23. İcra Müdürlüğü 2012/14621E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının 27.277,29 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa işletilecek yıllık %9 yasal faiz ile devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likid olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacının vergi dairesine ödediği damga vergisi ve vergi ziyaı cezalarının, hissesi oranında davalıdan tahsiline ilişkindir. Taraflar arasında müteselsil sorumluluktan kaynaklanan rücu talebinde, davacının Ankara 6. Vergi Mahkemesi’nin 2012/35 E. sayılı dosyası ile açtığı davanın reddine dair kararı temyiz etmemesi olgusunun, 818 sayılı Yasa'nın 143. maddesi (TBK 164. maddesi) çerçevesinde mahkemece değerlendirmesinin yapılmamış olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Mahkemenin gerekçeli kararında “Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe” başlığının altındaki parağraf, dosyaya yabancı unsur olup, gerekçeli kararda dosyaya yabancı unsurların kullanılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5301 E. 2016/2248 K.
Ortak:damga vergisi · i̇i̇k 167 · ziya · müteselsil sorumluluk · rücu · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, asıl davaya konu ihbarname ile kesilen «damga vergisi» ve vergi «ziyaı» cezasının, Yargıtay bozma ilamı sonrası iptal edilerek davacıya iade edildiği, faiz alacağından davalının değil dava dışı idarenin sorumlu olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, asıl davada «davanın konusu» kalmadığından, karar «verilmesine yer olmadığına», davacının faiz alacağına ve «icra inkar tazminatına» yönelik istemlerinin reddine, birleşen davaya yönelik değerlendirmede ise, Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere, davalının Damga Vergisi Kanunu 3, 24. maddeleri ile 818 sayılı BK'nın 146 (TBK'nın «167».) maddelerine göre ödenen ceza bedelinden davalının eşit miktarda sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalının Ankara 23.
İcra Müdürlüğü 2012/14621E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının 27.277,29 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa işletilecek yıllık %9 «yasal faiz» ile devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likid olmadığından «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
1-Dava, davacının vergi dairesine ödediği «damga vergisi» ve vergi «ziyaı» cezalarının, hissesi oranında davalıdan tahsiline ilişkindir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece taraflar arasında «müteselsil sorumluluktan» kaynaklanan «rücu» talebinin, Damga Vergisi Kanunu 3, 24. maddeleri ile 818 sayılı BK'nın 146 (TBK'nın «167».) maddelerine göre değerlendirilip tartışılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Tıbbi Cihaz Ltd'nin hisse devrinden önce ve sonraki borçlarından, eski ve yeni ortakların payları oranında sorumlu olduğunun düzenlendiği, davacının vegi dairesine ödemede bulunduğu, davalının hissesi oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin vergi dairesine «damga vergisi» ve vergi «ziyai» cezası ödediğini, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmış, mahkemece hisse devrinden önceki ve sonraki vergi vs. borçlardan ortakların devirden önceki payları oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · fesih · protokol · ihbar · feragat · taahhütname · ibraz
Benzer bu karardaOysa, somut olaydaki alacak talebinin, taraflar arasında düzenlenen 22.04.2003 tarihli «taahhüt» sözleşmesinin, daha önceden «feragatla» sonuçlanan şirket «fesih» davasına «ibraz» edilmesi, mahkemece vergi dairesine Damga Vergisi Kanunu kapsamında «ihbarda» bulunulması, vergi dairesi tarafından belgeyi ibraz eden davacı hakkında vergi ve vergi «ziyai» cezası tahakkuk ettirilmesi neticesi doğduğu anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» hükmünün dava konusu olaya tatbik edilerek, davalının sorumlu tutulması mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «protokolde» devre konu ....
Davacı vekili, müvekkilinin vergi dairesine «damga vergisi» ve vergi «ziyai» cezası ödediğini, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmış, mahkemece hisse devrinden önceki ve sonraki vergi vs. borçlardan ortakların devirden önceki payları oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5028 E. 2023/6273 K.
Ortak:damga vergisi
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, asıl davaya konu ihbarname ile kesilen «damga vergisi» ve vergi «ziyaı» cezasının, Yargıtay bozma ilamı sonrası iptal edilerek davacıya iade edildiği, faiz alacağından davalının değil dava dışı idarenin sorumlu olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, asıl davada «davanın konusu» kalmadığından, karar «verilmesine yer olmadığına», davacının faiz alacağına ve «icra inkar tazminatına» yönelik istemlerinin reddine, birleşen davaya yönelik değerlendirmede ise, Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere, davalının Damga Vergisi Kanunu 3, 24. maddeleri ile 818 sayılı BK'nın 146 (TBK'nın «167».) maddelerine göre ödenen ceza bedelinden davalının eşit miktarda sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalının Ankara 23.
1-Dava, davacının vergi dairesine ödediği «damga vergisi» ve vergi «ziyaı» cezalarının, hissesi oranında davalıdan tahsiline ilişkindir.
Benzer bu karardaBu durumda vergi mevzuatından anlayan bir bilirkişi heyetinden davaya dayanak sözleşme ile opsiyon kullanımına ilişkin bildirimin döviz ve TL karşılıklarının, «damga vergisi» oranının değerlendirilmesi, gerekirse damga vergisinin tahakkuk ve ödenmesine ilişkin tüm belgelerin vergi dairesinden getirtilmesi suretiyle damga vergisinin 31.0 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · satış sözleşmesi · garantörlük · temlik
Benzer bu karardaDavacıların sunduğu 31.07.2009 tarihli sözleşme fotokopisi tek başına davacılar yararına delil olarak kabul edilemezse de davacılar anılan sözleşmenin damga vergisinin hisseleri devralan davalı tarafından vergi dairesine ödendiğini ileri sürmüş, davalı ise damga vergisinin 31.07.2019 tarihli hisse «satış sözleşmesi» uyarınca değil opsiyonun kullanılması amacıyla gerçekleştirilen alacak «temlik» işlemi için ödendiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, davalının üstlendiği ve «garanti» verdiği iddiasına dayalı olarak hisse devir bedelinin tahsili talebiyle başlatılan icra takiplerine itirazın iptali istemine ilişkindir.
… .2019 tarihli sözleşme uyarınca ifada bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan «eksik araştırmaya» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5598 E. 2021/6759 K.
Ortak:damga vergisi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, asıl davaya konu ihbarname ile kesilen «damga vergisi» ve vergi «ziyaı» cezasının, Yargıtay bozma ilamı sonrası iptal edilerek davacıya iade edildiği, faiz alacağından davalının değil dava dışı idarenin sorumlu olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, asıl davada «davanın konusu» kalmadığından, karar «verilmesine yer olmadığına», davacının faiz alacağına ve «icra inkar tazminatına» yönelik istemlerinin reddine, birleşen davaya yönelik değerlendirmede ise, Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere, davalının Damga Vergisi Kanunu 3, 24. maddeleri ile 818 sayılı BK'nın 146 (TBK'nın «167».) maddelerine göre ödenen ceza bedelinden davalının eşit miktarda sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalının Ankara 23.
İcra Müdürlüğü 2012/14621E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının 27.277,29 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa işletilecek yıllık %9 «yasal faiz» ile devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likid olmadığından «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
1-Dava, davacının vergi dairesine ödediği «damga vergisi» ve vergi «ziyaı» cezalarının, hissesi oranında davalıdan tahsiline ilişkindir.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü’nün 2012/28402 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 263.032,85 TL «cezai şart» ve 10.461,15 TL «damga vergisi» bedeli toplamı olan 273.494,00 TL üzerinden devamına, damga vergisi bedeline takip tarihinden itibaren ödeninceye kadar «yasal faiz», cezai şart bedeline takip tarihinden ödeninceye kadar değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmesine, %20 oranında uygulanacak olan 54.699,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · avans faizi
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü’nün 2012/28402 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 263.032,85 TL «cezai şart» ve 10.461,15 TL «damga vergisi» bedeli toplamı olan 273.494,00 TL üzerinden devamına, damga vergisi bedeline takip tarihinden itibaren ödeninceye kadar «yasal faiz», cezai şart bedeline takip tarihinden ödeninceye kadar değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmesine, %20 oranında uygulanacak olan 54.699,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/871 E. , 2019/8013 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22/05/2018 tarih ve 2016/459-2018/377 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada; davalı ile 15.06.2009 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalandığını, buna göre sözleşmenin imzalanmasından önce veya sonra ortaya çıkabilecek her türlü kamu, vergi, stopaj gibi ödemelerin devirden önceki paylar oranında ödeneceğini, bu kapsamda müvekkilinin 01.10.2012 tarihinde vergi dairesine 54.554,59 TL, 21.05.2012 tarihinde 59.115,60 TL damga vergisi ve cezası ödediğini, davalının yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, asıl davada Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2012/9483 takip sayılı dosyası yönünden, birleşen davada ise aynı icra müdürlüğünün 2012/14621 takip sayılı dosyası yönünden itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davada; taraflar arasında 12/06/2009 tarihinde imzalanan sözleşmenin 4. paragrafında "işbu sözleşme öncesi veya sonrası ... ve veya ... 'nın açmış olduğu açacağı veya dolaylı olarak taraf olacağı her türlü borç alacak davası kapsamında Menge ve veya ...'ın ve veya...'ın ödeyeceği her türlü bedel, ceza ve faiz ... ve ... tarafından karşılanacaktır. " denildiğini, bu nedenle davacının talep hakkı bulunmadığını, davacının dayandığı protokolün sadece GE Sağlık Bakım ve Diyagnostik Ürünler San. A.Ş.'ye varlık alım sözleşmesi ile yapılan hisse devirleri kapsamında ortaya çıkabilecek ödemeler ile ilgili rücu işleminin düzenlediğini, davacının ödediği damga vergisi ve cezaların GE Sağlık Bakım Ve Diyagnostik Ürünler San.
A.Ş.'ye yapılan devir ile ilgisi bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, asıl davaya konu ihbarname ile kesilen damga vergisi ve vergi ziyaı cezasının, Yargıtay bozma ilamı sonrası iptal edilerek davacıya iade edildiği, faiz alacağından davalının değil dava dışı idarenin sorumlu olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, asıl davada davanın konusu kalmadığından, karar verilmesine yer olmadığına, davacının faiz alacağına ve icra inkar tazminatına yönelik istemlerinin reddine, birleşen davaya yönelik değerlendirmede ise, Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere, davalının Damga Vergisi Kanunu 3, 24. maddeleri ile 818 sayılı BK'nın 146 (TBK'nın 167.) maddelerine göre ödenen ceza bedelinden davalının eşit miktarda sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalının Ankara 23.
İcra Müdürlüğü 2012/14621E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının 27.277,29 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa işletilecek yıllık %9 yasal faiz ile devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likid olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacının vergi dairesine ödediği damga vergisi ve vergi ziyaı cezalarının, hissesi oranında davalıdan tahsiline ilişkindir. Taraflar arasında müteselsil sorumluluktan kaynaklanan rücu talebinde, davacının Ankara 6. Vergi Mahkemesi’nin 2012/35 E. sayılı dosyası ile açtığı davanın reddine dair kararı temyiz etmemesi olgusunun, 818 sayılı Yasa'nın 143. maddesi (TBK 164. maddesi) çerçevesinde mahkemece değerlendirmesinin yapılmamış olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Mahkemenin gerekçeli kararında “Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe” başlığının altındaki parağraf, dosyaya yabancı unsur olup, gerekçeli kararda dosyaya yabancı unsurların kullanılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561702100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz