İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14979 E. 2016/6785 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulları↗ genel işlem şartı↗ genel işlem koşulu↗ komisyon↗ istirdat↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacıya kullandırılan sabit faizli ticari krediler kapsamında toplam 5.159,87 TL tahsilat yapıldığı, bu bedellerin davacı açısından sözleşmeye yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ve yazılmamış sayılan bu kalemlerin tahsil edilmiş olmasının genel işlem şartına açıkça aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 5.159,87 TL'nin, 5.000,00 TL'si yönünden dava tarihiden, bakiye kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen muhtelif tarihli kredi sözleşmeleri sebebiyle davalı banka tarafından dosya masrafı, işlem masrafı ve komisyon ücreti adı altında tahsil edilen ücretin istirdatı istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu, aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşullarının da yazılmamış sayılacağı düzenlenmiştir.
Genel işlem koşulları incelenirken, genel işlem koşulları çerçevesinde kapsam (yürürlük), yorum ve içerik denetimi adı altında üç ayrı denetimin yapılması gerekmektedir. Bu denetimlerden ilki olan kapsam denetimi, genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına dâhil (yürürlükte) olup olmadıklarının belirlenmesi anlamını taşır, bir başka ifade ile bazı hükümlerin şeklen sözleşme metninde yer almasına rağmen, denetim sonucunda sözleşme kapsamından çıkarılmaları ya da bu sözleşme hükümlerinin sözleşme kapsamında (yürürlükte) olmadıklarının tespiti anlamına gelmektedir. Genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin kapsamında kalması için, bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş olması ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerekir. Aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı tartışmasızdır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilip edilmediği, edilmiş olması halinde düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında davacı yana açık bir bilgilendirme yapıp yapmadığı hususlarında -taraf iddia ve savunmaları kapsamında- bir değerlendirme yapılmaksızın, yazılmamış sayılmasına karar verilmesi ve bu gerekçe ile davanın kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4678 E. 2019/7837 K.
Ortak:genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen muhtelif tarihli «kredi sözleşmeleri» sebebiyle davalı banka tarafından dosya «masrafı», işlem masrafı ve «komisyon» ücreti adı altında tahsil edilen ücretin «istirdatı» istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde «genel işlem koşulları», bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise karşı tarafın menfaatine aykırı «genel işlem koşullarının» sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğr …
Genel işlem koşulları incelenirken, «genel işlem koşulları» çerçevesinde kapsam (yürürlük), yorum ve içerik denetimi adı altında üç ayrı denetimin yapılması gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava, «kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen «kredi kullandırım, komisyon», «masraf» ve sair kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, «masraf» «komisyon» tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse «emsal banka uygulamaları» da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde «genel işlem koşulları», bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı «genel işlem koşullarının» sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğr …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kullandırım komisyonu · genel işlem koşulu denetimi · emsal banka uygulaması · ticari kredi · vade · taahhütname · tacir · ilan
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/08/2012 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Taahhütnamesi aktedildiği, sözleşmenin uygulanacak faiz ve «komisyon» oranları başlıklı 8. maddesinde bu «taahhütnameye» istinaden açılacak kredi ve hesaplardan faiz ve komisyon alınacağının belirtildiği, bankanın «tacir» olması nedeniyle ücret isteme hakkının bulunduğu, davalıya kullandırılan kredilerin esnek ticari hesap adı altında «ticari kredi» olduğu, bu sebeple davalı bankanın yaptığı kesintilerin sözleşme veya yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Bu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, «masraf» «komisyon» tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse «emsal banka uygulamaları» da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen «kredi kullandırım, komisyon», «masraf» ve sair kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4693 E. 2019/1538 K.
Ortak:genel işlem koşulları · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen muhtelif tarihli «kredi sözleşmeleri» sebebiyle davalı banka tarafından dosya «masrafı», işlem masrafı ve «komisyon» ücreti adı altında tahsil edilen ücretin «istirdatı» istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde «genel işlem koşulları», bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise karşı tarafın menfaatine aykırı «genel işlem koşullarının» sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğr …
… t yapıldığı, bu bedellerin davacı açısından sözleşmeye yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ve yazılmamış sayılan bu kalemlerin tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 5.159,87 TL'nin, 5.000,00 TL'si yönünden dava tarihiden, bakiye kısım yönünden «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı ile davalı bankanın ... şubesi arasında 31/07/2013 tarihinde «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davacının çerçeve niteliğindeki bu sözleşme kapsamında davalı bankadan ticari iş yeri kredisi kullandığı, bu kredi kapsamında davacıdan 9.850,00 TL «komisyon» alındığı, taraflar arasında imzalanan taksitli ticari işyeri kredisinin ödeme planlarında alınacak komisyon tutarlarının açıkça belirlendiği, bankaca alınan «masraf» ve komisyonun sektördeki belli başlı kamu ve özel bankaların aldığı komisyon oranları ortalamasına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında akdedilen Ticari Kredi Sözleşmesi nedeniyle proje «komisyonu» adıyla yapılan «masraf» ve komisyon kesintilerinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde «genel işlem koşulları», bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un .... maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı «genel işlem koşullarının» sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğr …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartları · genel kredi sözleşmesi · dahili dava
Benzer bu karardaAncak mahkemece taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» başlıklı sözleşme içeriği «genel işlem şartları» yönünden her hangi bir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı bankanın ... şubesi arasında 31/07/2013 tarihinde «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davacının çerçeve niteliğindeki bu sözleşme kapsamında davalı bankadan ticari iş yeri kredisi kullandığı, bu kredi kapsamında davacıdan 9.850,00 TL «komisyon» alındığı, taraflar arasında imzalanan taksitli ticari işyeri kredisinin ödeme planlarında alınacak komisyon tutarlarının açıkça belirlendiği, bankaca alınan «masraf» ve komisyonun sektördeki belli başlı kamu ve özel bankaların aldığı komisyon oranları ortalamasına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Amaç, birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılacak şartları saptamak ve bunları karşı âkidin müdahalesine imkan tanımadan bir kül olarak sözleşmeye «dahil» etmektir.
Bu şartların nasıl hazırlandığı, kağıda dökülüp dökülmediği, yazı türü, metnin sözleşme metnine «dahil» olup olmadığı gibi hususlar «genel işlem şartı» nitelendirmesi açısından önem taşımaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/910 E. 2018/6620 K.
Ortak:genel işlem koşulları · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen muhtelif tarihli «kredi sözleşmeleri» sebebiyle davalı banka tarafından dosya «masrafı», işlem masrafı ve «komisyon» ücreti adı altında tahsil edilen ücretin «istirdatı» istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde «genel işlem koşulları», bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise karşı tarafın menfaatine aykırı «genel işlem koşullarının» sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğr …
… t yapıldığı, bu bedellerin davacı açısından sözleşmeye yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ve yazılmamış sayılan bu kalemlerin tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 5.159,87 TL'nin, 5.000,00 TL'si yönünden dava tarihiden, bakiye kısım yönünden «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imalanan «genel kredi sözleşmesinin» «komisyon», vergi ve «masrafları» başlıklı 7. kısmında sözleşme kapsamında kredi kullanıldığında, bankanın belirlediği her türlü komisyon, masrafların müşteri tarafından karşılanacağı yönünde tarafların mutabık kaldıkları, taraflar arasındaki ihtilafın «ticari kredi sözleşmesi» nedeni ile alınan komisyonun iadesi istemine ilişkin olduğu, tarafların «tacir» oldukları, davacıdan tahsil edilen bedelin sözleşme hükümlerine uygun olarak alınmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «erken kapama komisyon» ücreti iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde «genel işlem koşulları», bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı «genel işlem koşullarının» sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğr …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartları · haksız şart · emsal banka uygulaması · ticari kredi sözleşmesi · erken kapama komisyonu · iç yönerge · karine · ticari kredi
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «erken kapama komisyon» ücreti iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Standart sözleşmeler, içeriğini kısmen veya tamamen «genel işlem koşullarının» oluşturduğu, tarafların karşılıklı müzakereleri sonucu değil, aksine, taraflardan biri veya «üçüncü kişi» tarafından önceden hazırlanmış hükümlerin kullanıldığı sözleşme tipi olarak tanımlanmakta olup, Avrupa Konseyi’nin 05/04/1993 tarihli, 1993/13/AET Yönergesinde ve bu «yönergeyi» iç hukuklarına aktaran Avrupa Birliği ülkelerinde, standart sözleşmelerde yer alan hükümlerin ve özellikle bu sözleşmelerin içeriğini oluşturan genel işlem koşullarının, «haksız şart» olduğuna ilişkin bir «karine» öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imalanan «genel kredi sözleşmesinin» «komisyon», vergi ve «masrafları» başlıklı 7. kısmında sözleşme kapsamında kredi kullanıldığında, bankanın belirlediği her türlü komisyon, masrafların müşteri tarafından karşılanacağı yönünde tarafların mutabık kaldıkları, taraflar arasındaki ihtilafın «ticari kredi sözleşmesi» nedeni ile alınan komisyonun iadesi istemine ilişkin olduğu, tarafların «tacir» oldukları, davacıdan tahsil edilen bedelin sözleşme hükümlerine uygun olarak alınmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» başlıklı sözleşme içeriği «genel işlem şartları» yönünden her hangi bir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14979 E. , 2016/6785 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/05/2015 tarih ve 2014/2041-2015/1016 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankadan kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle kendisinden komisyon ve dosya masrafı adı altında haksız olarak tahsil edilen 5.000 TL'nin iadesini talep etmiş; talebini ıslah ederek 5.159,87 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıya kullandırılan sabit faizli ticari krediler kapsamında toplam 5.159,87 TL tahsilat yapıldığı, bu bedellerin davacı açısından sözleşmeye yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ve yazılmamış sayılan bu kalemlerin tahsil edilmiş olmasının genel işlem şartına açıkça aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 5.159,87 TL'nin, 5.000,00 TL'si yönünden dava tarihiden, bakiye kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen muhtelif tarihli kredi sözleşmeleri sebebiyle davalı banka tarafından dosya masrafı, işlem masrafı ve komisyon ücreti adı altında tahsil edilen ücretin istirdatı istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu, aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşullarının da yazılmamış sayılacağı düzenlenmiştir.
Genel işlem koşulları incelenirken, genel işlem koşulları çerçevesinde kapsam (yürürlük), yorum ve içerik denetimi adı altında üç ayrı denetimin yapılması gerekmektedir. Bu denetimlerden ilki olan kapsam denetimi, genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına dâhil (yürürlükte) olup olmadıklarının belirlenmesi anlamını taşır, bir başka ifade ile bazı hükümlerin şeklen sözleşme metninde yer almasına rağmen, denetim sonucunda sözleşme kapsamından çıkarılmaları ya da bu sözleşme hükümlerinin sözleşme kapsamında (yürürlükte) olmadıklarının tespiti anlamına gelmektedir. Genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin kapsamında kalması için, bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş olması ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerekir.
Aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı tartışmasızdır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilip edilmediği, edilmiş olması halinde düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında davacı yana açık bir bilgilendirme yapıp yapmadığı hususlarında -taraf iddia ve savunmaları kapsamında- bir değerlendirme yapılmaksızın, yazılmamış sayılmasına karar verilmesi ve bu gerekçe ile davanın kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/229807800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz