Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1383 E. 2019/7980 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ekspertiz ücreti↗ emsal banka uygulaması↗ genel işlem şartı↗ genel işlem koşulu↗ tebligat kanunu m.35↗ tbk 99↗ vade↗ tebligat↗ kredi sözleşmesi↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmenin 6.3 nolu maddesinde istihbarat, inceleme ve ekspertiz ücretlerinin tahsil edilebileceği ancak bunun tarafların karşılıklı olarak belirleyecekleri ücretler dahilinde olacağı belirtildiği, bu hükmün sözleşmenin diğer tarafı müşterilerce değiştirilmesi engellenecek bir biçimde sözleşmenin bütünü içerisinde bırakıldığı, anılan maddenin genel işlem şartı niteliğinde olmadığı sözleşmeyi hazırlayan banka tarafından ispat edilemediği, tarafların sözleşmeye uygun olarak ücret ve oran belirlediklerine dair bir delil bulunmadığı, 23.11.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda gösterilen diğer bankaların ücret uygulamaları göz önüne alındığında davacıdan tahsil edilen ücretlerin daha fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.198,53 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 08.10.2018 tarihli ek kararda temyiz dilekçesi süresinde verilmediği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı Banka vekilinin ek karara yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; davalı vekiline gerekçeli karar 04.06.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup, tebliğ mazbatasında davacı vekilinin hangi sebeple tevziat saatlerinde tebligat adresinde bulunmadığı yazılmadığı gibi, evrakı tebellüğ eden kişinin de tebligat muhatabı olan avukatın çalışanı olduğu hususu tebliğ mazbatasından anlaşılamadığından gerekçeli kararın Tebligat Kanunu hükümlerince usulüne göre tebliğ edilmediği, bu durumda davacının temyiz dilekçesini verdiği tarih itibariyle temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 08.10.2018 tarihli ek kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı Banka vekilinin asıl karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; dava, kredi sözleşmesi nedeniyle kredi istihbarat ve operasyon ücreti adı altında banka tarafından yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir. Dairemiz 2016/895 E. 2017/638 K. 18.01.2017 tarihli kararında; sözleşme hükümlerinde 6098 sayılı TBK uyarınca genel işlem koşullarının varlığının aranıp aranmayacağı tartışılıp, sözleşme uyarınca tahsil edilen ücretlerin verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, bu ücretlerin emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığını değerlendiren bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinden davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada bozma gereği yerine getirilerek, bankanın yaptığı tahsilatlar karşılığı verdiği hizmetin tespit edilip, bu hizmetler için dava konusu kredinin türü, miktarı, vadesi ile aynı olan diğer banka emsal uygulamalarının araştırılıp, emsal banka uygulamaları uyarınca davalı bankanın tahsil etmekte haklı olduğu makul oranın belirlenerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, banka tarafından herhangi bir himzetin verilip verilmediğini tespit etmeyen ve banka hizmetlerinin karşılığı olan makul ücret oranını emsal banka uygulamalarına göre tespit etmeyen bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/895 E. 2017/338 K.
Ortak:genel işlem koşulu · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2- Davalı Banka vekilinin asıl karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; dava, «kredi sözleşmesi» nedeniyle kredi istihbarat ve operasyon ücreti adı altında banka tarafından yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.
18.01.2017 tarihli kararında; sözleşme hükümlerinde 6098 sayılı TBK uyarınca «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranmayacağı tartışılıp, sözleşme uyarınca tahsil edilen ücretlerin verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, bu ücretlerin «emsal banka uygulamalarına» uygun olup olmadığını değerlendiren bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinden davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararın bozulmasına karar ver …
Benzer bu kararda… le sözleşmenin 6.3. maddesi uyarınca değerlendirme, istihbarat, inceleme ücreti ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’dan sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve «komisyon» ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «tacir» olduğu ve taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari kredi» olduğu, uyuşmazlığın Tüketici Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu krediler de taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» «kredi sözleşmelerinden» kaynaklıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · komisyon · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… le sözleşmenin 6.3. maddesi uyarınca değerlendirme, istihbarat, inceleme ücreti ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’dan sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve «komisyon» ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «tacir» olduğu ve taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari kredi» olduğu, uyuşmazlığın Tüketici Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14984 E. 2016/4304 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Davalı Banka vekilinin asıl karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; dava, «kredi sözleşmesi» nedeniyle kredi istihbarat ve operasyon ücreti adı altında banka tarafından yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket olup, «tacir sıfatını» haiz olduğu ve bu nedenle ticaretiyle ilgili iş ve işlemlerinde, basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu ve yine davacıdan tahsil edilen «komisyon» ve ücretlerin taraflarca imzalanan «kredi sözleşmesi» hükümlerine ve yasal mevzuata herhangi bir aykırılık içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir sıfatı · komisyon · istirdat · tacir · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket olup, «tacir sıfatını» haiz olduğu ve bu nedenle ticaretiyle ilgili iş ve işlemlerinde, basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu ve yine davacıdan tahsil edilen «komisyon» ve ücretlerin taraflarca imzalanan «kredi sözleşmesi» hükümlerine ve yasal mevzuata herhangi bir aykırılık içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum mahkemece taraflar arasındaki sözleşme incelenerek, evvelemirde bu sözleşmeye göre davalı ...'nın tahsis «komisyon» ücreti, yatırım ve işletme kredisi komisyon ücreti, istihbarat ücretini tahsile yetkili olup olmadığı, tahsile yetkili olduğu takdirde alabileceği ücret tutarının belirlenip belirlenmediği incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davalı ... tarafından alınan ücretlerin «istirdatı» istemine dayalı olup, davacı sözleşmede hüküm bulunmamasına rağmen davalının bu ücretleri aldığını iddia ederek dava açmış, davalı sözleşmede hüküm bulunduğunu ve sözleşmeye dayalı olarak bu ücretlerin alınabileceğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2959 E. 2017/5593 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda18.01.2017 tarihli kararında; sözleşme hükümlerinde 6098 sayılı TBK uyarınca «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranmayacağı tartışılıp, sözleşme uyarınca tahsil edilen ücretlerin verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, bu ücretlerin «emsal banka uygulamalarına» uygun olup olmadığını değerlendiren bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinden davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararın bozulmasına karar ver …
2- Davalı Banka vekilinin asıl karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; dava, «kredi sözleşmesi» nedeniyle kredi istihbarat ve operasyon ücreti adı altında banka tarafından yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.
… lamada bozma gereği yerine getirilerek, bankanın yaptığı tahsilatlar karşılığı verdiği hizmetin tespit edilip, bu hizmetler için dava konusu kredinin türü, miktarı, «vadesi» ile aynı olan diğer banka emsal uygulamalarının araştırılıp, «emsal banka uygulamaları» uyarınca davalı bankanın tahsil etmekte haklı olduğu makul oranın belirlenerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, banka tarafından herhangi bir himzetin v …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davacı tarafından kullanılan tüm kredilerin «ticari kredi» olduğu, bazı kredilerin geri ödeme planında «tüketici kredisi» ibaresinin sehven yazıldığı gözetilerek, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve «komisyon» ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı banka tarafından istihbarat ücreti, peşin «komisyon» ve kredi skorlama ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 16.12.2005 tarihli, 30.03.2010 tarihli, 16.03.2013 tarihli ve 16.12.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden 16 adet «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan istihbarat ücreti, peşin «komisyon» ve kredi skorlama ücreti adı altında ücret tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · ödeme planı · ticari kredi · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · komisyon · ıslah · dosya masrafı
Benzer bu karardaDosya kapsamından, davacının davalı bankadan 16.12.2005 tarihli, 30.03.2010 tarihli, 16.03.2013 tarihli ve 16.12.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden 16 adet «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan istihbarat ücreti, peşin «komisyon» ve kredi skorlama ücreti adı altında ücret tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacı tarafından kullanılan tüm kredilerin «ticari kredi» olduğu, bazı kredilerin geri ödeme planında «tüketici kredisi» ibaresinin sehven yazıldığı gözetilerek, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve «komisyon» ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından davalı bankadan kullanılan bazı kredilerin «ödeme planına» göre «tüketici kredisi» olduğu ve bu krediler için istihbarat ücreti ve skorlama ücreti adı altında alınan ücretlerin iadesi gerektiği, diğer kredilerin ise «ticari kredi» olduğu ve «emsal banka uygulamalarının» ortalamasının üzerinde alınan ücretin iadesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş, mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde davanın kısmen kabu …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle «komisyon» gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmadığı, ancak bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi hizmet karşılığı alındığının belirlenmesi gerektiği, diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranları gözetilerek davalı bankanın davacıdan 2.845,50 TL haksız olarak ücret aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.845,50 TL'nin 500,00 TL'sine dava tarihinden itibaren 2.345,50 TL'sine «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/885 E. 2021/393 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2- Davalı Banka vekilinin asıl karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; dava, «kredi sözleşmesi» nedeniyle kredi istihbarat ve operasyon ücreti adı altında banka tarafından yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · dosya masrafı
Benzer bu karardaHer ne kadar, kesintilerin yapıldığı dekontlarda, kesintiler «komisyon» olarak belirtilmiş ise de, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki savunması uyarınca kesintilerin «masraf» niteliğindeki istihbarat ücreti konusunda olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın krediler nedeniyle operasyonel süreçlerin yürütülmesi amacıyla yaptığı hizmetler karşılığında karşı taraftan makul ücret isteyebileceği, davalı tarafından alınan 3.735,00 TL «komisyon» ücretinin aynı işi yapan emsal banka ücretlerinin altında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, bu nevi'den bir «masrafın» davalı tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1383 E. , 2019/7980 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi verilen 08/10/2018 tarih ve 2018/73-2017/88 sayılı ek kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesi kapsamında farklı tarihlerde kredi kullandığını, kredi kullandırırken davalı bankanın istihbarat ve operasyon masrafı adı altında 5.198,53 TL kesinti yapıldığını, yapılacak kesintilerle ilgili müvekkilinin bilgilendirilmediğini ve tek taraflı olarak haksız şart içeren sözleşmeye dayanarak kesintilerin yapıldığını ileri sürerek haksız ve yersiz olarak kesilen 5.198,53 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Davalı vekili; davacının tacir olup sözleşme imzalanmadan önce kapsamı konusunda bilgilendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmenin 6.3 nolu maddesinde istihbarat, inceleme ve ekspertiz ücretlerinin tahsil edilebileceği ancak bunun tarafların karşılıklı olarak belirleyecekleri ücretler dahilinde olacağı belirtildiği, bu hükmün sözleşmenin diğer tarafı müşterilerce değiştirilmesi engellenecek bir biçimde sözleşmenin bütünü içerisinde bırakıldığı, anılan maddenin genel işlem şartı niteliğinde olmadığı sözleşmeyi hazırlayan banka tarafından ispat edilemediği, tarafların sözleşmeye uygun olarak ücret ve oran belirlediklerine dair bir delil bulunmadığı, 23.11.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda gösterilen diğer bankaların ücret uygulamaları göz önüne alındığında davacıdan tahsil edilen ücretlerin daha fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.198,53 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 08.10.2018 tarihli ek kararda temyiz dilekçesi süresinde verilmediği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı Banka vekilinin ek karara yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; davalı vekiline gerekçeli karar 04.06.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup, tebliğ mazbatasında davacı vekilinin hangi sebeple tevziat saatlerinde tebligat adresinde bulunmadığı yazılmadığı gibi, evrakı tebellüğ eden kişinin de tebligat muhatabı olan avukatın çalışanı olduğu hususu tebliğ mazbatasından anlaşılamadığından gerekçeli kararın Tebligat Kanunu hükümlerince usulüne göre tebliğ edilmediği, bu durumda davacının temyiz dilekçesini verdiği tarih itibariyle temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 08.10.2018 tarihli ek kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı Banka vekilinin asıl karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; dava, kredi sözleşmesi nedeniyle kredi istihbarat ve operasyon ücreti adı altında banka tarafından yapılan tahsilatın iadesi istemine ilişkindir. Dairemiz 2016/895 E. 2017/638 K.
18. 01.2017 tarihli kararında; sözleşme hükümlerinde 6098 sayılı TBK uyarınca genel işlem koşullarının varlığının aranıp aranmayacağı tartışılıp, sözleşme uyarınca tahsil edilen ücretlerin verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, bu ücretlerin emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığını değerlendiren bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinden davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada bozma gereği yerine getirilerek, bankanın yaptığı tahsilatlar karşılığı verdiği hizmetin tespit edilip, bu hizmetler için dava konusu kredinin türü, miktarı, vadesi ile aynı olan diğer banka emsal uygulamalarının araştırılıp, emsal banka uygulamaları uyarınca davalı bankanın tahsil etmekte haklı olduğu makul oranın belirlenerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, banka tarafından herhangi bir himzetin verilip verilmediğini tespit etmeyen ve banka hizmetlerinin karşılığı olan makul ücret oranını emsal banka uygulamalarına göre tespit etmeyen bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin 08.10.2018 tarihli davalı vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561678700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz