İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1021 E. 2019/7833 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para borcunun ifa yeri↗ para borcu alacaklısı↗ yetkili icra dairesi↗ genel yetkili mahkeme↗ ifa yeri↗ para borcu↗ para alacağı↗ sözleşmeden doğan dava↗ dava şartı yokluğu↗ icra takibine itiraz↗ ifa↗ tbk 99↗ yetkisizlik kararı↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalının tüketici olması sebebiyle davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, davalı tüketicinin Trabzon ilinde ikamet ettiği ve söz konusu malların Trabzon'daki evine teslim edilmiş olması nedeniyle yetkili icra dairesinin tüketicinin bulunduğu yerdeki icra dairesi olduğu, itirazın iptali davasının dava şartlarından birinin yetkili icra dairesine yapılmış bir icra takibinin bulunması olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, ilamsız icra takibinde genel yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olduğu ve takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. TBK 89/1 maddesi uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Uyuşmazlık sözleşmeden doğan bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Somut olayda, taraflar arasında mobilya satışından kaynaklanan bir sözleşme ilişkisinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, icra takibinde bu sözleşme ilişkisi nedeniyle doğan ve tahsil edilemeyen bir kısım para alacağının tahsilini talep etmektedir. Taraflarca para borcunun ifa yeri bakımından alacaklının ikametgahından başka bir yer kararlaştırıldığı iddia ve ispat olunmamıştır. Bu itibarla, mahkemece alacaklının ikametgahı olan Rize İcra Dairesi'nin icra takibinde yetkili icra dairesi olduğunun kabulü gerekirken, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1368 E. 2017/2821 K.
Ortak:para borcunun ifa yeri · para borcu alacaklısı · yetkili icra dairesi · ifa yeri · para borcu · para alacağı · sözleşmeden doğan dava · dava şartı yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık «sözleşmeden doğan» bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
Taraflarca «para borcunun ifa yeri» bakımından alacaklının ikametgahından başka bir yer kararlaştırıldığı iddia ve ispat olunmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece alacaklının ikametgahı olan Rize İcra Dairesi'nin icra takibinde «yetkili icra dairesi» olduğunun kabulü gerekirken, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık «sözleşmeden doğan» bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
Taraflarca «para borcunun ifa yeri» bakımından alacaklının ikametgahından başka bir yer kararlaştırıldığı iddia ve ispat olunmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece alacaklının ikametgahı olan İstanbul İcra Dairesi'nin icra takibinde «yetkili icra dairesi» olduğunun kabulü gerekirken, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik itirazı · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin adresinin İzmit olduğu, davalı tarafından süresi içinde icra müdürlüğünün «yetkisine itiraz» edildiği, itirazın iptali davalarında dava şartlarından birisinin de yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibinin bulunması olduğunu, yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin mevcut olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1899 E. 2016/2909 K.
Ortak:para borcu alacaklısı · yetkili icra dairesi · para borcu · sözleşmeden doğan dava · dava şartı yokluğu · ifa · teminat · dava şartı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık «sözleşmeden doğan» bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yerde de açılabilir.
Bu itibarla, mahkemece alacaklının ikametgahı olan Rize İcra Dairesi'nin icra takibinde «yetkili icra dairesi» olduğunun kabulü gerekirken, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaÖyle ki «uyuşmazlık konusu» «sözleşmeden doğan» bir «para borcu» olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yer mahkemesinde açılabilir.
İcra Dairesi'nin icra takibinde «yetkili icra dairesi» olduğunun kabulü gerekirken, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaÖyle ki «uyuşmazlık konusu» «sözleşmeden doğan» bir «para borcu» olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/388 E. 2015/5546 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · üçüncü kişi · yetki · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek «yetki itirazı» ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalının «yetki itirazının» reddine karar verilerek işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, 556 sayılı KHK'nın 63'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası "Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkemenin, 556 sayılı KHK'nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin «yetki itirazının» kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
1- Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup davacı, dava konusu marka üzerinde öncelikli hakkının bulunduğunu, davalının anılan markayı «kötüniyetle» adına tescil ettirdiğini iddia etmiş, davalı ise müvekkilinin ikametinin bulunduğu ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1021 E. , 2019/7833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11/12/2018 tarih ve 2018/351-2018/730 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı Ebrar Danışmanlık Şirketinin Pier Cardin Mobilya Mağazasını aktif ve pasifleri ile birlikte devraldığını, bakiye alacağı için davalıya fatura gönderdiğini ancak davalının faturayı iade ettiğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Rize İcra Müdürlüğünün 2011/6309 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının yetkiye ve borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yetki itirazında bulunarak, müvekkilinin aldığı mobilyaların bedelinin tamamiyle ödendiğini, ürünlerin de ayıplı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalının tüketici olması sebebiyle davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, davalı tüketicinin Trabzon ilinde ikamet ettiği ve söz konusu malların Trabzon'daki evine teslim edilmiş olması nedeniyle yetkili icra dairesinin tüketicinin bulunduğu yerdeki icra dairesi olduğu, itirazın iptali davasının dava şartlarından birinin yetkili icra dairesine yapılmış bir icra takibinin bulunması olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, ilamsız icra takibinde genel yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olduğu ve takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir.
Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. TBK 89/1 maddesi uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Uyuşmazlık sözleşmeden doğan bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Somut olayda, taraflar arasında mobilya satışından kaynaklanan bir sözleşme ilişkisinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, icra takibinde bu sözleşme ilişkisi nedeniyle doğan ve tahsil edilemeyen bir kısım para alacağının tahsilini talep etmektedir. Taraflarca para borcunun ifa yeri bakımından alacaklının ikametgahından başka bir yer kararlaştırıldığı iddia ve ispat olunmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece alacaklının ikametgahı olan Rize İcra Dairesi'nin icra takibinde yetkili icra dairesi olduğunun kabulü gerekirken, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561678600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz