Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/388 E. 2015/5546 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki itirazı↗ üçüncü kişi↗ yetki↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "..." ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanımından kaynaklanan üstün hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup davacı, dava konusu marka üzerinde öncelikli hakkının bulunduğunu, davalının anılan markayı kötüniyetle adına tescil ettirdiğini iddia etmiş, davalı ise müvekkilinin ikametinin bulunduğu ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazı ileri sürmüştür. Mahkemece, davalının yetki itirazının reddine karar verilerek işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, 556 sayılı KHK'nın 63'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası "Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Marka başvurusu veya marka sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, ikinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü haiz olup, buna göre, hükümsüzlük davasında üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, mahkemenin kabulünün aksine davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkemenin, 556 sayılı KHK'nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin yetki itirazının kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3118 E. 2010/8851 K.
Ortak:yetki itirazı · üçüncü kişi · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek «yetki itirazı» ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalının «yetki itirazının» reddine karar verilerek işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, 556 sayılı KHK'nın 63'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası "Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkemenin, 556 sayılı KHK'nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin «yetki itirazının» kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMarka başvurusu veya marka sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, ikinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü haiz olup, mahkemece, davalı vekilinin «yetki itirazı» anılan KHK'nin 63/2. maddesi hükmü uyarınca reddedilmiştir.
Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkeme, 556 sayılı KHK'nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin «yetki itirazının» kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Anılan düzenleme "Marka sahibi tarafından, «üçüncü kişiler» aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terkin · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda1-Dava, 556 sayılı KHK'nin 14 ve 42. madde hükümlerine dayalı hükümsüzlük ve «terkin» istemine ilişkin olup, hukuk davalarında yetkili mahkeme anılan KHK'nin 63. maddesinde düzenlenmiştir.
Davacının Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, yetkili mahkeme, sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik «kaydı» silinmiş ise, Enstitünün merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/193 E. 2018/5752 K.
Ortak:yetki
İncelediğiniz karardaMahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek «yetki itirazı» ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalının «yetki itirazının» reddine karar verilerek işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, 556 sayılı KHK'nın 63'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası "Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkemenin, 556 sayılı KHK'nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin «yetki itirazının» kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · genel yetki · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · usulden reddi · haciz · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Mahkemece davalı davada bir vekil ile «temsil» edilmemiş olmasına rağmen lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
İcra Müdürlüğü olduğu, yetkili icra dairesinde başlatılmış takip bulunmadığı gerekçeleriyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… kmiştir. ...- Dava icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/388 E. , 2015/5546 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2014 tarih ve 2012/32-2014/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, proje temelleri 2007 yılında atılan, 2008 yılında da inşaatına başlanan ... İlindeki ... Alışveriş Merkezinin müvekkiline ait olduğunu, "..." markasının da 36, 41 ve 44. sınıflarda müvekkili adına tescil edildiğini, davalının da 35 ve 43. sınıflarda aynı markayı tescil ettirdiğini, müvekkilinin 24.01.2011 tarihli "... Alışveriş Merkezi" ibareli marka başvurusunun davalı markası nedeniyle 35. sınıf hizmetler yönünden reddedildiğini, hükümsüzlüğü istenen markanın tescil başvurusunun kötüniyet taşıdığını, anılan markanın davalı tarafından kullanılmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2008/15284 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 556 sayılı KHK'nın 63/3'üncü maddesi uyarınca, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetkisizlik kararı verilmesini istemiş, esas yönden de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "..." ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanımından kaynaklanan üstün hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup davacı, dava konusu marka üzerinde öncelikli hakkının bulunduğunu, davalının anılan markayı kötüniyetle adına tescil ettirdiğini iddia etmiş, davalı ise müvekkilinin ikametinin bulunduğu ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazı ileri sürmüştür. Mahkemece, davalının yetki itirazının reddine karar verilerek işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, 556 sayılı KHK'nın 63'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası "Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Marka başvurusu veya marka sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, ikinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü haiz olup, buna göre, hükümsüzlük davasında üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, mahkemenin kabulünün aksine davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir.
Somut uyuşmazlığa konu edilen davalı markasının hükümsüzlüğü istemli davada yetkili mahkemenin, 556 sayılı KHK'nin 63/3. fıkrası uyarınca belirlenmesinin gerekmesine ve davalı marka sahibinin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olmasına göre, davalı vekilinin yetki itirazının kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397855800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz