İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1899 E. 2016/2909 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para borcu alacaklısı↗ yetkili icra dairesi↗ para borcu↗ sözleşmeden doğan dava↗ dava şartı yokluğu↗ ifa↗ uyuşmazlık konusu↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının takibe itiraz ve davaya cevap dilekçesinde, takipten dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra takibinin haksız ve dayanıksız olduğunu beyan ettiği, akdi ilişkiyi kabul etmediği, bu durumda icra takibinin davalının ikametgahı olan... İcra Müdürlüğü nezdinde yapılması gerektiği, yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve dava koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 50/1. maddeleri uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yer mahkemesinde açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. Öyle ki uyuşmazlık konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Durum böyle olunca, alacaklı bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip ya da dava açabilir.
Somut olayda, davalı taraf takibe konu borcun ödendiğini ve bu sebeple borçlu olmadığını savunmuştur. Dolayısıyla, davalının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini kabul etmediğinden söz edilemez. Bu itibarla, mahkemece alacaklının ikametgahı olan... İcra Dairesi'nin icra takibinde yetkili icra dairesi olduğunun kabulü gerekirken, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1368 E. 2017/2821 K.
Ortak:para borcu alacaklısı · yetkili icra dairesi · para borcu · sözleşmeden doğan dava · dava şartı yokluğu · ifa · teminat · dava şartı
İncelediğiniz karardaÖyle ki «uyuşmazlık konusu» «sözleşmeden doğan» bir «para borcu» olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yer mahkemesinde açılabilir.
İcra Dairesi'nin icra takibinde «yetkili icra dairesi» olduğunun kabulü gerekirken, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık «sözleşmeden doğan» bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) ./.. yerde açılabilir.
Bu itibarla, mahkemece alacaklının ikametgahı olan İstanbul İcra Dairesi'nin icra takibinde «yetkili icra dairesi» olduğunun kabulü gerekirken, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcunun ifa yeri · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · para alacağı · usulden reddi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin adresinin İzmit olduğu, davalı tarafından süresi içinde icra müdürlüğünün «yetkisine itiraz» edildiği, itirazın iptali davalarında dava şartlarından birisinin de yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibinin bulunması olduğunu, yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin mevcut olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Taraflarca «para borcunun ifa yeri» bakımından alacaklının ikametgahından başka bir yer kararlaştırıldığı iddia ve ispat olunmamıştır.
Dava, «para alacağının» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, icra takibinde bu sözleşme ilişkisi nedeniyle doğan «para alacağının» tahsilini talep etmektedir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4373 E. 2015/5477 K.
Ortak:para borcu alacaklısı · para borcu · sözleşmeden doğan dava · ifa · uyuşmazlık konusu · teminat
İncelediğiniz karardaÖyle ki «uyuşmazlık konusu» «sözleşmeden doğan» bir «para borcu» olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yer mahkemesinde açılabilir.
İİK'nın 50/1. maddeleri uyarınca, para veya «teminat» borcu için takip hususunda HUMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.
Benzer bu karardaÖyle ki «uyuşmazlık konusu» «sözleşmeden doğan» bir «para borcu» olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
6100 sayılı HMK’nun 10. maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yer mahkemesinde de açılabilir.
İİK’nun «258»/1 ve 50/1. maddeleri uyarınca, para veya «teminat» borcu için takip hususunda HUMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır ve ihtiyati hacze yetkili mahkeme tarafından karar verilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik itirazı · para alacağı · i̇i̇k 258 · sevk irsaliyesi · irsaliye · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · yetki itirazı
Benzer bu karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, talebin «para alacağına» ilişkin olup alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden mahkemenin yetkili olduğu, talebe konu «fatura» ve «sevk irsaliyesinden» alacağın varlığına kanaat getirildiği, «ihtiyati hacze itiraz» edenin ileri sürdüğü iddiaların «menfi tespit» davasına konu olabileceği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Anılan Kanunu’nun «265»/1. maddesi uyarınca, «yetkisiz» mahkemede «ihtiyati haciz» kararı verildiğini düşünen borçlu, mahkemenin «yetkisine itiraz» edebilir.
Somut olayda, «ihtiyati hacze itiraz» eden, itiraz dilekçesiyle «yetki itirazında» bulunmuş ayrıca alacaklı görünen tarafla aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür.
Öte yandan takibe dayanak «fatura» ve «sevk irsaliyesi» taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığını ortaya koymamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/193 E. 2018/5752 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · genel yetki · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · usulden reddi · yetki · haciz · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
İcra Müdürlüğü olduğu, yetkili icra dairesinde başlatılmış takip bulunmadığı gerekçeleriyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… kmiştir. ...- Dava icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece davalı davada bir vekil ile «temsil» edilmemiş olmasına rağmen lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1899 E. , 2016/2909 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.06.2014 tarih ve 2014/109-2014/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı borçlu şirket ile ticari ilişkide bulunduğunu, ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/69 Esas sayılı kararı ile yürütülen icra takibine davalı borçlu tarafından kötüniyetli olarak itiraz edildiği, itirazın haksız olduğunu bu nedenle itirazın iptali ile %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının takibe itiraz ve davaya cevap dilekçesinde, takipten dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra takibinin haksız ve dayanıksız olduğunu beyan ettiği, akdi ilişkiyi kabul etmediği, bu durumda icra takibinin davalının ikametgahı olan... İcra Müdürlüğü nezdinde yapılması gerektiği, yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve dava koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 50/1. maddeleri uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yer mahkemesinde açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. Öyle ki uyuşmazlık konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Durum böyle olunca, alacaklı bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip ya da dava açabilir.
Somut olayda, davalı taraf takibe konu borcun ödendiğini ve bu sebeple borçlu olmadığını savunmuştur. Dolayısıyla, davalının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini kabul etmediğinden söz edilemez. Bu itibarla, mahkemece alacaklının ikametgahı olan... İcra Dairesi'nin icra takibinde yetkili icra dairesi olduğunun kabulü gerekirken, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217627700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz