İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/385 E. 2019/7808 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
miras ortaklığı↗ veraset ilamı↗ acentelik sözleşmesi↗ acentelik↗ mirasçılık↗ sulh hukuk mahkemesi↗ bilirkişi incelemesi↗ ek tasfiye↗ iflas↗ sulh↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davalı ...’ın vefat ettiği ve veraset ilamına göre mirasçıları olduğu görülen ..., ... ve ...’ın davaya dahil edildiği, davaya dahil edilen mirasçıların mirası red ettiklerinin mahkeme kararları ile tesciline karar verildiği, daha sonra ...’ın vefat ettiği ve veraset ilamına göre mirasçılarının ... ve ... olduğu, İstanbul Anadolu 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1445-2018/141 sayılı ilamıyla kök muris ... adına miras ortaklığını temsil etmek üzere Av....'ın miras ortaklık temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği, yapılan bilirkişi incelemesiyle davacının işbu davaya konu dosya kapsamında takip tarihi itibariyle 30.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasında 30.000 TL asıl alacak miktarına ilişkin müteveffa ... tarafından yapılan itirazın iptaline, 27/12/2005 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faiz işletilmesi suretiyle takibin devamına, asıl alacağın %40'ı olan 12.000 TL icra inkar tazminatının müteveffanın terekesinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, dahili davalılar yönünden ise mirasçıların miras payları oranında sorumluluklarının tasfiye aşamasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında davalı ...’ın vefat ettiği, davaya dahil edilen tüm mirasçıların mirası red ettikleri, daha sonra mirasçı ...’ın da vefat ettiği ve annesi olan ...’in davaya dahil edildiği, kök muris Ayhan’a ait mirasın miras ortaklık temsilcisi sıfatıyla yargılamada temsil edildiği ve mahkemece davanın kabulüne yönelik karar verilerek hüküm kısmında dahili davalılar yönünden mirasçıların miras payları oranında sorumluluklarının tasfiye aşamasında nazara alınmasına karar verilmişse de, Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip tasfiye sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddeden mirasçılar için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi gerekir (Dairemiz’in 12/06/2015 tarih 2015/6042-2015-8196 sayılı ilamı). Bu halde, belirtilen yasal prosedür izlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5347 E. 2021/5520 K.
Ortak:mirasçılık · ek tasfiye · iflas · sulh · temsil
İncelediğiniz karardaYargılama sırasında davalı ...’ın vefat ettiği, davaya «dahil» edilen tüm «mirasçıların» mirası red ettikleri, daha sonra mirasçı ...’ın da vefat ettiği ve annesi olan ...’in davaya dahil edildiği, kök muris Ayhan’a ait mirasın «miras ortaklık» «temsilcisi» sıfatıyla yargılamada temsil edildiği ve mahkemece davanın kabulüne yönelik karar verilerek hüküm kısmında dahili davalılar yönünden mirasçıların miras payları oranında sorumluluklarının «tasfiye» aşamasında nazara alınmasına karar verilmişse de, Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre tasfiye edilir.
Mirasın «iflas» hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip «tasfiye» sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddeden «mirasçılar» için atanacak ve yetkilendirilecek bir «temsilci» ile davaya devam edilmesi gerekir (Dairemiz’in 12/06/2015 tarih 2015/6042-2015-8196 sayılı ilamı).
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1445-2018/141 sayılı ilamıyla kök muris ... adına «miras ortaklığını» «temsil» etmek üzere Av....'ın miras ortaklık temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği, yapılan «bilirkişi incelemesiyle» davacının işbu davaya konu dosya kapsamında takip tarihi itibariyle 30.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasında 30.000 TL «asıl alacak» miktarına ilişkin müteveffa ... tarafından yapılan itirazın iptaline, 27/12/2005 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda «avans faiz» işletilmesi suretiyle takibin devamına, asıl alacağın %40'ı olan 12.000 TL «icra inkar tazminatının» müteveffanın terekesinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, «dahili» davalılar yönünden ise «mirasçıların» miras payları oranında sorumluluklarının «tasfiye» aşamasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaZira, ilgili madde hükmü gereğince en yakın yasal «mirasçıların» tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilir.
Mirasın «iflas» hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddeden davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir «temsilci» ile davaya devam edilmesi gerekir.
Mahkemece, davalılardan ...’nun vefatı üzerine adı geçen davalı bakımından dosya «tefrik» edilerek «mirasçıları» aleyhinde davaya devam edilmiş ve yukarıda açıklanan gerekçe ile mirasçıların «pasif husumet ehliyetleri» olmadığı gerekçesi ile redddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasın reddi · tefrik · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalılardan ...’nun vefatı üzerine adı geçen davalı bakımından dosya «tefrik» edilerek «mirasçıları» aleyhinde davaya devam edilmiş ve yukarıda açıklanan gerekçe ile mirasçıların «pasif husumet ehliyetleri» olmadığı gerekçesi ile redddine karar verilmiştir.
Ayrıca sırf yargılama sırasında ölen davalı ... «mirasçılarının» sunduğu «mirasın reddi» kararına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesinde belirtilen usule de aykırıdır.
-
İcra Konusu Senedinin İcraya Konulması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3216 E. 2021/5288 K.
Ortak:mirasçılık · sulh · dahili dava
İncelediğiniz karardaYargılama sırasında davalı ...’ın vefat ettiği, davaya «dahil» edilen tüm «mirasçıların» mirası red ettikleri, daha sonra mirasçı ...’ın da vefat ettiği ve annesi olan ...’in davaya dahil edildiği, kök muris Ayhan’a ait mirasın «miras ortaklık» «temsilcisi» sıfatıyla yargılamada temsil edildiği ve mahkemece davanın kabulüne yönelik karar verilerek hüküm kısmında dahili davalılar yönünden mirasçıların miras payları oranında sorumluluklarının «tasfiye» aşamasında nazara alınmasına karar verilmişse de, Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre tasfiye edilir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davalı ...’ın vefat ettiği ve «veraset ilamına» göre «mirasçıları» olduğu görülen ..., ... ve ...’ın davaya «dahil» edildiği, davaya dahil edilen mirasçıların mirası red ettiklerinin mahkeme kararları ile tesciline karar verildiği, daha sonra ...’ın vefat ettiği ve veraset ilamı …
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1445-2018/141 sayılı ilamıyla kök muris ... adına «miras ortaklığını» «temsil» etmek üzere Av....'ın miras ortaklık temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği, yapılan «bilirkişi incelemesiyle» davacının işbu davaya konu dosya kapsamında takip tarihi itibariyle 30.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasında 30.000 TL «asıl alacak» miktarına ilişkin müteveffa ... tarafından yapılan itirazın iptaline, 27/12/2005 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda «avans faiz» işletilmesi suretiyle takibin devamına, asıl alacağın %40'ı olan 12.000 TL «icra inkar tazminatının» müteveffanın terekesinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, «dahili» davalılar yönünden ise «mirasçıların» miras payları oranında sorumluluklarının «tasfiye» aşamasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava devam ederken 06.11.2014 tarihinde davalının vefat ettiği, dosyaya «ibraz» edilen ...53 Noterliğinden alınan 13.14.2014 tarihli veraset belgesine göre, davalı murisin tek «mirasçısına» «tebligat» yapılarak yargılamaya devam edildiği, ancak...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/44 Esas, 2015/84 Karar sayılı ilamı ile, yasal mirasçı ve «dahili» davalı ...'nin TMK 605/1 madde uyarınca mirasın reddedildiğinin tesciline karar verildiği, bu kararın 24/02/2015 tarihinde kesinleştiği, davacı «temlik» alan tarafından, müteveffa davalının terekesinin tasfiyesi için...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/613 esas sayılı davasının açılmış ise de, yasal mirasçıların mirası reddetmesi nedeniyle terekenin tasfiyesi dosyasında verilen kararın sonucunun beklenmesinin iş bu dosyaya katkı sağlamayacağı, «bekletici mesele» yönündeki «ara» karardan dönülmesi gerektiği, mirası red nedeniyle dahili davalının taraf «ehliyetinin» kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine ve AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca davacı aleyhine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davanın müteveffa davalı/borçlunun «keşideci» olduğu «bonoya» dayalı olarak, başlatılan genel «haciz» yolu ile icra takibine, vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yargılama sırasında davalının vefatı ile, mirası reddetmiş «mirasçıya» karşı iş bu davanın her halükarda sürdürülemeyeceği, bu durumda açılan terekenin tasfiyesi davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığından davanın reddi kararının yerinde olduğu, davacı vekilinin, aleyhlerine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini istinaf başvuru «sebebi» olarak ileri sürdüğü, «mirasın reddine» karar verilmesinden sonra dosyanın davalı aleyhine «derdest» bulunması ve davalı aleyhine takibe ve davanın devamına iradesinde bulunması karşısında davacı tarafın bu yöndeki istinaf istemlerini yerinde olmadığı ve davacı al …
2-Davacı tarafından dava açıldığı tarihte davalı borçlunun henüz sağ olduğu ve murisin «mirasçısının» da yargılama sırasında mirası reddetmiş olduğu, davacının dava açmakta haklı yada haksız olduğu tespit edilmediğinden her iki taraf lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasın reddi · bekletici mesele · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · ara karar · derdestlik · keşideci · bono
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda, davanın müteveffa davalı/borçlunun «keşideci» olduğu «bonoya» dayalı olarak, başlatılan genel «haciz» yolu ile icra takibine, vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yargılama sırasında davalının vefatı ile, mirası reddetmiş «mirasçıya» karşı iş bu davanın her halükarda sürdürülemeyeceği, bu durumda açılan terekenin tasfiyesi davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığından davanın reddi kararının yerinde olduğu, davacı vekilinin, aleyhlerine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini istinaf başvuru «sebebi» olarak ileri sürdüğü, «mirasın reddine» karar verilmesinden sonra dosyanın davalı aleyhine «derdest» bulunması ve davalı aleyhine takibe ve davanın devamına iradesinde bulunması karşısında davacı tarafın bu yöndeki istinaf istemlerini yerinde olmadığı ve davacı al …
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava devam ederken 06.11.2014 tarihinde davalının vefat ettiği, dosyaya «ibraz» edilen ...53 Noterliğinden alınan 13.14.2014 tarihli veraset belgesine göre, davalı murisin tek «mirasçısına» «tebligat» yapılarak yargılamaya devam edildiği, ancak...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/44 Esas, 2015/84 Karar sayılı ilamı ile, yasal mirasçı ve «dahili» davalı ...'nin TMK 605/1 madde uyarınca mirasın reddedildiğinin tesciline karar verildiği, bu kararın 24/02/2015 tarihinde kesinleştiği, davacı «temlik» alan tarafından, müteveffa davalının terekesinin tasfiyesi için...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/613 esas sayılı davasının açılmış ise de, yasal mirasçıların mirası reddetmesi nedeniyle terekenin tasfiyesi dosyasında verilen kararın sonucunun beklenmesinin iş bu dosyaya katkı sağlamayacağı, «bekletici mesele» yönündeki «ara» karardan dönülmesi gerektiği, mirası red nedeniyle dahili davalının taraf «ehliyetinin» kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine ve AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca davacı aleyhine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
2-Davacı tarafından dava açıldığı tarihte davalı borçlunun henüz sağ olduğu ve murisin «mirasçısının» da yargılama sırasında mirası reddetmiş olduğu, davacının dava açmakta haklı yada haksız olduğu tespit edilmediğinden her iki taraf lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6042 E. 2015/8196 K.
Ortak:mirasçılık · ek tasfiye · iflas · sulh · temsil
İncelediğiniz karardaYargılama sırasında davalı ...’ın vefat ettiği, davaya «dahil» edilen tüm «mirasçıların» mirası red ettikleri, daha sonra mirasçı ...’ın da vefat ettiği ve annesi olan ...’in davaya dahil edildiği, kök muris Ayhan’a ait mirasın «miras ortaklık» «temsilcisi» sıfatıyla yargılamada temsil edildiği ve mahkemece davanın kabulüne yönelik karar verilerek hüküm kısmında dahili davalılar yönünden mirasçıların miras payları oranında sorumluluklarının «tasfiye» aşamasında nazara alınmasına karar verilmişse de, Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre tasfiye edilir.
Mirasın «iflas» hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip «tasfiye» sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddeden «mirasçılar» için atanacak ve yetkilendirilecek bir «temsilci» ile davaya devam edilmesi gerekir (Dairemiz’in 12/06/2015 tarih 2015/6042-2015-8196 sayılı ilamı).
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1445-2018/141 sayılı ilamıyla kök muris ... adına «miras ortaklığını» «temsil» etmek üzere Av....'ın miras ortaklık temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği, yapılan «bilirkişi incelemesiyle» davacının işbu davaya konu dosya kapsamında takip tarihi itibariyle 30.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasında 30.000 TL «asıl alacak» miktarına ilişkin müteveffa ... tarafından yapılan itirazın iptaline, 27/12/2005 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda «avans faiz» işletilmesi suretiyle takibin devamına, asıl alacağın %40'ı olan 12.000 TL «icra inkar tazminatının» müteveffanın terekesinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, «dahili» davalılar yönünden ise «mirasçıların» miras payları oranında sorumluluklarının «tasfiye» aşamasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTürk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal «mirasçıların» tamamı tarafından reddolunan miras, «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilir.
Mirasın «iflas» hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip «tasfiye» sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddedilen davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir «temsilci» ile davaya devam edilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın 25.05.2011 tarihinde açıldığı, davalılardan Murat Uyan'ın 21.06.2011 tarihinde öldüğü, ölü kişi hakkında karar verilemeyeceği, onun yasal «mirasçıları» olan İ..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasın reddi · hisse devir sözleşmesi · limited şirket · ilan
Benzer bu karardaDava, noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» uyarınca şirket hisse devir ve müdür atama kararının tescil ve «ilanı» istemine ilişkindir.
Yine mahkemece, sırf yargılama sırasında ölen davalı M.U. «mirasçılarının» sunduğu «mirasın reddi» kararına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/589 E. 2019/6425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/385 E. , 2019/7808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09/05/2018 tarih ve 2014/848-2018/494 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı ... arasında yapılan 19/06/2003 tarihli acentelik sözleşmesinin fesih edildiğini, sözleşmeye istinaden davalıya poliçe tanzim etme ve prim tahsil etme yetkisinin verildiğini, davalının aracılık yaparak tanzim ettirdiği sigorta poliçeleri dolayısıyla davacıya herhangi bir ödemede bulunmadığından aleyhinde icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, acentelik sözleşmesinin fesihle sona erdiğini, acentelik ilişkisinin kurulması ve devamı için davalının sahibi olduğu taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, davacının alacaklı olmadığı halde davalı aleyhinde bir yandan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını ve bir yandan da Kadıköy İcra Müdürlüğü’nün 2005/15608, 2005/15607 sayılı dosyaları ile takibe giriştiğini, borç miktarının bir kısımının da kredi kartı ile ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davalı ...’ın vefat ettiği ve veraset ilamına göre mirasçıları olduğu görülen ..., ... ve ...’ın davaya dahil edildiği, davaya dahil edilen mirasçıların mirası red ettiklerinin mahkeme kararları ile tesciline karar verildiği, daha sonra ...’ın vefat ettiği ve veraset ilamına göre mirasçılarının ... ve ... olduğu, İstanbul Anadolu 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1445-2018/141 sayılı ilamıyla kök muris ... adına miras ortaklığını temsil etmek üzere Av....'ın miras ortaklık temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği, yapılan bilirkişi incelemesiyle davacının işbu davaya konu dosya kapsamında takip tarihi itibariyle 30.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasında 30.000 TL asıl alacak miktarına ilişkin müteveffa ...
tarafından yapılan itirazın iptaline, 27/12/2005 tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda avans faiz işletilmesi suretiyle takibin devamına, asıl alacağın %40'ı olan 12.000 TL icra inkar tazminatının müteveffanın terekesinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine, dahili davalılar yönünden ise mirasçıların miras payları oranında sorumluluklarının tasfiye aşamasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında davalı ...’ın vefat ettiği, davaya dahil edilen tüm mirasçıların mirası red ettikleri, daha sonra mirasçı ...’ın da vefat ettiği ve annesi olan ...’in davaya dahil edildiği, kök muris Ayhan’a ait mirasın miras ortaklık temsilcisi sıfatıyla yargılamada temsil edildiği ve mahkemece davanın kabulüne yönelik karar verilerek hüküm kısmında dahili davalılar yönünden mirasçıların miras payları oranında sorumluluklarının tasfiye aşamasında nazara alınmasına karar verilmişse de, Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmayacağının düşünülmesi, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip tasfiye sonuçlandırıldığı takdirde mirası reddeden mirasçılar için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi gerekir (Dairemiz’in 12/06/2015 tarih 2015/6042-2015-8196 sayılı ilamı).
Bu halde, belirtilen yasal prosedür izlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ... Türmen'e iadesine, 04/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561663400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz