Cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/508 E. 2019/7805 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 445↗ tbk 444↗ işçi-işveren ilişkisi↗ sözleşme özgürlüğü↗ çalışma hürriyeti↗ fiil ehliyeti↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ sözleşmeye aykırılık↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ taraf ehliyeti↗ geçersizlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.
6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, “Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır” hükmünü haizdir. Taraflar arasındaki 21/02/2011 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 09/10/2015 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın 444. vd. maddelerinin tatbik edilmesi gerekir.
6098 sayılı TBK’nın 444. maddesi, “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.” biçiminde düzenlenmiştir.
Gerek söz konusu kanun hükmü ve gerekse de mülga 818 sayılı BK’nın 348. maddesi ile mer'i hukuk düzeni içerisinde yerini bulan ve kısaca rekabet yasağı olarak adlandırılan davaya konu sözleşme, kanun ile düzenlenmiş bir sözleşme olup içeriğinin sınırlandırılması da yine kanun hükmü ile sağlanmış, 6098 sayılı Kanun’un 445. ve 818 sayılı Kanun’un 349. maddelerinde bu yolda hükümlere yer verilmiştir.
Bu bağlamda, içeriği ve sınırları kanunla düzenlenmiş bir sözleşmenin, doğrudan, Anayasa’nın çalışma hürriyetine ilişkin hükümleri ile bağdaşmadığı şeklinde bir değerlendirme yapılmak suretiyle geçersiz addedilmesi mümkün değildir. Bu yöndeki bir değerlendirme, ancak, bu hususun Anayasanın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi’nde yöntemince ileri sürülmesi, anılan mahkemece bu yönde bir karar verilmesi ve Anayasanın 153. maddesi çerçevesinde mümkündür.
Şu halde, mahkemenin taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin Anayasaya ve buna dayalı olarak BK’nın 19 ve 20. maddelerine aykırı olduğu yolundaki gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece, taraf delillerinin tümüyle toplanarak ve gerektiği takdirde TBK’nın 445. maddesinde hakime tanınan takdir hakkı da kullanılmak suretiyle uyuşmazlıkla ilgili bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/790 E. 2021/4939 K.
Ortak:işçi-işveren ilişkisi · sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 21/02/2011 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 09/10/2015 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın 444. vd. maddelerinin tatbik edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9892 E. 2015/10660 K.
Ortak:rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Taraflar arasındaki 21/02/2011 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 09/10/2015 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın 444. vd. maddelerinin tatbik edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · müşteri çevresi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan yakın ilçede faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmasında, davacı işletmede edindiği bilgileri kullanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2351 E. 2017/1598 K.
Ortak:fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti · geçersizlik
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Taraflar arasındaki 21/02/2011 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 09/10/2015 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın 444. vd. maddelerinin tatbik edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaTBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakimin takdir yetkisi · karşı edim · çalışma özgürlüğü · müşteri çevresi · haklı nedenle fesih · acentelik · hakkaniyet · hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Rekabet «yasağı» sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin «haklı nedenle fesih» edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması …
Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinde öngörülen «rekabet yasağına» ilişkin 7. maddesinde rekabet yasağı sınırlarının tüm Türkiye sınırlarını öngörmesi ve tüm faaliyet alanlarını kapsaması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/935 E. 2022/6867 K.
Ortak:fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti · geçersizlik · Cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Taraflar arasındaki 21/02/2011 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 09/10/2015 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın 444. vd. maddelerinin tatbik edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 04.11.2010 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede ve «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 21.09.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 …
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · müşteri çevresi · delil değerlendirmesi · hakkaniyet · yetki · taahhütname · cy/cy kaydı · haksız rekabet
Benzer bu kararda… inde bulunduğu başka bir işveren emrinde çalışmayacağını, işvereni ile rekabet halinde bir iş kurmayacağını ve şirket kanalı ile iş yapıp menfaat temin etmeyeceğini «taahhüt» ettiği, bu taahhüdüne uymaması halinde sözleşmenin 17. maddesinde «son» brüt ücretinin 5 katı tutarında «cezai şart» ödeyeceğini taahhüt ettiği, ancak davalının «haksız rekabet» nedeniyle davacı şirketi maddi yönden zarara uğrattığı iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Rekabet «yasağı» sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması …
Yani, «rekabet yasağı» «kaydı» karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7354 E. 2016/1838 K.
Ortak:fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti · geçersizlik
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Taraflar arasındaki 21/02/2011 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 09/10/2015 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın 444. vd. maddelerinin tatbik edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · çalışma özgürlüğü · müşteri çevresi · kısıtlılık · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, sözleşmedeki «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan, aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başlamasıyla birlikte, davacı işletmede edindiği bilgileri rakip işletmede kullanma tehlikesi meydana gelmiş sayılır.
Ayrıca somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 1 yıllık «rekabet yasağı» süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik ise herhangi bir «kısıtlama» yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1961 E. 2019/7515 K.
Ortak:fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti · geçersizlik · Cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Taraflar arasındaki 21/02/2011 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 09/10/2015 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın 444. vd. maddelerinin tatbik edilmesi gerekir.
Benzer bu kararda1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının imzalamış olduğu «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin tarihsiz olması, tanık beyanlarında bu sözleşmelerin işe girmeden evvel işverence imzalatıldığı yönündeki beyanları, düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinde» mevcut olan coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahfına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması, davalının davacı iş yerinde çalışırken almış olduğu maaş ve bu iş yerinden ayrılma «sebebine» ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında işbu «haksız rekabete» ilişkin düzenlemelerin 818 sayılı BK'nın 19.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 01.03.2012 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede ve «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 01.10.2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · müşteri çevresi · delil değerlendirmesi · şirket zararı · hakkaniyet · yetki · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek» «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve şayet geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının davacı «şirket zararına» yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve 6098 sayılı TBK'nun 445/2. maddesi değerlendirilerek sonuca varılması gerek …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının imzalamış olduğu «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin tarihsiz olması, tanık beyanlarında bu sözleşmelerin işe girmeden evvel işverence imzalatıldığı yönündeki beyanları, düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinde» mevcut olan coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahfına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması, davalının davacı iş yerinde çalışırken almış olduğu maaş ve bu iş yerinden ayrılma «sebebine» ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında işbu «haksız rekabete» ilişkin düzenlemelerin 818 sayılı BK'nın 19.
Rekabet «yasağı» sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11383 E. 2016/6482 K.
Ortak:rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Taraflar arasındaki 21/02/2011 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 09/10/2015 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın 444. vd. maddelerinin tatbik edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının çalıştığı dava dış şirket ile davacı şirketin faaliyet konuları itibariyle rakip firma olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca davacının bu çalışma nedeniyle zararının tespit edilemediği, davalının «rekabet yasağı» hükmüne aykırı hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:danışmanlık sözleşmesi · üretim sırları · müşteri çevresi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
A.Ş. ile aralarında «danışmanlık sözleşmesi» olduğunu ve bu sözleşme gereğince danışmanlık hizmetinin davalı işçi tarafından verildiğini, dava dışı ...
A.Ş'nin «danışmanlık sözleşmesini» feshetmesinden sonra davalı işçinin ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1921 E. 2021/3468 K.
Ortak:işçi-işveren ilişkisi · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti · geçersizlik
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında «işçi-işveren ilişkisi» bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, «sözleşme özgürlüğü» çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Taraflar arasındaki 21/02/2011 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 09/10/2015 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın 444. vd. maddelerinin tatbik edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK 445 (eski BK 349 vd.) maddeleri kapsamında «cezai şart» istemine dayanak «rekabet yasağı sözleşmesinin» süre bakımından özel durum ve koşullar bulunmamasına rağmen 2 yılı aşkın olarak düzenlenmesinde davalının ekonomik özgürlüğünün önemli biçime «kısıtlanması» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan düzenlemeler ile «işçinin, işverenle ilişkide» olan müşterileri tanıdığı hallerde, iş sözleşmesinin sona ermesi ardından işverenle rekabet oluşturacak şekilde kendi namına iş yapmaması, rakip bir firmada ortak olamaması ya da iş sözleşmesiyle çalışmaması şeklinde şart içeren sözleşmeler yapabileceği düzenlenmiş olup, «rekabet yasağı» «kaydının» geçerlilik ve sınırlandırılmasına ilişkin koşullar da ayrıca belirtilmiştir.
Dava, işçinin «rekabet yasağına» aykırılığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · üretim sırları · müşteri çevresi · ibraname · istifa · kısıtlılık · hakkaniyet · taahhütname
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalının 16.07.2007 tarihli sözleşme ile davacıya ait işyerinde “Kalite Kontrol Laborantı Analiz Teknisyeni” görevi ile çalışmaya başladığını, 13.07.2007 tarihinde “Gizlilik Taahhütnamesi” imzaladığını, 20.11.2012 tarihli «istifa» dilekçesiyle ile işten ayrılıp, 30.11.2012 tarihli «ibraname» ile ilişiğini kestiğini ve ancak 06.12.2012 tarihinde rakip firmada işe başlamak suretiyle «taahhüdünü» ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.”, devam eden 445. maddesinde ise; “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki y …
Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK 445 (eski BK 349 vd.) maddeleri kapsamında «cezai şart» istemine dayanak «rekabet yasağı sözleşmesinin» süre bakımından özel durum ve koşullar bulunmamasına rağmen 2 yılı aşkın olarak düzenlenmesinde davalının ekonomik özgürlüğünün önemli biçime «kısıtlanması» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/508 E. , 2019/7805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.04.2017 tarih ve 2016/535-2017/292 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 21/02/2011 tarihli iş sözleşmesi ile "senior consultant" ünvanı ile davacı iş yerinde çalıştığını, davalının 18/09/2015 tarihli istifa beyanına göre ihbar süresinin 09/10/2015 tarihinde sona erdiğini, iş sözleşmesinin 23/2. maddesinde rekabet etmeme yasağı düzenlemesi bulunmasına rağmen, davalının “PWC” şirketinde çalışarak rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek davalının brüt maaşının 24 katı tutarındaki cezai şart alacağından şimdilik 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının yeni işindeki iş tanımının farklı olduğunu, sözleşmede yer alan rekabet yasağının konu ve yer bakımından sınırlandırılmadığından geçersiz olduğunu, ayrıca sözleşmenin “kelepçeleme sözleşmesi” niteliğinde olup, Anayasa'nın 48. maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle de geçersiz olduğunu, talep edilen cezai şartın miktaren fahiş olduğunu, TBK 182/son hükmü gereği indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.
6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, “Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır” hükmünü haizdir. Taraflar arasındaki 21/02/2011 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 09/10/2015 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın 444. vd. maddelerinin tatbik edilmesi gerekir.
6098 sayılı TBK’nın 444. maddesi, “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.” biçiminde düzenlenmiştir.
Gerek söz konusu kanun hükmü ve gerekse de mülga 818 sayılı BK’nın 348. maddesi ile mer'i hukuk düzeni içerisinde yerini bulan ve kısaca rekabet yasağı olarak adlandırılan davaya konu sözleşme, kanun ile düzenlenmiş bir sözleşme olup içeriğinin sınırlandırılması da yine kanun hükmü ile sağlanmış, 6098 sayılı Kanun’un 445. ve 818 sayılı Kanun’un 349. maddelerinde bu yolda hükümlere yer verilmiştir.
Bu bağlamda, içeriği ve sınırları kanunla düzenlenmiş bir sözleşmenin, doğrudan, Anayasa’nın çalışma hürriyetine ilişkin hükümleri ile bağdaşmadığı şeklinde bir değerlendirme yapılmak suretiyle geçersiz addedilmesi mümkün değildir. Bu yöndeki bir değerlendirme, ancak, bu hususun Anayasanın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi’nde yöntemince ileri sürülmesi, anılan mahkemece bu yönde bir karar verilmesi ve Anayasanın 153. maddesi çerçevesinde mümkündür.
Şu halde, mahkemenin taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin Anayasaya ve buna dayalı olarak BK’nın 19 ve 20. maddelerine aykırı olduğu yolundaki gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece, taraf delillerinin tümüyle toplanarak ve gerektiği takdirde TBK’nın 445. maddesinde hakime tanınan takdir hakkı da kullanılmak suretiyle uyuşmazlıkla ilgili bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561613300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz