Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2663 E. 2019/7893 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sebepsiz zenginleşme↗ kâr dağıtımı↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle davacı şirketin biri davalı olmak üzere 3 ortağının bulunduğu, davalı müdür ile dava dışı müdürün bir kısım ticari faaliyetler sonucu şirket hesaplarına gönderilen paraları 1/2 oranında çektikleri, dava konusu tutarın da bu şekilde davalı tasarrufuna geçtiği, yapılan işlemin muhasebe ilkelerine ve şirketin mali disiplinine aykırı olduğu, şirketin kâr elde etmesi halinde bunun ancak ortaklar kurulunca alınacak bir kararla dağıtılabileceği, davalının bu şekilde 56.451,70 TL'yi hesaplarına aktardığı, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin birleşen dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararı davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13930 E. 2018/1171 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · kâr dağıtımı · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz kararda… yapılan işlemin muhasebe ilkelerine ve şirketin mali disiplinine aykırı olduğu, şirketin kâr elde etmesi halinde bunun ancak ortaklar kurulunca alınacak bir kararla «dağıtılabileceği», davalının bu şekilde 56.451,70 TL'yi hesaplarına aktardığı, «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin birleşen dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararı davalı vekilinin birleşen davaya yönelik te …
Benzer bu kararda… yapılan işlemin muhasebe ilkelerine ve şirketin mali disiplinine aykırı olduğu, şirketin kâr elde etmesi halinde bunun ancak ortaklar kurulunca alınacak bir kararla «dağıtılabileceği», davalının bu şekilde 56.451,70 TL'yi hesaplarına aktardığı, «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin birleşen dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihi itibariyle uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinin atfıyla aynı Kanunun 309/4. maddesi uyarınca .../... mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar.
… ndan kendi hesabına para aktardığına göre mahkemece, 21.05.2015 tarihinde açılan birleşen davada, dava tarihi itibariyle 6762 sayılı TTK'nin 309/4. maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu nazara alınarak birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kabulü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket
Benzer bu karardaDairemizin 2010/10503 E.-2012/2874 K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere dava, «limited şirketi» müdürünün, 19.10.2006 tarihinde davacı şirketin banka hesabından kendi hesabına aktardığı paranın tahsili istemine ilişkin sorumluluk davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/201 E. 2017/609 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · ihtiyati haciz · haciz · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu kararda2-Davalının, «ihtiyati haciz» konulmasına ilişkin 31.05.2016 tarihli «ara» kararına yönelik temyizine gelince; mahkemece 27/05/2016 tarihinde işin esası hakkında karar verildikten ve işten el çektikten sonra 31/05/2016 tarihinde ara kararı ile ihtiyati hacize ilişkin karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece davacının «tacir» olmadığı ve uyuşmazlığın TTK 4. maddesindeki uyuşmazlıklardan olmadığı, ticari bir dava bulunmadığı belirtilerek asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğuna karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2663 E. , 2019/7893 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29/12/2015 gün ve 2012/306 - 2015/883 sayılı kararı bozan Daire'nin 19/02/2018 gün ve 2016/13930 - 2018/1171 sayılı kararı aleyhinde birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin ortağı ve münferit yetkilisi olan davalının 2006 yılı Haziran ayında 10.000.- TL, 19.10.2006 tarihinde de 56.000.- TL'yi şirketin banka hesabından kendi hesaplarına aktardığını ileri sürerek, şimdilik 6.000.- TL'nin çekilme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini birleşen davada ise, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek 50.451,70 TL'nin 19.10.2006 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle davacı şirketin biri davalı olmak üzere 3 ortağının bulunduğu, davalı müdür ile dava dışı müdürün bir kısım ticari faaliyetler sonucu şirket hesaplarına gönderilen paraları 1/2 oranında çektikleri, dava konusu tutarın da bu şekilde davalı tasarrufuna geçtiği, yapılan işlemin muhasebe ilkelerine ve şirketin mali disiplinine aykırı olduğu, şirketin kâr elde etmesi halinde bunun ancak ortaklar kurulunca alınacak bir kararla dağıtılabileceği, davalının bu şekilde 56.451,70 TL'yi hesaplarına aktardığı, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin birleşen dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararı davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/556159000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz