Ttk 309/4
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13930 E. 2018/1171 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4↗ sebepsiz zenginleşme↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle davacı şirketin biri davalı olmak üzere 3 ortağının bulunduğu, davalı müdür ile dava dışı müdürün bir kısım ticari faaliyetler sonucu şirket hesaplarına gönderilen paraları 1/2 oranında çektikleri, dava konusu tutarın da bu şekilde davalı tasarrufuna geçtiği, yapılan işlemin muhasebe ilkelerine ve şirketin mali disiplinine aykırı olduğu, şirketin kâr elde etmesi halinde bunun ancak ortaklar kurulunca alınacak bir kararla dağıtılabileceği, davalının bu şekilde 56.451,70 TL'yi hesaplarına aktardığı, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin birleşen dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili birleşen davaya yönelik temyiz etmiştir.
Dairemizin 2010/10503 E.-2012/2874 K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere dava, limited şirketi müdürünün, 19.10.2006 tarihinde davacı şirketin banka hesabından kendi hesabına aktardığı paranın tahsili istemine ilişkin sorumluluk davasıdır. Olay tarihi itibariyle uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinin atfıyla aynı Kanunun 309/4. maddesi uyarınca
.../...
mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Somut olayda, davalı 19.10.2006 tarihinde davacı şirket hesabından kendi hesabına para aktardığına göre mahkemece, 21.05.2015 tarihinde açılan birleşen davada, dava tarihi itibariyle 6762 sayılı TTK'nin 309/4. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, birleşen davada tesis edilen hükmün davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2663 E. 2019/7893 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · kâr dağıtımı · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz kararda… yapılan işlemin muhasebe ilkelerine ve şirketin mali disiplinine aykırı olduğu, şirketin kâr elde etmesi halinde bunun ancak ortaklar kurulunca alınacak bir kararla «dağıtılabileceği», davalının bu şekilde 56.451,70 TL'yi hesaplarına aktardığı, «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin birleşen dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihi itibariyle uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinin atfıyla aynı Kanunun 309/4. maddesi uyarınca .../... mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar.
… ndan kendi hesabına para aktardığına göre mahkemece, 21.05.2015 tarihinde açılan birleşen davada, dava tarihi itibariyle 6762 sayılı TTK'nin 309/4. maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu nazara alınarak birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kabulü …
Benzer bu kararda… yapılan işlemin muhasebe ilkelerine ve şirketin mali disiplinine aykırı olduğu, şirketin kâr elde etmesi halinde bunun ancak ortaklar kurulunca alınacak bir kararla «dağıtılabileceği», davalının bu şekilde 56.451,70 TL'yi hesaplarına aktardığı, «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin birleşen dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararı davalı vekilinin birleşen davaya yönelik te …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7996 E. 2013/22423 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz kararda… yapılan işlemin muhasebe ilkelerine ve şirketin mali disiplinine aykırı olduğu, şirketin kâr elde etmesi halinde bunun ancak ortaklar kurulunca alınacak bir kararla «dağıtılabileceği», davalının bu şekilde 56.451,70 TL'yi hesaplarına aktardığı, «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin birleşen dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihi itibariyle uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinin atfıyla aynı Kanunun 309/4. maddesi uyarınca .../... mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar.
… ndan kendi hesabına para aktardığına göre mahkemece, 21.05.2015 tarihinde açılan birleşen davada, dava tarihi itibariyle 6762 sayılı TTK'nin 309/4. maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu nazara alınarak birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kabulü …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309/«son» maddesinde, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkının, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin gerçekleşme tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrayacağının belirlendiği, somut olayda; dava konusu taşınmazın satışının 09.04.2007 tarihinde gerçekleştirildiği, varsa davacı zararının, tapuda satışın gerçekle …
Mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan madde şirket yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davalarında uygulanacak zamanaşımı süresini düzenlemektedir.
Bu durumda, davacı tarafından davalı ...'ye karşı açılan davada, «zamanaşımı» hususunun bu çerçevede değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davalı ... hakkındaki davanın da, 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvazaa · şirket müdürü · şirket zararı · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2- Ancak davacı, şirkete ait taşınmazın «şirket müdürü» davalı ... tarafından davalı ...'a «muvazaalı» olarak devredildiğini, bu sebeple «şirketin zarara» uğradığını iddia edip her iki davalıya da «husumet» yönelterek tazminat talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309/«son» maddesinde, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkının, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin gerçekleşme tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrayacağının belirlendiği, somut olayda; dava konusu taşınmazın satışının 09.04.2007 tarihinde gerçekleştirildiği, varsa davacı zararının, tapuda satışın gerçekle …
Mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan madde şirket yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davalarında uygulanacak zamanaşımı süresini düzenlemektedir.
Bu nedenle 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesinin, şirket yöneticisi olmayan tapudaki işlemde taraf olarak bulunup, taşınmazı devralan davalı ... hakkında da uygulanması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10047 E. 2018/3141 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz kararda… yapılan işlemin muhasebe ilkelerine ve şirketin mali disiplinine aykırı olduğu, şirketin kâr elde etmesi halinde bunun ancak ortaklar kurulunca alınacak bir kararla «dağıtılabileceği», davalının bu şekilde 56.451,70 TL'yi hesaplarına aktardığı, «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin birleşen dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihi itibariyle uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinin atfıyla aynı Kanunun 309/4. maddesi uyarınca .../... mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar.
… ndan kendi hesabına para aktardığına göre mahkemece, 21.05.2015 tarihinde açılan birleşen davada, dava tarihi itibariyle 6762 sayılı TTK'nin 309/4. maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu nazara alınarak birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kabulü …
Benzer bu kararda1-Dava, şirket yöneticisinin şirkete verdiği iddia olunan «dolaylı zararın» tazmini istemiyle açılan sorumluluk ve «alacak davası» olup mahkemece davalının «zamanaşımı» itirazı hukuk zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de; ...' nın 309. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı …
Somut olayda zararın vukuu tarihinden itibaren beş yıl ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl geçmiş ise de davalının eylemi, 5237 sayılı TCK' nın «257». maddesine göre hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu olduğundan aynı Yasa'nın 66. maddesine göre dava «zamanaşımı» 8 yıldır.
Dolayısıyla suç tarihinden itibaren «ceza zamanaşımı» süresi dolmamış olup mahkemenin hukuk zamanaşımının dolmadığı gerekçesi doğru değil ise de yukarıda açıklanan gerekçeyle zamanaşımının reddi sonucu itibariyle doğrudur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolaylı zarar · ceza zamanaşımı · i̇i̇k 257 · gerçek zarar · alacak davası · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1-Dava, şirket yöneticisinin şirkete verdiği iddia olunan «dolaylı zararın» tazmini istemiyle açılan sorumluluk ve «alacak davası» olup mahkemece davalının «zamanaşımı» itirazı hukuk zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de; ...' nın 309. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı …
Ancak, dava «dolaylı zarar» iddiasıyla açılmış olup, davacı uğradığı «gerçek zararın» saptanarak dolaylı zarar miktarı kadar şirkete verilmesini isteyebilir.
TL’yi yöneticisi olduğu şirkete intikal ettirmeyerek hem davacı alacaklının «dolaylı zarara» uğramasına neden olduğu, hem de anılan tutar kadar yöneticisi bulunduğu şirkete borcu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda zararın vukuu tarihinden itibaren beş yıl ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl geçmiş ise de davalının eylemi, 5237 sayılı TCK' nın «257». maddesine göre hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu olduğundan aynı Yasa'nın 66. maddesine göre dava «zamanaşımı» 8 yıldır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13930 E. , 2018/1171 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2012/306-2015/883 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin ortağı ve münferit yetkilisi olan davalının 2006 yılı Haziran ayında 10.000 TL, 19.10.2006 tarihinde de 56.000 TL'yi şirketin banka hesabından kendi hesaplarına aktardığını ileri sürerek şimdilik 6.000 TL'nin çekilme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davada, asıl olarak diğer müdürün şirkete ait paraları kendi hesaplarına aktarıp şahsi işleri için kullandığını, şahsi giderlerini şirketten kullanıp bunları şirket gideri olarak gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili birleşen davada, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek 50.451,70 TL'nin 19.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, birleşen davada, zamanaşımı defiinde bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle davacı şirketin biri davalı olmak üzere 3 ortağının bulunduğu, davalı müdür ile dava dışı müdürün bir kısım ticari faaliyetler sonucu şirket hesaplarına gönderilen paraları 1/2 oranında çektikleri, dava konusu tutarın da bu şekilde davalı tasarrufuna geçtiği, yapılan işlemin muhasebe ilkelerine ve şirketin mali disiplinine aykırı olduğu, şirketin kâr elde etmesi halinde bunun ancak ortaklar kurulunca alınacak bir kararla dağıtılabileceği, davalının bu şekilde 56.451,70 TL'yi hesaplarına aktardığı, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin birleşen dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili birleşen davaya yönelik temyiz etmiştir.
Dairemizin 2010/10503 E.-2012/2874 K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere dava, limited şirketi müdürünün, 19.10.2006 tarihinde davacı şirketin banka hesabından kendi hesabına aktardığı paranın tahsili istemine ilişkin sorumluluk davasıdır. Olay tarihi itibariyle uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nin 556. maddesinin atfıyla aynı Kanunun 309/4. maddesi uyarınca
.../...
mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Somut olayda, davalı 19.10.2006 tarihinde davacı şirket hesabından kendi hesabına para aktardığına göre mahkemece, 21.05.2015 tarihinde açılan birleşen davada, dava tarihi itibariyle 6762 sayılı TTK'nin 309/4. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, birleşen davada tesis edilen hükmün davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davada verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407195700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz