Davalı adına tescilli tasarımının hükümsüzlüğü | Endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4693 E. 2019/6372 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı↗ tebligat eksikliği↗ gider avansı↗ ihtarat↗ tescilsiz tasarım↗ ara karar↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ ihtar↗ tebligat↗ dosya masrafı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kasamına göre, davacıya verilen kesin süreye rağmen gider avansını karşılamadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacıya gönderilen 07.06.2018 tarihli tebligat ile bilirkişi masraflarının ödenmesi için gider avansı adı altında ayrıntılı ihtarat yapıldığı, buna ilişkin ara kararının duruşmaya katılan davacı vekiline ihtar edildiği belirtilmiştir. Oysa, gönderilen tebligat içeriğinden de anlaşıldığı gibi istenen masraf; gider avansı değil, delil avansı niteliğinde olup, düzenlenen tebligatın gider avansı olarak nitelenen kalemler içermesi ve buna bağlanan sonuçları ihtar etmesi nedeniyle, kanuna uygun olduğu söylenemez. Ancak, tebligat içeriğinde delil avansı olduğu belirtilseydi dahi mahkemenin usulüne uygun ihtarat içeren bir ara kararı da bulunmadığından, tebligat usulüne uygun olmayacaktı. O halde, 6100 sayılı HMK’nın 324/1 hükmü gereği, mahkemece, yapılacak masrafın kalemleri, ikmal için verilen süre ve ikmal edilmeme halindeki sonuçlarına ilişkin usulüne uygun ara karar ve buna bağlı tebligat ile eksikliğin tamamlanması ve yargılamaya devam olunması gerekmekte iken; yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5640 E. 2013/20729 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · ihtarat · kesin süre · usulden reddi · ihtar · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kasamına göre, davacıya verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını karşılamadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacıya gönderilen 07.06.2018 tarihli «tebligat» ile bilirkişi «masraflarının» ödenmesi için «gider avansı» adı altında ayrıntılı «ihtarat» yapıldığı, buna ilişkin «ara» kararının duruşmaya katılan davacı vekiline «ihtar» edildiği belirtilmiştir.
Oysa, gönderilen «tebligat» içeriğinden de anlaşıldığı gibi istenen «masraf»; «gider avansı» değil, «delil avansı» niteliğinde olup, düzenlenen tebligatın gider avansı olarak nitelenen kalemler içermesi ve buna bağlanan sonuçları «ihtar» etmesi nedeniyle, kanuna uygun olduğu söylenemez.
Benzer bu karardaAksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, tescilli endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün iptali ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece gider avansının verilen «kesin süreye» rağmen yatırılmadığından bahisle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vazgeçmiş sayılma · kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece davacı vekiline verilen «kesin» mehle rağmen bu giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK 324/2 maddesi "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2268 E. 2017/4545 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · ihtarat · ara karar · kesin süre · ihtar · tebligat · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacıya gönderilen 07.06.2018 tarihli «tebligat» ile bilirkişi «masraflarının» ödenmesi için «gider avansı» adı altında ayrıntılı «ihtarat» yapıldığı, buna ilişkin «ara» kararının duruşmaya katılan davacı vekiline «ihtar» edildiği belirtilmiştir.
Oysa, gönderilen «tebligat» içeriğinden de anlaşıldığı gibi istenen «masraf»; «gider avansı» değil, «delil avansı» niteliğinde olup, düzenlenen tebligatın gider avansı olarak nitelenen kalemler içermesi ve buna bağlanan sonuçları «ihtar» etmesi nedeniyle, kanuna uygun olduğu söylenemez.
Ancak, «tebligat» içeriğinde «delil avansı» olduğu belirtilseydi dahi mahkemenin usulüne uygun «ihtarat» içeren bir «ara» kararı da bulunmadığından, tebligat usulüne uygun olmayacaktı.
Benzer bu kararda… alının eylemlerinin davacı tasarımına tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği ancak davacı vekiline bilirkişi, «tebligat» ve dosyanın posta gidiş dönüşü «masrafı» için iki haftalık «kesin süre» verilmesine rağmen talimat giderinin karşılanmadığı, 28.05.2015 tarihli oturumda, dava dosyasında bulunan «gider avansı» miktarına göre bu miktarın mahsubu ile «bilirkişi incelemesi» yapılması için eksik kalan 1.300,00 TL talimat gideri bulunduğu anlaşılmakla, eksik talimat «bilirkişi ücretini» karşılaması için davacı vekiline verilen iki hafta kesin süre içinde yine «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği, tasarım hakkına tecavüz eylemlerinin tespit ve değerlendirilmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, ancak kesin sürenin …
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa gönderilen «ihtaratta» «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» «kesin süre» içinde yatırılmaması halinde 6100 sayılı HMK'nın 324/2. maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına dair sonuçları hatırlatılmadan yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden bahsedilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde yazılı olan «bilirkişi ücretine» ilişkin delil avansının yatırılmasına ilişkindir.
… alının eylemlerinin davacı tasarımına tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği ancak davacı vekiline bilirkişi, «tebligat» ve dosyanın posta gidiş dönüşü «masrafı» için iki haftalık «kesin süre» verilmesine rağmen talimat giderinin karşılanmadığı, 28.05.2015 tarihli oturumda, dava dosyasında bulunan «gider avansı» miktarına göre bu miktarın mahsubu ile «bilirkişi incelemesi» yapılması için eksik kalan 1.300,00 TL talimat gideri bulunduğu anlaşılmakla, eksik talimat «bilirkişi ücretini» karşılaması için davacı vekiline verilen iki hafta kesin süre içinde yine «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği, tasarım hakkına tecavüz eylemlerinin tespit ve değerlendirilmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, ancak kesin sürenin …
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden bahsedilemez.
Dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının eylemlerinin tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişi raporu alınması gerektiği ancak davacı tarafın iki haftalık «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretini» ödemediği ve dosyadaki mevcut delillerle de iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4693 E. , 2019/6372 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28/06/2018 tarih ve 2017/422-2018/563 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin Göreme'de ikamet eden ve geleneksel el sanatları ürünleri üretip pazarlayarak aile bütçesine katkı sağlayan ev hanımları olduğunu, davalının tasarım tescil belgeleri ürünlerinin aslında yıllardan beri üretilen, bilinen ürünler olduğunu, Kültür Bakanlığı tarafından 1998 yılında hazırlanan ve yayınlanan Türk Oyaları Kataloğunda da benzerlerine rastlamanın mümkün olduğunu, müvekkillerinin ürünlerinin davalı ürünlerinin aynısı ve ayırt edilemeyecek kadar benzeri olmasının nedeninin kopyalama değil, yörenin turistik potansiyeli nedeni ile bu ürünlerin tescilinden öncede yıllardır üretiliyor olmasından kaynaklandığını, dava konusu ürünlerin el işçiliği ürünü olmaları nedeni ile birebir aynı olmasının mümkün olmadığını, pek çok internet sitesinde ve yayında bu tasarımlara yıllardır rastlandığını ileri sürerek davalının tasarımının hükümsüz kılınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili tarafından geliştirilen ürünlerin davacılar tarafından birebir aynısının yapıldığını, ürünlerin ayırt edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kasamına göre, davacıya verilen kesin süreye rağmen gider avansını karşılamadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacıya gönderilen 07.06.2018 tarihli tebligat ile bilirkişi masraflarının ödenmesi için gider avansı adı altında ayrıntılı ihtarat yapıldığı, buna ilişkin ara kararının duruşmaya katılan davacı vekiline ihtar edildiği belirtilmiştir. Oysa, gönderilen tebligat içeriğinden de anlaşıldığı gibi istenen masraf; gider avansı değil, delil avansı niteliğinde olup, düzenlenen tebligatın gider avansı olarak nitelenen kalemler içermesi ve buna bağlanan sonuçları ihtar etmesi nedeniyle, kanuna uygun olduğu söylenemez. Ancak, tebligat içeriğinde delil avansı olduğu belirtilseydi dahi mahkemenin usulüne uygun ihtarat içeren bir ara kararı da bulunmadığından, tebligat usulüne uygun olmayacaktı.
O halde, 6100 sayılı HMK’nın 324/1 hükmü gereği, mahkemece, yapılacak masrafın kalemleri, ikmal için verilen süre ve ikmal edilmeme halindeki sonuçlarına ilişkin usulüne uygun ara karar ve buna bağlı tebligat ile eksikliğin tamamlanması ve yargılamaya devam olunması gerekmekte iken; yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı taraf lehine BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/551135900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz