İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1090 E. 2019/5791 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibraname↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı yanca fazladan tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı olarak açılan ve fazla ödenen 14.094,39 TL’nin istirdadı talebine ilişkindir
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankadan kredi kullandığını, kredi taksitlerinin ödenmesinde yaşanan gecikmeler sebebiyle davalı yanca icra takibine başlandığını, icra dosyası içinde genel kredi sözleşmesinin kefili ...’dan fazladan para tahsil edildiği ileri sürmüş ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anılan karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.11.2017 tarih, 2016/3883 Esas 2017/6232 Karar sayılı ilamı ile kefilin yaptığı ödemenin davacı asıl borçlu tarafından talep edilebilmesi için kefile ödeme yapmış olması gerekir. Aksi takdirde yapıldığı iddia olunan fazla ödemenin ancak kefil tarafından talep edilebilir. Bu gerekçeler ile davacının kefile ödeme yapıp yapmadığının dosya kapsamında incelenmediği belirtilerek sair hususlar incelenmeksizin mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Ancak davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin kefile ödeme yaptığına dair beyan da bulunduğu, karar düzeltme dilekçesi ekinde de dava dışı kefilden alınan ibranamenin sunulduğunun anlaşılmasına ve mahkemece kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı yararına bozulmuş olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.11.2017 tarih, 2016/3883 Esas 2017/6232 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vererek hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18108 E. 2014/1548 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · tefrik · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 2007/6232 karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, «görevsizlik» kararını temyiz etmeyen diğer davalılar yönünden dosyanın «tefrik» edilerek, bu davalılar hakkındaki görevsizlik kararının kesinleştiğinden bahisle «dosyanın gönderildiği», buna karşın somut uyuşmazlığın davacı banka yöneticisi ve «görevlilerinin» sorumluluklarına dayalı olması hususundan kaynaklandığı, bu haliyle genel hükümlere tabi olduğu, Bankacılık Kanunu'nun uygulamasından kaynaklanmadığı, görevli mahk …
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/82 karar sayılı ilamı ile Bankalar Kanunu'nun 14/5-d maddesi gereğince «görevsizlik» kararı verilerek dosyanın İstanbul 1.
Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3883 E. 2017/6232 K.
Ortak:kefil · istirdat
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davalı yanca fazladan tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı olarak açılan ve fazla ödenen 14.094,39 TL’nin «istirdadı» talebine ilişkindir Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankadan kredi kullandığını, kredi taksitlerinin ödenmesinde yaşanan gecikmeler sebebiyle davalı yanca icra takibine başlandığını, icra dosyası içinde genel kredi sözleşmesinin «kefili» ...’dan fazladan para tahsil edildiği ileri sürmüş ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anılan karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.11.2017 tarih, 2016/3883 Esas 2017/6232 Karar sayılı ilamı ile «kefilin» yaptığı ödemenin davacı asıl borçlu tarafından talep edilebilmesi için kefile ödeme yapmış olması gerekir.
Aksi takdirde yapıldığı iddia olunan fazla ödemenin ancak «kefil» tarafından talep edilebilir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacının davalı bankadan «istirdat» talebinin «kefile» ödeme şartına bağlı olduğu dikkate alınarak davacının kefile ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava tarihi itibariyle «kefil» ...’tan 14.094,39 TL fazla tahsilat yapıldığı, bu miktarın iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 14.094,39 TL'nin 5000 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, kalan kısmının ise «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Davacı, davalı bankaya olan kredi borcunun icra takibi sırasında ödendiğini, borç sona erdiği halde «kefili» tarafından 18.670,80 TL fazladan ödeme yapıldığını ve kendisinin kefile bu miktarı ödediğini ileri sürerek kefilinden fazladan tahsil edilen miktarın kendisine ödenmesini talep etmiş, talebini 10.12.2014 «havale» tarihli dilekçesinde açıklamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · havale · ıslah · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava tarihi itibariyle «kefil» ...’tan 14.094,39 TL fazla tahsilat yapıldığı, bu miktarın iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 14.094,39 TL'nin 5000 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, kalan kısmının ise «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Davacı, davalı bankaya olan kredi borcunun icra takibi sırasında ödendiğini, borç sona erdiği halde «kefili» tarafından 18.670,80 TL fazladan ödeme yapıldığını ve kendisinin kefile bu miktarı ödediğini ileri sürerek kefilinden fazladan tahsil edilen miktarın kendisine ödenmesini talep etmiş, talebini 10.12.2014 «havale» tarihli dilekçesinde açıklamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacının davalı bankadan «istirdat» talebinin «kefile» ödeme şartına bağlı olduğu dikkate alınarak davacının kefile ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1090 E. , 2019/5791 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30/12/2015 gün ve 2014/140 - 2015/574 sayılı kararı bozan Daire'nin 15/11/2017 gün ve 2016/3883 - 2017/6232 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada üç ayrı hesaptan kredi kullandığını, müvekkilinin annesi adına kayıtlı gayrimenkuller ipotek edilerek ve ...isimli şahsın şahsi kefaleti alınmak suretiyle bu kredilerin müvekkilinin kullanımına sunulduğunu, kredi ile ilgili birtakım ödemeleri yapmayınca müvekkilinin temerrüde düşürüldüğünü, davalı bankanın kurye vasıtasıyla müvekkiline imzalattırdığı borç ikrarı ve ödeme taahhüdü başlıklı 15.09.2009 tarihli belge ile bu kredilere ilişkin bakiye borcunun 4.579,02 TL olduğunun müvekkiline resmi olarak bildirilmesine ve bu borcun ödenmesi taahhüdünün müvekkilinden alınmasına rağmen davalı bankaca takip dosyasında kefilden 18.670,80 TL tahsil edildiğini, bu paranın müvekkilince kefiline ödediğini, müvekkilinden fazladan tahsil edilen paranın şimdilik 5.000.- TL'sinin davalıdan son ödeme tarihi olan 16.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 14.094,39 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı yanca fazladan tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı olarak açılan ve fazla ödenen 14.094,39 TL’nin istirdadı talebine ilişkindir
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankadan kredi kullandığını, kredi taksitlerinin ödenmesinde yaşanan gecikmeler sebebiyle davalı yanca icra takibine başlandığını, icra dosyası içinde genel kredi sözleşmesinin kefili ...’dan fazladan para tahsil edildiği ileri sürmüş ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anılan karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.11.2017 tarih, 2016/3883 Esas 2017/6232 Karar sayılı ilamı ile kefilin yaptığı ödemenin davacı asıl borçlu tarafından talep edilebilmesi için kefile ödeme yapmış olması gerekir. Aksi takdirde yapıldığı iddia olunan fazla ödemenin ancak kefil tarafından talep edilebilir. Bu gerekçeler ile davacının kefile ödeme yapıp yapmadığının dosya kapsamında incelenmediği belirtilerek sair hususlar incelenmeksizin mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Ancak davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin kefile ödeme yaptığına dair beyan da bulunduğu, karar düzeltme dilekçesi ekinde de dava dışı kefilden alınan ibranamenin sunulduğunun anlaşılmasına ve mahkemece kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı yararına bozulmuş olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.11.2017 tarih, 2016/3883 Esas 2017/6232 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vererek hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.11.2017 tarih, 2016/3883 Esas 2017/6232 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, peşin harcın onama harcından mahsubuyla 722,09 TL'nin davalıdan alınmasına, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/547698900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz