Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3883 E. 2017/6232 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reeskont faizi↗ kefil↗ istirdat↗ havale↗ ıslah↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava tarihi itibariyle kefil ...’tan 14.094,39 TL fazla tahsilat yapıldığı, bu miktarın iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 14.094,39 TL'nin 5000 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, kalan kısmının ise ıslah tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı, davalı bankaya olan kredi borcunun icra takibi sırasında ödendiğini, borç sona erdiği halde kefili tarafından 18.670,80 TL fazladan ödeme yapıldığını ve kendisinin kefile bu miktarı ödediğini ileri sürerek kefilinden fazladan tahsil edilen miktarın kendisine ödenmesini talep etmiş, talebini 10.12.2014 havale tarihli dilekçesinde açıklamıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda dava dışı kefilden icra takibi sırasında 14.094,39 TL fazla tahsilat yapıldığı belirtilmiş
ve mahkemece bu miktara hükmedilmişse de kefil tarafından ödendiği iddia olunan miktarın davacı asıl borçlu tarafından talep edilebilmesi için asıl borçlunun kefile ödeme yapmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde yapıldığı iddia olunan fazla ödeme kefil tarafından talep edilmelidir. Bu durumda mahkemece, davacının davalı bankadan istirdat talebinin kefile ödeme şartına bağlı olduğu dikkate alınarak davacının kefile ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4795 E. 2020/2988 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas def'i · navlun alacağı · alt taşıyıcı · takas · navlun · kötüniyet tazminatı · def'i · taşıyıcı
Benzer bu kararda2- Dava, taşımadan kaynaklı «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davalının «takas def»’ine konu ettiği dava dışı Carotrans şirketine ödenen 2.094,50 USD zararının, davaya konu taşımanın gecikmesinden doğan bir zarar olduğuna ilişkin savunmasını ispat …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının «alt taşıyıcısı» tarafından malın 01.09.2012 tarihinde «teslim» alındığı, alıcısına 01.11.2012 tarihinde teslim edildiği, makul taşıma süresinin aşıldığı, davalının eşyanın teslimi için davacı alt taşıyıcısına 1000 USD ödediği, yine Carotrans şirketi ile anlaşılan 4.189 USD’nin yarısı olan 2.094,50 USD'yi bu şirkete iade etmek zorunda kaldığı, bu kapsamda davalının 3.094,50 USD zarar ettiği, bu miktarın düşülmesi sonrasında davacının talep edebileceği alacağının 5,50 USD olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 5.50 USD «asıl alacak» ve asıl alacağa takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar işleyecek en yüksek döviz faiziyle devamına, kabul edilen miktarın % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1090 E. 2019/5791 K.
Ortak:kefil · istirdat
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davacının davalı bankadan «istirdat» talebinin «kefile» ödeme şartına bağlı olduğu dikkate alınarak davacının kefile ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava tarihi itibariyle «kefil» ...’tan 14.094,39 TL fazla tahsilat yapıldığı, bu miktarın iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 14.094,39 TL'nin 5000 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, kalan kısmının ise «ıslah» tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Davacı, davalı bankaya olan kredi borcunun icra takibi sırasında ödendiğini, borç sona erdiği halde «kefili» tarafından 18.670,80 TL fazladan ödeme yapıldığını ve kendisinin kefile bu miktarı ödediğini ileri sürerek kefilinden fazladan tahsil edilen miktarın kendisine ödenmesini talep etmiş, talebini 10.12.2014 «havale» tarihli dilekçesinde açıklamıştır.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davalı yanca fazladan tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı olarak açılan ve fazla ödenen 14.094,39 TL’nin «istirdadı» talebine ilişkindir Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankadan kredi kullandığını, kredi taksitlerinin ödenmesinde yaşanan gecikmeler sebebiyle davalı yanca icra takibine başlandığını, icra dosyası içinde genel kredi sözleşmesinin «kefili» ...’dan fazladan para tahsil edildiği ileri sürmüş ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anılan karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.11.2017 tarih, 2016/3883 Esas 2017/6232 Karar sayılı ilamı ile «kefilin» yaptığı ödemenin davacı asıl borçlu tarafından talep edilebilmesi için kefile ödeme yapmış olması gerekir.
Aksi takdirde yapıldığı iddia olunan fazla ödemenin ancak «kefil» tarafından talep edilebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ibraname · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davalı yanca fazladan tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı olarak açılan ve fazla ödenen 14.094,39 TL’nin «istirdadı» talebine ilişkindir Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankadan kredi kullandığını, kredi taksitlerinin ödenmesinde yaşanan gecikmeler sebebiyle davalı yanca icra takibine başlandığını, icra dosyası içinde genel kredi sözleşmesinin «kefili» ...’dan fazladan para tahsil edildiği ileri sürmüş ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin «kefile» ödeme yaptığına dair beyan da bulunduğu, karar düzeltme dilekçesi ekinde de dava dışı kefilden alınan «ibranamenin» sunulduğunun anlaşılmasına ve mahkemece kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına gö …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3883 E. , 2017/6232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2015 tarih ve 2014/140-2015/574 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan üç hesaptan ayrı ayrı kredi kullandığını, müvekkilinin annesi adına kayıtlı gayrimenkuller ipotek edilerek ve ... isimli şahsın şahsi kefaleti alınmak suretiyle bu kredilerin müvekkilinin kullanımına sunulduğunu, müvekkilinin kredi ile ilgili birtakım ödemeleri yapmayınca temerrüde düşürüldüğünü, davalı bankanın kurye vasıtasıyla müvekkiline imzalattırdığı borç ikrarı ve ödeme taahhüdü başlıklı 15.09.2009 tarihli belge ile bu kredilere ilişkin bakiye borcunun 4.579,02 TL olduğunun müvekkiline resmi olarak bildirilmesine ve bu borcun ödenmesi taahhüdünün müvekkilinden alınmasına rağmen davalı bankaca takip dosyasında kefilden 18.670,80 TL tahsil edildiğini, bu paranın müvekkilince kefiline ödediğini, müvekkilinden fazladan para tahsil edildiğini ileri sürerek şimdilik 5000 TL'nin davalıdan son ödeme tarihi olan 16.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödeme planına uygun olarak ödeme yapmadığını, kredi hesabının kat edildiğini, takip başlatıldığını, fazladan tahsilat yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava tarihi itibariyle kefil ...’tan 14.094,39 TL fazla tahsilat yapıldığı, bu miktarın iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile;
14. 094,39 TL'nin 5000 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, kalan kısmının ise ıslah tarihi olan 20/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı, davalı bankaya olan kredi borcunun icra takibi sırasında ödendiğini, borç sona erdiği halde kefili tarafından 18.670,80 TL fazladan ödeme yapıldığını ve kendisinin kefile bu miktarı ödediğini ileri sürerek kefilinden fazladan tahsil edilen miktarın kendisine ödenmesini talep etmiş, talebini 10.12.2014 havale tarihli dilekçesinde açıklamıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda dava dışı kefilden icra takibi sırasında 14.094,39 TL fazla tahsilat yapıldığı belirtilmiş
ve mahkemece bu miktara hükmedilmişse de kefil tarafından ödendiği iddia olunan miktarın davacı asıl borçlu tarafından talep edilebilmesi için asıl borçlunun kefile ödeme yapmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde yapıldığı iddia olunan fazla ödeme kefil tarafından talep edilmelidir. Bu durumda mahkemece, davacının davalı bankadan istirdat talebinin kefile ödeme şartına bağlı olduğu dikkate alınarak davacının kefile ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/383027800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz