Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/401 E. 2019/5320 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas masası↗ iflasın açılması↗ sıra cetveli↗ yargı yolu↗ iflas idaresi↗ hükmün kesinleşmesi↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ davanın konusu↗ muacceliyet↗ ipotek↗ tmsf↗ kâr dağıtımı↗ haksız fiil↗ ek tasfiye↗ iflas↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalılar ..., TMSF, BDDK ile ... hakkında açılan davaların kabule şayan olmadığından reddine, davalı ...A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 54.621,62 TL'nin dava tarihi olan 25/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. iflas etmiş ve iflas masası teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...A.Ş. iflas idaresi vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin, davalı ...A.Ş. iflas idaresi vekilinin ise aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemenin 17/12/2009 tarihli ilamı ile davalılar TMSF ve BDDK hakkında açılan davanın yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine hükmedilmiş, bu hüküm davalı BDDK vekilince temyiz edilmemiş olup, Dairemizin 10/12/2012 tarihli kararıyla davacı vekilinin davalılar TMSF ve BDDK hakkında verilen karara yönelik tüm temyiz itirazları reddedilmiş, karar hükmedilen vekalet ücretleri yönünden TMSF yararına, davalılar Müflis Türkiye İmar […]A.Ş., ... ve ... hakkında verilen kararlar temyiz eden davacı yararına bozulmuştur. Bu suretle, davalılar TMSF ve BDDK hakkında verilen davanın yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine dair hükmün kesinleşmiş olması nedeniyle mahkemece bozma ilamına uyulması sonrasında davalılar TMSF ve BDDK hakkında açılan davaların kabule şayan olmadığından esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı ...A.Ş. iflas idaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı tarafından haksız fiil hükümlerine dayalı olarak alacak isteminde bulunulmuş olup, ancak off-shore hesabına yatırdığı miktarın tahsilini talep etme imkanına sahiptir. Davacı tarafından 50.000 DM off-shore hesabına 12 ay vadeli olarak yatırılmış, daha sonra temdit eden faizler anaparaya eklenmiş ve 07/08/2000 tarihinde 9.020 DM, 09/08/2002 tarihinde 3.750 Euro davacı tarafından çekilmiş, mahkemece hesapta kalan bakiye miktar üzerinden hesaplama yapılmıştır. Taraflar arasında akdi ilişki olmadığından, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez. Bu itibarla, mahkemece, davacının yatırdığı meblağ ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, İİK’nın 195. maddesi gereğince iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. Kural olarak iflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Bu suretle, iflas tarihinden sonra açılmış olan bu davada, dava konusu alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de doğru olmamıştır.
Ayrıca, kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, bu davalarda sadece alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenle mahkemece, tahsil hükmü kurulması da yerinde görülmemiş, kararın davalı ...A.Ş. iflas idaresi yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5892 E. 2021/6972 K.
Ortak:iflas masası · iflas idaresi · iflas · avans faizi
İncelediğiniz kararda… ın kabule şayan olmadığından reddine, davalı ...A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 54.621,62 TL'nin dava tarihi olan 25/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...A.Ş. «iflas idaresi» vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin, davalı ...A.Ş. «iflas idaresi» vekilinin ise aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu kararda… hakkında açılan davaların kabule şayan olmadığından reddine, davalı ...A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 54.621,62 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne dair verilen kararın, davalı ...A.Ş. «iflas idaresi» vekili ile davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/472 E. 2019/5615 K.
Ortak:iflas masası · iflasın açılması · sıra cetveli · iflas idaresi · davanın konusu · muacceliyet · ipotek · kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaKural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Alacağın ödenmesi ancak «tasfiye» sonunda masa mevcudunun «sıra cetveline» uygun biçimde «dağıtımı» aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
… ın kabule şayan olmadığından reddine, davalı ...A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 54.621,62 TL'nin dava tarihi olan 25/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Alacağın ödenmesi ancak «tasfiye» sonunda masa mevcudunun «sıra cetveline» uygun biçimde «dağıtımı» aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
Bu nedenle, «iflas» tarihinden sonra açılmış olan bu davada, «dava konusu» alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. «iflas idaresi» yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · dahili dava
Benzer bu kararda… kında açılan davalar reddedildiğinden ve haklarında verilen hüküm temyiz edilmeden keşinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmadığı, karar başlığına «dahil» edilmediği, davalı ... hakkındaki davanın «tefrik» edildiği, davalı ... hakkındaki davanın ise paravan bir şirket olduğu, bu davalı hakkındaki davanın da kabule şayan olmadığı gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın kabule şayan olmadığından reddine, davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 171.974,95 TL'nin dava tarihi olan 19/11/2007 tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
-
İflasa kayıt | Akdi ilişki olmadığının tespiti | Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2094 E. 2017/7155 K.
Ortak:iflasın açılması · sıra cetveli · yargı yolu · iflas idaresi · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · muacceliyet · ipotek · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Bu itibarla, mahkemece, davacının yatırdığı meblağ ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı ...A.Ş. «iflas idaresi» vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaKural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Bu itibarla, mahkemece, davacının yatırdığı meblağ ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… a banka tarafından aktarıldığı, ancak bu kıyı bankasını hiçbir zaman aktif bankacılık hizmeti yapmadığı, bu paranın bu bankadan tahsil imkanı olmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, 96.216,84 Euro alacağın davalı ... bankanın «iflas» tarihi olan 08.06.2005 tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte karşılığı 186.593,32 TL olmakla bu değerin müflis bankadan «kayıt kabul davası» olarak müflis masasına alacak «kaydına» karar verilmesi gerektiği ve yine 96.216,84 Euro alacaktan İmar Off-Shore Ltd'nin de sorumlu olduğu, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalı ... ise TMSF tarafından bankaya el konulmasından sonra atanan bir yönetici olması nedeniyle bu kişiye «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı ... yönünden eski TTK 309 ve 341 maddelerine göre bu aşamada davanın zamansız açıldığı, öncelikle davalı bankadan zararın tahsili gerektiği tahsil edilemediği takdirde ancak yönetime dönülebileceği gerekçesiyle, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın «yargı yolu» nedeniyle «usulden reddine», davalı ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · nispi vekalet ücreti · tefrik · maktu vekalet ücreti · eş rızası · dolandırıcılık · usulden reddi · havale
Benzer bu kararda… a banka tarafından aktarıldığı, ancak bu kıyı bankasını hiçbir zaman aktif bankacılık hizmeti yapmadığı, bu paranın bu bankadan tahsil imkanı olmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, 96.216,84 Euro alacağın davalı ... bankanın «iflas» tarihi olan 08.06.2005 tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte karşılığı 186.593,32 TL olmakla bu değerin müflis bankadan «kayıt kabul davası» olarak müflis masasına alacak «kaydına» karar verilmesi gerektiği ve yine 96.216,84 Euro alacaktan İmar Off-Shore Ltd'nin de sorumlu olduğu, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalı ... ise TMSF tarafından bankaya el konulmasından sonra atanan bir yönetici olması nedeniyle bu kişiye «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı ... yönünden eski TTK 309 ve 341 maddelerine göre bu aşamada davanın zamansız açıldığı, öncelikle davalı bankadan zararın tahsili gerektiği tahsil edilemediği takdirde ancak yönetime dönülebileceği gerekçesiyle, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın «yargı yolu» nedeniyle «usulden reddine», davalı ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı ...
… 8/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, ... hakkındaki ceza davasının sanığın yakalanamadığı ve savunmasının alınamadığı gerekçesiyle ana dava dosyasından «tefrik» edildiği, ancak ana dava dosyasında bankanın diğer yöneticileri hakkında bir kısım suçlar yönünden «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma ve bir kısım suçlar yönünden ise mahkumiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen ceza davasında mudi sahiplerinin iradeleri dışında bu hesapların adeta hesap sahibini «rızası» varmışcasına off-shore kıyı bankasına «havale» işleminin müflis banka tarafından kağıt üzerinde yapıldığı, oysa hiçbir zaman bu paraların kıyı bankasına gönderilmediğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
İflas İdaresi aleyhinde açılan davanın «kayıt kabul davası» olarak kabulüne ve (96.216,84 euro) karşılığı olan 186.595,32 TL’nin müflisin «iflas» masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla ...
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6459 E. 2021/6973 K.
Ortak:iflas masası · iflas idaresi · iflas · avans faizi
İncelediğiniz kararda… ın kabule şayan olmadığından reddine, davalı ...A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 54.621,62 TL'nin dava tarihi olan 25/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...A.Ş. «iflas idaresi» vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin, davalı ...A.Ş. «iflas idaresi» vekilinin ise aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu kararda… olmadığından reddine, davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 171.974,95 TL'nin dava tarihi olan 19.11.2007 tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne dair verilen kararın, davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. «iflas idaresi» vekili ile davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4829 E. 2013/14620 K.
Ortak:yargı yolu · iflas idaresi · iflas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKararı, davalı ...A.Ş. «iflas idaresi» vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin, davalı ...A.Ş. «iflas idaresi» vekilinin ise aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davalı ...A.Ş. «iflas idaresi» vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı tarafından «haksız fiil» hükümlerine dayalı olarak alacak isteminde bulunulmuş olup, ancak off-shore hesabına yatırdığı miktarın tahsilini talep etme imkanına sahiptir.
Benzer bu karardaA.Ş. «iflas idaresi» vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, davalılar TMSF, BDDK ve ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, davalılar Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. ve ... hakkındaki davanın zamansız açılmış olması nedeniyle reddine, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar
Benzer bu karardaBankası Off Shore Limited hakkında tespit davasının «hukuki yarar» yokluğu nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/401 E. , 2019/5320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasındaki davanın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31/03/2016 tarih ve 2016/318-2014/1071 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekili ile davacı vekili tarafından duruşmalı istenmiş olup temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 10.09.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan ...iflas idaresi vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasarruflarını davalı ... Bankası A.Ş’de açtığı hesaba yatırdığını, İmar Bank Off-Shore Limited’e hesap açıldığını bilmediğini, bankanın davalı TMSF’ye devredildiğini, ancak parasının kendisine geri ödenmediğini, yöneticiler ... ve ...’ın sorumluluğunun bulunduğunu, davalı BDDK’nın davalı ... Bankası A.Ş’yi gereği gibi denetleyemediğini, davalı TMSF’nin de hesapları sigorta eden kurum olarak sorumluluğunun olduğunu ileri sürerek, 55.415,29 TL’nin avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı BDDK vekili, kurum aleyhine açılacak davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TMSF vekili, müvekkilinin Bankalar Yasası’ndan kaynaklanan yetkileri gereğince İmar Bankası’na el koyduğunu, idari işlem nedeniyle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, kendisinin bankaya BDDK tarafından yasa gereği yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, daha sonra genel müdürlük ve yönetim kurulu üyeliğine getirildiğini, 4389 sayılı Bankalar Yasası’nın değişik 24/6 md. gereğince BDDK tarafından atanan görevlilere husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Türk İmar […]A.Ş iflas idaresi vekili, müvekkilinin iflasına karar verildiğini, davacının iflas masasına alacağı için kayıt başvurusunda bulunması gerektiğini, hesabın açıldığı İmar Bankası Off-Shore’nin ayrı bir tüzel kişilik olduğunu ve husumetin ona yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı temsicisi, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalılar ..., TMSF, BDDK ile ... hakkında açılan davaların kabule şayan olmadığından reddine, davalı ...A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 54.621,62 TL'nin dava tarihi olan 25/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. iflas etmiş ve iflas masası teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...A.Ş. iflas idaresi vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin, davalı ...A.Ş. iflas idaresi vekilinin ise aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemenin 17/12/2009 tarihli ilamı ile davalılar TMSF ve BDDK hakkında açılan davanın yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine hükmedilmiş, bu hüküm davalı BDDK vekilince temyiz edilmemiş olup, Dairemizin 10/12/2012 tarihli kararıyla davacı vekilinin davalılar TMSF ve BDDK hakkında verilen karara yönelik tüm temyiz itirazları reddedilmiş, karar hükmedilen vekalet ücretleri yönünden TMSF yararına, davalılar Müflis Türkiye İmar […]A.Ş., ... ve ... hakkında verilen kararlar temyiz eden davacı yararına bozulmuştur. Bu suretle, davalılar TMSF ve BDDK hakkında verilen davanın yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine dair hükmün kesinleşmiş olması nedeniyle mahkemece bozma ilamına uyulması sonrasında davalılar TMSF ve BDDK hakkında açılan davaların kabule şayan olmadığından esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı ...A.Ş. iflas idaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı tarafından haksız fiil hükümlerine dayalı olarak alacak isteminde bulunulmuş olup, ancak off-shore hesabına yatırdığı miktarın tahsilini talep etme imkanına sahiptir. Davacı tarafından 50.000 DM off-shore hesabına 12 ay vadeli olarak yatırılmış, daha sonra temdit eden faizler anaparaya eklenmiş ve 07/08/2000 tarihinde 9.020 DM, 09/08/2002 tarihinde 3.750 Euro davacı tarafından çekilmiş, mahkemece hesapta kalan bakiye miktar üzerinden hesaplama yapılmıştır. Taraflar arasında akdi ilişki olmadığından, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez. Bu itibarla, mahkemece, davacının yatırdığı meblağ ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, İİK’nın 195. maddesi gereğince iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. Kural olarak iflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Bu suretle, iflas tarihinden sonra açılmış olan bu davada, dava konusu alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de doğru olmamıştır.
Ayrıca, kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, bu davalarda sadece alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenle mahkemece, tahsil hükmü kurulması da yerinde görülmemiş, kararın davalı ...A.Ş. iflas idaresi yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ...A.Ş. iflas idaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...A.Ş. iflas idaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ...A.Ş. iflas idaresi yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak ...ye verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı iadesine, 12/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542592400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz