Tespit davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4006 E. 2019/5272 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tespit davası↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, başvurular ile redde mesnet alınan markaların benzerlikleri hususu kurum kararlarının iptali istemi ile inceleneceği ve ayrıca tespit davası açılmasına cevaz veren bir düzenlemenin bulunmadığı hususları nazara alındığındatespit isteminin reddi gerektiği, kurum kararlarının iptali bakımından ise redde mesnet markaların kapsamlarında 29 ve 30. sınıf malların bulunduğu, başvurulardan reddedilen malların da 29 ve 30. sınıfta yer alan aynı veya benzer nitelikte mallar olduğu, başvurularda şekil unsuru bulunsa da “SHIP SHAK” ibaresinin asıl ve ayırt edici nitelikte olduğu, redde mesnet markaların da asıl unsurunun “ŞİP ŞAK” olduğu, teleffuz bakımından aynı oldukları, genel izlenim bakımından farklılık olsa da tescili istenen malların fiyatlarının göreceli olarak ucuz olması, tüm ülke genelinde pazarlanması, tüketim miktarlarının çok fazla olması, benzer profildeki tüketicilerin benzer ihtiyaçlarını karşılaması, aynı satış noktalarında aynı veya yan yana bulunan raflarda pazarlandıkları, potansiyel tüketicilerin anılan olgular nedeniyle markaların kullanıldığı ürünlerle ilgili satın alma tercihlerini çok kısa bir zaman dilimi içinde kullandıkları düşünüldüğünde, markaları farklı zamanlarda gören tüketicilerin yanılmaları ve markaları birbirleriyle karıştırmaları kaçınılmaz olacağı, bu nedenle markalar arasında KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında benzerlik olduğu, dolayısıyla kararların yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca kısmen reddine dair verilen TPMK YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
Davacı tarafça, 2006/20621 ve 2006/20620 sayılı “Şekil + SHIP SHAK” ibareli 29 ve 30. sınıf malları kapsayan marka başvurularında bulunulmuş, davalı tarafça başvuruların 11606 ve 30010 sayılı “ŞİP ŞAK” ve “Şipşak” ibareli 29 ve 30. sınıf malları kapsayan markalar mesnet alınarak kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkemece, YİDK kararlarının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava konusu başvuruların “Şekil + SHIP SHAK” ibareli olduğu, şekil unsuru da içerdiği, buna karşı redde mesnet alınan markaların düz beyaz zemin üzerine “ŞİP ŞAK” ve “Şipşak” ibareli olduğu, bu durum karşısında markalar arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı ve 556 sayılı KHK’nın KHK’nın 7/1-b maddesi koşullarının oluşmadığı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6243 E. 2023/1170 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; «iltibas» tehlikesinin saptanmasında markanın bütünü itibarı ile dikkate alınması gerektiğini, davalı markası ile davacı markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, davalı markasında farklı bir şekil unsurunun yer aldığını, "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, «kötü niyet» iddiasının delillendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… ken 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişilerin raporlarında da belirlediği üzere, davalı ...'ın marka başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetler yönünden malların, aynı, benzer, ilişkili olduğu, dolayısıyla anılan 556 sayılı KHK'nın ilgili maddesinin aradığı ilk şart olan emtia benzerliğinin somut uyuşmazlıkta sağlandığı, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince, davalının "SHAKE & FIT" ibareli markasında, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, "SHAKE" ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, taraf markaları arasında ibareler yönünden de iltibas bulunduğu, davalının başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde görsel ve işitsel benzelik bulunduğu, Mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, diğer taraftan, her ne kadar dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017-M-7735 sayılı kararının hükümde sayılı hizmetler yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2014/68052 sayılı "SHAKE & FİT" + şekil ibareli marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… li markalarıyla davalının "SHAKE&FİT+şekil" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı markasında FİT ibaresinin yalnız bulunmadığı, "SHAKE&FİT+şekil" ibaresinin bütün olarak bulunduğu, "FİT" ibare …
… rka olduğu ve bu sebeple korunmayacağı ifade edilmiş ise de bunun yerinde olmadığını, müvekkili şirket markaları ile davalıya ait markanın belli sınıflar bakımından «iltibas» oluşturduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmesine rağmen Mahkemece aksi yönde karar verildiğini, Mahkemece dava konusu markalara konu emtianın ucuz emtia olduğ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1795 E. 2013/4763 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davaya konu "..." markası ile davacıya ait "..." ibareli markalar arasında görsel, yazılış ve teleffuz bakımından benzerlikler bulunduğu, kullanılacak ürünlerin de benzer olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu” gerekçesiyle bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5173 E. 2024/1470 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yanıltıcı beyan · müşteri portföyü · ticari temerrüt faizi · dürüstlük kuralına aykırılık · i̇i̇k 258 · kötüleme · delil tespiti · işlemden kaldırma
Benzer bu kararda… ğini ve bir çok kuaför ve güzellik salonlarında kullanıldığını, davalı tarafın müvekkilleri hakkında ülke içinde ve dışında haksız ve yanlış beyanlarda bulunduğunu, «haksız rekabet» teşkil eden eylemler de bulunduklarını, müvekkil şirketin ürünlerinin satıldığı firmalara «ihtarname» göndererek ya da sözlü olarak müvekkil şirketten aldıkları saç köpüklerinin marka haklarının kendilerine ait tescilli markaların taklit veya benzeri olduğunu, bu ürünlerin alınmaması gerektiğini, şayet alınırsa haklarında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulacağı ihtarında bulunduklarını, davalı tarafın müvekkil şirketin «müşteri portföyüne» gönderdiği «ihtarlarda» müvekkilinin kötü niyetli olduğunu ve haklarında dava açıldığını ileri sürdüğünü, davalının bu «kötü niyet» ve haksız rekabeti ve gerçeğe aykırı beyanları neticesinde bu firmaların artık müvekkil şirketten ürün almaktan vazgeçtiklerini, bu nedenle müvekkillerinin itibarının, ticari hayatının ve kredisinin zarar gördüğünü ve müşteri «kaybına» uğradıklarını, müvekkilleri hakkında değişik iş dosyasında alınmış bir bilirkişi raporu olduğunu, bu rapora itiraz ettiklerini, fakat davalının sanki müvekkili hakkında çıkmış bir hüküm varmış gibi hareket ederek, müşteri kaybına uğramasını ve kendi ürünlerinin ön plana çıkarmayı amaç edindiğini, müvekkillerinin uğradığı «haksız eylemler» nedeni ile davalı tarafa noter aracılığı ile ihtarname de gönderdiklerini beyanla, davalının fiil ve eylemlerinin haksız olduğunun tespiti ile haksız rekabetin men'ine, davalının yanlış ve «yanıltıcı beyanlarının» düzeltilmesine ve «masrafı» davalıdan alınarak hükmün «ilanına», 1.000,00 TL «maddi tazminat» ile 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan fiil ve eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren «ticari temerrüt faiz» işletilerek tahsilini talep etmiştir.
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/720 E., 2019/«258» K.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "Milk Shake İt" markası ile davacı tarafın tescil ettirmediği "Morfose Milk Shake İt" ibaresinin, «iltibas» yarattığını, müşteri kitlesi aynı olduğundan müvekkilinin hakkına tecavüz edildiğini, bu tecavüzün önlenmesi amacıyla davacı taraf hakkında «delil tespiti» yaptırıldığını ve davacının «haksız eylemlerinin» alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, davacının ısrarlı eylemleri sonucunda hakkında müvekkil tarafından yapılan suç duyurusu neticesinde başlatılan soruşturma sürecinde davacının evinde yapılan aramada "Morfose Milk Shake İt" ibareli 03.07.2014 tarihli 1 adet boş ürüne ve aynı ibareli boş ürün ambalajına el konulduğunu, soruşturma neticesinde de kamu davası açıldığını, bu davanın halen devam ettiğini, müvekkilinin markasını birebir taklit ederek üretilen ürünleri davacıdan satın ... müşterilere de «ihtarname» gönderme nedeninin kişileri «iyiniyetle», dava açılmadan uyarmak olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı davalının dava dışı 3 üncü kişilere haksız ve kötü niyetli olarak «ihtarname» gönderdiği bu durumun «marka hakkına tecavüz» niteliğinde olduğu ve «haksız rekabet» yarattığı iddiasıyla iş bu davayı açmış ise de; davacının tescilli markasının bulunmadığı, gönderilen ihtarnamelerde davacıya ait herhangi bir markanın yer almadığı, haksız rekabet yönünden ise davalının tescilli markasının «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde izinsiz kullanımından kaynaklı yaptırmış olduğu tespit sonrası, mevzuat kapsamında marka hakkının korunmasına yönelik ve «dürüstlük kuralı» aykırı olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan ve davacıya ait herhangi bir markaya gönderme yapmaksızın kendi tescilli markasını içeren ihtarnamelerin haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin bilirkişi raporundaki tespitlerin aksine haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı, esasen yapılan tespit sonrası sunulan rapor içeriği dikkate alındığında herhangi bir izin ya da lisansa dayalı olmayan davacı kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulünün gerektiği, «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğünde olan davacının aynı sektörde faaliyet gösteren davalının tescilli markasını bildiği ya da bilmesinin gerektiği, buna rağmen satış ve pazarlama gerçekleştirdiği dikkate alındığında davalının tedbir niteliğindeki ihtarları çekmesinin «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil etmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7539 E. 2024/3367 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · tescilsiz tasarım · denetime elverişlilik · kâr dağıtımı · kötü niyet · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; her türlü gıda maddesi üretimi, toptan ve perakende alımı, satımı, «dağıtımı», ithalat ve «ihtaracatı» ile iştigal eden müvekkilinin 2008 yılından bu yana suşi ürettiğini ve sattığını, davalının kendi adına tescil ettirdiği 2012/06712 numaralı endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» özelliğinin olmadığını, harcıalem ürün olduğunu, müvekkili firma tarafından da uzun yıllardır ve davalının başvuru tarihinden önce kullanılmaya başlandığını, tasar …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, bilirkişi heyeti raporunun «denetime elverişli» ve yeterli olduğu, mahkemece toplanan deliller ve «bilirkişi incelemeleriyle» davalıya ait dava konusu tasarımın ayırt edilemeyecek kadar benzerinin başvuru tarihinden önce www.shaku.com.tr adresinde 13.03.2009 ve 26.02.2010 tarihlerinde yayınlanmış olduğu, tasarımların suşi sunum kabının içlerindeki boşluk sayısı dışında aynı oldukları, bu farklılığın küçük ayrıntı niteliğinde olup davalının tasarımına «ayırt edicilik» kazandırmadığı, tasarımcının farklı şekilde tasarım yapabilmesi için seçenek özgürlüğünün mevcut olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan …
… adığı ispat edilen tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilebileceği, 56 ncı maddenin dördüncü fıkrasında yenilik unsurunun, 56 ncı maddesinin beşinci fıkrasında ise «ayırt edicilik» unsurunun tanımlandığını, «tescilli tasarım» için bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, tasarımlar sad …
… eye elverişli bir görsel üzerinden fiziksel inceleme yapılmadan rapor tanzim edildiğini, raporda yer verilen tarihlere ilişkin olarak shaku.com.tr adresinde yükleme «kaydına» rastlanmadığını, tasarımlar arasında benzerlik olmadığını, davacının, dava konusu tasarımın kendisine ait olduğunu ispata yarar delil bulunmadığını, dijital veriye dayanılarak mukayese yapılamayacağını, tasarımın kullanım amacı düşünüldüğünde çok da fazla seçenek özgürlüğünün olmadığını, «tescilsiz tasarımın» süresiz korumadan faydalanamayacağını, ürünün ilk kez 13.03.2009 tarihinde kamuya sunulduğu düşünülse dahi 16.10.2012 olan başvuru tarihinde herhangi bir korumadan …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4006 E. , 2019/5272 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/03/2008 tarih ve 2007/269-2008/52 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2006/20621 ve 2006/20620 sayılı “Şekil + SHIP SHAK” ibareli 29 ve 30. sınıf malları kapsayan marka başvurusunda bulunduğunu, davalı tarafça dava dışı şirkete ait 11606 ve 30010 sayılı “ŞİP ŞAK” ve “Şipşak” ibareli 29 ve 30. sınıf malları kapsayan markalar mesnet alınarak başvurunun 2007/M-6101 ve 2007/M-6104 sayılı kararlar ile 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca 29. sınıf bakımından tüm 30. sınıfta kısmen reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira işaretlerin benzer olmadığını ileri sürerek redde mesnet markalar ile müvekili marka başvurularının benzer olmadığının tespitine ve 2007/M-6101 ve 2007/M-6104 sayılı kararların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, başvurular ile redde mesnet alınan markaların benzerlikleri hususu kurum kararlarının iptali istemi ile inceleneceği ve ayrıca tespit davası açılmasına cevaz veren bir düzenlemenin bulunmadığı hususları nazara alındığındatespit isteminin reddi gerektiği, kurum kararlarının iptali bakımından ise redde mesnet markaların kapsamlarında 29 ve 30. sınıf malların bulunduğu, başvurulardan reddedilen malların da 29 ve 30. sınıfta yer alan aynı veya benzer nitelikte mallar olduğu, başvurularda şekil unsuru bulunsa da “SHIP SHAK” ibaresinin asıl ve ayırt edici nitelikte olduğu, redde mesnet markaların da asıl unsurunun “ŞİP ŞAK” olduğu, teleffuz bakımından aynı oldukları, genel izlenim bakımından farklılık olsa da tescili istenen malların fiyatlarının göreceli olarak ucuz olması, tüm ülke genelinde pazarlanması, tüketim miktarlarının çok fazla olması, benzer profildeki tüketicilerin benzer ihtiyaçlarını karşılaması, aynı satış noktalarında aynı veya yan yana bulunan raflarda pazarlandıkları, potansiyel tüketicilerin anılan olgular nedeniyle markaların kullanıldığı ürünlerle ilgili satın alma tercihlerini çok kısa bir zaman dilimi içinde kullandıkları düşünüldüğünde, markaları farklı zamanlarda gören tüketicilerin yanılmaları ve markaları birbirleriyle karıştırmaları kaçınılmaz olacağı, bu nedenle markalar arasında KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında benzerlik olduğu, dolayısıyla kararların yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca kısmen reddine dair verilen TPMK YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
Davacı tarafça, 2006/20621 ve 2006/20620 sayılı “Şekil + SHIP SHAK” ibareli 29 ve 30. sınıf malları kapsayan marka başvurularında bulunulmuş, davalı tarafça başvuruların 11606 ve 30010 sayılı “ŞİP ŞAK” ve “Şipşak” ibareli 29 ve 30. sınıf malları kapsayan markalar mesnet alınarak kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkemece, YİDK kararlarının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava konusu başvuruların “Şekil + SHIP SHAK” ibareli olduğu, şekil unsuru da içerdiği, buna karşı redde mesnet alınan markaların düz beyaz zemin üzerine “ŞİP ŞAK” ve “Şipşak” ibareli olduğu, bu durum karşısında markalar arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı ve 556 sayılı KHK’nın KHK’nın 7/1-b maddesi koşullarının oluşmadığı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542503900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz