2006/1 sayılı tebliğ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3775 E. 2019/5577 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ↗ ticari kredi sözleşmesi↗ protesto↗ ticari kredi↗ depo kararı↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin doğmuş ve doğacak komisyonlar, protesto, haberleşme, nakliye, depo, ardiye ve muhafaza, tahlil, ekspertiz, ipotek fek ücretleri ile sair bilcümle ücret ve masrafların müşteriye borç kaydedileceğinin belirtildiği, sözleşme davacı müşteriden komisyon ve masrafların alınabilmesine olanak sağlasa da mevcut sözleşme hükmünün ancak belgeli masraf komisyonların tahsiline imkan tandığı, davacı tarafından kullanılan kredilerin ticari olması bankaca harcanmamak üzere yapılan komisyon tahsilatını haklı halegetirmeyeceğini, davalı bankanın ancak belgeli ve zorunlu masrafları davacıdan tahsil edebileceği, bu hususunda davalı tarafından ispat edilemediği ve proje komisyonu ile ilgili bir düzenleme de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.069,56 TL'nin 10/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi sözleşmesi nedeniyle davacıdan proje komisyon tahsili adı altında yapılan kesintilerin istirdatına ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin komisyan ve masraf alınacağının belirtilmiş olması nedeniyle davalı bankanın ancak belgeli ve zorunlu masrafları davacıdan tahsil edebileceği, ancak davalı bankanın söz konusu masrafları ispata yarar delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu edilen 5.069,56 TL banka tarafından proje komisyonu kapsamında davacıdan tahsil edilmiş olup masraf olmadığından belgelendirilmesi mümkün değildir. Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin doğmuş ve doğacak komisyonlar, protesto, haberleşme, nakliye, depo, ardiye ve muhafaza, tahlil, ekspertiz, ipotek fek ücretleri ile sair bilcümle ücret ve masrafların müşteriye borç kaydedileceği belirtilmiştir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesinin bankaların faiz dışında sağlayabilecekleri menfaatleri belirlediği de dikkate alınmak suretiyle davalı bankanın faiz dışında böyle bir komisyon alıp alamayacağının değerlendirilmesi, alması gerektiği kanaati olursa bankalardan aynı tarihte, aynı tür sözleşmeler nedeniyle alınan komisyonlar konusunda emsal araştırması yapılarak sonuca varılması gerekirken, özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13802 E. 2018/4732 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… lama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin doğmuş ve doğacak «komisyonlar», «protesto», haberleşme, nakliye, «depo», ardiye ve muhafaza, tahlil, ekspertiz, «ipotek» fek ücretleri ile sair bilcümle ücret ve «masrafların» müşteriye borç kaydedileceğinin belirtildiği, sözleşme davacı müşteriden komisyon ve masrafların alınabilmesine olanak sağlasa da mevcut sözleşme hükmünün ancak be …
Dava, «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle davacıdan proje «komisyon» tahsili adı altında yapılan kesintilerin «istirdatına» ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin «komisyan» ve «masraf» alınacağının belirtilmiş olması nedeniyle davalı bankanın ancak belgeli ve zorunlu masrafları davacıdan tahsil edebileceği, ancak davalı bankanın söz konusu masrafları ispata yarar delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap işletim ücreti · ekspertiz ücreti · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · ticari dava niteliği · yetki · tacir · eksik inceleme
Benzer bu karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların «tacir» olduğu ve taraflar arasında «ticari nitelikli» “genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafından tahsil edilen ücretlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin ve Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11118 sayılı kararının verdiği «yetki» çerçevesinde Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı, bu nedenle davalı bankanın kesinti yoluyla aldığı ücretlerin mevzuata ve …
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12992 E. 2014/18949 K.
Ortak:ipotek
İncelediğiniz kararda… lama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin doğmuş ve doğacak «komisyonlar», «protesto», haberleşme, nakliye, «depo», ardiye ve muhafaza, tahlil, ekspertiz, «ipotek» fek ücretleri ile sair bilcümle ücret ve «masrafların» müşteriye borç kaydedileceğinin belirtildiği, sözleşme davacı müşteriden komisyon ve masrafların alınabilmesine olanak sağlasa da mevcut sözleşme hükmünün ancak be …
Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin doğmuş ve doğacak «komisyonlar», «protesto», haberleşme, nakliye, «depo», ardiye ve muhafaza, tahlil, ekspertiz, «ipotek» fek ücretleri ile sair bilcümle ücret ve «masrafların» müşteriye borç kaydedileceği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yargılama sırasında ipoteğe konu borcun dava dışı 3. kişi tarafından ödendiği ve «ipoteklerin» kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı, ilgili belgeler temin edilemediğinden davacının dava açmakta haklı olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesi ile bu husus davalı aleyhine değerlendirilerek davalının «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
Davacı, dava dışı şirketin davalı bankadan kullanmış olduğu ve kullanacağı krediler ve «teminat» mektupları için taşınmazlarını «ipotek» olarak verdiğini ileri sürmüş: ipotek senedinde ise, taşınmazların dava dışı şirketin davalı bankaya doğmuş ve doğabilecek bilcümle borçlarına teminat olarak verildiği belirtilmiştir.
Bu durumda resmi «ipotek» senedinde yazılan kayıtların aksi ispatlamalıdır, İspat yükü kendisinde olan davacı resmi senedi kısmen dahi olsa hükümden düşürecek nitelikte bu iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlamış değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · uyuşmazlık konusu · vekalet ücreti · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, yargılama sırasında ipoteğe konu borcun dava dışı 3. kişi tarafından ödendiği ve «ipoteklerin» kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı, ilgili belgeler temin edilemediğinden davacının dava açmakta haklı olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesi ile bu husus davalı aleyhine değerlendirilerek davalının «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece aksi gerekçe ile yazılı şekilde davalının «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı, dava dışı şirketin davalı bankadan kullanmış olduğu ve kullanacağı krediler ve «teminat» mektupları için taşınmazlarını «ipotek» olarak verdiğini ileri sürmüş: ipotek senedinde ise, taşınmazların dava dışı şirketin davalı bankaya doğmuş ve doğabilecek bilcümle borçlarına teminat olarak verildiği belirtilmiştir.
Ayrıca dava sırasında yapılan ödemelerle «ipoteklerin» fekki «uyuşmazlık konusu» olmamakla, bu konuda davalının dava açıldığı tarih itibariyle haksız olduğunun değerlendirilmesi de mümkün bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11886 E. 2018/5490 K.
Ortak:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · ipotek · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle davacıdan proje «komisyon» tahsili adı altında yapılan kesintilerin «istirdatına» ilişkindir.
… lama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin doğmuş ve doğacak «komisyonlar», «protesto», haberleşme, nakliye, «depo», ardiye ve muhafaza, tahlil, ekspertiz, «ipotek» fek ücretleri ile sair bilcümle ücret ve «masrafların» müşteriye borç kaydedileceğinin belirtildiği, sözleşme davacı müşteriden komisyon ve masrafların alınabilmesine olanak sağlasa da mevcut sözleşme hükmünün ancak be …
Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin doğmuş ve doğacak «komisyonlar», «protesto», haberleşme, nakliye, «depo», ardiye ve muhafaza, tahlil, ekspertiz, «ipotek» fek ücretleri ile sair bilcümle ücret ve «masrafların» müşteriye borç kaydedileceği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı banka tarafından davacının hesabından 125.580,00 Euro kredi kullanım «taahhüt» «komisyon» tutarı, 6.801,30 TL kredi kullanım taahhüt komisyon tutarı ve toplam 1.500,00 TL «ipotek» fek ücretinin tahsil edildiği, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davacıya kullandırılan kredi karşılığında kredi kullanım taahhüt komisyonu alınacağına yönelik herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, yine buna ilişkin bir oranın da belirlenmediği, yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre bankalar tarafından mevduat faizi dışında ve katılma hesaplarında ise «kar payı» dışında menfaat temin edilemeyeceği, bunun istisnasının mevduat ve katılım fonu sahiplerinin lehine verilecek özel «sigorta teminatının» olduğu, bankaların her hangi bir «masraf» karşılığı yada bir işlem karşılığı olmaksızın komisyon tutarı, fek ücreti ... vs. gibi bedelleri tahsil edemeyeceği, komisyon tutarının kredi faizine ilave nitelikte soyut bir bedel oluşu, yine fek işlemlerinin de borç sona erdiğinde sistem üzerinden otomatik olarak yapılabildiği, bu ücretlerin herhangi bir işlem, hizmet, masraf gerektirmeyen işlemler olduğu, gizli faiz niteliği taşıdığı, her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesini «ıslah» ettiğini belirtilerek söz konusu bedelin davacının talebi ile hesabından alındığını ileri sürmüş ise de, banka tarafından «ibraz» edilen belgelerin davacı ilk kredi kullanımında ve kredi ödemelerinin yapıldığı sırada imzalatılmış olması sebebiyle «genel işlem şartı» niteliği taşıdığı, «genel kredi sözleşmesindeki» koşulların davacı tarafça müzakere ve kabul edildiğinin yer belirtilmediği, ayrıca sözleşmenin 48. maddesinde oran belirtilmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile 133.890,00 TL’nin 11/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle kredi kullanım «taahhüt» «komisyonu», «ipotek» fek ücreti, gayrimenkul sigorta «primi» ve gayrimenkul değerlee hizmet alım bedeli adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, kredi kullanım taahhüt komisyonu ve ipotek fek ücreti talepleri yönünden davanın kabulü ile davalı tarafça tahsil edilen bu kesintilerin iadesine karar verilmiştir.
Mahkemece, kredi kullanım «taahhüt» «komisyonu» yönünden yapılan değerlendirmede, öncelikle «ıslah» dilekçesi ekinde «ibraz» edilen belgelerin davacı ilk kredi kullanımında ve kredi ödemelerin yapıldığı sırada imzalatıldığı ve «genel işlem şartı» niteliğinde olduğu, ibraz edilen «genel kredi sözleşmesinde» bu koşulların davacı tarafça müzakere edildiği, tartışıldığı, kabul edildiğine ilişkin bir ibarenin yer almadığından bahisle ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza sirküleri · genel işlem şartı · yetki belgesi · sigorta teminatı · kar payı · ek prim · kâr payı · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, davalı banka tarafından davacının hesabından 125.580,00 Euro kredi kullanım «taahhüt» «komisyon» tutarı, 6.801,30 TL kredi kullanım taahhüt komisyon tutarı ve toplam 1.500,00 TL «ipotek» fek ücretinin tahsil edildiği, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davacıya kullandırılan kredi karşılığında kredi kullanım taahhüt komisyonu alınacağına yönelik herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, yine buna ilişkin bir oranın da belirlenmediği, yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre bankalar tarafından mevduat faizi dışında ve katılma hesaplarında ise «kar payı» dışında menfaat temin edilemeyeceği, bunun istisnasının mevduat ve katılım fonu sahiplerinin lehine verilecek özel «sigorta teminatının» olduğu, bankaların her hangi bir «masraf» karşılığı yada bir işlem karşılığı olmaksızın komisyon tutarı, fek ücreti ... vs. gibi bedelleri tahsil edemeyeceği, komisyon tutarının kredi faizine ilave nitelikte soyut bir bedel oluşu, yine fek işlemlerinin de borç sona erdiğinde sistem üzerinden otomatik olarak yapılabildiği, bu ücretlerin herhangi bir işlem, hizmet, masraf gerektirmeyen işlemler olduğu, gizli faiz niteliği taşıdığı, her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesini «ıslah» ettiğini belirtilerek söz konusu bedelin davacının talebi ile hesabından alındığını ileri sürmüş ise de, banka tarafından «ibraz» edilen belgelerin davacı ilk kredi kullanımında ve kredi ödemelerinin yapıldığı sırada imzalatılmış olması sebebiyle «genel işlem şartı» niteliği taşıdığı, «genel kredi sözleşmesindeki» koşulların davacı tarafça müzakere ve kabul edildiğinin yer belirtilmediği, ayrıca sözleşmenin 48. maddesinde oran belirtilmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile 133.890,00 TL’nin 11/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak davalı banka tarafından bilirkişi raporuna vaki itiraz dilekçesinde, kesintinin sözleşmenin ........ maddesi gereğince ve bankaya ait «yetki belgesi» aslı, «imza sirküleri» asılları için notere ödenen ücretlerin karşılığı olarak tahsil edildiği belirtilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle kredi kullanım «taahhüt» «komisyonu», «ipotek» fek ücreti, gayrimenkul sigorta «primi» ve gayrimenkul değerlee hizmet alım bedeli adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, kredi kullanım taahhüt komisyonu ve ipotek fek ücreti talepleri yönünden davanın kabulü ile davalı tarafça tahsil edilen bu kesintilerin iadesine karar verilmiştir.
Mahkemece, kredi kullanım «taahhüt» «komisyonu» yönünden yapılan değerlendirmede, öncelikle «ıslah» dilekçesi ekinde «ibraz» edilen belgelerin davacı ilk kredi kullanımında ve kredi ödemelerin yapıldığı sırada imzalatıldığı ve «genel işlem şartı» niteliğinde olduğu, ibraz edilen «genel kredi sözleşmesinde» bu koşulların davacı tarafça müzakere edildiği, tartışıldığı, kabul edildiğine ilişkin bir ibarenin yer almadığından bahisle ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3775 E. , 2019/5577 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22/05/2018 tarih ve 2017/235-2018/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı banka tarafından farklı tarihlerde davacıdan proje komisyon tahsili adı altında haksız olarak toplamda 5.069,56 TL kesinti yapıldığını, bu kesintinin usul ve yasaya uygun olmadığından faizi ile birlikte iadesinin gerektiğini, bu hususta davalı bankaya yapmış oldukları taleplerinin reddedildiğini, Merkez Bankası'na gönderilen masraf ve komisyon listesinde proje komisyonu adında bir kalem bulunmadığını, davacı şirket ile davalı arasındaki sözleşmenin matbu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.069,56 TL'nin kesinti yapılan tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yapılan kesintinin zorunlu masraflardan dolayı yapıldığını, bankanın münasip bir ücret isteme hakkına sahip olduğunu, sözleşme şartlarının genel işlem şartları olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin doğmuş ve doğacak komisyonlar, protesto, haberleşme, nakliye, depo, ardiye ve muhafaza, tahlil, ekspertiz, ipotek fek ücretleri ile sair bilcümle ücret ve masrafların müşteriye borç kaydedileceğinin belirtildiği, sözleşme davacı müşteriden komisyon ve masrafların alınabilmesine olanak sağlasa da mevcut sözleşme hükmünün ancak belgeli masraf komisyonların tahsiline imkan tandığı, davacı tarafından kullanılan kredilerin ticari olması bankaca harcanmamak üzere yapılan komisyon tahsilatını haklı halegetirmeyeceğini, davalı bankanın ancak belgeli ve zorunlu masrafları davacıdan tahsil edebileceği, bu hususunda davalı tarafından ispat edilemediği ve proje komisyonu ile ilgili bir düzenleme de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.069,56 TL'nin 10/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi sözleşmesi nedeniyle davacıdan proje komisyon tahsili adı altında yapılan kesintilerin istirdatına ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin komisyan ve masraf alınacağının belirtilmiş olması nedeniyle davalı bankanın ancak belgeli ve zorunlu masrafları davacıdan tahsil edebileceği, ancak davalı bankanın söz konusu masrafları ispata yarar delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu edilen 5.069,56 TL banka tarafından proje komisyonu kapsamında davacıdan tahsil edilmiş olup masraf olmadığından belgelendirilmesi mümkün değildir. Genel Kredi Sözleşmesinin 11.5 maddesinde sözleşmeye dayalı olarak kullandırılacak kredilere ilişkin doğmuş ve doğacak komisyonlar, protesto, haberleşme, nakliye, depo, ardiye ve muhafaza, tahlil, ekspertiz, ipotek fek ücretleri ile sair bilcümle ücret ve masrafların müşteriye borç kaydedileceği belirtilmiştir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4.
maddesinin bankaların faiz dışında sağlayabilecekleri menfaatleri belirlediği de dikkate alınmak suretiyle davalı bankanın faiz dışında böyle bir komisyon alıp alamayacağının değerlendirilmesi, alması gerektiği kanaati olursa bankalardan aynı tarihte, aynı tür sözleşmeler nedeniyle alınan komisyonlar konusunda emsal araştırması yapılarak sonuca varılması gerekirken, özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542361100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz